Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

“Hayat Bir Oyundur”

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Emektar Yönetici
  • Üyelik Tarihi
    27 Kas 2009
  • Mesajlar
    24,083
  • MFC Puanı
    339
  • MFC Seviyesi

Bırakın Çocuklar Oynasın

“Hayat bir oyundur” denir şairlerce, yazarlarca, çizerlerce ve bizlerce… Yaşam seçenekler sunar, biz hepsinden vazgeçer, içlerinden sadece birini seçer, oyunumuzu oynarız.

Çocukluk, yaşamın bir ön provasıdır. Karar ve seçme mekanizmalarının alt yapısı çocukluk döneminde oluşur. Çocuk oyunlarında bu mekanizmaları izlemek mümkündür. Yetişkin, bu mekanizmalar doğrultusunda kendine uyanı seçer.

Çocuk oyunları yakından incelenirse bazı özelliklerin belirginleştiği görülür. Adından da anlaşılacağı gibi, oyun bir hayali kurgu üzerinedir. İçeriği kadar kuralları da hayal gücünü zorlar. Sosyal yaşamın kuralları da öyledir. Örf, adet, kural ve kanunlar da öyledir.

Bir toplumun gelenek ve görenekleri bir diğer toplumunkine uymaz. Onlar, kendi tarihleri boyunca alışılagelinen belli kural ve tarzı benimsemiş, diğerleri ise belli diğer bazı yaşam ölçütlerini kabullenmiş olabilir. Sadece bu açıdan bakıldığında dahi vazgeçemediğimiz davranış biçimlerimizin alt yapısında somut gerçeklerden ziyade soyut algıların varlığı açıktır. Tıpkı çocuk oyunlarındaki hayali kurallarla bezenmiş hayali içeriklerde olduğu gibi.

Çocuk oyunlarının tümü hayal ürünleridir. Fakat bunlardan bazıları, adeta çocukların hayal güçlerini ortaya koymasına fırsatlar sunarcasına fantastik öğeler içerir. Drakulalar, vampirler, zombiler, örümcek adamlar yaratıcı hayal gücü ürünlerinden ilk akla gelenlerdir. Unutmayın ki bizler de benzeri fantastik eserleri izlemekten hoşlanırız.

Bazı oyunlar ise çocukların bedenlerini azami kullanma kapasitelerini ölçercesine hareket öğeleri içerir. Koşar, hoplar, zıplar, ağaçlara tırmanır, derinlere dalarlar. Yaşamın hızlı temposuna uyum sağlamanın hazırlığı gibidir bu oyunlar.

Bir de çocukların hareketli bir nesne peşinde koştuğu oyunlar vardır. Bu oyunlarda nesneyi yakalamak ya da bir hedefe yöneltmek amaçlanır. Bu tarz çocuk oyunları adeta voleybol, basketbol ya da tenisin bir ön habercisidir. Bu sporlar ilk bakışta yetişkinler açısından izleyerek veya bizzat yaparak hoş vakit geçirme amaçlı olarak düşünülebilir. Oysa, çocuk oyunlarında ya da sportif faaliyetlerdeki hedefe yönelik taktik davranışlar, bir nesne uğruna verdiğimiz mücadelenin sabırla sürdürülen taktiklerinin bir provasıdır.

Bazı çocuk oyunları tehlike içeriklidir. Bisiklette akrobasi yapmak, arabalara asılmak, pencerelerden sarkmak, balkon pervazlarında yürümek gibi. Yaşamda karşılaşılacak tehlikelere karşı bir ön hazırlık kokar bu tarz çocuk davranışlarında da.

Çocuk oyunlarından bir kısmı doğaçlamadır ve sonu sürpriz içeriklidir. Ne oyun kurucu ne de oyuncular oyunun nasıl devam edeceği, nasıl sonlanacağını kestiremezler. Tıpkı yaşamda kendi kontrolümüzün dışına çıkan hallerde, sonunu ön göremediğimiz, yeni fikirlerle işin içinden çıkmayı zorunlu hale getiren durumlarda sergilediğimiz davranışlarımızda olduğu gibi.

Bazen çocuğu tek başına oyun kurmuş, sessiz ve adeta içinden düşünüyormuşçasına dudakları hareket ederken izlersiniz. Bunlar da bir oyundur. Çocuk, tıpkı bizim yaptığımız gibi sessiz düşünsel oyununa dalmıştır.

Bazı oyunlar kalabalıkla oynanır. Bir grup çocuk oyunu kuralına göre oynar. Kurala uymayanlar grubun dışına atılır.

Grup oyunlarına dikkat edilirse, çocukların oyunun amacına uygun olarak birbirlerini yönettikleri, eğittikleri, grubun zayıf üyelerine destek oldukları görülür. Bu hem yetişkin dönemin sosyal norm ve kurallarına adaptasyon ve karşılıklı yardımlaşma davranışlarının bir ön ayağı, hem de birbirlerine önderlik etme davranışlarının kazanılması demektir.

Bazı çocuk oyunları ise korkunç öğeler içerir. Çocuk adeta korkmaktan zevk alır sanırsınız. Nitekim kaygılı ve aşırı korkuları olan çocuklar, göreceli olarak daha fazla korku içerikli oyunlara yönelir, hatta silah ve kesici aletlere merak gösterirler. Unutulmamalıdır ki belli dozda kaygı ve korku duygusu canlı olmanın özelliklerindendir. Çocuk, korku içerikli oyunları ile gelecekteki yaşamında korkularıyla baş etmenin ön oyununu oynamaktadır.

Kitaplara gömülü yaşar hale getirdiğimiz çocuklarımız için, bırakın oyunlarını oynasınlar demek istedim sadece.

Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin​
 
Üst Alt