Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Benim Kocam Öyle Değil !

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Emektar Yönetici
  • Üyelik Tarihi
    27 Kas 2009
  • Mesajlar
    24,083
  • MFC Puanı
    339
  • MFC Seviyesi

Sağlık konularında şehir efsanelerine çok sık rastlanır. Konu, zaten açıkça konuşulamayan cinsellik olduğunda ise bu efsaneler oldukça fazlalaşır. Şehir efsaneleri cinselliğe bakışı etkiler, yanlış bilgiler cinsel sorunların başlaması ve devam etmesinde önemli bir rol oynar. Bu bölümde erkeklerle ilgili sık rastlanan şehir efsanelerini ve sorulan soruları bulacaksınız:

YANLIŞ 1: ERKEK HER ZAMAN CİNSEL İSTEK DUYAR

Erkekler her zaman ve sürekli cinsel istek duymazlar. Hormonlar, hastalıklar, ilaçlar, duygular, düşünceler, ilişkiye dair nedenler, sigara-alkol kullanımı ve stres gibi birçok faktör cinsel isteği azaltabilir. Bir erkeğin cinsel isteksizlik yaşaması her zaman eşinden soğuduğu anlamı da taşımaz. Ancak her erkek hayatın getirdiği sorunlardan dolayı veya geçici sebeplerle dönem dönem cinsel isteksizlik yaşayabilir. Bu durum ısrarlı bir şekilde devam ediyorsa isteksizliğe neyin yol açtığını anlaması için doktora başvurulması gerekir.

YANLIŞ 2: CİNSEL İLİŞKİDE BAŞARISIZ OLAN ERKEK “ERKEK” DEĞİLDİR

Cinsel ilişki ve başarıyı bir arada değerlendirmemeniz gerekir. Bu bakış açısı doğru değildir. Bir kişinin bir kere cinsel sorun yaşaması hayat boyu yaşayacağı ya da bu sorunun tekrarlayacağı anlamına gelmez. Cinsel performansı fiziksel sorunlar kadar duygu, düşünce, ilişkinin kalitesi, uyku seviyesi, stres düzeyi, ortam, partnerin durumu gibi pek çok faktör etkiler. İstikrarlı şekilde devam eden, artan sertleşme probleminde ise durumun neden kaynaklandığını öğrenmek için kişinin doktora başvurup uygun tedavi alması gerekir.

YANLIŞ 3: BOŞALMA OLMAMASI KÖTÜ PERFORMANS DEMEKTİR

Birçok erkek zaman zaman boşalamama sorunu yaşar. Konsantrasyon kaybı, psikolojik faktörler, yeteri kadar uyarılmamak bu duruma neden olabilir. Burada önemli olan boşalma hissinin olup olmamasıdır. Eğer boşalma hissi olmasına rağmen dışarı sperm akışı olmuyorsa, o zaman Retrograde Ejakülasyon denilen mesaneye doğru geri boşalma durumu akla gelir. Bu durum klinik tetkiklerle kolayca anlaşılabilir. Boşalma hissi yoksa bu durumu negatif bir durum olarak da görmek zorunda değilsiniz. İlk seferinde boşalma olmadığı için ikinci bir ereksiyona daha hızlı ulaşılabilir. Yaşlanma süreciyle birlikte bir erkekte meni hacminde belli bir azalma da beklenir. Ancak bu durum da performansın kötü olduğunu göstermez. Eğer boşalma hissi veya sperm akışıyla ilgili sorunlar devam ederse doktora başvurmak gerekir. Ayrıca uyarılmış bir erkeğin boşalamaması da sağlığa zararlı değildir. Kendinize yıpratıcı hedefler koymayın.


YANLIŞ 4: YAŞLILIK CİNSELLİĞİ BİTİRİR

Yaşlılık süreci boyunca tüm vücut fonksiyonlarında doğal bir yavaşlama olur. Cinsel fonksiyonlarda da bu durum böyledir. Erkekte penis yapısında değişiklikler, sertleşme süresi ve kalitesinde azalma, cinsel istekte değişimler görülebilir. Ayrıca sinir sisteminde, damarlarda, hormon dengesinde meydana gelen değişimler ile şeker hastalığı, kalp-damar problemleri ve bunların tedavisinde kullanılan ilaçlar da cinsel fonksiyonları azaltabilir. Ancak bunlar cinselliğin bittiği anlamına gelmez. Ülkemizde birçok erkek yaşlanma sürecinde sıklaşan cinsel sorunları normal kabul ediyor ve cinsellikten emekliye ayrılıyor. Oysa şunu unutmamanız gerek: Cinsel fonksiyonlarda değişimler olsa da tüm cinsel sorunların tedavisi vardır ve tüm hayatınız boyunca keyifli bir cinsellik yaşamanız mümkündür.


YANLIŞ 5: BİR ERKEĞİN NE KADAR ÇOK İLİŞKİSİ OLURSA, O KADAR İYİDİR

Öncelikle kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, düzeyli bir beraberlik gerektiğini belirtmek gerekiyor. İlişki, sevgi ve aşk çiftleri olumlu yönde etkiler. Duygu ve düşünceleri açıklıkla ifade etmek, cinsellik esnasında sevilen ve tercih edilen davranışları partnere doğru bir şekilde aktarmak ve partneri de anlamak önemlidir. Fast food seks dediğimiz hızlı başlanan, hızlı yaşanan ve hızlı tüketilen sık ve çok cinsel ilişkiler bazı kişilere tatmini arttırıyor gibi gelse de aslında uzun vadede cinsel ve duygusal tatmini azaltır. Sonuçta seks sadece biyolojik bir ihtiyaç değildir. Psikolojik ve duygusal tatmin için de gereklidir.

YANLIŞ 6: ALKOL CİNSEL PERFORMANSI ARTTIRIR

Az miktarda alınan alkol cinsel olarak uyarıcı olsa da yüksek miktarlarda alkol tüketimi depresan etki yaratır ve fonksiyon kaybı hatta sertleşme problemine yol açar. Kadınlarda da aşırı alkol tüketiminin cinsel sorunlara yol açtığı çalışmalarla gösterildi. Optimal miktarın erkekler için günde 2, kadınlar içinse günde 1 kadeh olduğunu hatırlatalım.

YANLIŞ 7: SİGARA CİNSEL TATMİNİ ARTTIRIR

Nikotin küçük kan damarlarını sıkıştırır ve penise giden kan akımının azalmasına neden olur. Nikotinin sertleşme üzerindeki bu negatif etkisi sigara içiminden hemen sonra meydana gelebileceği gibi uzun süreli sonuçlarla da kendini gösterebilir.

YANLIŞ 8: SERTLEŞME İLAÇLARI CİNSEL İSTEĞİ ARTTIRIR

Sertleşmeyi oluşturan biyokimyasal süreçlerin baş aktörü nitrik oksit maddesidir. Bu madde ancak cinsel istek olduğunda salgılanabilir ve sertleşmeyi sağlayan diğer maddelerin oluşumunu destekler. Sertleşme sorununun tedavisinde kullanılan ilaçlar bu maddelerin etki sürelerini uzatarak etki ederler. Ancak bu ilaçların cinsel istek üzerinde hiçbir rolü yoktur. Bazı eşler hastanın bu ilaçlar sayesinde performans kazandığını ve bu durumun kendilerinden kaynaklanmadığını düşünerek ilaç kullanımına karşı çıkarlar. Oysa bu yanlış bir inanıştır. Bu ilaçlar sadece cinsel istek varsa işe yarar. Ayrıca performans ilaçları ile her sertleşme sorunu yaşayan erkek de başarılı sonuç alamayabilir. Bu kişiler “Bu bile işe yaramadı” diyerek şiddetli bir performans kaygısı duyar, tedavi olamayacaklarını düşünürler. Oysa sertleşmeye engel olan nedenler ortaya çıkarılıp tedavi edildiğinde kişilerin performans ilaçlarını kullanmadan da normal sertleşme sağlayabilecekleri asla unutulmamalıdır.

YANLIŞ 9: PROSTAT AMELİYATI CİNSEL PERFORMANSI DÜŞÜRÜR

Prostat hastalıkları kısaca prostatın iyi huylu büyümesi, prostat iltihapları ve prostat kanseri sık idrara çıkma, kesik kesik idrar yapma, mesaneyi tam boşaltamama hissi, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma, ani idrara çıkma ihtiyacı gibi yakınmalara yol açarak cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler. İdrar sorunu yaşayan erkek, bunun beraberlik esnasında olmasından çekinerek cinsellikten soğuyabilir ve cinsel istek problemleriyle karşılaşabilir. Başarılı olamayacağı endişesi ile performans anksiyetesi geliştiren erkek ,sertleşme sorunları yaşayabilir. Erken boşalma sorunu da prostat hastalıklarında sıklıkla görülür. Prostat hastalıklarının bazı radikal tedavileri de cinsel sorun yaratabilir. Bu nedenle prostat hastalıkları tedavilerinde en önemli nokta, mümkün olduğu kadar cinsel fonksiyon sorunlarına yol açmayan tedavilerin tercih edilmesidir. Günümüzde tedavi yöntemine karar verilirken, tedavinin cinsel fonksiyona zarar vermemesi hususu da önemle değerlendirilmektedir.

YANLIŞ 10: KADIN VE ERKEK AYNI ANDA TATMİN OLMALIDIR

Cinsellik bir yarış değildir. Orgazm da varılması gereken bir bitiş çizgisi olarak görülmemelidir. Yakınlık belirten davranışlarda bulunmak ve kaliteli bir cinsellik yaşamak önemlidir. Ancak bu her seferinde orgazm ve boşalmayla sonuçlanmak zorunda değildir. Aynı anda tatmin olmayan veya her seferinde orgazm hissi yaşamayan kişiler kendilerinde bir eksiklik olduğunu düşünmesinler. Ancak orgazm ve boşalma eksikliği devamlılık gösterirse neden kaynaklandığını anlamak için doktora başvurmak gerekir.

YANLIŞ 11: SEVİŞME HER ZAMAN DOĞAL VE KENDİLİĞİNDEN OLMALIDIR

Spontan cinsellik şu anlamda önemlidir: Cinselliği sürekli zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu anda yaşayamazsınız. Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de bazen kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda bunun keyfini çıkarmanız gerekir. Mesela erkek eve yorgun gelir, banyo yapmamıştır, streslidir. Kadın da tüm gün koşuşturmuş ve bakımlı olacak, eşi için hazırlanacak vakti bulamamıştır. Bu durumda cinsellikle ilgili hisler spontan olarak oluşursa cinselliği ertelemeden o anı yaşamak doğrudur. Ancak bu hisler her zaman kendiliğinden bir anda gelişmek zorunda değildir. Karşılıklı istek olduğunda çeşitli uyarılarla cinselliği teşvik etmek yanlış değildir.


YANLIŞ 12: EVLİLİK SEKSİ AZALTIR

Uzun ilişkilerde spontan hislerde bir azalma görülebilir ancak her çift bunu yaşayacak diye bir sonuç yoktur. Burada önemli olan, cinsel isteğin duygusal, karşılıklı hisler, düşünceler kadar hormonlar, altta yatan organik nedenler, hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve yaşam tarzı faktörlerinden de etkilendiğinin bilinmesidir. Örneğin 40'lı yaşlardaki bir erkek doğal olarak oluşan testosteron düşüklüğüne bağlı cinsel istek azalması yaşayabilir; ya da bir kadın menopoz sürecindeki hormonal değişimlerle cinsel isteğini kaybedebilir. Bu sorunlara başka cinsel sorunlar da eklenebilir. Bu durumda spontanlık azalabilir. Günlük yaşam koşuşturması da önemli bir faktördür. Birçok kişiye işe gitmek, trafikte kalmak, çocuklarıyla ve eviyle ilgilenmek için bir gün bile az geliyor. Bu durumda çiftler duygusal, entelektüel ve cinsel anlamda birbirinden uzaklaşabilir. Çiftler sorunlarını konuşmayınca spontan hisleri daha da azalır. Burada hem biyolojik faktörleri, hem de psikolojik ve sosyal faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir. Ancak kendiliğinden gelişen cinsellik ve cinsel ilişki sıklığı azalıyor ve bu size rahatsızlık veriyorsa, mutlaka eşinizle konuşmalısınız. Bu konuda uzmanların da tavsiyelerle size yardımcı olabileceğini unutmayın. Uzun süreli ilişkilerde cinsel beraberlik sıklığının azalması normaldir. Genç çiftlerde bile cinsel ilişki sıklığı zamanla düşebilir. Ancak tatminkar, doyurucu, kaliteli ve sevgi dolu bir beraberlik durumda cinsel ilişki sıklığı azalsa da cinsel ilişkiden alınan doyum değişiklik göstermez. Önemli olan sizin tatminkar ve zevk dolu bir cinsellik yaşayıp yaşamadığınızdır. Eğer bu noktalarda bir problem yaşıyorsanız, bir uzmana başvurabilirsiniz.

YANLIŞ 13: CİNSEL İLİŞKİ SIKLIĞI ÇOK ÖNEMLİDİR

Cinsel ilişki sıklığının “normal” bir sayısı yoktur. Bu bazı çiftler için her gün bazıları için haftada ya da ayda birkaç keredir. Önemli olan cinsel ilişki sıklığından ziyade yaşanan cinselliğin erkek için de kadın için de fiziksel, duygusal, psikolojik tatmin sağlamasıdır. Eğer bu tatmin azalırsa sorun geçiştirilmemeli, mutlaka incelenmelidir. Ancak sıklık bakımından periyodik beraberliklerin oluşması önemlidir. Bir ilişkiden sonra uzun süre ara vermek şeklinde değil daha düzenli ilişkiler içinde olmak tatmini arttırır.

YANLIŞ 14: SERTLEŞME SORUNUNU BİR TEK YAŞLILARYAŞAR

Sertleşme problemi yaşla birlikte daha sık görülse de çok genç yaşlardan itibaren bu sorunu yaşayan kişiler var. Gençlerde sağlıksız beslenme, hareketsiz bir hayat, aşırı sigara-alkol tüketimi gibi risk faktörleri önem kazanmaya başladı. Stres, gerginlik, endişe, depresif hisler ile aşırı mükemmeliyetçi yapı da riski arttırır. Bunun yanında gençlerde de şeker hastalığı, kullanılan ilaçlar, kalp-damar sorunları, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sinir sistemi rahatsızlıkları, hormonsal problemler sertleşme sorununa yol açabiliyor.

YANLIŞ 15: PERFORMANSLI ERKEK ÜSTÜSTE SEVİŞEBİLİR

Boşalmayla sonlanan bir cinsel ilişkiden diğer bir ilişkiye hazır olma durumuna kadar geçen süreye “Refraktör zaman” denir. Bu sürenin bir standardı yoktur. Bazı erkeklerde 15 dakika bazı erkeklerde birkaç saat hatta gündür. Yaşın ilerlemesiyle de bu süre uzayabilir.

YANLIŞ 16: İYİ İLİŞKİ İÇİN BİRLEŞME ŞARTTIR

Cinsellik sadece cinsel birleşme demek değildir. Aynı zamanda dokunmayı, sarılmayı ve tatmin veren diğer davranışları da içerir. Önemli olan sizin partnerinizle beraber tatmin olmanız, keyifli bir beraberlik yaşamanızdır. Özellikle sertleşme sorunu, erken boşalma, isteksizlik gibi problem yaşanıyorsa, cinselliği sadece birleşme olarak değerlendirmemeniz tedavi sürecinize de olumlu yansıyacaktır. Ayrıca tüm fiziksel yakınlaşmalar sevişme ve birleşmeyle sonlanmak zorunda değildir.

YANLIŞ 17: CİNSEL KONULARDA KONUŞMAK YANLIŞTIR

Cinsel konularda konuşmak değil konuşmamak yanlıştır. Çiftlerin cinsel hayatları ve varsa cinsel sorunları konusunda konuşması, kaliteli bir cinsellik için en önemli adımdır. Nelerden hoşlanıp, neleri sevmediğinizi, cinsel hayatınız hakkında ne düşündüğünüzü, cinsel sorunların size ne hissettirdiğini konuşmanız, sorunların üstesinden gelmenize yardım eder.

YANLIŞ 18: CİNSEL SORUNLAR TAMAMEN PSİKOLOJİKTİR

Cinsel sorunlar bazen sadece psikolojik nedenlerle ortaya çıksa da sadece ve her zaman psikolojik değillerdir. Organik faktörler, hayat tarzı alışkanlıkları, hastalıklar, ilaçlar, beslenme, egzersiz cinsel sağlığı etkiler. Eşinizin cinsel sorunlarının psikolojik olduğunu düşünüp doktora başvurmamazlık etmeyin. Farkında olmadığınız organik bir problem de bulunabilir.
 
Üst Alt