Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

~~ONA İTHAFEN~~

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

:f21:Bu bölümde istediğim kişilere sevdiğim yazıları ONA İTHAFEN başlığı altında armağan edeceğim:):s22:
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Yürek umutlara gebe olduğundan beri dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi yüreğimiz dar ağacındayken bile ölüme koşup dostumuzu sevmeyi bildik.:s56::s56:
Gün gelir puslu bir dünya, aydınlık bir yaşama gebe kalır yeterki umutların hiç bitmesin kalbin hangi mutluluk ve sevgi için çarpıyorsa yaşam sana onu versin.:s40::s64:
Ay yıldızlara mutluluk fısıldarken gökyüzü sevincini yeryüzüyle paylaşırken ben sana bir parça mutluluk yolluyorum İçindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye.:f9::f9::emoticon-00115-inlo
Acıların bir kum tanesi kadar küçük,mutlulukların nisan yağmuru kadar bol olsun.:s68::s68:Hayatta bir kere ağlarsan oda mutluluktan olsun.:s56:
Hayal kur, ne hayal kurmak istersen… Gez, nereye gitmek istersen… Ol, ne olmak istersen…. :f36::f36:Çünkü senin bir tane hayatın olacak ve sadece bir şansın var bütün bunları yapabilmek İçin...:)
Koca bir çölde kum tanesi olmak yada okyanusta su damlası ama en güzeli milyonlarca insan arasında seni tanımak...:emoticon-00115-inlo:emoticon-00115-inlo:s23::f17::s18:


Sezen buda sana ithafen olsun canım:):s56:
 

Sezen

Ne Diyosak O....
Özel Üye
  • Üyelik Tarihi
    22 Eki 2015
  • Mesajlar
    14,100
  • MFC Puanı
    18,118
  • MFC Seviyesi

Oy teşekkür ederim canım:s23:
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Ne yazık ki, *adam gibi adam olmak o kadar da *kolay değil. :s78:Çünkü marifetin erkek olmak olduğunu zanneden, adam olmayı gözden kaçıran bir kalabalık var dışarıda.:u19: Adam gibi adamın biri,* bırakın kadınları, hemcinsleri tarafından bile takdir toplayıp saygı görmezdi.:u2:
Adam gibi* olmak…:f2: Erkeğin ne yaşıyla ilgisi var, ne kariyerinde ne kadar yükseldiğiyle ne de kaç para kazandığıyla bu durumun. *Aslında ne üzerindeki takım elbiseyle, ne de altındaki son model arabayla ölçülebilir adamlık. Mesele karakter Meselesidir.:f2: Adam gibi adam olmak, sadece erkeğin karakteriyle, mertliğiyle, birikimleriyle ve verdiği güvenle ölçülür.* Öyle “kedi olalı bir fare tuttum” güveniyle kendini adam ilan edip,* işler biraz zora girdiğinde ”yandım bittim kül oldum” diye kaçmak değildir…..Öyle her erkeğin harcı değil adam gibi adam olmak.:u22:
Her şeyden önce karakterin sağlam olacak. Sana kalabalıkta yanlış gelen,* tek şahit senken de yanlış gelecek.;) Öyle kalabalıkta dürüstlükten, mertlikten, vicdandan bahsedip, kimsenin şahit olmadığı bir durumda vicdanı tatile yollamayacaksın. :t7:Neysen o olacak, her nasılsan öyle görünecek *ve öyle davranacaksın.
Hayatta bir duruşun, hedeflerin olacak. :s11:Günü yaşa, gel geç değil hayat. Kolay vazgeçmeyecek, pes etmeyeceksin. Mazeretlerin değil, başarı hikayelerin olacak hayatta. İlla Everest’e tırmanman gerekmiyor. Yeter ki kaçmamış, pes etmemiş ol. İçinde bir savaşcı olsun.:s86:* Gerektiğinde eşini, aileni dostunu sırtlayabilecek gücün olsun.
Sonra kriterlerin olacak. Her gördüğün dişinin peşinden koşup skor derdinde olmayacaksın. Dişiliğin değil kişiliğin farkını bilecek,* karşılıklı oturduğunda “geyik” muhabbetinin dışında anlatacak bir şeylerin olduğundan emin olacaksın. Masaya koyduğun araba anahtarıyla, ikamet adresinle değil, üslubunla, birikiminle saygıyı kazanma derdinde olacaksın.:t15:
Özü sözü bir olacaksın mesela. Bu gün söylediğinin yarın da arkasında olacaksın.* Dün seninleyken “canım” dediğinin ardından bugün gelişigüzel konuşmayacaksın. Evvela kendine, kendi yaşadıklarına saygın olacak.:s77:
Hayatta sorumlulukların olacak. Evdeki kedini zamanında beslemekten tut da, ailenin karnını doyurmaya kadar. İşinde disiplinli olmaktan tut da, mahallendeki komşuna kadar *duyarlı ve sorumluluk sahibi olacaksın.
Hepsinden önemlisi saygılı olacaksın. Küçüğüne, *büyüğüne ve *en önemlisi kadına. Sen de kendine güveneceksin. Koyduğun sınırlarla değil, saygı duyulduğun ve sevildiğin için mutlu olmanın tadını çıkartacaksın.
Kendini sevecek, özen göstereceksin. Buluşmadan buluşmaya eline parfüm şişesi alan erkeklerden olmayacaksın mesela. Kendine saygın olacak her şeyden önce.
*
Hayatı öylesine değil, doyasıya yaşayacaksın. Tutkuluyla bağlı olduğun bir hobin olacak mesela.* Hakkında çok şey bildiğin bir konu olacak. Hakkını vererek yaşadığın anların, tatillerin olacak. Çok sevdiğin, koşulsuz her başı sıkıştığında yanında olacak dostların. Yüreğinde iz bıraktığın bir sevgilin olacak.
Hepsinden önemlisi, başını yastığa koyduğunda uyumanı engellemeyecek tertemiz bir vicdanın olacak.
Çünkü adam olmak, cinsiyet değil, şahsiyet meselesidir.


*
Bu yazıda Tüm adam gibi adamlara….
ve StigmatA sana ithafen olsun.:)
 

StigmatA

♣Şeytana Uymuyorum, Sadece Aynı Fikirdeyiz!♠
Administrator
Konum
ßursa
  • Üyelik Tarihi
    31 Tem 2008
  • Mesajlar
    24,576
  • MFC Puanı
    111,373
  • MFC Seviyesi

Cok mutlu ettin beni NaZzZ tesekkurederim canim boyle dusundugun icin.
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Bir insan mutlu olabilmesi İçin nefes almasi yeterli...Gôkyüzûnû gôrebiliyorsan, ellerinle tutabiliyorsan, aslında dünyanın en şanslı insanısın demektir...:) Hayat bazen gülümser insana. Bir gün gelir çiçek açar insan.
İnsan umudunun tepelerinde koşar çıkarıp çoraplarını, ayaklarını dağlardan gelen billur suya sokar. Bir ferahlıktır yaşadığı, iç dinginliği ve içinde yeşeren onca umut ve mutluluğu vardır. Birden gök kararır. Bulutlar pamuk gibi görünen gövdelerinden, şimşeklerini çıkarır. Arkasından fırtına, sonra sağanaklar başlar, umudu kırılmış ve yalnızlığı doyasıya yaşayan çaresizliği gözlerde....Ne mi ?
Anlatmak istedim.
Benim hayatım da senin hayatına dokunan ,
Merkezde olan insan,
İnsanla yaşanan dört mevsim...
Ne kadar çok benziyoruz
Ah bu sevda....
Dünya ile İnsan.."
Dünyaya bakınca kendini
Kendine bakınca dünyayı görüyorsun
Aslında....
Tercih senin; gülmek mi istiyorsun,:)
Ağlamak mı
Güneş açacak, güller taze dallarında,
Yağmur sarkacak, dolu rüzgara,
rüzgar,kara dönecek bazen....
En zor olan yaşamına kar yağarken,
gülmeyi tercih etmen senin güçlü biri olmanı gösterir yılmadan ayakta durabildiğini ....
(Cüneydi Bağdadi) Hz.hiç mülk edinmemiş "Hayatımda abdest almak için bir maşrapa olsun yeter" demiş.
Sonra çeşmeye maşrapasını doldurmaya inmiş. Bakmış ki bir çocuk eliyle su içiyor. Elinde ki maşrapayı da
Kaldırıp atmış "Buna da gerek, yok bunsuz da alınır" demiş.
Bazen hayat hayallerini alır elinden koşarsın Hâlik'e işte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır
O'nun vermesi senin niyetine göredir.
Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret aşk ile mutlu bir şekilde gülümseyerek ve yoluna devam et



Pisadam sana ithafen:p
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Her gün gördüğünüz dostlarınıza bugün/yarın onları gördüğünüzde bir gülümseyiverin, bakın neler değişiyor;
*
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.
Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu.
*
Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı.
Hemen bir not yazdı, yolladı.
Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.
*
Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.
Akşam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
*
Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki...
İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti.
Karnını doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek göz odasının yolunu ıslık çalarak tuttu.
Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreyen köpek yavrusunu kucağına alıverdi.
*
Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu.
Sıcak odada bir o yana bir bu yana koşturup durdu.
Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu.
Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı...
Anneler babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar...
*
Bütün bunların hepsi, ama hepsi beş kuruşluk bir maliyeti bile olmayan bir tebessümün sonucuydu.

Realist sana ithafen olsun:)
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

*
Bir insan mutlu olabilmesi İçin nefes almasi yeterli...Gôkyüzûnû gôrebiliyorsan, ellerinle tutabiliyorsan, aslında dünyanın en şanslı insanısın demektir... Hayat bazen gülümser insana. Bir gün gelir çiçek açar insan.
İnsan umudunun tepelerinde koşar çıkarıp çoraplarını, ayaklarını dağlardan gelen billur suya sokar. Bir ferahlıktır yaşadığı, iç dinginliği ve içinde yeşeren onca umut ve mutluluğu vardır. Birden gök kararır. Bulutlar pamuk gibi görünen gövdelerinden, şimşeklerini çıkarır. Arkasından fırtına, sonra sağanaklar başlar, umudu kırılmış ve yalnızlığı doyasıya yaşayan çaresizliği gözlerde....Ne mi ?
Anlatmak istedim.
Benim hayatım da senin hayatına dokunan ,
Merkezde olan insan,
İnsanla yaşanan dört mevsim...
Ne kadar çok benziyoruz
Ah bu sevda....
Dünya ile İnsan.."
Dünyaya bakınca kendini
Kendine bakınca dünyayı görüyorsun
Aslında....
Tercih senin; gülmek mi istiyorsun,
Ağlamak mı
Güneş açacak, güller taze dallarında,
Yağmur sarkacak, dolu rüzgara,
rüzgar,kara dönecek bazen....
En zor olan yaşamına kar yağarken,
gülmeyi tercih etmen senin güçlü biri olmanı gösterir yılmadan ayakta durabildiğini ....
(Cüneydi Bağdadi) Hz.hiç mülk edinmemiş "Hayatımda abdest almak için bir maşrapa olsun yeter" demiş.
Sonra çeşmeye maşrapasını doldurmaya inmiş. Bakmış ki bir çocuk eliyle su içiyor. Elinde ki maşrapayı da
Kaldırıp atmış "Buna da gerek, yok bunsuz da alınır" demiş.
Bazen hayat hayallerini alır elinden koşarsın Hâlik'e işte bu buluşma ne güzel bir buluşmadır
O'nun vermesi senin niyetine göredir.
Biten bir şey için üzülme, kader sana daha iyisini hazırlamıştır; sadece zihnin geçmişe takılı bırakmak ister seni. Artık her şeyin farkındasın. Şükret aşk ile mutlu bir şekilde gülümseyerek ve yoluna devam et..



Sefa sana ithafen olsun:)
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Papatya tarlası Bir papatya tarlası düşün.. İlkbahar ayı..Ve sen onun yanından geçen yolda yürüyorsun ve o papatya tarlasında bir papatya dikkatini çeker..Binlercesinden birisidir ama sen onun yanına gidersin.. Onda seni çeken bir şeyler vardır.. O papatyayı olduğu yerden koparırsın.. Sadece senin olsun istersin.. Sadece senin..Öleceğini düşünmeden.
*
Ve gidersin o tarladan. Bence bu tutku.. İçindeki şiddetin durduramadığı bir bencillik ama bir o kadar güzel ve hapsedici. Yine o tarlanın kenarındaki yolda yürüyorsundur.. Yine milyonlarcası arasında bir tanesi seni çeker.. Yaklaşırsın yanına.. Yanına gidersin o papatyanın.. Gözlerin başkasını görmez olur o an. Onun için her şeyi yapmak istersin.. Dokunmak istersin.. Dokunamazsın, orada onunla ölmek istersin. Ama birden hafif bir rüzgar eser ve bir başka güzel çiçek kokusu gelir burnuna.. Dayanamazsın onun kokusuna.. Unutturur her şeyi bir anda ve o kokunun geldiği yöne gidersin..O papatya orada kalmıştır.. Yüreğinin bir kenarında.. Paylaşılmamıştır bir çok şey.. Unutulur çok şey.. Unutulmaz belki ama geri de dönülmez ona.. Aşk bence böyle bir şey.. Yine o yoldasın.. Papatya tarlasının yanından geçen.. Ve yine bir papatya... Milyonlarcasının içinde seni çeker.. Gidersin yanına.. Orada kalakalırsın.. O hiç ölmesin diye her şeyi yaparsın.. Tüm gücünle onunla olmak istersin.. Oradan seni koparacak hiç bir güç olmadığına inanırsın.. Ve orada onunla ölene kadar
birlikte kalırsın..
Bence sevgi de bu.


Sonay 'ım buda senin :)
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Bir hikâye, iki arkadaşın çölde yürüdüğünü anlatır. Yolculuğun bir noktasında bir münakaşa olur ve biri diğerine tokat atar.
*
Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma söyle yazar:
*
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI".
*
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar
verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı
kurtarır. Yari boğulmadan kurtulduktan sonra bir tasa söyle yazar:
*
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI".
*
Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar : "Canını acıttığımda kuma yazdın
neden şimdi taşa?"
*
Diğeri cevaplar : "Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki
Bağışlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiç bir rüzgar silemesin.
*
"ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN".


Okan sana ithafen olsun bu anlamlı yazı:)
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

Günün birinde yolu bir dergâha düşen kendi halinde bir adam, dergâhta, bir Mevlevi ile bir Bektaşi?nin sohbet ettiklerini görünce yanlarına yaklaşır. Kendini tanıtır ve dergâhı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek için geldiğini söyler.
*
Erenler başlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya, her biri kendi yolunu mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışır.Adam bir yandan onları dinlerken, bir yandan da gözleri onların giysilerine takılır.Mevlevi'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine üç kişinin birden kolu sığabilir, hem de uzun olduğu için yalnızca kolları değil, elleri de kapatmaktadır.Bektaşi?nin kıyafetinde ise tam tersi bir durum vardır.Elbisenin kolu daracıktır, neredeyse tene yapışmıştır; üstelik kısa olduğu için, eller ta bileklere kadar açıktır.Bu duruma hayret eden adam, sebebini öğrenmek ister.
*
Büyük merakla, önce Mevlevi'ye sorar:
*
"Pirim, kıyafetinizin kolları neden o kadar geniş ve uzun; bunun özel bir sebebi var mı?"
*
Mevlevi hiç beklemediği bu soru karşısında oldukça şaşırır.İki kolunu da biraz yukarıya kaldırır, sonra ellerini birleştirerek kollarını daire sekline getirir ve şöyle der:
*
"Evet, özel bir sebebi vardır. Çünkü biz insanların günahlarını, ayıplarını, kusurlarını örteriz. Başkaları görmesin diye üzerini kapatırız."
*
Yanıttan oldukça hoşnut olan adam aynı merakla bu kez Bektaşi'ye döner:
"Peki ya siz, pirim" Sizin kıyafetinizin kolları neden bu kadar dar ve kısa?
*
Siz insanların günahları ve ayıplarını örtmez misiniz?
*
Bektaşi kendi kollarına bakar, birkaç saniyelik bir dalgınlıktan sonra gülümser ve adama bakarak şöyle der:
*
"Biz mi" Bizim geniş kıyafetlere ihtiyacımız yoktur.
*
Çünkü biz insanların günahlarını ve kusurlarını görmeyiz.
*
ÖZETLE:
Seveceksen öylece sev.
Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.
Birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni mutsuz eder. Birincisini bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun?

sessizsakin imm bu anlamlı yazımızda sana:)
 

ELizanGüL

"Şüphe ettiğin ne varsa vazgeç"
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    6 May 2016
  • Mesajlar
    6,006
  • MFC Puanı
    2,443
  • MFC Seviyesi

YAŞAMAK fırsattır, yararlanmayı bil.
*
YAŞAMAK güzelliktir, kıymetini bil.
*
YAŞAMAK mutluluktur, tatmayı bil.
*
YAŞAMAK rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
*
YAŞAMAK meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil.
*
YAŞAMAK görevdir, tamamlamayı bil.
*
YAŞAMAK oyundur, oynamayı bil.
*
YAŞAMAK servettir, korumayı bil.
*
YAŞAMAK aşktır, sevgidir, keyfinin çıkarmayı bil.
*
YAŞAMAK bilmecedir, çözmeyi bil.
*
YAŞAMAK verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
*
YAŞAMAK hüzündür, aşmayı bil.
*
YAŞAMAK şarkıdır, söylemeyi bil.
*
YAŞAMAK mücadeledir, kabullenmeyi bil.
*
YAŞAMAK trajedidir, göğüslemeyi bil.
*
YAŞAMAK maceradır, göze almayı bil.
*
YAŞAMAK şanstır, kullanmayı bil.
*
YAŞAMAK çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.
*
YAŞAMAK yaşamaktır, uğruna savaşmayı bil.


BoluBeyi :) bu kısa ve öz yaşamak yazısı senin için olsun:)
 

BoluBeyi

Hepinizin Canı Cennete ..!
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    24 Mar 2017
  • Mesajlar
    4,414
  • MFC Puanı
    2,927
  • MFC Seviyesi

YAŞAMAK fırsattır, yararlanmayı bil.
*
YAŞAMAK güzelliktir, kıymetini bil.
*
YAŞAMAK mutluluktur, tatmayı bil.
*
YAŞAMAK rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
*
YAŞAMAK meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil.
*
YAŞAMAK görevdir, tamamlamayı bil.
*
YAŞAMAK oyundur, oynamayı bil.
*
YAŞAMAK servettir, korumayı bil.
*
YAŞAMAK aşktır, sevgidir, keyfinin çıkarmayı bil.
*
YAŞAMAK bilmecedir, çözmeyi bil.
*
YAŞAMAK verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
*
YAŞAMAK hüzündür, aşmayı bil.
*
YAŞAMAK şarkıdır, söylemeyi bil.
*
YAŞAMAK mücadeledir, kabullenmeyi bil.
*
YAŞAMAK trajedidir, göğüslemeyi bil.
*
YAŞAMAK maceradır, göze almayı bil.
*
YAŞAMAK şanstır, kullanmayı bil.
*
YAŞAMAK çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.
*
YAŞAMAK yaşamaktır, uğruna savaşmayı bil.


@BoluBeyi :) bu kısa ve öz yaşamak yazısı senin için olsun:)


E tamamda ben çok utandım şimdi.. altında kalmıcam söz veriyorum :)

Cok güzeldi gerçekten.Bana özel olması ayrı bir tat verici. Bence yaşamak mutlu etmektir ve sen bunu gayet iyi başarıyorsun :f42:
 
Üst Alt