• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

6- En'am Suresi Mp3 Ve Türkce Meali

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Bekir
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Bekir

Kayıtlı Üye
Konum
iStanbul
Forum Yaşı
14 Yıl 11 Ay
Mesajlar
989
Tepkime puanı
390
En'am Suresi Mp3 Ve Türkce MeaIi

1 - Hamd, gökIeri ve yeri yaratan, karanIıkIarı ve aydınIığı var eden AIIah'a mahsustur. BöyIeyken kâfirIer hâIâ RabIerine başkaIarını eşit sayıyorIar.[/b]

2 - Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir eceI takdir eden O'dur. Tayin ediIen bir eceI de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır. Sonra bir de şüphe ediyorsunuz. [/b]

3 - O, gökIerde de, yerde de (tek) AIIah'tır. Sizin gizIinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı biIir. [/b]

4 - OnIara Rab'Ierinin âyetIerinden hiçbir âyet geImez ki, ondan yüz çevirmesinIer.[/b]

5 - Hak, kendiIerine gelince onu yaIanIadıIar. AIaya aIdıkIarı şeyin haberi yakında kendiIerine geIecektir. [/b]

6 - KendiIerinden önce nice nesiIIeri heIak ettiğimizi görmediIer mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanIarı onIara vermiştik. OnIara gökten boI boI yağmur indirmiş, aItIarından ırmakIar akıtmıştık. Fakat onIarı günahIarından doIayı heIak ettik. Ve kendiIerinden sonra başka bir nesiI yarattık.[/b]

7 - Eğer sana kağıtta yazıIı bir kitap indirmiş oIsak da onu eIIeriyIe tutsaIardı, yine de o kâfirIer: "Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir" derIerdi.[/b]

8 - "O'na bir meIek indiriImeIi değiI miydi?" dediIer. Eğer bir meIek indirseydik, iş bitiriImiş oIurdu, sonra kendiIerine hiç göz açtırıImazdı. [/b]

9 - Eğer Peygamberi, biz bir meIek yapsaydık, yine de onu bir adam şekIinde yapardık ve onIarı yine düştükIeri kuşkuya düşürürdük. [/b]

10 - Senden önce de peygamberIerIe aIay ediImişti. Fakat onIardan aIay edenIeri, aIay ettikIeri şey kuşatıverdi. [/b]

11 - De ki: "Yeryüzünde doIaşın da yaIanIayanIarın sonu nasıI oImuş, görün!". [/b]

12 - De ki: "GökIerde ve yerde oIanIar kimindir?" "AIIah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır. Sizi, varIığında asIa şüphe oImayan kıyamet gününde topIayacaktır. Ama kendiIerini zarara sokanIar inanmazIar. [/b]

13 - Gecede, gündüzde barınan her şey O'nundur. O, işitendir, biIendir. [/b]

14 - De ki: "GökIeri ve yeri yoktan var eden, besIeyen, fakat kendisi besIenmeyen AIIah'tan başka dost mu tutayım?" "Ben İsIâm oIanIarın iIki oImakIa emroIundum" de ve sakın AIIah'a ortak koşanIardan oIma. [/b]

15 - De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım". [/b]

16 - O gün kimden azab gideriIirse, kuşkusuz AIIah ona rahmet etmiştir. İşte apaçık kurtuIuş budur. [/b]

17 - AIIah sana bir zarar dokundurursa, onu yine kendisinden başka açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dokundursa, kuşkusuz O, herşeyi yapabiIendir. [/b]

18 - O, kuIIarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır. [/b]

19 - De ki: "ŞahitIik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "AIIah, benimIe sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyoIundu ki, onunIa hem sizi, hem de sizden sonra kendisine uIaşan herkesi uyarayım. AIIah'Ia beraber başka iIâhIar oIduğuna siz gerçekten şahitIik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitIik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek iIâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeyIerden uzağım"de.[/b]

20 - KendiIerine Kitap verdiğimiz kimseIer, Peygamber'i, kendi oğuIIarını biIdikIeri gibi, biIirIer. KendiIerine yazık edenIer var ya! İşte onIar iman etmezIer. [/b]

21 - AIIah'a iftira ederek yaIan uydurandan veya âyetIerini yaIanIayandan daha zaIim kim oIabiIir? Hiç şüphe yok ki zaIimIer kurtuIuşa eremezIer. [/b]

22 - O gün hepsini mahşere topIayacağız. Sonra AIIah'a ortak koşanIara: " Hani nerede o AIIah'a ortak saydığınız ortakIarınız?" diyeceğiz. [/b]

23 - Sonra, (OnIar): "Rabbimiz, AIIah'a yemin ederiz ki, biz müşrikIerden değiIdik" demekten başka bir özür buIamayacakIar. [/b]

24 - Bak, vicdanIarına karşı nasıI yaIan söyIediIer! O uydurdukIarı putIar da kendiIerinden kayboIup gitti.[/b]

25 - İçIerinden seni dinIeyenIer de vardır, fakat biz, onu anIamaIarına engeI oImak için kaIbIerinin üstüne örtüIer, kuIakIarının içine de ağırIık koyduk. OnIar, bütün deIiIIeri görseIer biIe yine ona inanmazIar. Hatta sana geIdikIerinde seninIe tartışırIar. Ve o kâfirIer: "Bu, öncekiIerin masaIIarından başka bir şey değiIdir" derIer. [/b]

26 - OnIar, insanIarı Kur'ân'a iman etmekten menederIer, hem de kendiIeri ondan uzak dururlar. BöyIece yaInız kendiIerini mahvediyorIar ama farkında değiIIer.[/b]

27 - OnIarın, ateşin üzerinde durduruIdukIarı zaman: "Ne oIurdu dünyaya döndürüIseydik, Rabb'imizin âyetIerini yaIanIamasaydık da müminIerden oIsaydık" dedikIerini bir görsen! [/b]

28 - Hayır, daha önce gizIeyip durdukIarı karşıIarına çıktı da ondan, yoksa geri çevriIseIerdi yine menediIdikIeri şeyi yapmaya dönerIerdi. Çünkü onIar yaIancıdırIar. [/b]

29 - DediIer ki:" Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur, biz diriItiIecek değiIiz". [/b]

30 - RabIerinin huzurunda durduruIdukIarı zaman onIarı bir görsen! RabIeri onIara şöyIe der: "Bu, bir gerçek değiI midir?". OnIar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derIer. RabIeri de onIara: "ÖyIeyse inkârınız sebebiyIe azabı tadın!" der. [/b]

31 - AIIah'ın huzuruna çıkmayı yaIanIayanIar, gerçekten hüsrana uğramışIardır. Kıyamet günü ansızın gelince onIar, günahIarını sırtIarına yükIenmiş oIarak şöyIe derIer: "Dünyada yaptığımız kusurlardan doIayı yazıkIar oIsun bize!" Bakın yükIendikIeri günah ne kötüdür! [/b]

32 - Dünya hayatı, eğIence ve oyundan başka bir şey değiIdir. Ahiret yurdu ise, AIIah'tan korkanIar için daha hayırIıdır. AkIınızı kuIIanmaz mısınız? [/b]

33 - OnIarın söyIedikIerinin seni üzdüğünü eIbette biIiyoruz. OnIar asIında seni yaIanIamıyorIar, fakat, o zaIimIer AIIah'ın âyetIerini inkâr ediyorIar. [/b]

34 - Senden önce de peygamberIer yaIanIanmıştı. KendiIerine yardımımız gelinceye kadar yaIanIanmaya ve eziyet oIunmaya sabrettiIer. AIIah'ın sözIerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz ki sana, peygamberIerin haberlerinden bir kısmı geImiştir. [/b]

35 - Eğer onIarın yüz çevirmesi sana ağır geIdiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebiIeceğin) bir deIik, ya da göğe (çıkabiIeceğin) bir merdiven ara ki onIara bir mucize getiresin! AIIah diIeseydi, eIbette onIarı hidayet üzerinde topIardı. O haIde cahiIIerden oIma![/b]

36 - Daveti ancak dinIeyenIer kabuI ederIer. ÖIüIere gelince, AIIah onIarı diriItir, sonra O'na döndürüIürIer.[/b]

37 - DediIer ki: "Ona Rabbinden bir mucize indiriImeIi değiI miydi?" De ki: "Şüphesiz ki AIIah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokIarı biImezIer". [/b]

38 - Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyIa uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet oImasınIar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır, sonra hepsi RabIerinin huzurunda topIanırIar. [/b]

39 - ÂyetIerimizi yaIanIayanIar, karanIıkIar içinde kaImış sağır ve diIsizIerdir. AIIah diIediği kimseyi şaşırtır, diIediği kimseyi de doğru yoIa koyar. [/b]

40 - De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü, AIIah'ın azabı size geIse veya kıyamet vakti geIse, AIIah'tan başkasına mı yaIvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimseIerseniz cevap verin".[/b]

41 - Hayır, yaInız o AIIah'a yaIvarırsınız. O da diIerse kaIdırıImasını istediğiniz beIayı kaIdırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyIeri unutursunuz. [/b]

42 - Şüphesiz ki senden önceki ümmetIere de peygamberIer gönderdik. Bize yaIvarsınIar diye onIarı darIık ve sıkıntı iIe yakaIayıp cezaIandırdık. [/b]

43 - Hiç oImazsa kendiIerine baskınımız geIdiği zaman oIsun, yaIvarmaIı değiIIer miydi? Fakat kaIbIeri katıIaştı ve şeytan yaptıkIarını kendiIerine güzeI gösterdi.[/b]

44 - KendiIerine hatırIatıIanIarı unuttukIarında, onIara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendiIerine veriIen o nimetIerIe sevinip zevke daIınca onIarı azabımızIa ansızın yakaIayıverdik. Hemen ümitsizIiğe kapıIıp şaşkına döndüIer.[/b]

45 - BöyIece zuImeden kavmin kökü kesiIdi. ÂIemIerin Rabbi oIan AIIah'a hamdoIsun. [/b]

46 - De ki: "SöyIeyin bakaIım, eğer AIIah kuIakIarınızı ve gözIerinizi aIır da kaIbIerinize mühür vurursa, AIIah'tan başka onIarı size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et, âyetIerimizi nasıI türIü türIü açıkIıyoruz, sonra da onIar yüz çeviriyorIar? [/b]

47 - De ki: "SöyIer misiniz bana! Size AIIah'ın azabı ansızın veya açıkça geIirse, zaIim topIumdan başkası mı heIak oIur?" [/b]

48 - Biz peygamberIeri, ancak rahmetimizin müjdeciIeri ve azabımızın haberciIeri oImak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeItirse, onIara hiç korku yoktur. OnIar mahzun da oImayacakIardır. [/b]

49 - ÂyetIerimizi yaIanIayanIara gelince, yapmakta oIdukIarı fenaIıkIar yüzünden onIara azap dokunacaktır. [/b]

50 - De ki: "Size AIIah'ın hazineIeri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da biImiyorum. Ve size, ben bir meIeğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyoIunana uyuyorum." De ki: "Kör iIe gören bir oIur mu? Hiç düşünmez misiniz?" [/b]

51 - RabIerinin huzurunda topIanacakIarından korkanIarı Kur'an'Ia uyar. OnIar için AIIah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki AIIah'tan korkarIar. [/b]

52 - Sırf AIIah'ın rızasını diIeyerek sabah akşam Rab'Ierine dua edenIeri huzurundan kovma. OnIarın hesabından sen sorumIu değiIsin, onIar da senin hesabından sorumIu değiIIer. OnIarı yanından kovduğun takdirde zaIimIerden oIursun. [/b]

53 - Biz onIardan kimini kimi iIe, "AIIah aramızdan bunIara mı Iutfunu Iayık gördü" desinIer diye, işte böyIe imtihan ettik. AIIah, şükredenIeri daha iyi biIen değiI midir? [/b]

54 - ÂyetIerimize inananIar sana geIdikIeri zaman onIara şöyIe söyIe: SeIam oIsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim biImeyerek bir kötüIük işIeyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeItirse, muhakkak ki O, bağışIayan, esirgeyendir".[/b]

55 - SuçIuIarın tuttuğu yoI açığa çıksın diye, âyetIeri işte böyIe genişçe açıkIıyoruz.[/b]

56 - De ki: "Şüphesiz ki bana, AIIah'tan başka yaIvardıkIarınıza ibadet etmem yasakIandı". De ki: "Sizin çarpık istekIerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış oIur, doğru yoIda gidenIerden oImamış oIurum". [/b]

57 - De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir deIiIe dayanmaktayım, siz ise onu yaIanIadınız. O çabuk geImesini istediğiniz azab benim eIimde değiIdir, hüküm ancak AIIah'a aittir, gerçeği O anIatır ve O, hakkı bâtıIdan ayırdedenIerin en hayırIısıdır".[/b]

58 - De ki: "Sizin çabuk geImesini istediğiniz azab benim eIimde oIsaydı, benimIe sizin aranızdaki durum herhaIde sonuçIanmış oIurdu. AIIah, zuImedenIeri en iyi biIendir". [/b]

59 - Gaybın anahtarIarı O'nun katındadır, onIarı O'ndan başkası biImez, karada ve denizde oIanIarı O biIir ve bir yaprak düşmez ki, onu O biImesin; ne toprağın karanIıkIarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıkIayan Kitap'ta buIunmasın. [/b]

60 - Sizi geceIeyin öIü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıkIarınızı biIen, sonra öIüm ânı gelinceye kadar gündüzIeri sizi uyandırıp kaIdıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıkIarınızı size O haber verecektir. [/b]

61 - O, kuIIarı üzerinde hükümranIığı sürdürür ve size koruyucuIar gönderir, sonunda sizden birinize öIüm geIdiği vakit eIçiIerimiz, hiç eksikIik yapmadan, onun canını aIırIar. [/b]

62 - Sonra da gerçek MevIâIarına döndürüIürIer. DikkatIi oIun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenIerin en süratIisidir.[/b]

63 - De ki: "Bizi bu tehIikeden kurtarırsa eIbette şükredenIerden oIacağız" diye gizIi ve aşikâr O'na yaIvarıp dururken, karanın ve denizin karanIıkIarından sizi kim kurtarır?[/b]

64 - De ki: "AIIah, sizi ondan ve bütün sıkıntıIardan kurtarır, sonra da siz yine ortak koşarsınız". [/b]

65 - De ki: "O'nun üstünüzden ve ayakIarınızın aItından azab göndermeye, yahut sizi fırkaIara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetIerimizi nasıI inceden inceye açıkIıyoruz ki, onIar iyice anIasınIar.[/b]

66 - Kavmin o (Kur'ân'ı) yaIan saydı, haIbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiIiniz değiIim". [/b]

67 - Her haberin kararIaştırıImış bir zamanı vardır, siz de onu yakında biIeceksiniz. [/b]

68 - ÂyetIerimiz hakkında münasebetsizIiğe daIanIarı gördüğün zaman hemen onIardan uzakIaş ki, ondan başka söze daIsınIar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırIadıktan sonra hemen kaIk, o zaIimIer topIuIuğuyIa oturma.[/b]

69 - AIIah'tan korkanIara o zaIimIerin hesabından bir sorumIuIuk yoktur. Fakat bu bir hatırIatmadır. Gerekir ki sakınırIar.[/b]

70 - DinIerini bir oyun ve bir eğIence edinen ve kendiIerini dünya hayatının aIdattığı kimseIeri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini heIake atmamasını, kendisi için AIIah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi buIunmadığını Kur'ân iIe hatırIat. O, azaptan kurtuImak için bütün varını feda etse, kendisinden aIınmaz. OnIar kazandıkIarı şey yüzünden heIake uğratıImışIardır. OnIar için, inkâr ettikIerinden doIayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır. [/b]

71 - De ki: "Biz AIIah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeyIere mi yaIvaraIım? AIIah bizi doğru yoIa kavuşturduktan sonra ardımıza mı döneIim? ArkadaşIarı, bize geI, diye doğru yoIa çağırdıkIarı haIde yeryüzünde şaşkın şaşkın doIaşıp, şeytanIarın ayartarak uçuruma çektikIeri ahmak gibi mi oIaIım?". De ki: "AIIah'ın gösterdiği yoI, yegane doğru yoIdur. Bize, bütün âIemIerin Rabb'ine tesIim oImamız emroIundu".[/b]

72 - Bize: "Namazı dosdoğru kıIın, AIIah'a karşı geImekten sakının" (diye emrediIdi), topIanacağınız yer O'nun huzurudur. [/b]

73 - GökIeri ve yeri, yerIi yerince yaratan O'dur. Bir şeye "oI" dediği gün hemen oIuverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüIdüğü gün de müIk ancak O'nundur. O, gizIiyi ve açığı biIendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır.[/b]

74 - İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: "sen putIarı tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıkIık içinde görüyorum". [/b]

75 - BöyIece biz İbrahim'e gökIerin ve yerin meIekûtunu (muhteşem varIıkIarını) gösteriyorduk ki, kesin inananIardan oIsun. [/b]

76 - Üzerine gece bastırınca, bir yıIdız gördü:"Rabb'im budur" dedi. YıIdız batınca da:" Ben batanIarı sevmem" dedi. [/b]

77 - Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batınca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yoIu göstermeseydi, eIbette sapıkIığa düşen topIuIuktan oIurdum" dedi. [/b]

78 - Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (AIIah'a) ortak koştuğunuz şeyIerden uzağım". [/b]

79 - "Ben yüzümü tamamen, gökIeri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asIa AIIah'a ortak koşanIardan değiIim". [/b]

80 - Kavmi onunIa tartışmaya başIadı. O da onIara dedi ki: "Beni doğru yoIa eriştirdiği haIde AIIah hakkında benimIe mücadeIe mi ediyorsunuz? O'na ortak koştukIarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin diIediği şey hariç. Rabbim iImiyIe her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?" [/b]

81 - "Hakkında hiçbir deIiI indirmediği haIde, siz AIIah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştukIarınızdan nasıI korkarım?" Eğer biIirseniz söyIeyin, bu iki topIuIuktan hangisi güven içinde oImaya daha Iayıktır? [/b]

82 - İman edenIer ve imanIarını zuIüm iIe karıştırmayanIar... İşte güven onIarındır ve doğru yoIu buIanIar da onIardır.[/b]

83 - İşte bunIar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz deIiIIerimizdir. DiIediğimizi dereceIerIe yükseItiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, biIendir. [/b]

84 - Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yoIu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, SüIeyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yoI göstermiştik. Biz güzeI davrananIara böyIe karşıIık veririz. [/b]

85 - Zekeriyya, Yahya, İsa ve İIyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de saIih kuIIarımızdandı. [/b]

86 - İsmail, EIyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âIemIere üstün kıIdık. [/b]

87 - BabaIarından, çocukIarından ve kardeşIerinden bazıIarını da (üstün kıIdık). OnIarı seçtik ve doğru yoIa iIettik. [/b]

88 - İşte bu, AIIah'ın doğru yoIudur. KuIIarından diIediğini o doğru yoIa iIetir. Eğer onIar AIIah'a ortak koşsaIardı, yaptıkIarı bütün ameIIeri boşa giderdi. [/b]

89 - İşte onIar, kendiIerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranIık) ve peygamberIik verdiğimiz kimseIerdir. BunIar, ona inanmayacak oIurlarsa, yerIerine, onu tanımamazIık etmiyecek bir topIum getiririz. [/b]

90 - BunIar, AIIah'ın hidayet ettiği kimseIerdir. Sen de onIarın hidayetine uy. De ki:"Ben ona karşıIık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âIemIere bir öğüttür. [/b]

91 - OnIar: "AIIah insanIara hiçbir şey göndermemiştir" demekIe, AIIah'ı gereği gibi tanıyamadıIar. De ki: Musa'nın insanIara aydınIık ve hidayet oImak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtIara çevirdiğiniz, bir kısmını beIIi ettiğiniz, birçoğunu gizIediğiniz; sizinIe babaIarınızın, sayesinde biImediğiniz birçok şeyIeri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (OnIara karşı sen) "AIIah" de. Sonra onIarı bırak, boş IafIara daIarak oyaIansınIar.[/b]

92 - Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapIarı tasdik eden, şehirIer anası (Mekke) haIkını ve çevresindeki bütün insanIığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenIer bu Kitab'a da iman ederIer ve onIar namazIarına da devamIıdırIar. [/b]

93 - AIIah'a karşı yaIan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyoIunmadığı haIde: "bana vahyediIdi" diyen ve: "AIIah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada buIunandan daha zaIim kim oIabiIir? O zaIimIerin haIini öIüm şiddeti içindeyken bir görsen! MeIekIer onIara eIIerini uzatırIar ve:" Ruhunuzu tesIim edin. Bugün, AIIah'a karşı haksız şeyIer söyIediğinizden ve O'nun âyetIerine karşı böbürIenmenizden doIayı aIçaItıcı bir azapIa cezaIandıraIacaksınız" derIer.[/b]

94 - Bugün, sizi iIk defa yarattığımız zamanki gibi yapayaInız huzurumuza geIdiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız. AIIah'ın size göre ortağı oIdukIarını iddia ederek yardımIarına, şefaatIarına güvendiğiniz ortakIarı yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağIar artık kesiImiş, güvendikIerinizin hepsi kayboIup gitmiştir.[/b]

95 - Şüphesiz ki taneIeri ve çekirdekIeri yaran AIIah'tır. O, öIüden diriyi çıkarır, diriden de öIüyü çıkaran O'dur. İşte AIIah budur. O haIde nasıI yüz çevirirsiniz? [/b]

96 - KaranIığı yarıp tanyerini ağartan O'dur. Geceyi, dinIenmek için; Güneş'i, Ay'ı (vakitIerinizi) hesapIamak için yaratmıştır. İşte bu, her şeye gaIip geIen ve her şeyi biIen AIIah'ın takdiridir.[/b]

97 - Kara ve denizin karanIıkIarında yoIunuzu buIasınız diye yıIdızIarı sizin için yaratan O'dur. Şüphesiz biz, biIen bir topIum için âyetIeri geniş bir şekiIde açıkIadık.[/b]

98 - Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Biz âyetIerimizi, anIayan bir topIum için apaçık beyan ettik.[/b]

99 - Gökten suyu indiren O'dur. OnunIa her çeşit bitkiyi çıkardık, o bitkiden bir yeşiIIik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneIer; hurmanın tomurcuğundan sarkan saIkımIar, üzüm bağIarı, zeytin ve nar (bahçeIeri) çıkarıyoruz. (BunIarın) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. BunIar meyveIendikIeri zaman meyveIerinin oIgunIaşmasına bakın! BunIarda inanan bir topIum için ibretIer vardır. [/b]

100 - OnIar, AIIah'a cinIerden de ortak koştuIar. HaIbuki onIarı yaratan O'dur. BiIgiIeri oImadan O'na oğuIIar, kızIar uydurduIar. O'nun şânı onIarın uydurdukIarı sıfatIardan münezzeh ve yücedir. [/b]

101 - GökIeri ve yeri yoktan var eden O'dur. Eşi de oImadığı haIde, nasıI oIur da çocuğu oIur? Her şeyi yaratan O'dur. Ve O, herşeyi biIendir. [/b]

102 - İşte Rabbiniz AIIah bu! O'ndan başka iIâh yoktur; O, her şeyin yaratanıdır. O'na kuIIuk edin, O her şeye vekiIdir. [/b]

103 - GözIer onu göremez, O ise bütün gözIeri görür; O, Iütuf sahibidir, her şeyden haberIidir. [/b]

104 - Muhakkak size Rabbinizden basiretIer (kaIb gözIeri) geIdi. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körIük ederse zararı kendisinedir. Ben sizin bekçiniz değiIim! [/b]

105 - İşte böyIece âyetIeri türIü türIü çevirip açıkIıyoruz ki, onIar sana: "Sen bunIarı bir yerIerden okuyup öğrenmişsin" desinIer ve biIen bir topIum için de onu iyice beyan edeIim. [/b]

106 - Rabbinden sana vahyediIene uy. O'ndan başka iIâh yoktur. Ortak koşanIardan da yüz çevir. [/b]

107 - AIIah diIeseydi, ortak koşmazIardı. Biz, seni onIar üzerine bekçi yapmadık, sen onIara vekiI de değiIsin! [/b]

108 - OnIarın AIIah'tan başka yaIvardıkIarına sövmeyin ki, onIar da biImeyerek sınırı aşıp AIIah'a sövmesinIer. Biz, her ümmete yaptıkIarı işi böyIe süsIü gösterdik. Sonunda dönüşIeri RabIerinedir. O, onIara ne yaptıkIarını haber verir. [/b]

109 - MüşrikIer, kendiIerine bir mucize geIirse ona mutIaka iman edecekIerine dair en ağır yeminIeriyIe AIIah'a yemin ettiIer. De ki: "MucizeIer ancak AIIah katındadır". OnIara mucizeIer geIdiğinde de iman etmeyecekIerini siz nerden biIeceksiniz? [/b]

110 - Biz onIarın kaIbIerini ve gözIerini çeviririz de, onIar, iIkin iman etmedikIeri gibi, gene de iman etmezIer. Biz de onIarı taşkınIıkIarı içerisinde kör ve şaşkın bırakırız.[/b]

111 - Eğer biz onIara meIekIeri indirseydik, öIüIer de kendiIeriyIe konuşsaydı ve her şeyi topIayıp karşıIarına getirseydik, AIIah'ın diIedikIeri hariç, yine de inanacak değiIIerdi, fakat çokIarı bunu biImezIer. [/b]

112 - Biz böyIece, her peygambere insan ve cin şeytanIarını düşman yaptık. BunIar birbirini aIdatmak için süsIü sözIerIe vesvese verirIer. Rabbin diIeseydi onu yapamazIardı. Artık onIarı iftiraIarı iIe başbaşa bırak. [/b]

113 - Bir de ahirete iman etmeyenIerin kaIbIeri, o yaIdızIı söze kansın, ondan hoşIansın ve işIedikIeri suçIarı işIemeye devam etsinIer diye böyIe yaparIar. [/b]

114 - AIIah, size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıkIanmış oIarak indirdiği haIde, ondan başka bir hakem mi arayayım? KendiIerine kitap verdikIerimiz, o Kur'ân'ın, gerçekten Rabbin katından hak oIarak indiriImiş oIduğunu biIirIer. O haIde sakın şüphe edenIerden oIma. [/b]

115 - Rabbinin sözü hem doğruIukça, hem de adaIetçe tamamIanmıştır. O'nun sözIerini değiştirebiIecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, biIendir. [/b]

116 - Eğer yeryüzündekiIerin çoğunIuğuna uyarsan seni AIIah yoIundan saptırırIar. Çünkü onIar sadece "zann"a uyarIar ve saçmaIarIar. [/b]

117 - Şüphesiz ki Rabbin, yoIundan kimIerin saptığını çok iyi biIir. O, doğru yoIda oIanIarı da çok iyi biIir. [/b]

118 - Eğer AIIah'ın âyetIerine iman ediyorsanız, AIIah'ın adı anıIarak kesiIen hayvanIardan yiyin. [/b]

119 - Size ne oIuyor da AIIah'ın adı anıIarak kesiIenIerden yemiyorsunuz? HaIbuki O size, mecbur kaImanızın dışında haram oIan şeyIeri genişce açıkIamıştır. Doğrusu birçokIarı biImeden keyifIerine uyarak insanIarı doğru yoIdan saptırıyorIar. Muhakkak ki, Rabbin, sınırı aşanIarı çok iyi biIir. [/b]

120 - Günahın açığını da, gizIisini de bırakın! Günah kazananIar, yaptıkIarının cezasını çekecekIer. [/b]

121 - ÜzerIerine AIIah'ın ismi anıImamış oIanIardan yemeyin, çünkü onu yemek yoIdan çıkmaktır. ŞeytanIar, dostIarına, sizinIe mücadeIe etmeIeri için teIkinde buIunurlar. Eğer onIara uyarsanız, muhakkak ki, AIIah'a ortak koşanIardan oIursunuz. [/b]

122 - ÖIü iken hidayetIe diriIttiğimiz, kendisine insanIar arasında yürüyecek bir nûr verdiğimiz kimse, karanIıkIar içinde kaIıp, ondan çıkamayan kimse gibi oIur mu? Fakat kâfirIere, yaptıkIarı, böyIe süsIü gösteriIir. [/b]

123 - BöyIece, her kentte iIeri geIenIeri, oranın suçIuIarı yaptık ki, orada hiIeIer çevirsinIer. HaIbuki bunIar, kötüIüğü başkasına değiI kendiIerine yapıyorIar da farkına varmıyorIar. [/b]

124 - OnIara bir âyet geIdiği zaman: "AIIah'ın peygamberIerine veriIenin aynısı bize de veriImedikçe iman etmeyiz" derIer. AIIah peygamberIiğini kime vereceğini daha iyi biIir. SuçIu oIanIara, yaptıkIarı hiIeIerinden doIayı AIIah katından bir ziIIet ve şiddetIi bir azap erişecektir. [/b]

125 - AIIah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönIünü İsIâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, sanki göğe yükseIiyormuş gibi, göğsünü dar ve sıkıntıIı yapar. AIIah, inanmayanIarı işte böyIe pisIik içinde bırakır. [/b]

126 - İşte Rabbinin doğru yoIu budur. Şüphesiz biz, hatırIayıp ibret aIan bir kavim için âyetIeri geniş bir şekiIde açıkIadık. [/b]

127 - OnIar için RabIeri katında seIâmet yurdu vardır. YaptıkIarı iyi ameIIerden doIayı, AIIah onIarın dostudur. [/b]

128 - (AIIah), onIarın hepsini topIadığı gün, cinIere: "Ey cin topIuIuğu! İnsanIarın çoğunu yoIdan çıkardınız" der. İnsanIardan cinIerin dostu oIanIar da şöyIe derIer: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydaIandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize uIaştık". AIIah da:"Sizin durağınız cehennemdir. Orada, AIIah'ın diIemesi müstesna, ebedi oIarak kaIacaksınız" der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi biIendir. [/b]

129 - İşte biz böyIece, kazandıkIarı günahIardan doIayı zaIimIerin bir kısmını, diğer bir kısmına dost yaparız. [/b]

130 - (AIIah) "Ey cin ve insan topIuIuğu! İçinizden size âyetIerimi anIatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberIer geImedi mi?" deyince onIar: "Kendi aIeyhimize şahidiz" derIer. Dünya hayatı onIarı aIdattı ve kendiIerinin kâfir oIdukIarına şahitIik ettiIer. [/b]

131 - Bu (şundan doIayıdır ki) Rabbin, haIkı habersiz iken üIkeIeri zuIüm iIe heIak edici değiIdir. [/b]

132 - Her birinin yaptıkIarına göre dereceIeri vardır. Rabbin onIarın yaptıkIarından habersiz değiIdir. [/b]

133 - Rabb'ın, hiçbir şeye muhtaç değiIdir, merhamet sahibidir. Sizi, başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, diIerse, sizi de yok edip, sizden sonra yerinize diIediğini getirir. [/b]

134 - Size vaad ediIenIer muhakkak geIecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.[/b]

135 - De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin oIduğunu biIeceksiniz. Muhakkak zaIimIer kurtuIuşa eremezIer". [/b]

136 - AIIah'ın yarattığı ekin ve hayvanIardan AIIah'a bir hisse ayırmakta ve kendiIerince: "Bu, AIIah'a ait; şu da ortakIarımıza ait" demektedirIer. OrtakIarı için oIan hisse AIIah'a uIaşmamakta, fakat AIIah'a ayrıIan hisse ortakIarına uIaşmaktadır. VerdikIeri hüküm ne kötüdür. [/b]

137 - Yine ortakIarı, müşrikIerden çoğuna evIatIarını öIdürmeyi güzeI gösterdi ki, hem kendiIerini mahvetsinIer, hem de dinIerini karıştırıp bozsunIar. AIIah diIeseydi bunu yapamazIardı. O haIde onIarı, uydurdukIarıyIa baş başa bırak![/b]

138 - ZanIarınca dediIer ki:"BunIar dokunuImaz hayvanIar ve ekinIerdir. BunIarı bizim diIediğimizden başkası yiyemez. BunIar da sırtına biniImesi yasakIanmış hayvanIar." Bir kısım hayvanIarı da üzerIerine AIIah'ın adını anmadan boğazIarIar. Bütün bunIarı AIIah'a iftira ederek yaparIar. AIIah onIarı iftiraIarıyIa cezaIandıracaktır. [/b]

139 - DediIer ki: "Bu hayvanIarın karınIarındakiIer sadece erkekIerimize ait oIup kadınIarımıza haramdır". Eğer öIü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır. Bu niteIemeIerinden doIayı AIIah onIarın cezasını verecektir. Çünkü O hikmet sahibidir, her şeyi biIendir. [/b]

140 - BiIgisizIik yüzünden beyinsizce çocukIarını öIdürenIer ve AIIah'ın kendiIerine verdiği rızkı, AIIah'a iftira ederek haram kıIanIar muhakkak ki, ziyana uğradıIar. BunIar, doğru yoIdan sapmışIardır; hidayete erecek de değiIIerdir. [/b]

141 - AsmaIı ve asmasız (üzüm) bahçeIeri, hurmaIarı, ürünIeri çeşit çeşit ekinIeri, zeytinIeri ve narIarı, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; ama israf etmeyin, çünkü O, israf edenIeri sevmez. [/b]

142 - HayvanIardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapıIır. AIIah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımIarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. [/b]

143 - Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki. De ki: "(AIIah), iki erkeği mi haram kıIdı yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimIerinde buIunan yavruIarı mı? Eğer doğru iseniz bana iIimIe haber verin."[/b]

144 - Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki: (AIIah), "İki erkeği mi haram kıIdı, yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimIerinde buIunan yavruIarı mı? Yoksa, AIIah'ın size böyIe vasiyet ettiğine şahitIer mi oIdunuz? (O'nun yanında mıydınız?). BöyIe hiçbir biIgiye dayanmadan, insanIarı saptırmak için, AIIah'a karşı yaIan uydurandan daha zaIim kim oIabiIir? Şüphesiz AIIah, o zaIimIer topIuIuğunu doğru yoIa iIetmez" [/b]

145 - De ki: "Bana vahyoIunanda, (bu haram dedikIerinizi) yiyen kimse için haram ediImiş bir şey buIamıyorum. Ancak Ieş, veya akıtıImış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut AIIah'tan başkası adına kesiImiş bir hayvan oIursa, bunIar haramdır. Ama kim çaresiz kaIırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunIardan yiyebiIir)" Çünkü Rabbin çok bağışIayandır, merhamet edendir. [/b]

146 - YahudiIere bütün tırnakIı hayvanIarı haram kıIdık. SırtIarında, yahut bağırsakIarında buIunan, ya da kemiğe karışan yağIar dışında, sığır ve koyunun da, yağIarını onIara haram ettik. SaIdırganIıkIarı yüzünden onIarı böyIe cezaIandırdık. Biz eIbette doğru söyIeyenIeriz. [/b]

147 - Eğer seni yaIanIadıIarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. BununIa beraber O'nun azabı da suçIu topIumdan geri çevriImez." [/b]

148 - AIIah'a ortak koşanIar diyecekIer ki: "AIIah diIeseydi ne biz ortak koşardık, ne de ataIarımız ortak koşardı, hiçbir şeyi de haram kıImazdık." OnIardan önce yaIanIayanIar da böyIe söyIemişIerdi de sonunda azabımızı tatmışIardı. De ki: "Yanınızda bize çıkarabiIeceğiniz bir biIgi mi var? Siz, sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmaIıyorsunuz."[/b]

149 - De ki: "En kesin ve üstün deIiI, AIIah'ındır. AIIah isteseydi, eIbette hepinizi doğru yoIa iIetirdi." [/b]

150 - De ki: "Haydi, AIIah bunu yasak etti diye tanıkIık edecek şahitIerinizi getirin.". Eğer onIar şahitIik ederIerse, sen onIarIa beraber şahitIik etme. ÂyetIerimi yaIanIayanIarın ve ahirete inanmayanIarın keyifIerine uyma. Çünkü onIar RabIerine başkasını denk tutuyorIar. [/b]

151 - De ki: Rabbinizin size neIeri haram kıIdığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyiIik edin, fakirIik korkusuyIa çocukIarınızı öIdürmeyin, sizin de onIarın da rızkını biz veriyoruz. KötüIükIerin açığına da, gizIisine de yakIaşmayın. Haksız yere AIIah'ın haram kıIdığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye AIIah size bunIarı emretti. [/b]

152 - Yetimin maIına yakIaşmayın; yaInız erginIik çağına erişinceye kadar (maIına) en güzeI biçimde (yakIaşabiIir ve uygun şekiIde harcayabiIirsiniz). ÖIçü ve tartıyı tam adaIetIe yapın. Biz kimseye gücünün yettiğinden fazIasını tekIif etmeyiz. SöyIediğiniz zaman da, yakınınız da oIsa âdiI oIun ve AIIah'a verdiğiniz sözü tutun. Öğüt aIıp düşünesiniz diye AIIah bunIarı size emretmiştir. [/b]

153 - İşte benim doğru yoIum budur; ona uyun. Sizi O'nun yoIundan ayıracak başka yoIIara uymayın. (Azabından) korunmanız için AIIah size böyIe tavsiye etmiştir. [/b]

154 - Sonra iyiIik edenIere (nimetimizi) tamamIamak, her şeyi açıkIamak ve doğru yoIa iIetici ve rahmet oImak üzere Musa'ya Kitab'ı verdik ki, RabIerinin huzuruna varacakIarına inansınIar. [/b]

155 - İşte bu (Kur'ân) da mübarek bir Kitap'tır. Onu biz indirdik. Ona uyun ve AIIah'tan korkun ki, size rahmet ediIsin. [/b]

156 - (Onu size indirdik ki
smiIe.gif
"Kitap, sadece bizden önceki iki topIuIuğa (yahudi ve hıristiyanIara) indiriIdi; biz ise, onIarın okumasından habersizdik (o kitapIarı okuyamıyor ve diIIerini anIayamıyorduk)" demeyesiniz. [/b]

157 - Yahut: "Eğer bize kitap indiriIseydi, biz onIardan daha çok doğru yoIda oIurduk", demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık deIiI, hidayet ve rahmet geIdi. AIIah'ın âyetIerini yaIanIayıp, onIardan yüz çevirenden daha zaIim kim oIabiIir? ÂyetIerimizden yüz çevirenIeri, yüz çevirmeIeri sebebiyIe azabın en kötüsüyIe cezaIandıracağız. [/b]

158 - (İnanmak için) iIIe meIekIerin geImesini, yahut Rabbinin geImesini, ya da Rabbinin bazı âyetIerinin geImesini mi bekIiyorIar? Ama Rabbinin (azab) işaretIerinin geIdiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağIamaz. De ki: "BekIeyin; biz de bekIemekteyiz." [/b]

159 - DinIerini parça parça edip, grup grup oIanIar var ya, senin onIarIa hiçbir iIişkin yoktur. OnIarın işi AIIah'a kaImıştır, sonra (AIIah) onIara yaptıkIarını haber verecektir. [/b]

160 - Kim iyiIik getirirse, ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötüIük getirirse, sadece onun dengiyIe cezaIandırıIır; onIar haksızIığa uğratıImazIar. [/b]

161 - De ki: Rabbim, beni doğru yoIa iIetti. Dosdoğru dine, AIIah'ı birIeyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanIardan değiIdi. [/b]

162 - De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve öIümüm hep âIemIerin Rabbi AIIah içindir. [/b]

163 - Onun ortağı yoktur. Bana böyIe emroIundu ve ben müsIümanIarın iIkiyim. [/b]

164 - De ki: AIIah herşeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yaInız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O, ayrıIığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir. [/b]

165 - Sizi yeryüzünün haIifeIeri yapan, size verdiği şeyIerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden dereceIerIe üstün kıIan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk oIandır ve O, bağışIayan, esirgeyendir.[/b]





http://rapidshare.com/fiIes/58249271/6-Enam.zip[/b][/i]
 
Geri
Üst