Türkiye'yi Bekleyen Tehlike  20 Temmuz 2016, Saat 15:17
DurumuÇevrimdışı
Deniz Mavidir..
Mavi ise Umut.. Sen Gönlünü Hep Mavi Tut..
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

Türkiye'yi Bekleyen Tehlike

 
Yorum #1

1984 ten sonra devlet içinde yapılaşmaya giden gülen cemaati 90 yıllarda hızla yayılmaya başladı..asıl altın çağını 2007-2013 te yaşadı..
ve bugün ise bu tehlike gecici de olsa bertaraf edildi...ancak tehlike geçmiş değil asıl tehlike şimdi başlıyor..
2013 ten sonra gülen cemaati tasfiye edilmeye başlanırken yerlerine menzil cübbeli cemaatleri yerleştirilmeye başlandı..
milliyetci ulusalcı ve solcu kesimler tasfiyeden nasibini aldın..bu aslında tehlike gidişin başlangıcıdır..
türkiyede dillendirilmese de ilerliyen zamanlarda rejim değişikliği ile karşı karşıya kalma imkanı doğuyor..
devletin bir çok kurumlarına yerleşen cemaatcilerin birgün şeriatla yönetilme isteğini göz ardı etmememiz gerekiyor..
bu tehlikelerden biriydi..
diğeri ise darbe teşebbüsünden sonra oluşan siyasi istikrarsızlıktır..
maalesef darbe sonrası bir çok kurumlarda yapılan baskınlar üniversiteler medya grupları bakanlıklar askeriye ve diğer kurumlara sıçradı..
artık darbeyi bahane edip bir çok masum insan da tasfiye edilir..laik kesim solcu kesim milliyetci kesim gülen cemaati tasfiye edilip
yerlerine iktidara yakın kişiler konulabilir..ancak şu unutulmamalıdır..tüm grupları tasfiye edip tek grupları koyarsan
ilerliyen zamanlarda aynı gülen cemaati gibi yeni darbelere zemin hazırlarsın.. ne kadar cok grubu toplarsan o kadar onları yönetme şansın olur..
tahmini olarak 100 bin kişiyi etkileyen bir tasfiye dönemi başlıyor..kimisi el cektirilcek kimisi emekli edilecek kimisi tutuklanıcak..
böylelikle mağduriyet sayısı vahim boyutlara oluşacaktır..cemaat icinde olupta darbeye iştirak etmeyen insanlarında varlığını bilmek gerekiyor..
söz gelimi milliyetci kesimde bi aşırı milliyetciler bir de ılımlı milliyetciler vardır..aşırı milliyetcileri görüpte ılımlı milliyetciler yargılamak manasızdır..
bu yöntemle yola cıkarak darbeyi destekliyen darbenin olması icin elinden geleni yapanların tasfiye edilmesi gerekiyor..onların yerine konulacak kişiler
akraba eş dost olmamamalıdır..hakkıyla kazanan hakkını elde eden kişilere bu hak teslim edilmelidir..

bekleyen tehlikelerden diğer konu ise..
darbe sonrası terörle mücadele..her zaman söylüyorum ve yine söylüyorum..Türkiye de terörle mücadele edilmiyor..teröristle mücadele ediliyor..terör kapsamlı bir olaydır..
terörist ise belli bir kesimdir.. terörle mücadele konusunda cıkarılan yasalar yetersizdir..terörle mücadele edilirken her şekliyle edilir..
mesela darbe sonrası tüm kurumlarda yapılan gözaltılar operasyonlar...bu tarz yapılırsa bunun adına terörle mücadele denir..ancak baktığımızda teröristle mücadele ediliyor..
terör örgütü pkk ya destek veren hastaneler üniversiteler belediyeler göz ardı edilip sadece teröristle savaşma yoluna gidiliyor..
darbe sonrası oluşan kaos teröristle mücadeleyi de sekteye uğrattı..şuan da doğu da bir cok kışlada asker bekletiliyor dışarı cıkartılmıyor..
teröristlerin belki de en iyi zaman kolladığı andır..ilerliyen günlerde işid ve pkk nın patlatacağı bombalar saldıracağı büyük kayıplarımızın olacağı organizasyonlar
oluşacaktır..darbeyle mücadele etmeye çalışan Türkiye bu sefer girdaba doğru sürüklenme yoluna gitmeye başlıyacaktır..biran önce doğu da asayiş sağlanmalı..
2007-2015 yılına kadar askeri kışlada tutma yönteminden vazgecilmelidir..askerin yeri karakollar değil dağlar bayırlar olmalıdır..tam yetki ve techizatla operasyon
verme yetkisi oluşturulmalıdır..

ve son tehlike cevremizde oluşan olaylar..
darbe sonrası dış işleri bakanlıkları gibi yerlerde yuvalanmış örgütlenmeler bizim dış dünya ile olan bağlantımızı zayıflatmaktadır..özellikle suriye iran ırak gibi ülkelerde
yaşananlara bakış acımız değişmektedir..onların yaşadığı problemlere farklı bakış acılarımız var..bunlardan vazgecilmeli yeni statejiler uygulanmalıdır..
abd kontrolündeki dış politikadan vazgecmediğimiz sürece terör belası bizi de bulacaktır..Büyük Ortadoğu Projesinin son ayaklarını temsil eden iki ülke kalmıştır..
bunlardan biri TR diğeri İran'dır.. 22 ülkeyi kapsayan bu projede Türkiye kendi üzerine düşen görevi yapmalıdır..Suriye ırak ta yapabilebilecek federal sisteme karşı durmalıdır..
lübnan iran ırak suriye yemen mısır fas libya tunus gibi ülkelerle diyalog yolu açılmalı eskiden yapılan hataların tekrarlanmaması için ugraş verilmelidir..


AB VE ABD de ye güvenmekten vazgecmelidir..bugün tr de yaşanan terör olaylarında darbe teşebbüslerinde bu ülkelerin yardımını görüyoruz..kendi ülkelerinde darbe teşebbüsü olsaydı
ayağa kalkan bu ülkeler ne hikmetse tr de olunca sesleri cıkmıyor.. kendi ülkelerinde terör olunca bir olan bu ülkeler tr karşısında sessizliğe bürünüyor..
türkiye de onca terör olayları oldu binlerce insan hayatını kaybetti..kac avrupa abd lideri geldi? sadece onlar değil kac islam ülkesi geldi?
türkiye yaşadığı coğrafya yüzünden sıkıntılı bir ülkedir..kendini dizayn etmek zorundadır..abd ab yörüngesinden cıkıp kendi politikasını oluşturmak zorundadır..
islam dünyasıyla türk dünyasıyla afrika uzak doğu ülkeleriyle yapacağı yakın ilişkiler ülkenin kaderini belirleyecektir..

son olarak
israille normalleşme süreci rusya ile olan soğukluğun giderilmesi iyi adımlardan bir kacıdır..ancak eski şekilde ilerleyeceğini düşünmek fazla hayalperestlik olmak gerekir..
özellikle rusya konusunda suriye ile olan anlaşmazlığımız aradaki ucurumu açmaktadır..israil in ise tr de yaşanan darbeye destek vermesi terör örgütlerine egitim vermesi
konularınında göz önüne alındığında TR nin yalnız başına hareket edebilecek bir ülke konumunda olduğunu görüyoruz..

hepsini toparladığımızda ilerliyen günlerde yaşanabilecek talihsizliklere ciddi sıkıntılara karşı herkesin bilinçli olması gerekiyor..
fazla gaza gelmeden panoyarak olmadan hükümet başta olmak üzere kurum ve kuruluşların yapacağı adımların aşırıya kaçmadan
yeni süreci en iyi şekilde yoluna sokmamız gerekiyor..
aksi takdirde batarsak hepimiz batarız.. cuma günü yaşanan olaylardan sonra asla SURİYE OLMAYIZ tezinin nasil cürüdüğünü görüyoruz..

E.K

Beğen DeniZzZ bunu beğendi.
 Alıntı
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Yukarı Git