Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Doğada Yaşamı Sürdürme Bilgileri

mum

Kayıtlı Üye
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    3 Nis 2008
  • Mesajlar
    2,539
  • MFC Puanı
    10
  • MFC Seviyesi

Donan Gölde Yürüme

Donan bir gölün üzerinde yürürken buzun kırılmasıyla suya düşme

Türkiye’de birçok yerde kış mevsiminde donan göl, özellikle çocukların eğlence odağıdır. Ama buzun ince tabakasına rastlanırsa trajik bir durum oluşabilir.
* Donmuş gölde buzun kırılması sonucu içine birisi düştüğü zaman, düşen kişi çok iyi yüzme bilse de soğuk suyun adalelere verdiği şok ve ağırlaşan elbiseler ile hareket edemez. Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır.
* Yardım beklemek yerine kendiniz kurtulmaya çalışın, soğuk su bütün adelelerinizi paralize edebilir.
* Pedal çeviriyormuş gibi yaparak suyun üzerinde kalmayı başarın.
* Ellerinizle buzun kalın bir kısmına tutunmaya çalışırken, bacaklarınızla makas hareketi yapın ve vücudunuzu mümkün olduğu kadar su üstüne çıkarın.
*Yukarı çıkınca buzun üzerinde sırt üstü yatıp dinlenin.

*Yeniden ayağa kalkarken dikkat edin, çünkü ıslak elbiseleriniz size en az onbeş kiloluk bir yük verdiğinden ikinci defa buz kırılabilir.

Su Temini
Suyun temizlenmesi - Su tedarik etme

Vücut ağırlığının aşağı yukarı % 80’i su olan yetişkin bir kişinin faaliyet derecesi sıcaklık ve rüzgâr hızına göre değişmek üzere, günde 3 litre suya ihtiyacı vardır. Alınan bu miktar suyun yaklaşık yarısı idrar ve dışkı ile, 1/3’ü solunumu yapılan havanın ciğerlerde rutubetlendirilmesi için, 1/6’ı vücut sıcaklığını aynı derecede tutmak için gerekli olan buharlaşma veya terleme suretiyle atılır.
Bazı durumlarda sağlıklı bir kişi “2-3” günü aşmamak kaydıyla günde 2 bardak su ile durumunu devam ettirebilir. Ancak, bu sürenin sonunda vücudun kaybolan su miktarının tamamlanması gerekir.
Yerüstü suyunun bulunmadığı yerlerde suyu yeraltından çıkarmak gerekir. Yeraltı su tabakaları ve birikintilerine ulaşabilme imkânı, bölgenin coğrafi durumu ve arazi yapısına göre değişir.
Kayalık arazide: Küçük pınarcıklar ve kaynaklar aranmalıdır. Diğer kaya cinslerine kıyasla kalkerli kayalar daha fazla sayıda ve daha büyük su kaynakları ihtiva ederler. Kalker taşları suda kolayca eridiği için yeraltı suları küçük boşluklar ve mağaracıklar oluşturur. Bu boşluk ve mağaralarda kaynak aranmalıdır.
* Lavların meydana getirdiği kayalıklar genellikle delikli ve geçirgendir. Yağış mevsiminde sular bunlardan geçerek birikir. Hava akımının geçtiği vadilerin yamaç diplerinde su aranmalıdır.
* Kuru bir kanyonun, geçirgen kumtaşı tabakasını kestiği yerde bulanabilir.
* Granit kayaların bol olduğu bölgelerde tepe yamaçlarında yeşillik varsa, yeşilliğin en fazla olduğu yamaçta yeşilliğin hemen altına küçük bir hendek kazılmalıdır. Hendeğin bir süre sonra su ile dolduğu görülecektir.
Toprak Arazide: Su bulmak kayalık araziye kıyasla daha kolaydır. Vadinin dibinde veya vadiyi çevreleyen yamaçların dibinde su bulunabilir. Kuru nehir ve dere yataklarında da kaynaklar bulunabilir.
* Kazı yapmadan önce suyun bulunup bulunmadığı konusunda bazı belirtiler aramak gerekir. Vadide su ararken yamaçları en fazla eğimli olan yeri seçmek faydalıdır. Deniz kenarındaki ormanlık bölgelerde toprak sathına çok yakın su bulunabilir.
Deniz kenarında: Kumsalın hemen üzerindeki tepeciklerde ve hatta kumsalda rutubetli görünümü olan çukurca yerleri biraz kazmak suretiyle su temin edilebilir.
Kurak arazide: Kurak arazide yabani hayvan izleri ve özellikle bu izlerin sayısının artması ve derinleşmesi, gidiş yönünün su kaynağı olduğunun açık belirtisidir. Ayrıca izlerin yaban domuzu ve geyik gibi memeli hayvanlara ait olması da suyun varlığına işarettir.
Yabani arıların yuvaları su kaynağından en fazla 6-7 km. uzakta yer alır. Yabani arı kovanı, bölgede suyun mevcut olduğunun belirtisidir. Karıncaların da suya ihtiyacı vardır. Özellikle büyük ağaçların dibinde yer alan karınca yuvaları, ağacın üzerinde oluşan çiğ sularının biriktiği su rezervuarları ihtiva eder. Sinekler yuvalarını nemli topraktan bir kaç yüz metre mesafede yaparlar. Bunların izlenerek kondukları çamurlu veya rutubetli toprak parçasında 50-60’cm’lik bir çukur kazarak su elde edilebilir.
Yaban kumrusu ve güvercinleri ancak su bulunan yerde yaşayabilir. Özellikle yaban güvercinlerinin uçuş biçimi, sulandıkları kaynağın yönünü belirler. Alçaktan ve hızlı uçuyorlarsa kaynağa su içmeye gidiyorlar demektir. Uçuşları ağaçtan ağaca ve yavaş ise su içmekten dönüyorlar demektir.
Ağaçlardan da su sağlanabilir. Gece yapraklar üzerinde birikmiş çiğin, sabah gün ışınları yükselmeden bir mendil veya başka bir bez parçası ile toplanıp, bu bezin suyunun sıkılarak içilmesi mümkündür.
* Temiz olduğuna emin olunmayan su kesinlikle mikrop ve parazitlerinden arındırılmadan içilmemelidir. Suyu dezenfekte etmenin en emin yolu kaynatmaktır.
* Suyu dezenfekte etmenin bir başka yolu da, suya kimyasal madde katmaktır. Bu maddelerin başında, iodin hapları, klor tabletleri gelmektedir.
* Su az olduğunda hiçbirşey yenmemelidir. Yemek su rezervini azaltıcı etki yapar. Sindirim için karbonhidratlı besin alınmalı, proteinli gıda almaktan kaçınmalıdır. Ne kadar çok yenilirse, böbreklerin vücut artıklarını atmak için gereksindiği su miktarı o kadar fazla olur.
* Tuzlu su içilmemelidir. Çünkü vücudun su kaybını hızlandırır.
* İdrar, aşırı tuzlu olmanın yanısıra bir takım vücut artıkları içerdiğinden, durum ne kadar vahim olursa olsun, kesinlikle içilmemelidir. Susuzluğu giderme açısından kan içmenin etkileri de idrardan farklı değildir.
Bununla beraber tatlı suyun kesin olarak bulunmadığı bazı durumlarda yaraları yıkamak için idrar kullanılabilir. Ayrıca vücudun terleme yolu ile su kaybını nisbeten azaltabilmek için elbiseler idrarla ıslatılabilir.
* Eğer vücuttan fazla oranda su ve tuz kaybı olursa, bu kayıp kendini mide bozukluğu, ishal ve kusma olarak hissettirir. Belirtiler, kendini yorgun hissetme, başağrısı, baş dönmesi, cildin solgun açık bir renk alması, ince hızlı sonra yavaş nabız atması ve bayılma görülür. Böyle bir durumda kişiyi serin bir yere almalı, içmesi için soğuk su verilmelidir. Kusma ve yoğun terleme varsa, içeceği suyun içine yarım çay kaşığı tuz ilave edin.
* Suyun az olduğu durumlarda su içme kısıtlanmamalıdır. Mevcut olan su, susuzluk duygusu geçinceye kadar içilmelidir.
* Aşırı sıcak, suyun kısıtlı olduğu durumlarda yavaş hareket edilmeli, burundan nefes alınmalı, mümkün olduğunca az konuşulmalı, açık ve hafif giysilerle vücut güneşten korunmalı, mümkün olduğunca nefes tüketmemeye çalışılmalıdır.
* Mikroorganizmalarından arındırılmış ancak bulanık bir su, dinlendirilerek veya bir ağaç kabuğu veya kumaş parçası içine konulan kumdan geçirilerek süzülebilir.
* İçme suyu koktuğu taktirde içine odun ateşinden bir kaç parça kömür atarak 3-5 saat bekletilmelidir. Kömürün kokuları emerek suyu içilebilir hale getirdiği görülecektir.
* Suyun ve dolayısıyla gıda alımının kısıtlı olduğu bir durumda sindirim sistemi yavaş işleyecektir. Koşullar normalleştikçe biyolojik ritm de normalleşecektir. Bu itibarla, kabız olunduğu düşüncesi ile müshil ilaçları almak son derece yanlıştır. Bu tip ilaçlar vücudun su kaybını artırır.

* Uzun bir süre susuz kalındıktan sonra su kaynağına kavuşulduğunda birden kana kana su içilmemelidir. İçildiği taktirde mide krampları ve kusma vukubulacaktır. Su, yavaş yavaş, susuzluk duygusu en az bir saatte geçecek biçimde içilmelidir.


Harita Bilgisi

Yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağıdır.
Harita okumak öncelikle haritadan ava gideceğimiz bölgenin yasak olup olmadığını tesbit etmek, avlağa yakın yerleşim birimlerini görebilmek... vb. gibi birçok nedenle önemlidir.
Harita okumak için mühendis olmağa gerek yoktur. Ama nasıl olsa bölgeyi biliyorum diye de haritasız yola çıkmamak gerekir. Çünkü bir malzemeye veya yardıma ihtiyacınız olduğunda; bu ihtiyacımızı gidere bileceğimiz en yakın neresi var ve yolunu görebilirsiniz.
Harita bilgisi yeterli olmadığı için MAK kararı ile il komisyonlarınca önerilen yasak sahaları tesbit etmekte zorlanmaktayız. Bunun temel nedeni haritadaki her çizginin yeryüzünde olmaması veya yer yüzündeki şekillerin haritada olmamasıdır.
Haritaları MSB Harita Genel Komutanlığından temin edebilirsiniz.
Harita Ölçekler;
Ölçek haritanın küçültülme oranını gösterir. Ölçekler; oransal, doğrusal ve geometriktir. En çok kullanılanı oransal ve doğrusaldır.
1- Oransal Ölçek
Harita üzerinden ölçtüğünüz mesafenin gerçek uzunluğunu bulmak için ölçeğin paydası ile çarpınız ve istediğiniz birime çeviriniz. Örnek: Haritada ki 1cm 1/100.000 ölçekli haritada 1km. gelir.
Gerçek uzunluğun harita uzunluğunu bulmak için ise gerçek uzunluğu ölçeğin paydasına bölün işlemleri aynı birim (ör cm) olarak yapınız. Örnek: Arazide 10 km. gelen mesafe 1/100.000 ölçekte 10 cm. gelir.
2- Doğrusal Ölçek
Yukardaki şekilde görüldüğü gibi şekiller haritanın alt kısmına çizilmiştir. Harita üzerinden belirlediğimiz uzunluğu alır burada karşılaştırarak mesafeyi belirleriz. Ölçümüzün bir ucunu uygun bir tam değere koyup tam almayan kısmını kesirli bölümden okuruz.
Haritadan eğri çizgilerin uzunluğunu okumak
Harita üzerindeki, yol, dere vb. eğri çizgilerin uzunluğunu ölçmek için özel aletlerimiz yoksa basit bir iple bu uzunluğu belirler ve ipin uzunluğundan ölçeğine göre gerçek uzunluğu bulabiliriz.
Harita Sembolleri
Harita üzerindeki çizgi, nokta veya alanın niteliğini belirtmek için kullanılan farklı gösterimlerdir. Haritada kullanılan semboller genel olarak haritanın bir köşesinde gösterilirler. Haritanın amacı, ölçeği veya üreticisine göre semboloji değişe bilmektedir.
Örnek Semboller
Eş Yükselti ve Eğrileri:
Eş yükselti denizden yüksekliği aynı olan noktalardır. Bu noktalar haritalarda aynı renkle veya tek bir çizgi ile gösterilirler. Bu şekilde ki gösterim yeryüzü parçalarının yüksekliklerini harita üstünde görmemizi sağlar.

Harita ve Yön Bulma
Haritalarda yazılar Batıdan - Doğuya doğru yazılmaktadır. Kuzey ise haritanın üst kısmıdır.
Arazide yön ve yer bulmak için GPS’ler kullanılmaya başlanılmıştır. GPS’lere haritalar yüklenebilmektedir. Bazı GPS lerde aynı anda pusula vb. özelliklerde mevcuttur. Fiyatları birkaç yüz dolar civarındadır.
Klasik yön bulma aleti pusuladır. Pusula üzerinde Kuzey-Güney istikametini gösteren bir manyetik ibre bulunan kadranlı aygıttır. Pusulalarda üreticisine göre birçok farklı özellikte beraberinde bulunabilir.
Yön bulmak için basit bir pusulayı kendinizde yapabilirsiniz. 1- Bir iğneyi veya jileti mıknatıs veya kumaşa sürterek manyetize ediniz. Jileti ortasından bir ipe astığınızda pusulanız hazırdır. İğneyi sudaki bir kaseye koyacağınız çimenin üstüne koyarakta pusula yapabilirsiniz. Yön bulmak için doğal yöntemler vardır bunlardan bazıları ağaçtaki yosunlar, kutup yıldızı vb. gibidir.

Harita Projeksiyonları
Dünya bir küredir. Bunu bir düzleme (kağıda) aktarmak için kullanılan yöntemlere projeksiyon denir. Harita yapımında kullanılan bir çok projeksiyon vardır ve bunlardan hangisinin kullanıldığı haritanın bir köşesinde yazılıdır.Silindirik projeksiyon Konik projeksiyon

Haritada Bulunduğumuz Yeri Belirleme
Haritada bulunduğumuz yeri tespit etmek için GPS ler kullanılabilir. Ayrıca pusula ile bulunduğunuz yeri belirleyebilirsiniz. Bunu yapmak için haritanızda yer alan iki noktanın kuzeyle yaptığı açıyı kerteriz olarak belirleyin.
Bu iki noktaya bakarken okuduğunuz açıları bir gönye yardımı ile haritadan işaretleyiniz ve bu doğruları birleştirdiğinizde bulacağınız nokta sizin ölçüm yaptığınız noktadır.
Haritada yasak sahaların işaretlenmesi

Haritanızın her yıl fotokopisini çektirmek her yıl bir haritayı karalayıp atmamak için üstüne aydınger asetad vb. şeffaf bir malzemeyi bantlayın ve bunun üzerinde yasak saha işaretlemenizi yapınız.


kaynak. kamil üçbaş avcının temel eğitim kitabı. basım yılı 1999 - ankara
 
Üst Alt