Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Mahşer Günü Nebiler Peygamberimizden Medet Mi İster?

Coolumsu

Geçmiş ya da gelecek yoktur., Sadece sonsuz bir ş
MFC Üyesi
Konum
İzmir
  • Üyelik Tarihi
    11 Haz 2017
  • Mesajlar
    2,609
  • MFC Puanı
    172
  • MFC Seviyesi

Mahşer Günü Nebiler Peygamberimizden Medet Mi İster?

Allah’ın ayetleri hiçe sayılarak, var olma nedenimiz olarak peygamberimiz gösterilince ve her şeyin onun nurundan yaratıldığı söylenince hesap günü ahirette tüm peygamberlerin, peygamberimizden medet isteyeceklerinin iddia edilmesine şaşırmamak gerekir. Bu son derece çirkin bir iftiradır. Allah Kur’an’da açık bir şekilde peygamberlerin arasında ayrım yapılmamasını söyler: “Ve onlar ki, Allah’a ve elçilerine inandılar, onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmadılar; işte (Allah), pek yakında onların da mükâfatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Nisa Suresi 152). “Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, inananlar da. Tümü, Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. ‘O’nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana’dır’ dediler.” (Bakara Suresi 285). Peygamberler de dâhil mahşer günü herkes yalnızca Allah’tan medet isterler. Tek bir ayette dahi peygamberlerin ve insanların hesap günü peygamberimizden medet isteyeceklerine dair bir ifade yer almamasına ve aksini gösteren birçok ayet olmasına rağmen yalnız Allah’a ait olan bir şeyin peygamberimize isnat edilmesi, son derece yakışıksız bir iddiadır.
 

Autocrat

"Korkaklıkta AR İlerlermekte ŞEREF Var"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    7 Haz 2017
  • Mesajlar
    3,925
  • MFC Puanı
    5
  • MFC Seviyesi

ümmetine allahın cizdiği cercevede seffaat hakkı verilcek alimlerin buna bu yorumu yapma nedeni kıyamette hz isanın muhammed ummeti olarak inip mehdiye tabi olmasındandır ...

tesekkurler
 

Coolumsu

Geçmiş ya da gelecek yoktur., Sadece sonsuz bir ş
MFC Üyesi
Konum
İzmir
  • Üyelik Tarihi
    11 Haz 2017
  • Mesajlar
    2,609
  • MFC Puanı
    172
  • MFC Seviyesi

ümmetine allahın cizdiği cercevede seffaat hakkı verilcek alimlerin buna bu yorumu yapma nedeni kıyamette hz isanın muhammed ummeti olarak inip mehdiye tabi olmasındandır ...

tesekkurler

Ben de teşekkür ederim ama saçma bir yorum olmuş.. ^^
 

Autocrat

"Korkaklıkta AR İlerlermekte ŞEREF Var"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    7 Haz 2017
  • Mesajlar
    3,925
  • MFC Puanı
    5
  • MFC Seviyesi



Ben de teşekkür ederim ama saçma bir yorum olmuş.. ^^
sacma yorumu laf olsun diye yapan sensin ... bendekendi saçmalıklarına bak sen yazdığımıtasdik için mi yazdın aynı seyi ... hadi işine bak artık . sabır biyere kadar.
 

Qasem

TevhiD , AdaleT , ÖzgürlüK
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    2 Eyl 2018
  • Mesajlar
    3,667
  • MFC Puanı
    34
  • MFC Seviyesi

“Ve onlar ki, Allah’a ve elçilerine inandılar, onlardan hiçbiri arasında ayrım yapmadılar; işte (Allah), pek yakında onların da mükâfatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”

(Nisa Suresi 152).

“Elçi, kendisine Rabbinden indirilene iman etti, inananlar da. Tümü, Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve elçilerine inandı. ‘O’nun elçileri arasında hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana’dır’ dediler.”

(Bakara Suresi 285).

Peygamberler de dâhil mahşer günü herkes yalnızca Allah’tan medet isterler. 



D6603 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Herkül

Canım Dedem
Genel Sorumlu
Konum
BERGAMA
  • Üyelik Tarihi
    4 Haz 2013
  • Mesajlar
    33,088
  • MFC Puanı
    61,446
  • MFC Seviyesi

Buhari'de geçen İlgili hadisin özeti şöyledir:

Hz. Enes anlatıyor: Resûlullah (asm) şöyle buyurdu:

“Kıyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Âdem’e (as) gidip: 'Evlatlarına şefaat et!' diye talepte bulunacaklar. O ise: 'Benim şefaat yetkim yok. Siz ilk gönderilen Resul olan Nuh’a (as) gidin.' diyecek. (Bazı rivayetlerde Hz. Nuh zikredilmemiştir).

Bunun üzerine Hz. Nuh’a (as) gidecekler. O da : 'Ben yetkili değilim! Ancak, siz İbrahim’e (as) gidin! Çünkü o Halilullah’tır.' diyecek.

İnsanlar Hz. İbrahim’e (as) gidecekler. Ancak o da: 'Ben yetkili değilim! Ancak Hz. Musa’ya (as) gidin. Çünkü o kelimullah’tır.' diyecek.

Bunun üzerine insanlar Hz. Musa’ya (as) gidecekler. O da 'Ben yetkili değilim! Ancak Hz. İsa’ya (as) gidin. Çünkü O Ruhullah’tır ve onun kelimesidir!' diyecek.

Bunun üzerine ona gidecekler. O da: 'Ben buna yetkili değilim. Lakin Muhammed’e (asm) gidin!' diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: 'Ben şefaate yetkiliyim!' diyeceğim. Rabbimin huzuruna çıkmak için izin talep edeceğim. Bana izin verilecek. Önünde durup Allah’ın ilham edeceği ve şu anda muktedir olamayacağım hamdlerle Allah’a hamdü senada bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacağım.

Rab Teala: 'Ey Muhammed, başını kaldır! Dilediğini söyle, söylediğine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine getirilecektir! Şefaatte bulun, şefaatin kabul edilecektir!' buyuracak.

Ben de: 'Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!' diyeceğim. Rab Teala: '(Çabuk onların yanına) git! Kimlerin kalbinde buğday veya arpa tanesi kadar iman varsa onları ateşten çıkar!' diyecek. Ben de gidip bunu yapacağım!..” (Buhari, Tevhid 36, 19, 37; Müslim, İman 322)


- Bu hadiste açıkça görüldüğü gibi, sırasıyla ilgili peygamberlere şefaat etmeleri için müracaat edenler, Hz. Âdem’den beri var olan bütün insanlardır. Hadisin başında Âdem’e gidenlerin “Evlatlarına şefaat et!” demeleri de bunun açık ifadesidir.

- Bununla beraber, Hz. Peygamber (asm)'in hadiste “Ümmetim, ümmetim!” demesi, bu hadisin ifadesinin anlaşılmasını gerçekten zorlaştırmıştır. Alimler, “müşkil” dedikleri bu problemin farkına varmışlar ve konuyu şöyle açıklamışlar:

Bu hadisi, zikreden ravilerden bazıları, hadisin bir bölümünü, diğer bazıları diğer bir bölümünü aktarmışlar. Bu sebeple hadis rivayetinde bir kapalılık olmuştur. Bunun açıklaması şöyledir:

1) İlk başta bütün insanlar mahşer meydanında çok şiddetli bir sıcaklık altında çok uzun bir zaman beklemekten bunalan insanlar, Hz. Âdem’e ve nihayet Hz. Muhammed (asm)’e şefaat etmesi için müracaatta bulunurlar.

Hz. Peygamber burada şefaat-i uzma makamında bütün insanlara şefaat edecek ve böylece mahkeme-i kübra safahatı başlayacak ve insanlar bununla oradaki bekleme sıkıntısından kurtulacaklardır.

2) Mahşer meydanında kurulan mahkemeden sonra insanlar mizan gibi hesaplardan geçtikten sonra, sırattan/köprüden geçecekleri sırada kâfirler ve bir kısım günahkar müminler cehenneme yuvarlanacaklar.

İşte bu makamda Hz. Muhammed (asm) yeninden şefaat edecek ve özellikle “ümmet”i için şefaat hakkını isteyecek ve arpa miktarı kadar imanı olanın cehennemden kurtulmalarına şefaat edecek ve onların kurtulmalarına vesile olacaktır. (krş. İbn Hacer, Fathu’l-Bari, 11/435-440)
 
Üst Alt