Neden Anıtkabir.  24 Mayıs 2008, Saat 19:06
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

Neden Anıtkabir.

 
Yorum #1

Neden Anitkabir ?




Büyük kurtarıcımız, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk' ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir, Ankara' nın orta kesiminde yer alır.

Anıtkabir için yapılan heykel ve kabartmaların konuları, kurtuluş savaşı ve Cumhuriyet tarihimizden ve Atatürk' ün hayatından seçilmiştir.

Ulu Önder Atatürk, Türk milletinin ba ımsız ve milli egemenli e dayanan demokratik bir devlet anlayışı içinde yaşaması için yürüttü ü mücadelesinde, milleti ile bütünleşerek başarıya ulaşmıştır.

Türk yurdunu işgal eden düşmana karşı, vatanın ba ımsızlık ve bütünlü ünü milletin azim ve kararının kurtaraca ını çok sevdi i milletine aşılayan Atatürk, ba ımsız Türkiye Cumhuriyeti' ni kurmayı başarmış, Türkiye Cumhuriyeti' ni ça daş uygarlı a götüren yenileşme yolunda Türk Milletine layık inkılapları gerçekleştirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti' nin kuruluşunun 15 nci yılında hastalı ı a ırlaşarak, 10 Kasım 1938 ' de Dolmabahçe Sarayı' nda ebediyete intikal etmiştir. Atatürk kendisi için bir mezar yaptırmadı ı gibi, gömülece i yer içinde vasiyette bulunmamıştı.

1923 yılında bir sohbet sırasında Atatürk; "Elbet birgün ölece im, beni Çankaya' ya gömer, hatıramı yaşatırsınız" demiş ve "Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Fakat benim hatıralarımın yaşayaca ı yer Çankaya olacaktır" diye eklemiştir.

Türk Ulusunun O' na karşı duyulan büyük saygı ve minnettarlı ının bir ifadesi olan Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti' nin en anlamlı eseridir.

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:07
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #2

Neden Anitkabir ?




ANITKABİR YER SEÇİMİ

1. Özel ve Büyük Komisyonların Teşkili ve Çalışmaları :

a. Özel Komisyonun Teşkili ve Çalışmaları :

Atatürk'e, yüce kişili ine uygun bir anıtmezar yaptırılması düşüncesi ile hükümet, Anıtkabir inşaatının yapılaca ı yerin tesbiti için özel bir komisyon kurdu. Bu komisyon; Başbakanlık Müsteşarının başkanlı ında, Milli Savunma Bakanlı ından General Sabit ve Hakkı, Bayındırlık Bakanlı ından Yapı işleri Genel Müdürü Kazım, İçişleri Bakanlı ından Müsteşar Vehbi Demirel, Milli E itim Bakanlı ından Yüksek Ö retim Genel Müdürü Cevat Dursuno lu' ndan meydana geliyordu. Komisyon ilk toplantısını 6 Aralık 1938' de yaptı. Toplantıda, Anıtkabir konusunda yerli ve yabancı bilim adamlarının düşüncelerinden faydalanılması ve komisyon toplantı-larına bu alanda ünlü kişilerin ça rılması kararlaştırıldı. Bu arada, o dönemde yurdumuzda çalışan Ankara' nın imar planını hazırlamış olan ünlü şehircilik uzmanı Prof. Jansen'e, Büyük Millet Meclisinin yeni binasının mimarı Prof. Holzmeister'e, Dil ve Tarih-Co rafya Fakültesi binasının mimarı Prof. Taut' a ve Güzel Sanatlar Akademisi'nden Prof. Belling'e de başvuruldu. Bu komisyon ikinci toplantısını 16 Aralık 1938'de yaptı.

Başbakanlık Anıtkabir komisyonunun yaptı ı çalışmalar sonucu, Anıtkabir için şu yerlerin uygun olabilece i tespit edildi.

- Çankaya
- Etnografya Müzesi
- Büyük Millet Meclisinin arkasındaki tepe (Kabatepe)
- Ankara Kalesi
- Bakanlıklar (Milli E itim Bakanlı ı için ayrılan arsa)
- Eski Ziraat Mektebi
- Gençlik Parkı
- Altında (Hıdırlık Tepe)
- Gazi Orman Çiftli i

Atatürk' ün ebedi istirahatgahı yerinin seçilmesi basında ve halk arasında derin ilgi uyandırmıştı. Konu gerçekten önemliydi ve çok titiz çalışmayı gerektiriyordu. Yer seçimi konusunda yapılan eleştiriler şöyle özetlenebilir.


Gazi Orman Çiftli i :

Anıtkabir için Gazi Orman Çiftli ini ileri sürenler, en çok bu yerin yeşilli ini, gezi yeri oluşunu ve Atatürk' ün kendisi tarafından kurulan bölgeye gömülürse, yaşadı ı zamana ait anılarının içinde mutlu olaca ını savunuyorlardı.

Buna karşı olanlar ise; Gazi Orman Çiftli inin, gazinoları, bahçeleri ve türlü e lence yerleri ile Ankara halkının belli başlı bir gezi yeri oldu unu, Atatürk'ün buraya defnedilmesinin burada oluşan neşeli hayatı söndürebilece ini ileri sürüyorlardı.

Altında :

Teklifi yapanlann başlıca gerekçesi, Altında 'ın Ankara şehri içindeki en yüksek tepe olup, şehrin her yanından kolayca görülebilmesiydi.

Altında ' ın çok dik bir tepe olması, bu dik yamaçlara halkın çıkmasının zor olması nedenleriyle Altında teklifi itibar görmemiştir.
Gençlik Parkı :

Prof. Jansen'in yapmış oldu u Ankara imar planında, bu saha park olarak de erlendirilmiştir. Bu nedenle Anıtkabir bu bölgede inşa edilirse, halk bir e lence yerinden yoksun kalacaktı. Aynca bu bölge şehrin en çukur yeri olması nedeniyle istenilen ululuk etkisini de göstermeyecekti. Bu teklif de komisyonca uygun görülmedi.



Eski Ziraat Mektebi :

Ziraat Mektebinin bulundu u yeri ileri sürenler, çok önemli bir anıya dayanıyorlardı. Atatürk Sivas'tan Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya geldi i zaman (27 Aralık 1919) Ziraat Mektebine yerleşmiştir. Atatürk, Kurtuluş Savaşının en kritik günlerinde burada ikamet etmiş, çok önemli kararları burada vermişti. Anıtkabir'in,

Milli Mücadelenin unutulmaz anıları ile dolu olan bu yerde yapılmasının, başlangıç ile sonu birleştirmesi bakımından büyük bir anlamı vardı.

Ancak bu yer, bir anıtmezar yapılmasına elverişli de ildi. Şehir merkezine uzak olması nedeniyle Anıtkabir'in burada yapılması uygun görülmedi.

Bakanlıklar :

0 zamanlar, Milli E itim Bakanlı ının şimdi bulundu u arsa boştu. Ancak, şehrin ortasında ve günlük hayatın en işlek bir alanı oldu u için uygun görülmedi.

Ankara Kalesi :

Anıtkabir'in burada yapılmasmı isteyenler özet olarak şu fikirleri ileri sürüyorlardı :
"Ankara Kalesi, bu bölgenin yüksek yerlerinden birisi olması nedeniyle, buraya yapılacak anıt çok uzaklardan görülebilir. Kale, başkentin sembolü, aynı zamanda ünlü bir anıtıdır. Atatürk'ü bu tarih hazinesine yatırmak, O'nun yüce kişili ine çok uygun düşer."

Fakat birçok bilim adamı ve sanatçılar, şu karşı görüşleri ileri sürdüler :

"Ankara Kalesi, bütün özellikleri ile geçmişi temsil eder. Bu kale Bizanslılar tarafından yapılmış, Selçuklular tarafından genişletilmiştir. Türk Ulusunun kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk, yeni bir ça açmıştır. 0, Türk Ulusunun geçmişten çok gelece ini temsil eder. Bundan ötürü Atatürk'ü, görevini tamamlamış tarihi, eski bir anıtın içine nakletmek do ru de ildir. 0, tek başına bir de erdir. Başka bir tarihi deste e ihtiyacı yoktur."

Bu düşünceler komisyonca da uygun bulunarak, Anıtkabir'in Ankara Kalesi'nde yapılmasından vazgeçildi.


Kabatepe :

Anıtkabir için, yeni Büyük Millet Meclisinin arkasındaki Kabatepe de teklif edilmişti. Bu yeri önerenlerin başında, Çankaya Köşkünü ve Büyük Millet Meclisini yapan ünlü mimar Prof. Holzmeister vardı. Ancak bu yer komisyonca benimsenmedi.

Çankaya :

Anıtkabir için ileri sürülen yerler arasında en çok benimsenen, Çankaya idi. Bu yeri önerenlerin düşünceleri şöyle özetlenebilir : Atatürk, uzun yıllar Çankaya' da oturmuştur. Çankaya O'nun anıları ile doludur. Ata, Çankaya'yı çok severdi. 0, "Benim hatıralarımın yaşayaca ı yer Çankaya" demiştir. Bu sözler bir vasiyet sayılmalıdır. Türk Milli Mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ve daha sonraki inkılaplarımızın plan ve programları burada hazırlanmıştır. Bu nedenlerle Anıtkabir Çankaya'da yapılmalı, Ata'nın anıları canlı tutulmalıdır.

Bu öneri, birçok bilim adamı ve yazarlarca destekleniyordu ve Anıtkabir'in Çankaya'da yapılmasına karar verilmek üzereydi.

b. Büyük Komisyonun Teşkili ve Çalışmaları :

Anıtkabir'in kurulaca ı yerin kesin olarak tesbiti için Büyük Millet Meclisinde 15 milletvekilinden oluşan bir üst komisyon kuruldu. Bu komisyon; Falih Rıfkı Atay (Ankara), Rasih Kaplan (Antalya), Mazhar Germen (Aydın), Süreyya Örgeevren (Balıkesir), Refet Canıtez (Bursa), İsmet Eker (Çorum), Münir Ça ıl (Çorum), Mazhar Müfit Kansu (Denizli), Necip Ali Küçüka a (Denizli), Nafi Atıf Kansu (Erzurum), Saim Ali Dilemre (Erzurum), Salah Çimcoz (İstanbul), Ferit Celal Güven (Seyhan), Tevfik Tarhan (Seyhan) ve Mithat Aydın (Trabzon)'dan oluşuyordu. Komisyon, Başkanlı a Münir Ça ıl'ı, raportörlü e Falih Rıfkı Atay, Süreyya Örgeevren ve Nafi Atıf Kansu'yu, katip üyeli e Perit Celal Güven'i seçerek ilk toplantısını 5 Ocak 1939 tarihinde yaptı ve Anıtkabir için önerilen dokuz yerin özel komisyonca hazırlanan raporunu inceledi.

İnceleme sonucunda Anitkabir'in ya Çankaya'da, ya da Etno rafya Müzesi'nin bulundu u yerde kurulmasına karar verilmek üzereyken, komisyon başkanı "Teklif edilen yerleri incelediniz. Üye arkadaşlar, başka yerler de arayabilirler" dedi.

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:07
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #3

Neden Anitkabir ?




Rasattepe :

Trabzon Milletvekili olan Yüksek Mühendis Mithat Aydın, Etlik, Keçiören, Cebeci, Altında 'ı gezerek Anıtkabir için en uygun yeri arıyordu. En son, o zamanlar üzerinde birkaç küçük yapı bulunan Rasattepe'ye çıktı. Bu tepe, şehrin ortasındaydı ve çevresi boştu. Burada yapılacak Anıtkabir çok uzaklardan görülebilirdi.

Mithat Aydın, komisyonun 17 Ocak 1939 tarihli son toplantısında, Anıtkabir yeri olarak Rasattepe'yi ileri sürdü. Tepenin özelliklerini anlattı. Fakat daha önce Çankaya üzerinde görüş birli ine varmış olan üyeler kararlarından dönmüyorlardı. Bu arada Antalya Milletvekili Rasih Kaplan söz alarak "Arkadaşlar, yurdumuzda birçok eserler ortaya koymuş olan bir mühendis arkadaşımız, bize yeni bir yer gösteriyor. Biz bu yeri görmeden nasıl reddedebiliriz. Yarın Mithat Aydın, genel kurul'da söz alır ve ben bir yer gösterdim, gidip bakmadılar bile derse ne karşılık verirsiniz?" dedi.

Rasih Kaplan'ın bu açıklaması üzerinde komisyonda tartışmalar oldu. Üyelerden büyük ço unlu unun Rasattepe'yi görmek istemesi üzerine bu yönde karar alındı. Milletvekilleri Rasattepe'ye çıkarak tepeyi de işik yönlerinden incelediler. Vardıkları sonuç olumluydu.

Aynı gün yapılan ikinci toplantıda, birçok üye söz alarak Rasattepe'nin Anıtkabir için uygun oldu u görüşünü bildirdiler. Fakat Çankaya üzerinde kararlı olanlar, düşüncelerinden vazgeçmiyorlardı. En son Süreyya Örgeevren, Rasattepe'nin Anıtkabir için çok elverişli özelliklerini anlatarak sözlerini şöyle ba ladı.

"Rasattepe'nin bunlardan başka bir özelli i daha vardır ki, hayali genişce olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. Rasattepe, bugünkü ve yarınki Ankara'nın genel görünüşüne göre, bir ucu Dikmen'de öteki ucu Etlik'te olan bir hilal (yarım ay)'in tam ortasında, bir yıldız gibidir. Ankara hilalin gövdesidir. Anıtkabir'in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır. Türkiye'nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk'ü kucaklamış olacaktır. Atatürk'ü böylece bayra ımızdaki yarım ayın yıldızının ortasına yatırmış olaca ız. Atatürk, bayra ımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır."

Süreyya Örgeevren'den sonra İçel Milletvekili Emin İnankur söz alarak bir anısını anlattı. Emin İnankur, Atatürk'ün çok sevdi i eski bir ö retmendi. Atatürk onu çok defa yanına alır, şehri birlikte gezerlerdi. Bir gezide yolları Rasattepe'ye düşmüştü. Atatürk şehri buradan seyrettikten sonra Emin İnankur'a dönmüş ve "Bu tepe ne güzel bir anıt yeri" demişti.

Emin İnankur'un ve Süreyya Örgeevren'in bu açıklamalarından sonra Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılması oylamaya sunuldu. Sonuçta Anitkabir'in Rasattepe'de yapılması büyük ço unlukla kararlaştırıldı. Karar hükümete bildirildi ve Rasattepe'de kamulaştırma çalışmalarına 7 Temmuz 1939'da başlandı.

2. Rasattepe (Anıttepe) :

a. Tarihçesi :

Anıttepe'nin eski adı "Rasattepe" idi. Anıtkabir yapılmadan önce burada, tepenin doru unda birkaç küçük yapı vardı. Bu yapılar, rasat (meteoroloji) istasyonu olarak kullanılıyordu. "Rasattepe" adı da bundan ötürü verilmişti. Yerli Ankaralılar buraya "Beştepeler" diyorlardı. Bu ad, buradaki tümülüslerden geliyordu.

Anitkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra buradaki tümülüslerin kaldırılması gerekiyordu. Bu maksatla, Türk Tarih Kurumunun da yardımı ile Dil ve Tarih Co rafya Fakültesi doçentlerinden Arkeolog Dr. Tahsin Özgüç'ün başkanlı ında bir kurul oluşturuldu. Müzeler Genel Müdürlü ü arkeologlarının da katıldıkları bu kurul, Rasattepe'deki tümülüslerde kazılar yaptı. Yapılan kazılar sonunda bu tümülüslerin Friglere ait oldu u anlaşılmıştır.

Frigler, Anadolu'ya M.Ö. 12 nci Asır başlarında kavim göçleri sırasında gelmişlerdir. Hitit Devletini yıkarak Anadolu'da yeni bir devlet kuran Friglerin başkenti Polatlı yakınında bulunan Gordion şehri idi. Gordion çevresindeki Frig prens, prenses ve krallarına ait tümülüslerde yapılan kazılarda, pek çok eser bulunmuştu.

Rasattepe'deki tümülüslerde Gordion'dakiler gibi, topra ın içine yapılmış oda biçiminde mezarlardı. Odanın içine, ölü ve öteki dünyada kullanaca ı düşünülen birçok eşya, silah, yiyecek konulmuş, mezar kalın kalaslarla örtülmüş, sonra da üstüne bir küçük tepe halinde toprak yı ılmıştı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.

b. Rasattepe'nin Kamulaştırılması :

23 Mayıs 1939 tarihinde Başbakan Refik Saydam, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki bütçe görüşmeleri esnasında yaptı ı konuşmada; Rasattepe üzerinde kadastro işlemlerinin yapıldı ını, bu arazinin bazı bölümlerinin devlete, belediyeye ve özel şahıslara ait oldu unun belirlendi ini, arazinin kapladı ı alan ve sınırlarının tespit edildi ini ve gereken haritaların çizildi ini belirtti. Başbakan ayrıca; Anıtkabir için 205.000 TL. istimlak bedeli, 45.000 TL. uluslararası proje yarışması olmak üzere toplam 250.000 TL. ödenek ayrıldı ını ve 287.000 metrekarelik alanın kamulaştırılmasının planlandı ını belirtti. 7 Temmuz 1939 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Rasattepe'nin kamulaştırılmasına karar verildi.

Rasattepe'nin kamulaştırılması için hazırlanan plan, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildi. Kamulaştırma işlemi için oluşturulan komisyonun başkanlı ına seçilen Başbakanlık Müsteşarı Vehbi Demirel, bu tepenin kamulaştınlması için Ankara Belediyesi'ne tebligatta bulundu.
Anıtkabir sahasının, 1939 yılında 214.878 metrekare, 1940 yılında ise 188.334 metrekaresinin kamulaştırma ilanı Ankara Belediyesi'nce 5 Eylül 1940 tarihli Ulus Gazetesinde yayınlandı.
Bakanlar Kurulunun 20 Nisan 1940 tarih ve 1463 sayılı kararı ile 542.857 metrekare arazinin; 459.845 metrekarelik bölümünün özel şahıslardan, 43.135 metrekarelik bölümünün kapanan yollar ve yeşil alanlardan, 28.312 metrekarelik bölümünün hazineye ait yerlerden, 3.044 metrekarelik bölümünün hazineye ait okul ve karakol yerinden, 8.521 metrekarelik bölümünün özel şahıslardan kamulaştırılması planlandı.

Kamulaştırma işlemlerine, Bakanlar Kurulunun 23 Kasım 1943 gün ve 3/78 sayılı kararı ile 27 Haziran 1947 gün ve 3/671 sayılı kararlarına göre bir bölüm arazi ile devam edildi. 25 Aralık 1947 gün ve 3/6762 sayılı Bakanlar Kurulu kararınca toplam 153.272 metrekare arazinin daha kamulaştırılması planlandı. Bu miktarın; 92.278.50 metrekarelik bölümü özel şahıslara, 6.178 metrekarelik bölümü belediye yollarına, 48.568 metrekarelik bölümü belediyeye ait yeşil sahalara, 6.247.50 metrekarelik bölümü de hazine arsasına aitti.

Anıtkabir sahası olarak belirlenen bölgenin, özel şahıslara ait 92.278.50 metrekarelik bölümünün ödenek yetersizli inden dolayı 1950 yılına kadar ancak 27.108 metrekarelik bölümü kamulaştırılabildi. Özel şahıslara ait geri kalan 65.120 metrekare arazinin kamulaştırılması, 1.000.000 TL. (Birmilyon TL.) tasarruf sa lanması ve arsa sahiplerinin ma duriyetinin önlenmesi maksadı ile Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 1950 gün ve 11928 sayılı kararı gere ince kamulaştırılmasından vazgeçildi.

1964 yılında yapılan arazi kamulaştırması sonucu Akdeniz Caddesi ile Mareşal Fevzi Çakmak Caddesinin kesişti i yerdeki iki parselden oluşan bölüm ve 1982 yılında Mebus Evleri ile Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi arasında kalan 31.800 metrekarelik alan kamulaştırılarak Anıtkabir sahasına dahil edildi.



c. Rasattepe'de Jeolojik İncelemeler :

Rasattepe'nin, takribi a ırlı ı 150.000 tona varacak olan yapının basıncına dayanıp dayanamayaca ının tesbiti için, modern yöntemlerle "Temel Mekani i" incelemesine Bayındırlık Bakanlı ınca, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Salih Sayar görevlendirildi. Prof. Sayar çalışmalarının sonucunu bildiren raporunda; 907 rakımlı Rasattepe'nin eski bir alüvyon alanı üzerinde bir taraça kalıntısı oldu unu, Dördüncü Zaman'ın ilk devrelerinde oluştu unu belirtmiştir. (18 Mayıs 1945).
Anıtkabir alanındaki temel incelemelerinde, 40 metreye kadar inen sondajlar yapılmış, bu sondajlar sırasında tepenin içinde büyük boşluklar (galeriler) bulunmuştur.

Özellikle, Anıtkabir'in Şeref Holü'nün altinda bulunan boşluklar temelde de işik tekniklerin kullanılmasını zorunlu kılıyordu. Yapım işlerini kontrol eden mimar ve mühendislerce mozole kısmının temelinin sa lamlaştırılması için uygun hal tarzlan projelendirilerek Bayındırlık Bakanlı ına gönderildi. Bayındırlık Bakanlı ı bu projeyi uygun buldu. Bundan başka Anıtkabir temelinin her taraftan demir potrel ve tellerle topra ın içine, bir geminin su altındaki kesimi gibi yerleştirilmesi kararlaştınldı.

Anıtkabir yapısının temel ve inşa durumunu incelemek üzere 12 Şubat 1946 tarihinde Bayındırlık Bakanlı ında; Bakanlık yetkilileri, Prof. Emin Onat ve İstanbul Teknik Üniversitesi profesörlerinden oluşan bir kurul toplantısı yapıldı. Bu toplantıda, Rasattepe'nin Anıtkabir'in inşasına elverişli oldu u, Prof. Onat'ın projesindeki mimari esaslar korunarak, üst yapının zemine yapaca ı basıncın azaltılması ve depreme dayanıklılı ının arttırılması için kagir ve betonarme bir sistemle inşasının uygun olaca ı kararlaştınldı.

Anıtkabir'in depremlere karşı dayanıklı olması gerekiyordu. Bayındırlık Bakanlı ı bu durumu, kendi uzmanları ile İstanbul Teknik Üniversitesi profesörlerinden kurdu u bir komisyona inceletti. Bu komisyon, uzun incelemeler sonucunda vardı ı sonuçları 12 Aralık 1948 tarihli bir rapor ile adı geçen bakanlı a bildirdi. Bu rapor özet olarak aşa ıdaki hususları içeriyordu :

"Şimdi yürürlükte olan deprem haritasında Ankara Şehri, bütünüyle deprem kuşa ı dışında bir bölge olarak gösterilmiştir. Bununla birlikte, merkezleri bu bölgeye yakın olan yer sarsıntılarının Ankara'ya yansımasından ötürü Anıtkabir'in gerek kapladı ı alanın genişli i ve gerek mimarlık projesinin sismik bakımdan gösterdi i özellikler ve yeri itibariyle, bu yapının deprem etkilerine göre hesaplanması komisyonumuzca uygun görülmüştür. Bu bakımdan;

1. Yapı mümkün oldu u kadar hafif olmalıdır. Özellikle bu durum, yapının yüksek yerlerinde kesin olarak sa lanmalıdır.

2. Anıtkabir'in üzerinde bulundu u toprak, alüvyondan meydana gelen bir tepe oldu undan, deprem yüzünden yer kayması ihtimal dahilinde görülmektedir. Bundan ötürü, üst yapı ile temel bölümünün yekpare (tek parça) bir kitle teşkil edecek şekilde düzenlenmesi gerekir.

3. Rasattepe'nin yamaç ve eteklerinin a açlandırılarak, topra ın aşınmaya karşı korunmasının sa lanması gerekli görülmüştür."

Bütün bu teknik raporlar, Anıtkabir'in dış mimarisinde hiç bir de işiklik yapılmadan, planın yeniden gözden geçirilmesini ve gereken önlemlerin alınmasını zorunlu kılıyordu. Yapının temeli demir-beton karışımı ve üst bölüm tek parça olacaktı. Bu nedenle proje yeniden gözden geçirildi ve teknik raporda ileri sürülen tüm önlemler alındı. Temel incelemeleri sonucunda Bayındırlık Bakanlı ına sunulan proje uygulanarak Anıtkabir'in temel kısmı, tıpkı bir geminin su altındaki kısmı gibi topra ın içine yerleştirildi. Böylece anıt, do al tesirlere dayanıklı duruma getirildi.

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:08
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #4

Neden Anitkabir ?


Proje yarismasi



1. Anıtkabir'in özelliklerinin Belirlenmesi :

Anıtkabir yerinin seçilmesinden sonra Başbakanlık Müsteşarının başkanlı ında kurulan komisyon, Anıtkabir'in genel niteliklerini tespit ederek bir bildiri halinde yayınladı. Bu bildiri şöyle özetlenebilir;


"Büyük Türk Ulusunun kalbinde yaşayan Büyük Adamın eserlerini ebediyete mal edecek olan Anıtkabir, aşa ıdaki esaslara göre hazırlanmalıdır.

1. Anıtkabir, bir ziyaretgah (ziyaret yeri) olacaktır. Bu ziyaretgaha, büyük bir giriş bölümünden girilecek ziyaretgah binlerce Türk'ün Ata'sı önünde e ilerek saygılarını sunmasına ve ba lılı ını bildirerek geçmesine elverişli olacaktır.

2. Bu anıt, Büyük Ata'nın; asker Mustafa Kemal, devlet adamı Gazi Mustafa Kemal, büyük politika ve bilim adamı, büyük düşünür ve nihayet yaratıcı büyük dehanın vasıflannın, güç ve yeteneklerinin bir timsali (sembolü) olacaktır ve O'nun kişili i ile oranlı bulunacaktır.

3. Anıtkabir'in yakından görüldü ü kadar uzaktan da görülmesi gerekir. Bu bakımdan, Ulu bir siluet sa lanmalıdır.

4. Atatürk'ün adı ve kişili i altında Türk Ulusu sembolize edilmiştir. Türk Ulusuna saygılarını göstermek isteyenler, Büyük Ata'nın katafalkı önünde e ilerek bu isteklerini yerine getireceklerdir.

5. Anıtkabir'in bir şeref bölümü bulunacaktır.

6. Anıtkabir'de bir Atatürk Müzesi olacaktır.

7. Anıtkabir'de bir Şeref Holü yapılacaktır. Atatürk'ün Lahdi buraya konulaca ı için Şeref Holü, bu anıtın ruhu ve en önemli bölümü olacaktır. Şeref Holü, başta Türk Ulusu oldu u halde, Ulusumuza saygılannı sunacak yabancı devlet temsilcilerinin Ata'nın Lahdine yönelebilecekleri büyük bir salon olacaktır. Bu holde sa lanacak azamet (ululuk) ve güçlülük tesirleri, yarışmacılara bırakılmıştır. Bundan ötürü holün biçimi, boyutu ve yüksekli i için hiç bir ölçü verilmemiştir.

8. Büyük Atatürk'ün Lahdinin yeri, Şeref Holü'nün ruhunu teşkil etmektedir. Ancak, Lahdin konulaca ı yeri de yarışmacılar seçeceklerdir.

9. Bunlardan başka, Anıtkabir'i ziyaret edecek büyüklerimizin ve yabancı devlet temsilcilerinin duygu ve düşüncelerini yazacakları bir özel defter bulundurulacaktır.

10. Atatürk'ün Müzesi, Ata'nın hayatının türlü devirlerine ait foto rafları ile kıyafetleri ve el yazılan, imzalan, bazı eşyaları ile okudu u inceledi i kitapların sergilenmesine elverişli olacaktır."

Anıtkabir komisyonunca hazırlanan bu açıklama, özellikle yarışmaya girecek olan sanatçıların serbestçe çalışmalarına imkan vermesi bakımından memnunlukla karşılanmıştı.

2. Proje Yarışmasının Esasları :

Anıtkabir komisyonunun ortaya koydu u ilkeler, Anıtkabir proje yarışması şartnamesinin temeli oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 26 Mart 1940 günkü oturumunda konuşan Başbakan Refik Saydam, Anıtkabir proje yarışmasının açılaca ını ve yarışma şartnamesinin uluslararası mimarlar tüzü üne uygun olarak hazırlandı ını belirtti. Başbakanlık tebli i 18 Şubat 1941 tarihinde basında yayınlandı. Bu tebli şöyle özetlenebilir :

1. Ebedi Şef için gerçekleştirilmesi kararlaştırılmış Anıtkabir projesinin yarışması hakkında bugüne kadar yapılmış olan inceleme ve girişimler sonucunda, uluslararası bir yarışmanın yapılması imkan dahilinde görülmedi inden, yerli ve yabancı mühendis, mimar ve heykeltraşlar arasında serbest bir yarışma yapılmasına karar verilmiştir.

2. Yapılacak anıt ve ek binalarının inşaat programı, yanşma talimatnamesi ve inşaat yerinin haritası, sondaj planları ve di er fen raporları hazır edilmiş olup, böyle önemli inşaat meydana getirmiş olduklarını belgelerle ispat edenlere adı geçen evrak ücretsiz verilir.

3. İlgililerin belgelerini bir dilekçe ile birlikte "Başbakanlıkta kurulmuş Anıtkabir Komisyonu Başkanlı ına" göndermeleri gerekir. Komisyon yeterlili ini kafi gördü ü kimselere en kısa zamanda yarışma evrakını oluşturan dosyanın bir örne ini gönderecektir. Yetene i kafi görülmeyenlerin evrakları iade olunur.

4. Yanşma 31 Ekim 1941 akşamı hitam bulaca ından, yanşmacıların teklif projelerini o tarihe kadar komisyona göndermiş olmaları şarttir." Anıtkabir serbest proje yarışması şartnamesi Türkçe ve Fransızca olarak hazırlandı ve hükümet tarafından 1 Mart 1941 tarihinde yarışma açıldı. Bu yanşma, basında bir ilanla da duyurulmuştu.

Yarışmanın açıldı ı yıl, İkinci Dünya Savaşının en kanlı, en çetin zamanıydı. Avrupa'nın, Asya'nın ve Afrika'nın bir kısmı bu savaşın içindeydi. Yarışma süresi 8 aydı. Bu kısa zamanda Anıtkabir projesinin yetiştirilemiyece i anlaşılıyordu. Komisyona, bu anlamda birçok "Müddet uzatma" teklifleri geldi. Bunun üzerine yeni bir Bakanlar Kurulu kararı alınarak yarışma müddeti dört ay daha uzatıldı. Bu konudaki bakanlar kurulu kararı aşa ıdaki hususları içermektedir :

1. Yarışma süresi 2 Mart 1942 tarihi akşamına kadar uzatılmıştır.

2. Türkiye'de bulunan yanşmacılar, projelerini bu tarihe kadar Anıtkabir Komisyonu'na ulaşmış olmasını sa layacaklardır. Türkiye dışında bulunan yanşmacılar ise, ya Türkiye dahilindeki gibi projelerinin aynı tarihe kadar komisyona ulaşmasını temin edecekler veyahut 2 Şubat 1942 akşamına kadar projelerini bulundukları memleketteki Türkiye Büyükelçili i'ne teslim etmiş olacaklardır.

3. Yarışmanın talimatname ve programıyla, di er evrak ve şartlannda başkaca hiç bir de işiklik yoktur.

Hükümet Anitkabir proje yarışması şartları kapsamında önemli bir karar aldı ve bu kararı çeşitli dillerde yayınladı. Anıtkabir proje yarışmasına katılan sanatçıların eserleri, uluslararası bir jüri tarafından de erlendirilecekti. Bu karar, kamuoyunda büyük memnuniyet uyandırdı. Yarışma sonucunda jüri üç proje seçecekti. Birinciye verilecek ödül, inşaatın kontrol hakkı (% 3) olacaktı. Di er iki projenin her ikisi de yarışmada ikincili i kazanmış sayılaca ından her birine 3000 TL. ödenecek, ayrıca jüri heyetinin teklifi ile bir veya bir kaçına 1000 TL. de erinde mansiyon ödülü verilecekti.

3. Anıtkabir Proje Yarışmasının Sonuçlandırılması :

Hükümetçe kurulan tarafsız jüride, o zamanlar Avrupa'nın ünlü sanatçılarından olan Alman Prof. Paul Bonatz, İsviçreli Prof. İvar Tengbom ve Macar Prof. Karoly Wichinger ile ünlü Türk sanatçıları Prof. Arif Hikmet Holtay, Bayındırlık Bakanlı ı Yapı ve imar işleri Reisi Yüksek Mimar Muammer Çavuşo lu ve Ankara imar Müdürü Yüksek Mimar Muhlis Sertel vardı.

Yarışma umulandan çok fazla ilgi uyandırdı. İkinci Dünya Savaşının en çetin zamanı olmasına ra men yarışmaya, Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 49 proje katılmıştı. Yarışmaya gönderilen projelerin kabul işlemi, uluslararası yarışma esaslarına göre yapılıyordu. Projelerin üzerlerinde ad ve adres olmadı ından, eserlerin kimlere ait oldu u bilinmiyordu.
Yarışmaya müracaat süresi bittikten sonra 12 Mart 1942 tarihinde jüri üyeleri, Başbakanlıkta toplandılar. Ankara Sergi Evi jüri çalışmaları için tahsis edildi. Jüri, ilk toplantısında Prof. P. Bonatz'ı heyet başkanlı ına, Yüksek Mühendis M. Sertel'i de raportörlü e seçti. Jüri üyeleri ilk toplantısından sonra Etno rafya Müzesi'nde Atatürk'ün geçici kabrini ziyaret edip, Zafer Anıtı'na çelenk koymayı müteakip Rasattepe'ye giderek incelemelerde bulundular.

Ankara Sergi Evi'nde çalışmalarına başlayan jüri üyeleri yarışmaya gönderilen projeleri incelediler. Her üye, üzerinde rumuz (işaret) olarak rakamlar konulmuş olan projeleri inceliyor ve gizli olarak not veriyordu. Jüri, çalışmalarını 20 Mart 1942'de tamamlamış ve projelere ait de erlendirmelerini içeren raporu Başbakanlı a sunmuştur. 21 Mart 1942 tarihinde jüri üyeleri ülkelerine dönmüşlerdir.

Başbakanlık Anıtkabir Komisyonu, 23 Mart 1942 tarihinde jüri üyelerinin on günlük çalışmalarının sonuçlannı bir tebli yayınlayarak kamuoyuna duyurdu. Bu tebli şöyle özetlenebilir.

1. Ebedi Şef Atatürk için, Rasattepe'de yapılması kararlaştırılmış olan Anıtkabir'e ait uluslararası serbest proje yarışmasına 49 proje katılmıştır.

2. Bu projelerden bir tanesi yarışma süresi bittikten sonra komisyona vardı ından, di eri de projenin ambalajı üzerinde sahibinin kimli i yazılı bulunmadı ından, yarışma talimatnamesinin yedinci maddesi gere ince jüri heyeti tarafından yarışma dışı bırakılmış ve incelemeler 47 proje üzerinden yapılmıştır.

3. Bu 47 projenin 17'si jüri tarafından yarışmanın yüksek amacını karşılayacak nitelikte görülmeyerek ilk incelemede reddedilmiştir.

4. Geriye kalan 30 proje ikinci elemeye tabi tutularak, bunlardan 19'u jüri heyeti raporunda açıklanan sebeplerden dolayı kabul edilmemiştir.

5. Bu suretle ilk iki incelemede seçilip, son bir incelemeye bırakılan 11 projeden 3'ü jürice mükafata layık görülmüş ve 5 tanesi de takdire de er görülerek satın alınması hükümete teklif edilmiştir.

6. Jüri heyetince ödüle layık görülen projeler müracaat sıra numarasına göre şunlardır.

SIRA NO HÜVİYET NO PROJE SAHİBİ
9 21472 Prof. J***nnes Kruger
25 60927 Prof. Emin Onat - Doç. Orhan Arda
44 14916 Prof. Arnaldo Foschini


7. Jüri heteti tarafındantakdire de er görülüp satın alınması hükümete teklif olunan 5 proje, jürinin tespit etti i liyakat derecelerine göre şunlardır.

SIRA NO HÜVİYET NO PROJE SAHİBİ
42 11119 Mimar Ronald Rohn
41 63636 Mimar Giovanni Muzio
45 87541 Mimar Guiseppe Vaccaro - Mimar Gino Franzi
24 22218 Mimar Hamit Kemali Söylemezo lu - Mimar Kemal Ahmet Aru -
Mimar Recai Akçay
29 12898 Mimar Feridun Akozan - Mimar M.Ali
Handan


8. Bütün bu kararlar jüri heyeti tarafından oybirli i ile verilmiştir.

9. Gerek ödül kazanan, gerek takdire de er görülen 6 ncı ve 7 nci maddede yazılı 8 proje, yarışma talimatnamesinin 19 ncu maddesi gere ince hükümetin malıdır.

10. Jüri heyetinin raporu aynen yayınlanacak ve ayrıca yarışmaya katılmış olanlara da gönderilecektir.

11. İkinci madde gere ince yarışmaya katılma hakkını kazanan 47 proje 24 Mart 1942 sabahından, 31 Mart 1942 akşamına kadar Ankara Sergi Evi'nde halka teşhir edilecektir."

Komisyonun sonuçları açıklaması üzerine ödüle layık görülen üç eserden birinin sahibi olan Türk Mimarı Prof. Emin Onat, projesi hakkında şu açıklamada bulunmuştur.

"Çeşitli ülkelerin katıldı ı bu yarışmada kazandı ımız sonuçtan dolayı çok sevindim. Özellikle Ebedi Şefimiz Atatürk için yapılacak olan anıt olması, sevincimi bir kat daha artırmıştır. Bu yarışma için di er arkadaşlarım gibi çok çalıştım ve başarılı olmak istedim. Yarışmanın Türk mimarlarının başarılarına bir kat daha fazla kıymet vermiş bulundu una hiç şüphe yoktur. Türk mimarisi çok ilerlemiş ve yükselmiştir. Avrupa'nın çok kıymetli şahsiyetlerinden kurulu olan jürinin böyle bir karar vermiş olması Türk mimarlı ı açısından iftihar edilecek bir başarıdır."

ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN ESERLER:

Buraya kadar açıklandı ı gibi jüri, Anitkabir proje yarışmasına gönderilen 49 eserden 3 tanesini "ödül verilmeye de er" bulmuştu. Bunlardan biri ünlü Tannenberg Anıtını yapan Alman Prof. J***nnes Kruger'in, biri İtalyan Prof. Arnaldo Foschini'nin, biri de İstanbul Mimarlık Fakültesi Profesörü Emin Onat ile Doçent Orhan Arda'nın eserleriydi.
Jüri, bu üç proje hakkında oybirli i ile karar vermiş, ancak bu eserlerden hiç birini ötekine üstün görmemişti. Jüri, bu üç eseri ayrı ayrı eleştirmiş, her üçünde de bazı de işiklikler yapılmasını ö ütlemişti. Bu eleştiriler ve ö ütler Anıtkabir Proje Müsabakası hakkında jüri raporu kitapçı ına göre şöyle özetlenebilir:

a. 9 Numaralı Proje : Prof. J***nnes Kruger

"Mozole kısmının pozisyonu ve silueti iyidir. Böylece, toplantı yeri olarak düşünülen ön meydanın ve bütün yan binaların durumu uygundur. Bu meydanın ön tarafı tamamen, yanları ise arkadlar yapılmak suretiyle açık bırakılmıştır. Yapının uzaktan görünüşü sadelik içinde açık ve tesirlidir. Yüksek tavanlı bina içinin, sade ve düzenli işleme tarzı ve lahdin önü güneybatıya do ru ufuklara açılan ve bir dereceye kadar alçak tavanlı bir girinti içine konmasıyla, a ırbaşlı ve şerefli hava yaratılmaktadır. Ne yazık ki dış aksama ait ayrıntının işleme tarzı, aynı güzelli e sahip de ildir. Cephe detayları üslup arzetmemektedir. Çatıya ait problemler de uygun bir surette halledilmelidir."


9. No.lu projenin cepheden görünüşü


9. No.lu projenin genel görünüşü

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:08
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #5

Neden Anitkabir ?


b. 25 Numaralı Proje : Prof.Emin Onat-Doç.Orhan Arda

"Devamlı kademeler teşkil eden teraslar üstünde etrafı kolonatla çevrilmiş geniş bir esas bina yükselmektedir. Kütlelerin bu şekilde geniş kademeler teşkil etmesi sayesinde, tepenin tesiri artırılmakta ve üstü azametli bir surette taçlanmaktadır. Park kısmının geometrik şekilde bölünmesiyle, tepenin arızaları pek göz önünde bulundurulmamıştır. Ne yazık ki binanın içi, dıç üslupla aynı karakterde de ildir. Plan düzeninde, girişler pek önemsiz kalmaktadır. Esas anıtın etrafının çok fazla ayrıntıyla doldurulmuş olması, plana zarar vermektedir. Parkı çeviren duvar ve di er aksamın sadeleştirilmesi iyi olur."


25 no.lu projenin iç görünüşü


25 no.lu projenin cepheden görünüşü


25 no.lu projenin genel görünüşü

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:08
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #6

Neden Anitkabir ?


"25 No.lu projenin cazibesi, tepeyi güzel bir surette taçlandırmasındadır. Düşey bir kütle teşkil eden 9 ve 44 No.lu projelerin aksine, bu projede yatay bir görünüm söz konusudur. Anıtın etrafını çevreleyen kolonat, projeye özel bir güzellik vermektedir. Asıl anıt kısmını çevreleyen, yan taraflardaki aynntılar ortadan kaldırıldı ı takdirde, daha açık ve belirgin bir mimarinin elde edilip edilmeyece i konusu incelemeye de er. Anıtın iç ve dış mimarisi birbirine uygun bir stilde yapılmalıdır."


25 no.lu projenin genel görünüşü

c. 44 Numaralı Proje : Prof.Arnaldo Foschini

"Bu proje olgun ve güzel bir eserdir. Anıt, tepenin büyük bir teras haline getirilmiş en yüksek kısmına konulmuş ve kare bir plan üzerinde yükselen bir bina kütlesinden ibarettir. Binanın ölçülerinde tam bir isabet vardır. Mozolenin gövdesi, hiçbir yan bina aksamı tarafından bozulmaksızın bütün açık ve saflı ıyla ortaya çıkmaktadır. Müze, muhafızlar dairesi ve buna ba lı di er bütün yan ihtiyaçları içeren binalar genel bütünlü ü bozmayan, özellikle kuvvetlendiren bir tarzda anıtın ayak ucuna, sol hizasına yerleştirilmiştir. Anıtın içindeki dikine konmuş lahit kısmı tatmin edici de ildir.
Bir lahit ancak zemin üzerine konuldu u takdirde azami tesir arz eder. İç kısmın işleme tarzında da fazla bir sadelik gerekirdi. Durum planında bahçe düzenlemesi gere inden fazla geniş tutulmuş, esas teras fazla şekilperestlik arz etmektedir."


44 no.lu projenin iç görünüşü

44 no.lu projenin cepheden görünüşü

" 44 no.lu projenin seçilmesine neden olan esas, anıt gövdesindeki güzellik ve siluetteki belirginliktir. Bina anıtsal bir karakterde olup, tepeyi fazla zorlamadan ona hakim olmaktadır. Sol hizasına yerleştirilmiş olan müze ve di er yan binalar programda belirtildi i üzere esas mozoleyle daha sıkı irtibata getirilmelidir. Anıt kısmının daha sade ve ciddi olması gerekirdi."


5. Mansiyon ödülüne Layık Görülen Eserler :


Jüri, Anıtkabir proje yanşmasına gönderilen eserlerden beş tanesini de "mansiyon ödülü verilmeye de er" bulmuştu. Bunlar; İsviçre'li mimar Ronald Rohn, İtalyan mimar Giovanni Muzio, İtayan mimarları Giuseppe Vaccaro-Gino Franzi, Türk mimarlan Hamit Kemali Söylemezo lu -Kemal Ahmet Aru-Recai Akçay ile Feridun Akozan -M.Ali Handan'ın eserleriydi.

Ayrıca Jüri raporunda bu beş eseri de zayıf ve kuvvetli yönleri ile ayrı ayrı eleştirmiştir. Bu eleştiriler şöyle özetlenebilir :

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:08
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #7

Neden Anitkabir ?



42 no.lu projenin yandan görünüşü

a. 42 Numaralı Proje : Ronald Rohn

"İsviçreli mimarın projesi, kompozisyon bakımından di erlerinden farklıdır. Anıt arazisinin icaplarına tamamen uygun bir şekilde tertiplenmiştir. Mozole, müze ve di er teferruat ayrı ayrı tanzim edilmiş ve bunlar iyi karıştırılmıştır. Fakat eserde bir abideye lazım olan azamet ve anıtsal tesirler yoktur. Buna rağmen fikir kuvvetlidir."


42 no.lu projenin genel görünüşü

b. 41 Numaralı Proje : Giovanni Muzio


"Projede dış mimari itibariyle en eski abide ve mezar şekillerinden ilham alınmıştır. Altı köşeli plan üzerindeki piramit, taş inşaata çok uygun görülüyorsa da, mimar bu satıhları o kadar çok pencereler ile doldurmuştur ki, ancak betonarme ve zor bir inşaat sistemine muhtaçtır. Bir piramit olan esas kitle ile di er ayrıntı arasında uyumsuzluk vardır."


41 no.lu projenin cepheden görünüşü

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:09
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #8

Neden Anitkabir ?



41 no.lu projenin iç görünüşü

c. 45 Numaralı Proje : Giuseppe Vaccaro-Gino Franzi

"Bu proje a ır ve klasik tesirden ziyade, dekoratif bir iç mimariyi ve hiç lüzum olmadı ı halde zor bir inşa tarzını icap ettirmektedir. Sadece dört adet köşe aya ı üzerinde duran anıt, ancak betonarme iskelet olarak inşa edilip, dış yüzü taş plakalarla kaplamak suretiyle yapılabilirdi. Sonsuza kadar kalması düşünülen böyle bir anıt için bu inşa tarzının garanti temin edece i şüphelidir."


45 no.lu projenin cepheden görünüşü


45 no.lu projenin iç görünüşü

d. 24 Numaralı Proje : K.Söylemezo lu-K.Ahmet Aru-R.Akçay


"Kare bir plan üzerinde yükselen ve köşe yapılarıyla takviye edilen anıt, kuvvet ifade etmektedir. Dış görünüşünün tesirli olması için köşe yapıları, dar olan esas girişe oranla abartılı düşmüştür. Ancak piramit çatının burada uygun olup olmadı ı kuşkuludur. Fazla miktarda konulan küçük pencereler bir mozoleden çok kaleyi andırmaktadır."

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:09
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #9

Neden Anitkabir ?



24 no.lu projenin cepheden görünüşü


24 no.lu projenin iç görünüşü


e. 29 Numaralı Proje : Feridun Akozan-M.Ali Handan

"Bu proje dört tarafına yapılan eklemelerle genişletilmiş basit küp biçiminden oluşmaktadır. Bu dört ilavenin ancak üçü abide içinde birer yuva teşkil etmekteyse de, ne yazık ki giriş tarafına isabet eden dördüncü duvarla kaplanmıştır. Duvarların içte ve dışta hafif biçimde e imli oluşu uygun görülür. Ancak tavamn taş levhalarıyla kaplanması inşai bir mesele teşkil eder."


29 no.lu projenin iç görünüşü

 Alıntı
 24 Mayıs 2008, Saat 19:09
DurumuÇevrimdışı
Yeni Üye
Avatar Yok
UYARI:
Kullanıcıların Profil Bilgileri Ziyaretçilere Kapatılmıştır.

Görmek için Kayıt Olmalısınız

 
Yorum #10

Neden Anitkabir ?



29 no.lu projenin cepheden görünüşü

ANITKABİR İÇİN UYGULANACAK PROJENİN SEÇİMİ :

Jüri, "ödül verilmeye de er" buldu u 3 eserden hiç birini ötekinden üstün tutrnamıştı. "Anıtkabir Proje Yarışması Şartları" içindeki bir maddede; "Jüri Heyetinin en iyi addetti i üç projeden birinin kati olarak intihap keyfiyeti, do rudan do ruya Türkİye Cumhuriyeti Hükümetine aittir" deniliyordu. Buna göre jürinin ödüle de er buldu u üç eserden birini seçme yetkisi hükümete aitti.

Hükümet bu konuda, yetkili birçok kişilerin düşüncelerini dikkate alarak, Prof. Emin Onat ile Doç. Orhan Arda'nın eserini uygulamaya karar verdi. Bu kararın dayandı ı düşünceler şunlardı : Yarışmayı kazanan üç proje birçok yönlerden aynı de erdedir. Fakat bunlar içinde, iki Türk'ün yaptı ı eser bu milli konuyu daha başarılı olarak ifade etmiştir. Jüri raporunda belirtti i gibi, bu projenin araziye uygunlu u öteki projelerden çok üstündür.

Hükümet, jürinin ö ütledi i de işiklikleri de göz önünde bulundurarak, 7 Mayıs 1942'de Türk sanatçıların eserlerinin uygulanmasına karar verdi. Hükümetin 9 Haziran 1942 tarihinde yayınladı ı bu kararını açıklayan tebli , özet olarak şu hususlan içeriyordu :

1. Ebedi Şef Atatürk için Anıtkabir projesini inceleyen jüri heyetince ödüle layık görülen üç projeden;

a. Prof.Emin Onat ile Doç.Orhan Arda'ya ait projenin birinci olarak seçilmesine,
b. Alman Profesörü J.Kruger'e, İtalyan Profesörü A.Foschini'ye ait iki projenin de ikinci sayılmasına,

2. Bu üç projeden hiçbirinin do rudan do ruya uygulamaya elverişli olmadı ına ve de işikli e ihtiyaç oldu una, birinci seçilen projenin jüri heyeti raporunda ön görülen de işikliklerin yapıldıktan sonra uygulanmasına,

3. Öngörülen de işikli in, Anıtkabir projesi yarışmasında birincili i kazanan proje sahibinin de dahil olaca ı bir uzman heyete yaptırılmasına karar verilmiştir.

Türk sanatçıların eseri kabul edildikten sonra, jüri heyeti raporunda öngörülen de işikliklerin yapılması için 28 Ekim 1943 tarihinde yeni bir komisyon kuruldu. Komisyon, Milli E itim Bakanlı ı emrinde çalışan Prof. Paul Bonatz ile Bayındırlık Bakanlı ı Yapı ve İmar İşleri Başkanı Sırrı Sayarı ve Güzel Sanatlar Akademisi Mimari Şubesi Şefi Prof. Sedat Eldem'den oluşuyordu. Projede yapılacak de işiklikler, sanatçılarla da görüşülerek kararlaştırıldı. Projede, kale ekseni ve Şeref Holü'nün etrafındaki odalar binanın anıtsal niteli ini kaybettirdi inden eleştiri konusu oluyordu. Projede öngörülen de işiklikler bu bölümlerin iyileştirilmesini içeriyordu. Emin Onat ile Orhan Arda 5 Nisan 1943'de başlattıkları çalışmalarını 7 Ekim 1943 'de tamamlayarak komisyona teslim ettiler. Şartnameye göre yarışmayı kazanan projenin uygulanması ve kontrolü hakları, eser sahibine aitti. Bunun için komisyon, asıl anıt projesi ile anıt sahasına ait park planı ve bu bütünlü ün Ankara Şehri imar planı ile olan ilişkisi hakkındaki düşüncelerini içeren bir karar alarak, bu hakları 18 Kasım 1943 tarihinde Emin Onat'la Orhan Arda'ya verdi. Komisyonun hazırladı ı rapor, proje ve maketler Bakanlar Kurulu toplantısında incelenerek projenin uygulanmasına 18 Kasım 1943 tarihinde karar verildi.

Sanatçının Eserini Açıklaması :

Anıtkabir projesinin nasıl meydana getirildi ini Prof. Emin Onat şöyle açıklamıştır :

"Atatürk'ün başardı ı devrimlerin en önemlilerinden biri, şüphesiz bize, geçmişin gerçek de erini göstermek olmuştur. Osmanlı devri şereflerle dolu bir devir olmakla beraber, itiraf etmek gerekir ki skolastik ruhun hüküm sürdü ü kapalı bir alemden ibaretti. Gerçekte ise tarihimiz, bir zamanlar Ziya Gökalp'in "Ümmet devri" dedi i bir içe kapanmış medeniyetten ibaret de ildi. Akdeniz milletlerinden birço u gibi, tarihimiz binlerce yıl önceye gidiyor. Sümerlerden ve Hititlerden başlıyor ve Orta Asya'dan Avrupa içlerine kadar birçok kavimlerin hayatlarına karışıyor, Akdeniz medeniyetinin klasik gelene inin en büyük köklerinden birini teşkil ediyordu. Atatürk, bize bu zengin ve verimli tarih zevkini aşılarken, ufuklarımızı genişletti. Bizi ortaça dan kurtarmak için yapılmış hamlelerden en büyü ünü yaptı. Gerçek geçmişimizin ortaça de il, dünya klasiklerinin ortak kaynaklarında oldu unu gösterdi.

Gerçek milliyetçili in, içe kapanmış bir ortaça gelenekçili inden asla kuvvet almayaca ını, onun yalnız ortak ve eski medeniyet köklerine inmekle canlanabilece ini anlattı. Avrupalılaşmakla, medenileşmekle, millileşmenin aynı şey oldu unu, bundan iyi hangi fikir ifade edebilirdi ?

Bunun içindir ki biz, Türk milletinin skolastikten uyanma, Ortaça 'dan kurtulma yolunda yaptı ı devrimin Büyük Önder için kurmak istedi imiz anıtın, O'nun getirdi i yeni ruhu ifade etmesini istedik. Bu ruh, milletin içinden geçti i medeniyetlerden birine ait, ölümlü bir ruh olamazdı. Atatürk'ün dehası bize gösterdi ki, dünyanın en büyük medeniyeti olan Sümer medeniyeti, Türkler tarafından yaratılmıştır. 0 önce Akdeniz medeniyetinin temeli oldu u gibi, zamanımızda, dünya medeniyetinin köklerini aynı yerde bulacaklardır. İşte bunun içindir ki batılılaşma yolunda en büyük hamlemizi yapan Ata'nın Anıtkabirini, bir sultan veya veli türbesi ruhundan tamamen ayrı, yedibin yıllık bir medeniyetin, rasyonel çizgilerine dayanan klasik bir ruh içinde kurmak istedik.

Uzun yıllar dayanabilecek yapılar kurulmak istenilirse tabiatın vergisinden başka bir şeye gitmemek gerekir. Ancak tabiatın taşıdır ki vakar ile ihtiyarlar. Bu itibarla anıtın taştan yapılması düşünülmüştür. Anıtın mimari kuvveti her taraftan görünüşün aynı olması ile husule gelece inden, bu nokta gözönünde tutulmuş, binanın dışının bir maske halinde olmayıp, içinin bir ifadesi olarak yaratılması önemle dikkate alınmıştır.

Atatürk'ün Lahdi'ni ihtiva eden Şeref Holü, dış mimariden kuvvetle görünecek ve abideye etki verecek şekilde bütün kitle arasından yükseltilmiştir. Bu holün etrafı birinci katta müzelerle Atatürk'ün hatıralarıyle sarılmıştır. Abide, meydandan merdivenler vasıtası ile altı metre kadar yükseltilmiş bir platform üzerine oturtulmuş, zemin kapalı ve küçük pencereli masif bir duvar şeklinde tutularak, bunun üzeri, Ankara'nın güneşli ikliminde büyük ışık ve gölge kontrasları yapacak taş kolonlarla çevrilmiştir. Programda istenen, uzaktan görünüşteki azamet ve kudret ifade edilmiştir. Kolonadın üzerinden taşan ve tabutu andıran kitlenin dış duvarları İstiklal Savaşı ve büyük Türk İnkılabını canlandıran rölyeflerle süslenmiştir.

Anıtın do u girişi, Aslanlı Yolun başındadır. Bu yolun başlangıcında iki nöbetçi ile kuvvetlendirilmiş olan giriş kısmına, dört metre yüksekli inde merdivenle çıkılır. Anıtın do u girişi burasıdır. İhata duvarlarının anıtın altına alınması sayesinde ona, her taraftan yüksek kaide teşkil edilmiş ve Rasattepe ifadesi kuvvetli olmayan, yumuşak bir tepe olmaktan kurtarılarak, burası bir çeşit yüksek kale haline getirilmiştir.

Anıtın tepe üzerine yerleştirilmesinde, birbirini dikine kesen iki kuvvetli mihver esas olarak alınmıştır. Bu mihverlerden biri, Ankara Kalesi'nden, di eri Büyük Millet Meclisinden geçer. Birincisi, kale karekteriyle başlangıçtaki hamleyi temsil ederek şehrin siluetinden kıymetli bir varlık alırken, di erinin uzandı ı istikamet bu inkılabı koruyanların ve sürdürenlerin bulunduklan yeri, Çankaya'yı göstermektedir. Bu iki mihverin birleşti i mahal, Tören Meydanının mimari merkezini teşkil etti i kadar, başlangıç ile devamın heyecanına sürükleyen bir mevki olarak bu tekatu (kesişme) hal kazandırmaktadır.

Şeref antresinden girilince, 180 metre uzunlu unda bir platform vardır. Bunun iki tarafına dört sıra kavaklar dikilmiştir. Bu vakarlı methal, herkesi sükünete ve ciddili e davet edecektir. Buradaki yürüyüş esnasında, tazim ziyaretine hazırlayan bir atmosfer yaratılması düşünülmüştür. Ru Aslanlı Yolun sonunda döşemeli bir ön avlu vardır. Bu avlunun üç tarafı taş ayaklıklı bir galeri ile çevrilidir. Bu taş avlunun giriş istikametinden Bakanlıklar, Çankaya ve Meclis görülmektedir.

Avlunun sol tarafında kale istikametinde, Anıtkabir'in platformuna götüren geniş bir merdiven başlamaktadır. Buradan Şeref Holü'ne gidilir. Esas abideye gelmeden önce ziyaretçinin ruhunda uyanmakta olan sabırsızlık ve vecdi meydana getiren hazırlık ve bekleme devresi burada son bulmaktadır. Bu açık merdivenin üstünde çok dik şekilde, büyük taş ayaklı galeri ile çevrilmiş bir Şeref Holü yükselmektedir

 Alıntı
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Yukarı Git