Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kimya Ders Notları

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

MADDENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

KİMYA : Maddenin yapısını ve maddeler arasındaki ilişkiyi inceleyen pozitif bir bilimdir.

MADDE : Hacmi ve kütlesi olan her varlık maddedir. "Taş, hava, su, ağaç... vb. gibi."

MADDENİN ORTAK ÖZELLİKLERİ : Her maddede olması gereken özelliklere ortak özelliklere denir. Bunları şöyle sıralayabiliriz.


1) Kütle : Evrendeki madde miktarıdır.

2) Hacim : Madde miktarının uzayda doldurduğu boşluktur.

3) Eylemsizlik : Maddenin sahip olduğu durumu koruma isteğidir.

4)Tanecikli Yapı:Bütün maddeler atom denilen küçük taneciklerden yapılmıştır.Atomlar da proton,nötron ve elektron gibi küçük taneciklerden yapılmıştır. Bütün bu tanecikler arasında boşluklar vardır. Onun için madenin yapısında boşluklu ve tanecikli yapı esastır.

5) Elektrikli Yapı: Bütün maddelerin yapısında + ve - yükler mevcuttur. Bunlardan biri eksik olursa madde madde olmaktan çıkar.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

MADDENİN AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ

Bir maddeyi diğerlerinden ayırmamıza ve ayırdığımız maddeyi tanımamıza yarayan özelliklere denir. Bu ayır edici özellikler, fiziksel , kimyasal, biyolojik, nükleer...

şeklinde sınıflandırılabilir. Tabloda bazı ayırt edici özelliklerin hangi fiziksel hallerde ayırt edici olduğu görülmektedir. Şimdi bu tablodaki özellikleri tek tek inceleyelim.

KATI SIVI GAZ
Öz kütle + + +
Erime Noktası + - -
Donma Noktası - + +
Kaynama Noktası - + -
Yoğunlaşma Noktası - - +
Esneklik Kat Sayısı + - -
Genleşme Kat Sayısı + + -
İletkenlik + + -
Çözünürlük + + +

ÖZ KÜTLE : Sabit sıcaklık ve basınçta birim hacimdeki madde miktarıdır. Katı ve sıvılarda birim hacim genellikle Gram/ cm3 alınır. Gazlarda ise hacim litre alınır. Öz kütle "d" ile sembolize edilir.

ERİME NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta katı saf bir maddenin katı halden sıvı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.

DONMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf sıvı bir maddenin, sıvı halden katı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.

ERİME - DONMA OLAYI : Katı bir maddenin ısıtıldığında sıvı hale geçmesi olayına ERİME denir. Bu olayın tersine yani sıvı bir maddenin ısı kaybı sonucu katılaşması olayına DONMA denir. Bu hal değişim olayları saf maddelerde sabit (belirli) sıcaklıklarda olur.

Bu durumda;

* Arı (saf) maddelerin erime ve donma süresince sıcaklıkları sabittir.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

KAYNAMA - YOĞUNLAŞMA OLAYI VE BUHARLAŞMA

Bir miktar su ağzı açık kaba konulduğunda zamanla suyun azaldığı gözlenir. Bu olayda sıvı molekülleri bulunduğu ortamdan ısı alarak sıvı halden buhar haline geçmiştir. Bu olaya buharlaşma denir. Sıvılar bulunduğu her sıcaklıkta buharlaşabilirler.Sıvı moleküller, buhar haline gelirken sıvıdan ayrılanlar dış ortama basınç yaparlar. Yaptıkları bu basınca DENGE BUHAR BASINCI denir.

Sıvıların sıcaklığı artıkça buharlaşması hızlanır. Dolayısı ile denge buhar basıncı da artar. Denge buhar basıncının bu artışı en nihayetinde açık hava basıncına (Po) eşik oluncaya kadar devam eder.

Sıvının buhar basıncının; açık hava basıncına eşit olduğu anda KAYNAMA olayı gerçekleşir. Kaynama olayının başladığı sıcaklığa da KAYNAMA NOKTASI (SICAKLIĞI) denir.

KAYNAMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf sıvı bir maddenin, sıvı halden gaz hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.

* Saf suyun donma noktası 0 0C , kaynama noktası ise 100 0C"dir ( 1 atmosfer basınçta)

* Saf (arı) sıvıların kaynama süresince hem sıcaklığı hem de buhar basıncı sabittir.

* Saf olmayan sıvıların ise kaynama süresince sıcaklığı değiştiği halde buhar basıncı değişmez.

* Sıvıların 1 atm. basınçta elde edilen kaynama sıcaklıklarına "normal kaynama sıcaklığı" denir.

* Kaynama sıcaklığı saf sıvılar için ayırt edici özelliktir.

YOĞUNLAŞMA NOKTASI : Sabit sıcaklıkta ve basınçta saf gaz bir maddenin, gaz halden sıvı hale geçtiği sıcaklıktır. Genellikle birimi ( 0C ) olarak verilir.

*Saf bir katı eridiği sıcaklıkta, sıvısı da donar; Yine aynı şekilde saf bir sıvının buharlaştığı sıcaklıkta, buharı da yoğunlaşır.


KAYNAMA NOKTASINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER:

1- Sıvının cinsi: Sıvının kimyasal yapısı değiştikçe kaynama noktası değişir. Kısaca sıvı molekülleri arasındaki çekim kuvveti arttıkça sıvının kaynama noktası artar.

2- Açık hava basıncı: Sıvı yüzeyine etki eden açık hava basıncı (Po) arttıkça sıvının kaynama noktası yükselir.

3- Yükselti (Rakım): Deniz seviyesinden yükseklere çıkıldıkça sıvının kaynama noktası düşer. Bu olay dolaylı yoldan açık hava basıncının azalmasına bağlıdır.

4- Sıvıda yabancı madde çözünmesi: Çözüneni uçucu olamayan çözeltilerde (katı - sıvı) çözünen madde miktarı arttıkça çözeltinin kaynama noktası artar.

ü Aynı rotamda kaynayan bütün sıvıların kaynama süresince buhar basınçları birbirine eşittir.

ü Bütün sıvıların sıcaklığı arttıkça buhar basıncı artar. Ancak kaynama başladıktan sonra buhar basıncı sabit kalır

ü Bütün sıvıların sıcaklığı arttıkça buhar basıncı artar demiştik. Ancak saf sıvılarda kaynama noktasından sonra hem sıcaklığı hem de buhar basıncı sabitleşir. Oysa tuzlu su gibi çözeltilerde kaynamaya başlama sıcaklığına kadar hem sıcaklık hem de buhar basıncı artar, kaynama başladığı andan itibaren, sıcaklığı arttığı halde buhar basıncı değişmez.

ü Sıvıların aynı ortamda kaynama noktaları ile buhar basınçları arasında ters orantı ilişkisi vardır. Yani kaynama sıcaklığı yüksek olan sıvının buhar basıncı daha düşüktür.


ÖRNEK: 1 atm basınç altında

Suyun kaynama noktası : 100 0C"dir

Saf alkolün kaynama noktası : 78 0C"dir

Buhar basınçları arasında ise : Palkol > Psu' dur


Sıvının ısı alarak gaz fazına geçmesi olayına buharlaşma demiştik. Şimdi bu olayın tersini düşünelim. Yani buharın ısı kaybederek sıvı hale geçmesi olayına yoğunlaşma denir. Günlük hayatta camların buğulanması, buzdolabından çıkan kapların dış yüzeylerinde sıvı taneciklerin oluşması birer yoğunlaşma olayıdır.

ESNEKLİK : Katı bir maddeye dışarıdan bir kuvvet uygulandığında maddenin şekli değişir. Kuvvet ortadan kaldırıldığında madde tekrar eski hale geliyorsa bu olaya esneklik denir.Katı maddenin biçim değiştirmeksizin etkisinde kalacağı büyük bir gerilme değeri vardır. Bu değere esneklik sınırı denir. Esneklik sınırı aşılınca maddenin şekli değişir, eğilir kırılır...


GENLEŞME : Her hangi bir madde dışarıdan ısı aldığında eninde boyunda veya hacminde bir artış oluyorsa bu olaya genleşme denir. Genleşme katı, sıvı ve gazlarda görülür. Ancak genleşme kat sayısı yalnızca katı ve sıvılarda ayırt edici özelliktir. Gazlarda ise ortak özelliktir.

Genleşme katsayısı: 1 0C' sıcaklık artışında maddenin hacmindeki oransal artışa denir.

Uzama katsayısı : 1 0C' sıcaklık artışında maddenin boyundaki uzama miktarıdır.


İLETKENLİK : İletkenlik bir maddenin ısı ve elektriği iletip iletmemesi olayıdır. Katı ve sıvılarda ayırt edici bir özelliktir. gazlarda ise değildir. Demir, bakır, grafit. lehim gibi maddeler elektriği iyi ilettiği halde; Elmas, hava, saf su,plastik gibi maddeler iyi iletmezler. Onun için iletkenlik katı ve sıvılarda ayırt edicidir.

Elektrik iletkenliği : Bir maddenin üzerinden geçen elektrik akımına karşılık, o maddenin elektrik akımına gösterdiği kolaylıktır. Yani maddeden elektrik akımı ne kadar kolay geçerse (direnci ne kadar az ise) o madde o kadar iyi iletkendir.

* Suda moleküller halinde çözünen maddelerin sulu çözeltileri iletken değildir. Ancak buda iyonlaşan bileşiklerin sulu çözeltileri iletkendir. şekerli su iletken değildir ama tuzlu su iletkendir.


Maddelerde Elektrik İletkenliği:

1- Elektron hareketi ile olur. Buna birinci sınıf iletkenlik denir. Metallerde ve alaşımlarda görülür. Bu maddeler katı, sıvı ve gaz hallerin hepsinde iletkendirler.

2- İyonların hareketi (göçü) ile olur. Buna ikinci sınıf iletkenlik denir. Asit baz ve tuzların sulu çözeltilerinde görülür.


ÇÖZÜNÜRLÜK : Sabit sıcaklık ve basınçta birim hacim çözücüde çözünmüş madde miktarıdır. Genellikle sulu çözeltilerde birim hacim 100 cm3 alınır. Çözünürlük kavramı çözeltiler konusunda detaylı bir şekilde işlenecektir.


Tablodaki fiziksel ayrıt edici özelliklerin yanında bir çok kimyasal ve nükleer ayırt edici özellikte vardır bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

Yanıcılık, Tutuşma sıcaklığı, asit ve bazlarla etkileşme, atom numarası, yarılanma süresi, aktiflik, indirgenme potansiyeli... gibi.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

Karışımların Ayırma Yöntemleri

1.Süzme: Katı-sıvı karışımların ayrılması için kullanılır.Kum ve su,çay,süt …

2.Mıknatıslanma: Mıknatıstan etkilenen maddeyi etkilenmeyenden ayrılması için kullanılır.Demir tozu talaş gibi.

3.Öz kütle(yoğunluk ): Katı-sıvı,sıvı-sıvı karışımların ayrılması için kullanılır. Zeytinyağı su,su-saman gibi.

4.Çözünürlük: Çözünürlükleri farklı katı maddelerin sıvı içinde ayrılması için kullanılır.Naftalin ve tuz suya atılırsa…

5.Buharlaştırma: Çözünmüş katı,sıvı karışımların ayrılması için kullanılır.Şeker-su…

6.Damıtma: Kaynama noktaları faklı sıvıları birbirinden ayırmak için kullanılır.Saf su elde etmede,petrol ürünleri üretiminde,alkol ve bitkisel yağ üretiminde kullanılan bir yöntemdir.Ham petrol damıtılarak benzin,mazot,gaz yağı ,asfalt,fuel-oil elde edilir.

7.Eleme: Büyüklükleri farklı katı maddelerin ayrılmasında kullanılır.kumu çakıldan ayırmada kullanılır.

Saf maddeler,bileşikler ve elementler diye ikiye ayrılır.

Tek cins atomdan yapılmış maddeye element denir. Elementler kendisinden başka maddeye ayrılmazlar. Maddenin tüm özelliklerini gösteren en küçük parça atom dur.

Bileşikler: Farklı cins atomların birleşerek oluşturdukları yeni maddeye bileşik madde denir.Örneğin: 2Hidrojen + Oksijen = Su reaksiyonuna göre iki element birleşmiş bir bileşik madde (su) oluşmuştur. Bileşiklerin bütün özelliğini taşıyan en küçük parçasına molekül denir.
Element molekülü(O2,H2,N2 gibi) ve bileşik molekülü(H2O,NH3 gibi)diye ikiye ayrılır.
1.Süzme: Katı-sıvı karışımların ayrılması için kullanılır.Kum ve su,çay,süt …

2.Mıknatıslanma: Mıknatıstan etkilenen maddeyi etkilenmeyenden ayrılması için kullanılır.Demir tozu talaş gibi.

3.Öz kütle(yoğunluk ): Katı-sıvı,sıvı-sıvı karışımların ayrılması için kullanılır. Zeytinyağı su,su-saman gibi.

4.Çözünürlük: Çözünürlükleri farklı katı maddelerin sıvı içinde ayrılması için kullanılır.Naftalin ve tuz suya atılırsa…

5.Buharlaştırma: Çözünmüş katı,sıvı karışımların ayrılması için kullanılır.Şeker-su…

6.Damıtma: Kaynama noktaları faklı sıvıları birbirinden ayırmak için kullanılır.Saf su elde etmede,petrol ürünleri üretiminde,alkol ve bitkisel yağ üretiminde kullanılan bir yöntemdir.Ham petrol damıtılarak benzin,mazot,gaz yağı ,asfalt,fuel-oil elde edilir.

7.Eleme: Büyüklükleri farklı katı maddelerin ayrılmasında kullanılır.kumu çakıldan ayırmada kullanılır.

Saf maddeler,bileşikler ve elementler diye ikiye ayrılır.

Tek cins atomdan yapılmış maddeye element denir. Elementler kendisinden başka maddeye ayrılmazlar. Maddenin tüm özelliklerini gösteren en küçük parça atom dur.

Bileşikler: Farklı cins atomların birleşerek oluşturdukları yeni maddeye bileşik madde denir.Örneğin: 2Hidrojen + Oksijen = Su reaksiyonuna göre iki element birleşmiş bir bileşik madde (su) oluşmuştur. Bileşiklerin bütün özelliğini taşıyan en küçük parçasına molekül denir.
Element molekülü(O2,H2,N2 gibi) ve bileşik molekülü(H2O,NH3 gibi)diye ikiye ayrılır.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

KONU TARAMA TESTİ


ÖRNEK :


Kimyasal bir olay sırasında;

1.Maddenin molekül yapısı değişir.

2.Farklı kimyasal özellikte yeni madde oluşur.

3.Maddenin fiziksel özellikleri değişmez.

Yargılarından hangileri doğrudur?


A)yalnız 1 B)yalnız 2 C)yalnız 3 D)1 ve 2 E)2 ve 3


(Cevap: D)


ÖRNEK :


Günlük hayatta karşılaştığımız aşağıdaki olayların hangisinde yalnız fiziksel bir değişme olmuştur?

A)Sütten yoğurt eldesi

B)Bitkilerin özümleme ile aldıkları karbondioksit solunum ve yanma ile geri vermesi

C)Çiy oluşumu

D)Elmadan sirke eldesi

E)Yumurtanın haşlanması


(Cevap : C)


ÖRNEK :

Aşağıda oda koşullarında bulunan X,Y ve Z maddelerin fiziksel halleri verilmiştir?

Fiziksel hal

X:Sıvı-Gaz

Y:Sıvı

Z:Katı-Sıvı

Maddelerin sıvı fazda moleküller arası çekim kuvvetlerini karşılaştırınız?


A)Z>X>Y B)Y>X>Z C)Z>Y>X D)X>Y>Z E)X>Z>Y>


(Cevap : C)


ÖRNEK :

Kaynama noktası(ºC) Dış basınç(P)

1.Saf su 98 p1

2.Tuzlu su 95 p2

3.Saf su 100 p3


Yukarıdaki sıvıların karşılarında kaynama noktaları verilmiştir.Buna göre bulundukları ortamların dış basınçları arasında ilişki hangisinde doğru verilmiştir?

A)p1>p2>p3

B)p2>p1>p3

C)p3>p2>p1

D)p3>p1>p2

E)p2>p3>p1


(Cevap : D)

ÖRNEK :

X,Y,Z katılarının özısıları (ısınma ısıları) arasındaki ilişki;Cx>Cy>Cz şeklindedir.

Buna göre kütleleri (m) arasındaki ilişki için hangisi doğrudur?

A)mx>mz>my B)mx>my>mz C)mz>mx>my D)mz>my>mx E)my>mz>mx


(Cevap: D)


ÖRNEK :

Aşağıdaki olaylardan hangisinde maddenin düzensizliği artar?

A)Suyun buz haline gelmesi

B)Buharın yoğunlaşması

C)Tuzun suda çözünmesi

D)Erimiş yağın donması

E)CO2 gazının suda çözünmesi


(Cevap: C)


ÖRNEK :

Aşağıdaki olaylardan hangileri gerçekleşirken çevresinden ısı alır?

1.Kar yağması

2.Kesilmiş bir karpuzun soğumasu

3.Toprak testilerin suyu soğutması

4.Karın erimesi

A)1ve2 B)1ve3 C)2ve3 D)1,2,3ve4 E)2,3,4


(Cevap: E)
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

ATOMUN YAPISI VE PERİYODİK CETVEL
Atom : Bir elementin bütün özelliğini taşıyan en küçük parçasına atom denir

ATOM MODELLERİ

DALTON ATOM MODELİ :

1- Madde, atom denilen içleri dolu bölünemeyen taneciklerden oluşmuştur.

2 - Aynı elementin atomları büyüklük yönünden biribirnin aynı, farklı elementlerin atomları tamamen biribirinden farklıdır.

3 - Tepkimelerde atomlar korunur.

4- Atomların birleşmeleri sonunda moleküller oluşur.

THOMSON ATOM MODELi :

Thomson, maddenin düzgün olarak dağıtılmış pozitif yükler ve aralarına serpiştirilmiş negatif yüklerden oluştuğunu ifade etmiştir. Bu yönüyle madde atomu üzümlü keke benzetilebilir. Kek pozitif yük, üzümler ise elektronlardır.

RUTHERFORD ATOM MODELi :

Merkezde kütlesi çok büyük bir çekirdek ve etrafında belirli yörüngelerde dolanan elektronlardan oluşmuştur. Bu görüşün yetersizliği ise; Elektronun neden çekirdeğe düşmediği yada atomdan fırlayıp gitmediği sorusunun cevapsız kalmasıdır.

BOHR ATOM MODELi :

Bohr atom modeli, elektronların çekirdekten herhangi bir uzaklıkta bulunan tek bir yörüngede değil, belirli yörüngede olduğunu belirtir. Bir elektronun bulunduğu yer elektronun sahip olduğu enerjiye bağlıdyr. Bu enerji düzeyleri çekirdeğe yakın olandan uzağa doğru 1,2,3.... gibi numaralar verilerek gösterilir.

Enerji düzeylerinin enerjisi çekirdeğe yaklaştıkça azalır, uzaklaştıkça artar. Elektron bir üst enerji seviyesine enerji verilerek uyarılır ve enerji kesilirse elektron eski yerine gelir ve bu arada aldığı enerjiyi ışık şeklinde yayar.

Atom

Çekirdek Elektronlar

Protonlar Nötronlar

Atomun temel parçacıkları proton , nötron ve elektronlardır. Protonlar ve nötronlar atomun kütlesini oluşturup çekirdekte bulunurlarken, kütlesi yok denilecek kadar az olan elektronlar, çekirdeğin etrafındaki belirli yörüngelerde çok hızlı bir şekilde dönerler.

Bir atomun çekirdeğindeki proton sayısı ile nötron sayısının toplamı kütle numarasını verir. Elektronun kütlesi proton ve nötronun yanında çok küçük olduğundan ihmal edilir.

Kütle No= Proton Sayısı + Nötron Sayısı

Atomun çekirdeğinde kaç tane pozitif yük varsa etrafında da o kadar negatif yük olmalı ki atom nötr olsun . Protonlar (+) yüklü, nötronlar yüksüz ve elektronlar (-) yüklü tanecikler olduğuna göre nötr atomlarda proton sayısı daima elektron sayısına eşit olmalıdır. Proton sayısı aynı zamanda çekirdek yükünün bir ifadesidir.

Atom no=proton sayısı=elektron sayısı(nötr atomlarda)=çekirdek yükü

Bir atomda kütle numarası,atom numarası ve atomun yükü aşağıdaki şekilde olduğu gibi gösterilir.

İzotop Atomlar:

Atom numaraları aynı kütle numaraları farklı ya da proton sayıları aynı nötron sayıları farklı olan atomlara bir birinin izotopu atomlar denir. İzotop atomların kimyasal özellikleri aynı olduğu halde fiziksel özellikleri farklıdır.

İzotopu olan elementin atomik kütlesi, izotoplarının tabiattaki yüzdeleriyle doğru orantılı olarak, onların bir ortalamasıdır.

Allotrop atomlar : Aynı elementin uzayda farklı şekilde dizilerek farklı geometrik şeklindeki kristallerine allotrop denir. Örneğin grafitle elmas, beyaz fosforla kırmızı fosfor, rombik kükürtle monoklinik kükürt, ozon ile oksijen birbirinin allotropudur. Allotropların fiziksel özellikleri farklı olduğu halde kimyasal özellikleri aynıdır.

İzoton : Nötron sayıları eşit olan atomlara birbirinin izotonu denir.

İzobar: Kütle numaraları aynı atom numaraları farklı olan atomlara izobar atomlar denir.

İzoelektronik : Elektron sayıları bir birine eşit olan atomlardır.

Elektron Dağılımı : Elektronlar çekirdeğin çevresindeki yörüngelerde bulunurlar. Elketronların bulunma ihtimalinin fazla olduğu yerlere orbital denir. Orbitaller s,p,d,f... gibi harflerle gösterilirler. Her hangi bir enerji düzeyindeki orbital sayısı n2 dir.(n=enerji seviyesi olup 1,2,3,4... gibi tam sayılardır).

Herhangi bir enerji seviyesinin alabileceği elektron sayısı ise 2n2 ile hesaplanır.

Örneğin, 3. Enerji seviyesinde 2.32=18 orbital vardır. Bu enerji seviyesinde 18 elektron bulunabilir.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

ELEKTRONLARIN ORBİTALLERE YERLEŞİM SIRASI:

Şekilde görüldüğü gibi elektronlar 1s22s22p63s23p64s2 3d10 4p65s2...........sırasına göre orbitallere yerleşmektedir.

Hund Kuralı : Elektronlar orbitallere önce birer birer yerleşir. Boş orbital varken elektron çiftleşemez.

Pauli Kuralı : Elektronlar çekirdeğin çevresinde dönerken aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da dönerler. Birisi saat ibresi yönünde dönerken diğeri onun tersi yönünde döner.(+1/2, -1/2)

Örnek : Atom numarası 17 olan X elementin elektron dağılımını yapınız ?
Çözüm : 1s22s22p63s23p5 şeklinde olur.

Orbitallerin baş tarafındaki sayılar temel enerji düzeyini (baş kuant sayısını) üstündeki sayılar ise elektron sayılarını göstermektedir.

17X: 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5

Örnek: 10Ne, 18Ar, 36Kr soygaz atomlarının elektron dizilişlerini yazınız ?

10Ne : 1s2 2s2 2p6
18Ar: 1S2 2S2 2P6 3S2 3P6
36Kr: 1S2 2S2 2P6 3S2 3P6 4s2 3d10 4p6

Uyarılmış Hal : Bir elektronun bulunduğu orbitalden enerji verilerek bir üst enerjili orbitale geçmesiyle yazılan elektron dağılımına uyarılmış hal denir.

Kararlılık ve Değerlik Elektron Sayısı :

Soygazların son yörüngeleri tamamen dolu olup 8 elektron içerirler. Kararlı yapıda olan bu gazlar elektron alış-verişi yada elektron ortaklığı yapamazlar. Bu sebepten dolayı soygazlar kimyasal tepkime vermezler.

Değerlik Elektron Sayısı :

Bir elementin kendinden önceki soygazdan fazla bulundurduğu veya son enerji düzeyindeki elektron sayısıdır.

Örnek
15X = : 1s2 2s2 2p6 3s2 3p3

Son enerji düzeyinde 3+2=5 e- bulunduğundan değerlik elektron sayısı 5 dir.
Genelde değerlik elektron sayısı 1,2,3 olanlar METAL, 4,5,6,7 olanlar AMETAL 8 olanlarda SOYGAZ özelliği gösterirler.

Değerlilik:
Bir elementin kararlı yapıya(son yörünge ulaşabilmesi için alması yada vermesi gereken elektron sayısına değerlilik denir
Örnek :
17X: : 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5

Bu elementin değerlik elektron sayısı 5+2=7 dir. Ya 7 elektron vererek kendisinden önceki soygaza benzeyecek (+7) yada 1 elektron alarak (-1) son yörüngeyi 8 e tamamlayacaktır. Bir elementin alabileceği değerliklerin mutlak değerlikleri toplamı 8 dir. Metaller elektron almadıklarından negatif değerlik almazlar.

Örnek : 11Na, 15P, 18Ar elementlerinin değerliklerini ve metal mi, ametal mi olduğunu belirleyiniz.

Çözüm :
11Na : 2 8 1 değerlik elektron sayısı 1 olup metaldir. Değerliliği +1 dir.
15P : 2 8 5 değerlik elektron sayısı 5 olup ametaldir. Değerliliği +5 ile -3 arasındadır.

18Ar: 2 8 8 değerlik elektronu 8 olup soygazdır. Değerliliği yoktur.

İyon Kavramı :
Elektron alış-verişi yapmış atomlara iyon denir.
İyon ,katyonlar ,anyonlar:
NH4+, Ca+2, K+1, Al+3 CO3-2, Cl-, SO4-2

Katyon : Pozitif yüklü atom yada atom gruplarıdır.
Katyonların özellikleri :
1. Elektron koparıldığı için elektron sayıları nötr atomlarınınkinden azdır.
2. Atom çapı nötr atomlarınınkinden küçüktür.(elektron koparıldıkça atom çapı küçülür.)
3. Proton sayıları elektron sayılarından büyüktür.

Anyon : Negatif yüklü atom yada atom gruplarıdır.
Anyonların Özellikleri :
1. Elektron aldıkları için nötr atomlarına göre elektron sayıları fazladır.
2. Atomun çapı nötr atomlarınınkinden büyüktür.(elektron aldıkça atom çapı büyür.)
3. Elektron sayısı proton sayısından büyüktür.

Bir atom verdiği elektron sayısı kadar pozitif (+) , aldığı elektron sayısı kadar negatif (-) değerlik alır.

İyonlaşma Enerjisi :

Gaz halindeki nötr bir atomdan bir elektronu koparmak için gerekli olan enerjiye iyonlaşma enerjisi denir. 1. Elektron koparılıyorsa I. İyonlaşma enerjisi(E1), 2. Elektron koparılıyorsa II. İyonlaşma enerjisi(E2)....adını alır. Bir atomda her zaman E1

Örnek : 11X, 15Y ve 19Z atomlarının 1. İyonlaşma enerjilerini karşılaştırınız ?
X: 2 8 1
Y: 2 8 5
Z: 2 8 8 1

Y bir ametal olduğu için elektron vermek yerine almayı tercih edeceğinden E1 en büyük olacaktır.

X ile Z karşılaştırılınca Z nin atom çapı daha büyüktür. En son yörüngesindeki 1 elektronu koparmak X e göre daha az enerji gerektirir. Buna göre Y>X>Z olur.

Periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe atom çapı azalmakta ve Ei artmaktadır. Yukarıdan aşağıya inildikçe atom çapı arttığından Ei azalmaktadır.

Örnek : X elementinin ilk 4 iyonlaşma enerjileri :
E1= 140 E2= 290 E3= 600 E4 = 3200 k.kal/mol olduğuna göre X elementinin değerlik elektron sayısı kaçtır ?

140-290-600-3200 600 den ani bir artışla 3200 kk/mol e çıkmasının sebebi 3200 kk ile soygaz elektron düzeninden(8 den) elektronun koparıldığını gösterir.

Demek ki bu atom 2 8 3 şeklinde olup ilk 3 elektron çok az bir enerjiyle kopmuştur. Değerlik elektron sayısı 3 dür.

Küresel Simetri : Bir atomun elektron dizilişindeki en son orbital tam dolu yada yarı dolu ise atom küresel simetri özelliği gösterir. Küresel simetri gösteren atomlarda elektronlar çekirdek tarafından simetrik çekilirler. Simetrik çekilen elektronu koparmak fazla enerji gerektirir.

Bir atomun elektron dizilişi s1,s2, p3,p6, d5.d10, f7, f14 ile bitiyorsa o atom küresel simetri özelliği gösterir.

Örnek : I- 15X II- 13Y III- 25Z atomlarından hangisi yada hangileri küresel simetri gösterir ?
Çözüm : 15X: 1s2 2s2 2p6 3s2 3p3 (P3 ile bittiği için küresel simetri)
13Y : 1s2 2s2 2p6 3s2 3p1 (p1 ile bittiği için küresel simetri değil)
25Z : 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s2 3d5 (d5 ile bittiği için küresel simetri)
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

PERİYODİK CETVEL
PERİYODİK CETVELİN ÖZELLİKLERİ

1. Periyodik cetvelde düşey sütunlara grup yatay sıralara da periyot denir. 8 tane A (baş grup) 8 tanede B olmak üzere 16 grup vardır.

2. Bir elementin bulunduğu baş grup numarası onun değerlik elektron sayısına eşittir. Örneğin element 7A grubundaysa değerlik elektronu 7, 3A grubundaysa değerlik elektronu 3 dür.

3. Aynı gruptaki elementlerin değerlik elektronları aynı olduğundan kimyasal özellikleri de aynıdır.

4. Periyodik cetveldeki gruplar şöyle adlandırılır.

Grup Adı
1A Alkali metaller
2A Toprak alkali metaller
3A Toprak metalleri
4A Karbon grubu
5A Azot grubu
6A Oksijen grubu
7A Halojenler
8A Soygazlar(asal gazlar)

5. Her periyot bir alkali metalle başlar ve bir soygaz ile biter.
6. Hidrojen alkali metal olmadığından 1.periyot alkali metalle başlamaz.
7. Periyotlarda soldan sağa doğru gidildikçe asitlik özelliği artar, bazlık ve elektrik iletkenliği azalır.
8. Soldan sağa doğru atom çapı azalırken yukarıdan aşağıya doğru atom çapı artar.
9. Soldan sağa doğru iyonlaşma enerjisi artarken yukarıdan aşağıya doğru iyonlaşma enerjisi azalır.
10. Soldan sağa doğru çap azaldığı için elementlerin elektron ilgisi (elektronegatiflik) artar, yukarıdan aşağıya doğru azalır.
11. Yukarıdan aşağıya doğru metalik özellik artar, soldan sağa doğru azalır.

BAZI GRUPLARIN ÖZELLİKLERİ

1A GRUBU (ALKALİ METALLER) (Li, Na, K, Rb,Cs,Fr)

1. Değerlik elektron sayıları bir olduğu için bu elektronunu kolaylıkla vererek bileşiklerinde sadece +1 değerlik alırlar. İyi indirgendirler.
2. Çok aktif oldukları için tabiatta bileşikleri halinde bulunurlar. Tuzlarının elektroliziyle saf halde elde edilebilirler.
3. Su ve hava oksijeniyle tepkimeye girdiklerinden laboratuvarda eter yada gaz yağında saklanırlar.
4. Alevi karakteristik renklere boyarlar.( Na sarıya, Li kırmızıya )
5. Yumuşak ve parlaktırlar. Erime noktaları ve yoğunlukları küçüktür. Grupta yukarıdan aşağıya inildikçe yoğunlukları büyür, erime noktaları küçülür.

7A GRUBU ( HALOJENLER ) (F,Cl,Br,I,At)

1. Değerlik elektron sayıları 7 olduğu için bileşiklerinde +7 ile -1 arasında çeşitli değerlikler alabilirler. Özellikle -1 değerlik alırlar
2. Hidrojenli bileşikleri asit özelliği gösterir.(HCl,HI,HF....). Grupta yukarıdan aşağıya inildikçe asitlik özelliği artar.
3. Atom numaraları soygazlardan bir eksiktir.
4. Grupta yukarıdan aşağıya inildikçe atom no ve atom yarıçapı artar, elektron alma özelliği (elektron ilgisi) azalır.
5. P.cetvelde elektron alma ilgisi en fazla olan (elektronegatifliği en fazla) element flor olduğundan flor en iyi yükseltgendir.
6. 2 atomlu moleküller halinde bulunurlar. Oda şartlarında F2, Cl2 gaz , Br2 sıvı I2 ve At2 katıdır.

ÖSYM sınavında 1A , 7A ve 8A grubunun özellikleri sorulmaktadır.

8A GRUBU (SOYGAZLAR) (He, Ne, Ar, Kr, Xe Rn)

Bu gruba ait olan elementler kararlı olup kimyasal tepkimeye girmezler.

ELEMENTLERİN PERİYODİK CETVELDEKİ YERİ

Yeri belirlenecek elementin elektron dağılımı yapılır. Değerlik elektron sayısı grubunu, en yüksek enerji düzeyi de periyodunu gösterir. Son orbital S yada P ile bitiyorsa A, d ile bitiyorsa B grubu elementidir.
Örnek :
Atom numarası 15 olan elementin periyodik cetveldeki yeri neresidir ?
2+3=5 5A
15X= 1s2 2s2 2p6 3s2 3p3

3. periyot
Örnek :

19X, 13Y, 23Z elementlerinin periyodik cetveldeki yerlerini belirleyiniz ?
19X : 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s1 : 4.periyot 1A grubu
13Y: 1s2 2s2 2p6 3s2 3p1 : 3.periyot 3A grubu
23Z: 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s2 3d3 : 4.periyot B grubu
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

BAZI ÖZELLİKLERİN PERİYODİK CETVELDEKİ DEĞİŞİMİ

1. ATOM NUMARASI
Periyotlarda soldan sağa, gruplarda yukarıdan aşağıya inildikçe atom numarası artar.

2. ATOM YARIÇAPI (Atom hacmi)

Atom yarıçapı atomun büyüklüğünün ölçüsüdür. Bu bakımdan yörünge sayısyıla doğru orantılıdır. Yörünge sayıları eşitse, atom numrası küçük olanın (çekirdekteki çekim kuvveti az olduğundan) yarıçapı daha büyüktür

Bu bakımdan gruplarda yukarıdan aşağıya inildikçe atoma yeni yörüngeler eklendiğinden atom çapı artmakta, soldan sağa doğru yeni yörünge eklenmediğinden atom çapı azalmaktadır.

3. İYONLAŞMA ENERJİSİ

İyonlaşma enerjisi atom çapı ile ters orantılıdır. Soldan sağa doğru çap azaldığından iyonlaşma enerjisi artmakta, yukarydan aşağıya doğru çap arttığından iyonlaşşma enerjisi azalmaktadır.

4. ELEKTRON ALMA VE VERME ÖZELLİĞİ

Gruplarda yukarydan aşağıya inildikçe elektron verme özelliği artar, periyotlarda soldan sağa gidildikçe azalır. Yörünge sayıları eşit olanlardan, değerlik elektron sayısı az olan daha kolay elektron verir.

Bir elementin metalik özelliği elektron verme eğilimiyle ölçülür.
 

Lilith

ad astra per aspera
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    5 Ağu 2017
  • Mesajlar
    1,128
  • MFC Puanı
    11
  • MFC Seviyesi

Kimyasal Bağlar ve Çeşitleri Nelerdir?

Kimyasal bağ, çekirdekteki atomları bir arada tutan kuvvettir. İki ya da daha fazla atom arasında elektron alışverişi veya ortak kullanımı ile kimyasal bağlar oluşmaktadır. Atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha düşük enerjili duruma ( daha kararlı ) erişmek için bir araya gelirler ve kimyasal bağlar sayesinde atomlar birarada, düzenli olarak belli bir geometri oluştururlar. Bu geometriyi oluştururken amaç elektron dizilişlerini soygazlara benzetmeye çalışmaktır. Birçok fiziksel özellik elektriksel bağların cinsine bağlıdır ve bu kimyasal bağlar ile farklı maddeler meydana gelmektedir. Kimyasal bağın kuvvetli olması sertliğini ve erime noktasını yükseltir.

Atomlar Neden Soygazlara Benzemek İsterler?
Soygazlar kararlı bir yapıya sahiptir ve elektron alıp verme eğilimleri yoktur. Yani denge halindedirler ve en dış elektron kabukları tamamen elektronlarla doludur.

Periyodik cetvelin en kararlı grubu olmalarından dolayı diğer bütün elementler soygazlara benzeyebilmek için elektron alışverişi veya ortak kullanımına girerler. Elementin, son yörüngesinde 2 elektron bulunan He (helyum) soygazına benzemek istemesi dublete(2′ye) varmasıdır. Diğer son yörüngelerinde 8 elektron bulunan soygazlara benzemek istemesi ise oktede (8′e) varmasıdır. Soygazların kararlı olması ve boş orbitallerinin bulunmaması normal şartlarda onlara bağ yapma özelliği vermez.

İyonik Bağ
Farklı yüklü iyonların ( + ve – yüklü taneciklerin) elektriksel çekim kuvvetlerinden ortaya çıkan bağ türüdür. Metaller ile ametaller arasında gerçekleşir ve metallerin elektron vermesi, ametallerin ise elektron almasıyla oluşur.



İyonik bağı yapan atomlardan elektron veren (+) yüklü, elektron alan (–) yüklü iyon olur ve zıt çekim kuvveti iyonları bir kristal içinde tutar. Bu kuvvetli çekim iyonik bağlı bileşikleri ayrıştırmayı zorlaştırır. Atomlardan biri ,elektron kaybedip pozitif yüklü iyona dönüşürken,diğer atom elektron kazanıp negatif yüklü iyonu oluşturur. Son durumda kaybedilen ve kazanılan elektron sayıları eşit olmaktadır.

Atomlardan elektron kaybı sonucu oluşan pozitif (+) iyonlara katyon; elektron kazanarak oluşan negatif (-) iyonlara ise anyon denilmektedir.


İyonik Bağlı Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?
İyonik bileşikler kristal yapıdadırlar ve oda sıcaklığında katı halde bulunurlar. Katı halleri elektriği iletmezken, sulu çözeltileri ve sıvı halleri elektirik akımını iletir. İyonlaşma enerjisi düşük elementler ile elektron ilgisi yüksek elementler arasında en kararlı bileşikler oluşur.

İyonik bağlı bileşiklere örnekler;

NaCl, MgS, BaCl2 NaOH, NH4NO2, FeO, …





Kovalent Bağ
Bazı ametal atomlarının atomları kendi aralarında kararlı yapıya ulaşmak için son yörüngedeki bazı elektronlarını ortak kullanırlar. Ortaklaşa kullanılarak oluşturulan bağa kovalent bağ ve oluşan bileşiklere kovalent bağlı bileşikler denir. Kovalent bağların oluşması sırasında herhangi bir elektron aktarımı gerçekleşmez.

Örneğin, C, N, S, F,Cl, Br, I, O ve H elementlerinin kendi aralarında oluşturdukları bileşikler kovalent bağlı bileşiklerdir.



Kovalent bağlı bileşikleri apolar kovalent ve polar kovalent bağ olmak üzere ikiye ayırırız.

Apolar Kovalent Bağ
Aynı cins ametal atomları arasında kovalent bağlı bileşikler oluşur. Örneğin; Cl2, H2, O2 gibi moleküller apolar kovalent bağlıdır.

Ortaklaşa kullanılan elektronlar eşit paylaşıldığından molekülün pozitif veya negatif kutbu yoktur; yani kutupsuz bir bağdır.

Polar Kovalent Bağ
Farklı cins ametal atomların yapmış oldukları kutuplu bağlardır. Elektronlar iki atom arasında eşit olarak paylaşılmadığından kutuplaşma oluşur . Aametallerden biri ortaklaşa kullanıldığından dolayı molekülün bir ucu pozitif (+), diğer ucu negatif (-) yüklenir.

HCl, HF, CO2, NO, CO, OF2, CO2, H2O gibi moleküller polar kovalent bağa örnek verilebilir.

İki atomun elektron çekme yetenekleri arasındaki farkın büyüklüğü arttıkça kimyasal bağ daha polar hale gelmektedir.

Metalik Bağ
Metal atomlarını katı ve sıvı halde bir arada tutan kuvvetlerdir ve metal atomları arasında metal bağı etkişimini oluştururlar. Metallerde değerlik(valens) elektronlar, atom çekirdekleri tarafından kuvvetli tutulmazlar. Bunun sebebi metallerin iyonlaşma enerjilerinin ve elektronegatifliklerinin oldukça düşük olmasıdır. Böylece metal atomlarının en dış elektronları nispeten gevşek tutulmaktadır. Bu bağ metal atomlarının değerlik elektronlarını bir elektron bulutuna vermesi ile oluşan bağdır ve bu şekilde elektronlar serbestçe hareket edebilmektedirler. Bu da metallerde yüksek ısı ve elektrik iletkenliğine sebep olur.



İyonlaşma enerjisi azaldıkça metalik bağlar zayıflamakta ve değerlik elektronları sayısı artıkça metalik bağ kuvveti artmaktadır.

Van Der Waals Bağı
Pozitif olarak yüklenmiş molekülün bir kısmı ve negatif olarak yüklenmiş ikinci molekülün bir kısmı arasındaki kısa süreli zayıf çekim kuvvetidir. Molekülde elektronların yoğun olduğu taraf kısmen negatif, diğer taraf da kısmen pozitif yükle yüklenir. Pozitif ve negatif yüklü kısımları arasındaki kuvvetlerin etkisi ile moleküller arasında oluşan bağlara van der waals bağları denilmektedir.

Oda koşullarında gaz halindeki bazı apolar moleküller soğutulduğunda ve yüksek basınç uygulandığında molekülleri birbirine yaklaşır. ve ikincil bir bağ olan van der waals bağları oluşur. Moleküler maddelerin molekül büyüklüğü arttıkça hem zayıf olan bu bağın kuvveti artmakta, hem de kaynama ve erime noktaları yükselmektedir.

Hidrojen Bağı
Hidrojenin elektron ilgisi büyük atomlarla oluşturduğu bileşiklerde, molekülleri bir arada tutan kuvvete hidrojen bağı denir. H atomunun kovalent olarak bağlandığı yüksek elektronegatiflikteki atom, bağ elektronlarını kendine doğru çeker ve bir hidrojen bağı oluşturur.

Biokimyasal sistemlerin yapıları kısmen hidrojen bağı etkileşmelerinin sonucu olarak belirlenir.
 
Üst Alt