Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

[Yaşanmış Bir Yaşamdan Alınmıştır.] Mutluluğun Anahtarı......

Ayamutura

Özel Üye
Özel Üye
Konum
BERTUNA
  • Üyelik Tarihi
    2 Haz 2020
  • Mesajlar
    1,844
  • MFC Puanı
    4,010
  • MFC Seviyesi

Bir akşam eve geldiğim zaman eşim akşam yemeğini hazırlamış, güler yüzle sofrayı kuruyordu. Elini tuttum ve ona anlatacağım bazı şeyler olduğunu söyledim. Masaya oturduk o, sessizce yemeği tabaklara doldururken konuşmamı bekliyordu, o anda gözlerindeki korkuyu gördüm.

Ne olduysa bir an da kasıldım, adeta ağzımı açamıyordum ama düşüncelerimi ona söylemem lazımdı. ‘’Ben senden boşanmak istiyorum’’, bir anda ağzımdan o cümle çıkıverdi, o an hiçbir tepki vermedi, sadece sebebini sordu.

Ben o an ne diyeceğimi bilmediğimden cevap veremedim, bu duruma o kadar çok sinirlendi ki elinde ki çatal bıçakları yere fırlattı, sonra da yüksek sesle adam olmadığımı söyledi.

O akşam başka tek kelime konuşmadık, ama eşim gece boyunca ağladı, evliliğimizin ne olacağını merak ediyordu, ama benim onu tatmin edecek bir şey söyleyemeye niyetim yoktu.

Çünkü Merve’ye aşık olmuştum ve artık eşimi sevmiyordum, vicdan azabıyla bir evlilik sözleşmesi hazırlamıştım, arabayı, evi ve şirkettin 35%’ini ona verecektim, ertesi günün sabahında evlilik sözleşmesini önüne koydum kısa bir süre baktı sonrada hiçbir şey demeden yırttı.

10 yıldır beraber nice sıkıntılara göğüs gerdiğim kadın bana yabancı olmuştu, onun benim için harcadığı zamana ve enerjiye çok üzülüyordum, ama artık kararımdan geri dönemezdim, Merve’yi çok seviyordum.

Eşim çok geçmeden hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bu benim ondan beklediğim bir tepkiydi, onun tepki vermeden ağlaması benim birazda olsa rahatlamama sebep olmuştu.

Uzun süredir boşanmayı aklımdan geçiriyordum ve bu fikir artık bende bir saplantı haline gelmişti şimdi ise o duyguyu daha da iyi hissediyordum ve benim için doğru bir karardı.

Kahvaltıdan sonra evden ayrıldım, akşam eve epey geç vakitte gelmiştim o anda eşimi yemek masasında kağıt kalem elinde yazı yazarken gördüm, o anda çok uykum geliyordu hiçbir şey demeden uyumaya gittim.

Merve ile geçirdiğim o gün çok yorulmuştum, bir ara su içmek için mutfağa gittiğimde onu hala yazı yazarken gördüm, ama her nedense ne yazdığı beni pek ilgilendirmiyordu, suyumu içtikten sonra uyumak için yatak odasına gittim.

Ertesi günün sabahında benden taleplerini yazılı olarak önüme koydu, benden hiç bir şey istemiyordu, sadece boşandığımızı ailelerimize bildirmek için 2 ay müsaade istedi ve bu zaman içerisinde de eskiden olduğu gibi normal bir aile gibi davranmamızı yazmıştı.

Gerekçe olarak da oğlumuzun 2 ay sonra sınavının olmasını ve bu sebeple kafasını başka bir şeyle meşgul etmemesini, bir de benden evlendiğimiz gece onu yatak odasına kadar nasıl taşıdığımı hatırlamamı ve 2 ay gibi bir süre boyunca her sabah onu yatak odasından kapının dışına kadar kucağında taşımamı yazmıştı. Önce onun kafayı yediğini düşünmüştüm ama son günlerde mutlu olmasını istediğimden tekliflerini kabul ettim.

Öğleye doğru Merve ile buluşmuştuk. Bu şartlardan Merve’ye bahsettim, kahkahalar atarak çok saçma şartlar olduğunu, ama eninde sonunda da boşanmayı kabul etmek zorunda olduğunu söyledi.

Boşanma konusunu açtığım günden beri eşimle fiziksel bir temasta bulunmadık, o sebepten ilk gün onu kucağıma alarak kapıya kadar götürdüğüm anda tuhaf bir duygu yaşadım, biricik oğlumuz arkamızdan bakıp alkışlamaya başladı. Ve ‘ Oooo babam annemi kucağında mı taşıyor.’ Dedi. Bu onun çok hoşuna gitmişti.

Eşimi yatak odasından 7-8 metre mesafedeki evin dış kapısına kadar kucağımda taşımaya başlamıştım, o an eşim gözlerini kapatarak kulağıma “Sakın oğlumuza boşanma olayından bahsetme” diye fısıldadı.

Bende başım ile “tamam” işareti verdim.O an içimde tarif edilmez bir hüzün vardı, kapı önüne eşimi bıraktım, sonrada eşim otobüs durağına giderek işe gitmek için servisi bekledi, bende arkasından çıkarak arabamla ofise gittim.

2. Gün bu oyunu devam ettirmek bize daha kolay gelmişti, koltukta otururken eşim başını göğsüme yasladı, o anda onun kokusunu hissettim, birden eşime uzun süredir bakmadığımı ve ona ilgi göstermediğimi anladığım gibi evlendiğimiz zaman ki kadar genç olmadığını da fark ettim, yüzünde çizgiler oluştuğu gibi saçlarına aklar düşmüştü.

3. Gün onu dış kapıya kadar götürmek için kucağıma aldığımda adeta bir güven duygusu yaşadım, bu benimle 10 yılını geçirmiş kadındı.

4. Gün o güven duygusu daha fazla artmıştı, bu olanlardan Merve’ye hiç bahsetmedim, her geçen gün onu kapıya kadar taşımak daha da kolay hale geliyordu, belki onun sayesinde yaptığım spordan dolayıdır bu.

Günler bu şekilde geçip giderken bir sabah onu ne giyeceğini düşünürken sessizce izledim, adeta isyan edercesine kıyafetlerinin kendisine bol geldiğini mırıldanıyordu. O anda onun ne kadar zayıfladığını fark ettim, onu her gün daha kolay taşıyabilmemin sebebi de buydu.

O kadar acı ve kederi kalbinde taşıyordu, farkında olmadan bir an onun başını okşadım tamda o sırada oğlumuz da geldi: “ Hadi baba, annemi kapıya kadar taşıman lazım” dedi.

Bu durum hayatımızın bir parçası haline gelmişti, eşim “gel oğlum” dedi ve ona sıkıca sarılıp öptü ben başımı çevirmiştim çünkü kararımdan vazgeçmek istemiyordum, hemen eşimi kucağıma alarak dış kapıya kadar taşıdım, sağ elini enseme koymuştu, ben ise onu sıkıca tutmuştum, tıpkı evlendiğimiz o ilk gün gibi.

Eşimin gün be gün kilo vermesinden artık huzursuzluk duyuyordum, günler çabucak geçip gitmişti, son gün onu kucağıma alarak taşıdığımda, oğlumuz okula gitmişti, eşime hayatımızdaki yakınlığın ne kadar çok eksildiğini anladığımı söyledim başkada hiçbir şey söylemeden arabaya bindiğim gibi ofise gittim. Merve oradaydı ve ona karımdan boşanmayacağımı söyledim.

Şaşkınlık içerisinde elini anlıma koyarak “Ne oldu senin ateşin mi var?” diye sordu.

Ben ise “Gerçekten üzgünüm Merve ama ben artık karımdan boşanmak istemiyorum.” dedim. Sonra da sözlerime devam ettim, evliliğimizin sıradan olması sevgi eksikliğinden değil, birbirimize vermemiz gereken değeri unuttuğumuzdanmış işte onu anladım, bir de evlendiğimiz ilk gün onu kapıdan içeri kucağımda taşıdığımda ömrümüzün sonuna kadar sadakat yemini etmiştik.” Dedim.

Merve kararlı olduğumu anlayınca öfkeden yüzüme bir tokat attı ve beni ofisten kovarak ağlamaya başladı, bende hemen arabama binerek çiçekçiye gidip, eşimin çok sevdiği çiçekten bir buket aldım, üzerindeki not kağıdına da ”Seni her sabah, hatta hayatımın sonuna kadar taşıyacağım.” Yazdım.

Eve ulaştığımda içimde tarif edilmez bir mutluluk vardı, elimdeki çiçeklerle yatak odasına gittiğimde eşimi yatağın üzerinde ölü halde buldum.

Eşim aylarca kanser ile savaşıyormuş ve ben Merve ile ilgilenmekten onun hastalığını fark etmemiştim. Çok fazla bir süresinin olmadığını bildiği için, oğlumun bana tepki göstermesinden beni korumaya çalışmıştı, en azından oğlumun gözünde kötü bir baba imajı oluşmasına engel olmuştu.

Kaynak Site :
Kod:
https://bilgiyeli.com/
 
Üst Alt