• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kadın erkek eşitliği

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Clay
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
"Kadınlar insandır, biz insanoğlu" demiş usta Neşet Ertaş.

Bizden 1 tık üstünler bence.
Bu konu da Kur'an-ı Kerim de şöyle bir Ayet daha var:

Boşanan kadınların kendileri üç âdet görünceye kadar beklerler. ALLAH ’a ( Celle Celalühü ) ve Ahiret Gününe İman Ediyorlarsa, ALLAH ’ın ( Celle Celalühü ) rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Eğer taraflar arayı düzeltmeyi istiyorlarsa kocaları, onları kendilerine geri çevirme hususunda başkalarından daha ziyade hak sahibidirler. Kadınların, mâkul ve meşrû ölçülerde ödevlerine denk hakları vardır; erkeklerin ise onların üzerinde bir dereceleri mevcuttur. ALLAH ( Celle Celalühü ) izzet ve hikmet sahibidir.

Tefsir :


İstisnalar bir yana bırakılınca genel olarak erkeklerin, genel olarak kadınlardan bir derecelik hak fazlalığı nedir ve neye dayanmaktadır? Bu soruya cevap arayan eski müfessir ve müctehidler dayanak olarak erkeğin fizik gücünü, üstün aklını ve güçlü iradesini ileri sürmüşlerdir. Erkeğin fizik gücünün kadınınkinden fazla olduğunda şüphe bulunmadığından buna dayalı bulunan hak ve ödev farklılıkları da tabiidir. Erkeğin aklının daha fazla olduğu iddiası “Aklı ve dini eksik olanlar içinden, sizden fazla, akıl sahiplerine hâkim (galip) olanları görmedim!..” meâlindeki hadise dayandırılmıştır (Müslim, “Îmân”, 132). Halbuki bu hadisin söyleniş amacı kadınlarla erkekler arasındaki akıl farkını açıklamak değildir. Ayrıca burada geçen “akıl eksikliği”nden maksadın ne olduğu hanımlar tarafından Hazret Muhammed ( Sallallahu Aleyhi Ve Alihi Ve Sellem ) ’e sorulmuş; akıl eksikliği, “şahitlikte bir erkeğe karşılık iki kadın şahit istenmesi”; din eksikliği ise “hayız halinde namaz kılmamak ve oruç tutmamak” olarak tanımlanmıştır. Şahitlik konusu ileride açıklanacaktır (Bakara 2/282). Kadınlar, aybaşı halinde iken menedildikleri için namazlarını kılmazlar, oruçlarını da –sonradan kazâ etmek üzere– tutmazlar. Bunun olumsuz mânada din eksikliği ile bir ilgisi olamaz. Buradaki “din”le bu kelimenin “yükümlülük” anlamının kastedildiği, dolayısıyla din eksikliğinin de “yükümlülükten muaf tutulma” anlamında kullanıldığı açıktır. Hadisin mâna ve maksadı bir vâkıayı dile getirdikten sonra buna dayanarak “Böyle olduğunuz, böyle yaptığınız halde yine de erkekleri etkiliyor ve kandırabiliyorsunuz. Bu özellik ve kabiliyetinizi kötüye kullanmayın” şeklinde bir uyarıda bulunmaktan ibarettir.

İrade gücü dahil olmak üzere kadınla erkeğin psikolojilerinde farkların bulunduğu inkâr edilmemektedir. İki cinsin fizyolojik ve biyolojik yapıları da birbirinden farklıdır. İstisnaları bulunmakla beraber genellikle evin geçimini sağlamada ağır yük ve temel rol de erkeğe aittir. İşte bu temel ve değişmez farklılıklara dayalı olarak erkeklere bir derece fazla hak verilmiştir. Bu hak, Nisâ sûresinde (4/34) açıklanan “koruma ve yönetme” (kavvâmlık) hakkıdır. Eski fıkıh âlimleri aile ve devlet yönetiminde erkeklerin önceliğini ittifakla benimsemişlerdir. Diğer hüküm ve yönetim alanlarında ise farklı ictihadlar vardır.
 
Elbette aynı değil.. Ama aynı değil demek birinin diğerinden değersiz algısını oluşturarak eşitlik kelimesini dilimize dolayanlarda hiç masum değil
 
Eşitse kadınlar neden sürekli dayak ve hakarete maruz kalıyorlar ?
Kadın annedir, eştir, evlattır, dosttur kıymeti saygınlığı basit bir meselede yok sayılmamalıdır
Sözde değil hakikatte eşit oldukları hayalden ibarettir sadece...Kadın- Erkek eşitliği yerine insan olarak düşünülse değer verilse gönül eşitliği olur o zaman başların tacı gönüllerin ilacı kıymette olurlar.
 
eşit oldugu konularda var olmadıgı konularda var o yüzden ne eşit ne degil :D şimdi ben buraya niye çıktım nasıl çıktım ;:D
 
Eşit olduğu konularda var olmadığı konularda var :)
 
Geri
Üst