![]() |
|
|
|
#1 |
![]()
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#2 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abbas El-Beyati
-------------------------------------------------------------------------------- Abbas El-Beyati Irak Yüksek Komisyonu Üyesi Irak’taki Şii Türkmenlerin önde gelen isimlerinden... Önderliğindeki altı kişilik Türkmen grubu da Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi Başkanı El Hekim ile yaptıkları görüşmelere rağmen, ITC’nin (Irak Türkmen Cephesi) listesinden seçime dahil oldu.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#3 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdullah Abdurrahman ( 1913)- (16.01.1980)
-------------------------------------------------------------------------------- Albay Abdullah ABDURRAHMAN, 1913 tarihinde Kerkük’te doğmuştur. Öğrenimini burada tamamladıktan sonra Bağdat’a gitmiştir. Burada Bağdat Harb Okulu’na girdi. Harb Okulu’nu başarı ile tamamladıktan sonra 1941 yılında İngilizlere karşı olan milli harekette yer aldı. Daha sonra 1948 yılında büyük Türk Generali Mustafa Ragıp ve Ömer Ali Paşalar'la birlikte başarılı bir şekilde Filistin’i kurtarma harekatına katılmıştır. 1958 yılında Irak’ta Krallığa karşı yapılan ihtilalden sonra Kerkük İkinci Tümen Komutan Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 19 Temmuz 1959 yılında yapılan Kerkük Katliamından şans eseri kurtulmuş ve Bağdat’a giderek, burada Irak’ta o zamanki devrimi yapan devrim komuta konseyi başkanı General Abdulkerim Kasım ile görüşerek, kendilerine Kerkük’teki olayları haber vermiştir. Bunun üzerine General Kasım Kerkük’e olayları bastırmak ve ortamı sakinleştirmek için bir ordu göndermiştir. Böylece Albay Abdullah Abdurrahman bu davranışıyla Kerkük’ü daha büyük bir katliamdan ve felaketten kurtarmıştır. Bu davranışı ile Albay Abdullah Abdurrahman Türkmenlerin büyük bir minnettarlığını ve sevgisini kazanmıştır. Emekli olan Albay Abdullah Abdurrahman, 1960 yılında kurulan Türkmen Kardaşlık Ocağı’nın 1964-73, 1973-76 tarihleri arasında aralıksız olarak tam 12 yıl başkanlığını yürütmüştür. Başkanlık yaptığı zaman zarfı içerisinde diğer arkadaşları ile birlikte Türkmen köy, kasaba ve şehirleri dolaşmış, buralardaki Türkmenlerin meseleleri ile yakından ilgilenmiştir. İnsanları için elinden gelen her türlü çalışmayı yapmıştır. Türkmen halkı için başkanı olduğu Kardaşlık Ocağı vasıtası ile her türlü manevi, maddi; gerek kültürel gerekse sosyal yardımı yaparak, insanların bilinçlendirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.Türkmen milli davasını insanlara anlatarak insanların yarınlarına daha iyi bakmalarını sağlamıştır. Böyle yapılan davranışlarla Türkmen halkı içindeki haklı yerini almıştır. Albay Abdullah Abdurrahman milliyetçi, mert, cesur ve vatanını, milli davasını, toprağını ve milletini seven birisiydi. Baas Partisi’nin Irak Türkleri’ne karşı güttüğü yok etme ve sindirme politikası sebebiyle Albay, 1976 yılında, Türkmen Kardaşlık Ocağı başkanı iken, rejim tarafından usulsüz bir şekilde Ocak’tan uzaklaştırılmıştır. 1979 yılında tutuklanmıştır. Çeşitli işkencelere tabi tutulduktan sonra diğer dava arkadaşları ile birlikte 16 Ocak 1980 tarihinde 65 yaşını geçmiş olmasına rağmen idam edilerek şehadet mertebesine ulaşmıştır.ITC eski lideri Faruk Abdullah Abdurrahman’ın babasıdır.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#4 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdullah Baştürk ( 1929)
-------------------------------------------------------------------------------- 1929'da Yalova'da doğan Baştürk gençlik yıllarından itibaren değişik işkollarında ça1ıştıktan sonra İstanbul Belediyesi'ne sıhhi tesisatçı olarak girdi. Sendikacılığa 1962'de İstanbu1 Belediyesi Fen İşleri Sendikası'nın genel sekreterliğine seçilerek başlayan Baştürk bir süre sonra Türk-İş'e bağlı Genel-İş sendikasının başkanı oldu. Dönemin siyasİ ortamı içinde Türk-İş'in mücadele tarzını yetersiz bulan Baştürk, "partiler üstü politikaya hayır" sloganıyla Türk-İş içinde muhalefet bayrağı açtı. 140.000 üyesiyle Türkiye'nin en büyük sendikası olan Genel-İş'in bu dönemde Türk-İş'ten kopmasına ve 1976’da DİSK'e katılmasına öncülük etti; 1977 yılında da DİSK genel başkanlığına seçildi. 12 Eylül 1980’den sonra tutuklanarak 4 yıl cezaevinde kaldı. DİSK davasından önce 10. yıl mahkumiyet alan Baştürk, daha sonra Askeri Yargıtay'ın DİSK'in kapatılma kararını kaldırmasıyla konfederasyonu tekrar örgütlemeye çalıştı. Sendikacılığının yanı sıra politikayla da uğraşan Baştürk 1963'te kısa bir süre TİP üyeliği yaptıktan sonra, 1967' de CHP'ye girdi ve bu partiden 1969 ve 1973 yıllarında iki kez milletvekili seçildi. 1987'de de SHP'den milletvekili seçilen Baştürk bu partiden kopan bir grup milletvekiliyle beraber HEP'in kurucuları arasında yer aldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfedarasyonu (DİSK) Genel Başkanı Abdullah Baştürk 21 Aralık 1991'de İstanbul'da öldü.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#5 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdullah Cevdet ( 09.09.1869)- (29.11.1932)
-------------------------------------------------------------------------------- Osmanlı Devletinin son devirlerinde yaşamış siyaset adamı ve yazar. Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularından. Babası Diyarbekir Birinci Tabur Katibi Ömer Vasfi Efendi olup, 9 Eylül 1869'da Arapkir'de doğdu. 1932'de İstanbul'da öldü. İlk tahsilini Arapkir'de ve Hozat'ta yaptıktan sonra Mamüretü'l-Aziz (Elazığ) Askeri Rüşdiyesini bitirdi. Kuleli Askeri Tıbbiye İdadisinden de mezun olduktan sonra Mekteb-i Tıbbiyeye girdi. Biyolojik materyalist fikirlerin tesirinde kaldı. Dinin insan üzerindeki fonksiyonlarını inkar eden ve her şeyi madde ile açıklamaya çalışan materyalist görüşlere yer veren bazı eserler yazdı. Talebeyken 1889'da tıbbiyeli arkadaşları ile sonradan İttihad ve Terakki Cemiyeti adını alacak olan İttihad-ı Osmani adlı gizli cemiyeti kurdu. Siyasi faaliyetleri sebebiyle birçok defa tutuklandı. 1894'te Mekteb-i Tıbbiyeden mezun oldu. Haydarpaşa Hastahanesinde vazife aldı. Geçici olarak Diyarbakır'a vazifeli gönderildi. Orada İttihad-ı Osmani Cemiyetine Ziya Gökalp gibi pekçok kimseyi üye kaydetti. İstanbul'a döndükten sonra siyasi faaliyetlere devam ettiği ve devlete karşı olan faaliyetleri sebebiyle arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. 1896'da Bakanlar Kurulu kararıyla Trablusgarb'a sürüldü. Burada da siyasi faaliyetlere devam etti. Mizan ve Meşveret adlı dergilere imzasız ve "Bir Kürt" takma adıyla yazılar gönderdi. Fizan'a sürüldü ise de oradan Tunus'a kaçtı. Paris'e geçerek Osmanlı Devletini yıkmak için faaliyet gösteren Jön Türklere katıldı. 1897'de Cenevre'ye giderek İttihad ve Terakki Cemiyetinin merkez komitesinde yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde takma adıyla yazılar yazdı. 1899'da Viyana sefareti tabipliğine tayin edildi. 1903'te tekrar Cenevre'ye giderek bir matbaa kurdu ve İctihad Mecmuası'nı çıkarmaya başladı. 1904'te Osmanlı İttihad ve İnkılap Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılarda Sultan İkinci Abdülhamid Han ve diğer hükumet erkanı hakkında çirkin ifadeler kullandı. 20 Ekim 1904’te İsviçre'den sınır dışı edilince, İctihad Dergisi ve kütüphanesini Mısır'a naklederek bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine devam etti. Şura-yı Osmani Cemiyetinin idaresinde vazife aldı. Bu sırada İslam düşmanı ve müsteşrik Dozy'nin eseri Essai Sur l'histoire de l'İslamisme adlı kitabını Tarih-i İslamiyet adıyla tercüme etti. Bu kitapta Peygamberimize karşı saygısız ifadeler kullandığı için dindar insanların samimi duygularını rencide etti. Bu yüzden pekçok kimse tarafından, kendi yanlış fikirlerinden başkasını kabul etmeyen, Allah düşmanı manasında "Adüvvullah Cevdet" diye anıldı. Bozuk fikirlerine zamanın hakiki alimleri tarafından cevaplar verildi. İkinci Meşrutiyetin ilanından ve İkinci Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesinden sonra 1910 senesi sonlarında İstanbul'a dönen Abdullah Cevdet, İttihad ve Terakki ileri gelenleriyle arası açık olduğundan Cağaloğlu'nda İctihad Evi adını verdiği binaya yerleşerek İctihad Dergisini çıkarmaya devam etti. Aynı sene içinde kurulan Osmanlı Demokrat Fırkasının ikinci başkanı oldu. Bu fırka, Hürriyet ve İtilaf Fırkasıyla birleşince de, siyasi faaliyetlerini Kürt Teali Cemiyetine girerek devam ettirdi. Çıkardığı İctihad Dergisi, din ve devlet aleyhinde yazılar yazdığı için birçok defa kapatıldı. Bir ara İsviçre'ye giderek Osmanlı Devleti aleyhinde çalışan muhaliflere katılmak istediyse de isteği İsviçre hükumeti tarafından reddedildi. Daha sonra İttihadcıların desteğiyle çıkan Hak Gazetesinin yazarlarından oldu. Birinci Dünya Harbinden sonra yeniden siyaset ve yayın faaliyetlerine başladı. 1 Kasım 1918'den itibaren İctihad Dergisini yeniden çıkardı. Tekrar İttihadcıların aleyhinde yazılar yazdı. İngiliz Muhibler Cemiyetini kurdu. Ayrıca İngilizlerle işbirliği yapan Kürdistan Teali Cemiyetinde de önemli roller aldı. İctihad Mecmuasıında dini tezyif edici yazılar neşr etmeye devam etti. Bir ara Sıhhıye Müdürü olduysa da bu vazifeden alındı. 25 Mayıs 1920'de bu vazifeye yeniden tayin edildi. Fakat yedi ay sonra tekrar alındı. Yeniden neşr etmeye başladığı İctihad Dergisinin 1 Mart 1922 tarihli 144. sayısında Bahailiğin yeni bir din olarak kabul edilmesini tavsiye etti. İstiklal Harbinden sonra İctihad Dergisinde yeni idareyi öven yazılar yazarak nüfuz kazanmak istedi. Bu mecmuada Türkiye'nin nüfus politikasıyla ilgili olarak; "Neslimizi ıslah etmek, kuvvetlendirmek için Avrupa'dan ve Amerika'dan damızlık erkek getirmek gerekir." şeklindeki iddiasının yer aldığı bir yazıyı kendi imzasıyla yayınladı. Bu yazısı bütün yurtta büyük ve derin bir nefrete sebep oldu. Ömrünün sonuna doğru tamamen yalnız kalan Abdullah Cevdet 29 Kasım 1932'de öldü.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#6 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdullah Çatlı ( 1956)- (03.11.1996)
-------------------------------------------------------------------------------- 1956 yılında Nevşehir’de doğdu. 1977'de Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı, 25 Mayıs 1978'te de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığı'na seçildi. 23 Ağustos 1978'de Sakarya ilinde 06 PD 137 plakalı otonun içinde Nevzat Bor ile birlikte yakalandı ve gözaltına alındı. 1979 yılında İstanbul'a yerleşen ve Hasan Kurtoğlu kimliğini kullanan Çatlı, burada silah kaçakçıları ile yakın ilişkiler kurdu. Çatlı, İstanbul'da kaldığı dönemde Ağca'nın hapisten kaçma eylemini Oral Çelik ile birlikte organize etti. Abdullah Çatlı'nın, Mehmet Ali Ağca ve arkadaşlarına pasaport temin etti. Mehmet Ali Ağca, hapisten kaçtıktan sonra Çatlı'nın evinde kaldı. Çatlı, Nevşehir Emniyetinden sağladığı pasaport ile 12 Eylül'ü izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana'da bir süre kaldı. 13 Mayıs 1981'de Ağca tarafından gerçekleştirilen Papa Suikastı tertipçilerinden olduğu ileri sürüldü. 22 Şubat 1982'de İsviçre'de Mehmet Saral adına düzenlenmiş pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 9 Eylül 1982'de İtalyan kökenli kontra lideri Stafane Deele Chiaie ile birlikte Amerika'da yapılan Dünya Anti Komünistler Birliği toplantısına katıldığı iddia edildi. 22 Ekim 1983'de Paris'te MİT ile ilişkiye geçtiği ve ASALA'ya karşı 5 eylemde kullanıldığı MİT resmi belgelerine yer aldı. 22 Ekim 1984'de Paris'te yakalandığında üzerinde Hasan Kurtoğlu adına düzenlenmiş bir pasaport vardı. Çatlı, Fransa'da 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985'de Papa Suikasti davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik'in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca'nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından 7 yıl ceza aldığı İsviçre'ye iade edildi. 21 Mart 1990'da Zug cezaevinden kaçtı. 1993'de Türkiye'ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş pasaport ile gözaltına alınan Çatlı, aynı tarihte serbest bırakıldı. Yeşilköy havaalanında alınan parmak izleri yıllar sonra Ömer Lütfü Topal'ı öldüren otomatik silahlardan birinin şarjöründe de bulunacaktı. Çatlı'nın 26 Nisan 1996'da Ömer Lütfü Topal ile aynı uçakta Kıbrıs'a gittiği ve aynı otelde kaldıktan sonra 1 Mayıs 1996'da geri döndüğü de kayıtlardan ortaya çıktı. Türkiye'de Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Çatlı'nın İstanbul'da 6 şirkete ortak olmuş ve ticaret hayatına da atılmıştı. Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde PKK'nın finansörü olarak görülen işadamlarına yönelik operasyonlarda yer aldığı; 15 Mart 1995'de Azarbeycan'da düzenlenen darbenin organizasyonunda yer aldığı; Tarık Ümit'in kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği; ilişki içinde olduğu Özel Harekatçı Polisler ile birlikte Ömer Lütfü Topal cinayetini gerçekleştirdikleri; Mehmet Ali Yaprak'ı fidye almak için kaçırdığı; devletin çeşitli resmi belgelerinde iddia edilmektedir. Çatlı, 3 Kasım 1996'da Balıkesir'in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü. Üzerinde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş kimlikler, yeşil pasaport ve silah bulunuyordu. 5 Kasım 1996'da Nevşehir'de yapılan cenaze törenine, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Drej Ali olarak tanınan Ali Yasak ve bazı Ülkücü Gruplar ile yaklaşık olarak 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu Necdet Ersan Mezarlığına defnedildi.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#7 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdullah Tütüncü
-------------------------------------------------------------------------------- Abdullah Tütüncü Şii lider El-Hekim’in önderliğindeki Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi’nin Türkiye temsilcisi
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#8 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdurrahman Baturşah
-------------------------------------------------------------------------------- ABDURRAHMAN BATURSAH: KIRIM DAVAMIZDA BiR YILDIZ Zafer KARATAY Bir gün yolunuz, ystanbul'daki Millet ve Vatan caddelerini birbirine baglayan, Çapa Tip Fakültesinin batisindaki Tatlipinar Caddesi'ne düserse, ona rastlayabilirsiniz. Olaganüstü bir durum olmadigi takdirde, her sabah saat 9.30 - 10.00 arasinda Tatlipinar caddesinin yokusunu ölçülü ve düzenli adimlarla agir, agir tirmanan, basinda Kirim kalpagi, kalpaginin kenarindan görünen saçlari agarmis, yillardir arkadaslik ettigi sigarasinin izlerini ak biyiklarinda tasiyan bu adam, Abdurrahman Batursah'tir. Kirim'i ve Kirim Tatar kalpagini tanimayanlar onu Türk ystiklâl Savasi'na katilmis bir muharip gazi, bir Kuvvâ-yi Milliyeci sanabilir. Abdurrahman Batursah, Tatlipinar Caddesi'nin Millet Caddesi ile birlestigi yere gelmeden önce saga sapar. Pazartekke Sokagi'nin basindaki ikinci apartmandan içeri girer. Bir süre sonra onu pencerede görürsünüz. Kirim Türkleri Kültür ve Yardimlasma Dernegi ystanbul Subesi yazili tabelanin hemen üstündeki pencerelerin pervazlarindaki çiçekler, onun can yoldaslaridir, yalniz saatlerinin sevgilileridir. Günün hangi saatinde giderseniz gidin, Kirim Dernegi'ni tertemiz bulursunuz. O kimdir? diye sorarsaniz, saatlerce anlatabilirim onun kim oldugunu. Ama kisaca onun Kirim ystiklâl Davamizda gerçek bir yildiz oldugunu söyleyebilirim. Niçin mi? Vatan Kirim'a borcunu sonuna kadar ödedigi için. 1991 senesinden bugüne kadar bir gün olsun bile Vatan Kirim'a yaptigi hizmetlerden dolayi sikayetçi olmadigi için. Niçin mi? Vatan Kirim'a, halkina oradaki kardeslerine elinden geleni esirgemeden kismadan verdigi, gücünü sonuna kadar bu davanin istifadesine sundugu için. Abdurrahman amcanin, Kirim davasinda aktif olarak mücadeleye atildigim ve neredeyse yirmi yili bulan süre içerisinde tanidigim binlerce insan arasinda müstesna bir yeri vardir. Çünkü o, kapasitesini yüzde yüz oraninda ve hiç bir karsilik beklemeden davamizin, halkimizin hizmetine sunan, sayili insanlardan birisidir. Etrafimiza baktigimizda kaç kisi görebiliriz, her seyini millî Emel ugruna ortaya koyan? O ayda-yilda bir Kirim'i hatirlamaz. Seneden seneye, Kirim gecelerinden tepreçlere, arada sirada bazi bir toplantilara katilanlardan degildir. O, hattâ hiç derneklere ugramadan, elini cebine atmadan, emegini, alin terinin bir damlasini bile bu dava ugruna dökmeden, hizmet edenleri tenkit edenlerden degildir. O, her bir sorumlulugu dernek yöneticilerine havale edenlerden de degildir. Abdurrahman amca Kirim davasini Kirim Dernegi baskan ve yöneticilerinin isi ve vazifesi olarak görmez. ysmail Bey Gaspirali gibi, milletin davasi olarak görür. Gerçek bir dava adami olarak, ferdî sorumlulugunu yerine getirenlerdendir. Elbette, Kirim Davasi için yapilan en küçük bir hizmet bile kutsaldir. Ama onun hizmetlerini, onu diger hizmet verenlerden ve Vatan Kirim için bir seyler yapanlardan ayiran en önemli özelligi, dedigim gibi, elindeki imkanlari, yetenegini, akil ve beden gücünü yüzde yüz davanin hizmetine sunmasindadir. Böyle bir insanin öz geçmisini merak edenler de olabilir: Abdurrahman amca Bahçesaray'in Kous köyünden. Kartbabasi Ali Odaman 1885'de rahmetli olmus. Babasi Mehmet, Dereköylü Konsullar sülalesinden Topal Muhterem'nin kizi Alime ile evlenmis. Aile 1922 senesinde Kirim'dan Türkiye'ye göç ediyor. Kirimli Mehmet ve Alime'nin ikisi kiz, alti çocugundan ikincisi Abdurrahman amca ve o 1926 senesinde Samsun'da doguyor. Aile Samsun sehrinde ve köylerinde yasiyor. Baba Mehmet 1944 senesinde Hakk'in rahmetine kavusmus. Abdurrahman amcanin esinin hayat hikâyesi de çok ilginç. 1917-1918 senelerinde Türk-Rus savasinda Erzurumlu bir Türk Ruslara esir düser ve esirlikteyken bir Kirim Tatar kiziyla evlenir. 1933 yilinda bu aile de Türkiye'ye göç ediyor. Bu ailenin kizi Zöhre ile Abdurrahman amca 1951 senesinde evleniyor. Onlar, 1955 senesinde ystanbul'a göç ediyorlar. Dört çocugu, bes torunu olan Abdurrahman amca, emekli olana kadar pazarcilik yaparak hayatini namusuyla kazaniyor. Onunla tanismamiz iste bu emekliye ayrildigi yillarda oldu. Tabiî ki ystanbul'daki dernegimizde. Onu ilk gördügümdü, biraz saskinlikla yüzünü inceledim. Tertemiz, masum bakislarinda insan sevgisi ve saygisi açikça belliydi. Beni asil sasirtan yani büyük fikir adami, atamiz ysmail Bey Gaspirali'ya olan sasirtici benzerligiydi. ylk aklima gelen de, bir gün Kirim ile ilgili bir televizyon programi yaparsam, onu ysmail Bey Gaspirali rolünde oynatmaliyim düsüncesi oldu. Bu arzum da gerçeklesti. Abdurrahman amca 1993 yilinda TRT için hazirladigim Kirim Belgeseli'nde ysmail Bey Gaspirali olarak yer aldi. Görüldügü gibi, o zengin bir insan degil. Bag-Kur'dan emekli. yyi bir egitim yapma imkânini bulamamis. Ama, sanki Vatan Kirim'a hizmet terazisi gibi, İstanbul'daki dernegimizde daima vazifesinin basindadir. Yolunuz ystanbul'a düstügünde dernegimize bir ugrayin, bir çayini, bir kahvesini için. Onun kalbinin, onun ruhunu aynasinda kendinizi bir görün. Keske bütün cemiyet üyeleri Abdurrahman amca gibi olsalardi. Keske millî davamiz etrafinda onun gibi bir kaç yüz insan daha toplanabilseydi...
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#9 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdurrahman Küçük ( 1945)
-------------------------------------------------------------------------------- Ankara Milletvekili-MHP ERZİNCAN-TERCAN - 1945, Rasim, Leyla - Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi - Fransızca, Arapça - Prof.Dr., Öğretim Üyesi - MEB Öğretmeni, MEB Yaykur Planlama Prog. ve Değ. Başuzmanı, Kredi ve Yurtlar Kurumu Kredi Müdür Yardımcısı, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı, Fakülte Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi - TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı - Evli, 4 Çocuk.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
|
|
#10 |
![]() Moderator
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Şuа₪ ßuLu₪duğum yerDe₪
Mesajlar: 6.727
Konular: 389
Uye No: 2704
Cinsiyet: Bay
Ruh Hali:
Teşekkür Sayısı: 724
646 Mesajı 838 Teşekkür Aldı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Abdül Hak ( 1958)
-------------------------------------------------------------------------------- Abdül Hak, Peştun kökenli ılımlı bir lider. Pakistan'ın Peşaver kentinde yaşıyor. Taliban'ın ılımlı kanadını yanına çekmeye çalışıyor. 43 yaşında. Mayına basarak bir ayağını kaybetmiş.
__________________
-- σŁüмє güŁєЯιм; güŁüмє σŁüЯüм ![]() Sèn'ìñ àdıñ gè¢ìñcè, Zèhìr Bìlè BàL ølµr. .
Gôzûñ Gôzûmè Dèğsè, Sàñkì ìhtìlàl ølµr... |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| adamı, biyografiler, siyaset |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|