Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Atatürk'ün Bilim Ve Akla Verdiği Önem

Ragnar

Kayıtlı Üye
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    12 Kas 2020
  • Mesajlar
    293
  • MFC Puanı
    5,180
  • MFC Seviyesi

1605795930927.png
Atatürk’ün fikir ve düşüncelerinin özünü oluşturan Atatürkçülük, her türlü dogmatik unsurdan arınmış gerçekçi ve akılcı bir dünya görüşüdür. Gerçeklerden kaynaklanan sorunlar karşısında aklın ve bilimin öncülüğünü benimseyen bu çağdaş görüş, milletimizi daima iyi ve yararlı olana yöneltmiş ve yöneltecek olan görüştür.

Atatürkçülük bir yandan akıl ve bilime dayandığı yani pragmatik bir nitelik taşıdığı, öte yandan ise millî egemenlik ilkesinden yola çıktığı ve özgür bir toplum yaratılmasını öngördüğü için demokratik, genel olarak da pragmatik-demokratik bir düşünce sistemidir. Atatürkçülük Türkiye’nin gerçeklerinden doğmuş, sistemleşmiş fikirler bütünüdür. Bir taraftan bütünüyle birlikte Millî Mücadele’yi içine almakta, diğer taraftan toplumda yapılan kökten değişiklikleri kapsamaktadır. Kısaca Atatürkçülük, Türk milletinin sistemleşmiş fikir gücü ve geleceğe bakan yönüyle de ülküsüdür.

Atatürkçülük akıl ve bilimi rehber edinmiş, çağdaşlaşma ideolojisi olarak da lâikliği benimsemiş, yeniliğe açık olması nedeniyle inkılâpçı yani gelişmeye açık bir düşünce sistemidir. İnkılâpçılık dinamik ideale, hedefe yönelik esasları bünyesinde barındırır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik alanlarda gerçekleştirilen inkılâplarla ülkemiz modern dünyada yerini almıştır. ATATÜRK, akıl ve bilimin ışığında bütün bunları gerçekleştirmiştir. ATATÜRK, akılcılığı asker, devlet adamı ve önder kişiliklerinde hep ön plânda tutar, dogmatik kalıplardan uzak durur. Akla mantığa aykırı her düşünceyi, her kurumu reddederek akılcılığı bilimle tamamlar. Nitekim ATATÜRK, “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakikî yol gösterici bilimdir fendir.” demiştir. Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meş’aleyi müspet bilim olarak görür. O bütün bu yenilikleri gizli kapalı bir batı hayranlığı ile değil, aklın yol göstericiliği ile gerçekleştirmiştir. Bakın ATATÜRK şöyle der: “Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.”
 

Pozitivizm

⭐🌟🌠Devil Wears Prada🌠🌟⭐
Süper Moderatör
  • Üyelik Tarihi
    28 Şub 2020
  • Mesajlar
    11,315
  • MFC Puanı
    75,030
  • MFC Seviyesi

Bilim, fikir ve ekonomik anlamda “hazır olmayan bir ülke ve toplum” vardı. Teknik eleman, fikir ve bilim adamları yok denecek kadar azdı. Dönemin şartları da kalkınma çabalarını engelliyordu. bilimi araştıracak ve kullanacak okul, üniversite, akademisyen, öğretmen yoktu. bilimsel kurumlar yoktu; olsa da mühendis, araştırmacı ve bilim adamı bulmak imkansıza yakındı. Yani eğitim başta olmak üzere her alanda bilimi temel alan her şey eksikti.
Atatürk ulusun kalkınması için bilimin gerekliliğini her fırsatta vurgulamış ve bu yönde çalışmalar yapmıştır.. Sayesinde devlet bilimle tanışmış ve her alanda hızla ilerleme kaydedilmiştir.😍😍
 
Üst Alt