[FONT="]aile; karı-koca, çocuklar ve yakınlarından meydana gelen ve yaratılıştan bir takım manevî bağlar üzerine kurulan, şeklen küçük fakat mahiyet itibariyle büyük olan sosyal bir topluluktur. Örfen ve umumî olarak; aralarında soy, evlilik, süt emme gibi yollarla yakınlık münasebeti olan kimselerin hepsine denir. [/FONT]
[FONT="]Dünyada her şeyin bir esası, bir temeli olduğu gibi milletleri teşkil eden toplumların temeli de ailelerdir.[/FONT]
[FONT="]Ailenin devamı için sevgi ve saygının çok büyük önemi vardır.[/FONT][FONT="] Sevginin en çok arandığı yer aile yuvasıdır. Aile fertlerini birbirine bağlayan şey sevgidir. Sevgiden mahrum olanlar aileden kopar ve aileye ısınamazlar.[/FONT]
[FONT="]Peygamberimiz (s.a.v) sevgi konusunda şöyle buyurur: [/FONT]
[FONT="]"Mü'min sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimselerde hayır yoktur." [1] [2][/FONT]
[FONT="]Aile Allahın emri ve Peygamber Efendimizin [s.a.v] sünneti olan nikâhla kurulan kutsal ve şerefli bir ocaktır. [/FONT]
[FONT="]Aile kurumu, kadın ve erkeğin meşru kurallar çerçevesinde, yani nikâh akdiyle bir araya gelmeleriyle oluşur. [/FONT]
[FONT="]Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz de: [/FONT]
[FONT="]Evlenin, çoğalın. Kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim. (Beyhaki) buyurarak ümmetini evlenmeye, aile kurmaya teşvik ediyor.[3][/FONT]
[FONT="]Aile, Allah Teâlâ'nın insanlığa en büyük emanetlerinden biridir. Din ve dünya hayatı aile ile güzel ve düzenli olur. Bunun için aile herkese hayır getiren mübarek, mahrem ve şerefli bir emanettir.[/FONT]
[FONT="]İlk aile cennette kurulmuştur.[/FONT][FONT="] Hz. Âdem (a.s) ile Hz. Havva validemizin evlilikleri cennette olmuştur. Bu sebeple Allah için yapılan evlilikte, cennetten bir tat vardır.[/FONT]
[FONT="]Aile, insanlık cemiyetinin temelidir. Evlilik, bu temeli Allah'ın (c.c) adıyla atmak ve insanlık şerefine uygun bir bina yapmaktır. Dünyada insanlık hayatı aile üzerine kurulmuş ve aile düzenine göre şekillendirilmiştir.[/FONT]
[FONT="] Mümin erkek ve kadınlara söyle. Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. (Nur/30-31) emrine uymakla mümkündür. [/FONT]
[FONT="]Bu, hem aile hem de toplum hayatının huzuru, güveni ve geleceği için temel şarttır. Sonra eşler, birbirlerine karşı görevlerini yerine getirmeye çalışmalı, sorumlulukları Allah ve Rasulünün (s.a.v) bildirdiği gibi paylaşmalıdır.[/FONT]
[FONT="]Baba, aile reisi olarak çocuklarını yetiştirme ve kötülüklerden korumakla görevlidir. Bu işte anne, babaya yardımcıdır. Çocuklara farz olan ilmihal, buluğ çağına kadar verilmelidir.[/FONT]
[FONT="]Baba, ailenin reisi olup ailedekilerin din ve dünyalarından sorumludur. [/FONT]
[FONT="]Bulûğ çağına kadar bir çocuğun bakım, eğitim, terbiye ve farz olan ilimlerinin öğretilmesi babaya aittir. Baba ya kendisi öğretmeli ya da öğreten birine göndermelidir. Bu işte anne de babanın yardımcısı olup ikinci derece sorumludur. Özellikle kız çocuklarının terbiye ve yetişmesinde annenin hizmeti büyüktür.[/FONT]
[FONT="]Bütün bunlar emanete sahip çıkmak ve yüce Allah'a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Aile içinde Allah rızâsı için yapılan bütün çabalar, çalışmalar ve harcamalar birer sadakadır, hayırdır, hizmettir. [/FONT]
[FONT="]En güzel hizmet, insanın nefsine ve nesline edep kazandırmasıdır; çünkü edebin sonu cennettir. Edep, zengin fakir her ailenin kurtuluş sebebidir. Ona yönelmelidir.[/FONT]
[FONT="]Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bir aile reisinin temel görevlerini özetle şöyle belirlemiştir:[/FONT]
[FONT="]"Çocuğun baba üzerinde üç hakkı vardır. Ona kuran-ı kerimi öğretmesi, ismini güzel koyması ve evlenme çağına geldiğinde evlendirmesi. [4][/FONT]
[FONT="]Hz. Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:[/FONT]
[FONT="]"Çocuklarınıza yedi yaşına geldiği zaman namazı (öğretin ve kılmalarını) emredin. On yaşına geldiklerinde kılmazlarsa el ile hafifçe dövün. On yaşında yataklarını ayırın." [5][/FONT]
[FONT="]Yüce Allah, rahmet Peygamberinin (s.a.v) şahsında bütün aile reislerine şu emri vermiştir:[/FONT]
[FONT="]Dünyada her şeyin bir esası, bir temeli olduğu gibi milletleri teşkil eden toplumların temeli de ailelerdir.[/FONT]
[FONT="]Ailenin devamı için sevgi ve saygının çok büyük önemi vardır.[/FONT][FONT="] Sevginin en çok arandığı yer aile yuvasıdır. Aile fertlerini birbirine bağlayan şey sevgidir. Sevgiden mahrum olanlar aileden kopar ve aileye ısınamazlar.[/FONT]
[FONT="]Peygamberimiz (s.a.v) sevgi konusunda şöyle buyurur: [/FONT]
[FONT="]"Mü'min sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimselerde hayır yoktur." [1] [2][/FONT]
[FONT="]Aile Allahın emri ve Peygamber Efendimizin [s.a.v] sünneti olan nikâhla kurulan kutsal ve şerefli bir ocaktır. [/FONT]
[FONT="]Aile kurumu, kadın ve erkeğin meşru kurallar çerçevesinde, yani nikâh akdiyle bir araya gelmeleriyle oluşur. [/FONT]
[FONT="]Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz de: [/FONT]
[FONT="]Evlenin, çoğalın. Kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim. (Beyhaki) buyurarak ümmetini evlenmeye, aile kurmaya teşvik ediyor.[3][/FONT]
[FONT="]Aile, Allah Teâlâ'nın insanlığa en büyük emanetlerinden biridir. Din ve dünya hayatı aile ile güzel ve düzenli olur. Bunun için aile herkese hayır getiren mübarek, mahrem ve şerefli bir emanettir.[/FONT]
[FONT="]İlk aile cennette kurulmuştur.[/FONT][FONT="] Hz. Âdem (a.s) ile Hz. Havva validemizin evlilikleri cennette olmuştur. Bu sebeple Allah için yapılan evlilikte, cennetten bir tat vardır.[/FONT]
[FONT="]Aile, insanlık cemiyetinin temelidir. Evlilik, bu temeli Allah'ın (c.c) adıyla atmak ve insanlık şerefine uygun bir bina yapmaktır. Dünyada insanlık hayatı aile üzerine kurulmuş ve aile düzenine göre şekillendirilmiştir.[/FONT]
[FONT="]Aile, karı, koca ve çocuklardan meydana gelen bağlar üzerine kurulan küçük bir sosyal topluluktur. Aile, bir cemiyeti ayakta tutan temel müessesedir.[/FONT]
[FONT="]Her şeyi çift olarak yaratan (Zariyat/49) Allah Tealâ, Hz. Ademi (a.s) ve Hz. Havva validemizi yaratarak, insan çiftini kadın ve erkekten meydana getirdi. (Nisa/1) [/FONT]
[FONT="]İnsan nesli, ilk aileyi oluşturan bu mübarek çiftten çoğalarak günümüze kadar geldi.[/FONT]
[FONT="]Bugün de toplumların varlığı, neslin çoğalarak devam etmesi aileye bağlı. Kadın, erkek ve bunların çocuklarından oluşan aile, milletlerin üzerine kurulu olduğu temel yapıyı meydana getiriyor.[/FONT]
[FONT="]Bir yuva kurduktan sonra [/FONT][FONT="]onu korumak, Allah Tealânın:[/FONT]
[FONT="]Her şeyi çift olarak yaratan (Zariyat/49) Allah Tealâ, Hz. Ademi (a.s) ve Hz. Havva validemizi yaratarak, insan çiftini kadın ve erkekten meydana getirdi. (Nisa/1) [/FONT]
[FONT="]İnsan nesli, ilk aileyi oluşturan bu mübarek çiftten çoğalarak günümüze kadar geldi.[/FONT]
[FONT="]Bugün de toplumların varlığı, neslin çoğalarak devam etmesi aileye bağlı. Kadın, erkek ve bunların çocuklarından oluşan aile, milletlerin üzerine kurulu olduğu temel yapıyı meydana getiriyor.[/FONT]
[FONT="]Bir yuva kurduktan sonra [/FONT][FONT="]onu korumak, Allah Tealânın:[/FONT]
[FONT="]قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ[/FONT][FONT="][/FONT]
[FONT="] Mümin erkek ve kadınlara söyle. Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. (Nur/30-31) emrine uymakla mümkündür. [/FONT]
[FONT="]Bu, hem aile hem de toplum hayatının huzuru, güveni ve geleceği için temel şarttır. Sonra eşler, birbirlerine karşı görevlerini yerine getirmeye çalışmalı, sorumlulukları Allah ve Rasulünün (s.a.v) bildirdiği gibi paylaşmalıdır.[/FONT]
[FONT="]Baba, aile reisi olarak çocuklarını yetiştirme ve kötülüklerden korumakla görevlidir. Bu işte anne, babaya yardımcıdır. Çocuklara farz olan ilmihal, buluğ çağına kadar verilmelidir.[/FONT]
[FONT="]Baba, ailenin reisi olup ailedekilerin din ve dünyalarından sorumludur. [/FONT]
[FONT="]Bulûğ çağına kadar bir çocuğun bakım, eğitim, terbiye ve farz olan ilimlerinin öğretilmesi babaya aittir. Baba ya kendisi öğretmeli ya da öğreten birine göndermelidir. Bu işte anne de babanın yardımcısı olup ikinci derece sorumludur. Özellikle kız çocuklarının terbiye ve yetişmesinde annenin hizmeti büyüktür.[/FONT]
[FONT="]Bütün bunlar emanete sahip çıkmak ve yüce Allah'a karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Aile içinde Allah rızâsı için yapılan bütün çabalar, çalışmalar ve harcamalar birer sadakadır, hayırdır, hizmettir. [/FONT]
[FONT="]En güzel hizmet, insanın nefsine ve nesline edep kazandırmasıdır; çünkü edebin sonu cennettir. Edep, zengin fakir her ailenin kurtuluş sebebidir. Ona yönelmelidir.[/FONT]
[FONT="]Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bir aile reisinin temel görevlerini özetle şöyle belirlemiştir:[/FONT]
[FONT="]"Çocuğun baba üzerinde üç hakkı vardır. Ona kuran-ı kerimi öğretmesi, ismini güzel koyması ve evlenme çağına geldiğinde evlendirmesi. [4][/FONT]
[FONT="]Hz. Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:[/FONT]
[FONT="]"Çocuklarınıza yedi yaşına geldiği zaman namazı (öğretin ve kılmalarını) emredin. On yaşına geldiklerinde kılmazlarsa el ile hafifçe dövün. On yaşında yataklarını ayırın." [5][/FONT]
[FONT="]Yüce Allah, rahmet Peygamberinin (s.a.v) şahsında bütün aile reislerine şu emri vermiştir:[/FONT]
[FONT="]وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْأَلُكَ رِزْقًا نَحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوَى[/FONT][FONT="][/FONT]
[FONT="]"Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ ile elde edilir. [6][/FONT]
[FONT="]Bu âyet indiği zaman, Hz. Fâtıma (r.anha) ile Hz. Ali (k.v) yeni evlenmişler ve özel bir eve ayrılmışlardı. [/FONT]
[FONT="]Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v), sevgili kızı Fâtıma (r.anha) ile damadı Hz. Ali'yi (r.a) sabah namazına kaldırmak için evlerine kadar bizzat teşrif buyuruyor, zahmete giriyor, kendilerine şefkatle seslenerek,[/FONT]
[FONT="]"Allah size rahmet etsin, haydin namaza!diye çağırıyordu. Buna altı ay devam etti.[7][/FONT]
[FONT="]Anne ve babalar bu konuda çok hassas olmalıdır. Uyku halindeki bir kimseyi ibadet gibi gönül huzuru isteyen bir işe çağırırken, çok tatlı ifadeler kullanmalıdırlar.[/FONT]
[FONT="] Sert davranışlar ve hakaret içeren sözlerle ibadete çağrılmaz. Çocuklarımızı ibadete çağırırken gerekirse ciddi olmalı, fakat asla nefret ettirmemelidir. Buna özellikle sabah namazında daha çok dikkat edilmelidir. [/FONT]
[FONT="]Din konusunda baba ve anneye düşen en önemli iş, çocuklarından yapmasını istedikleri güzel şeyleri önce kendilerinin yapmaları ve buna devam etmeleridir. [/FONT]
[FONT="]Bu âyet indiği zaman, Hz. Fâtıma (r.anha) ile Hz. Ali (k.v) yeni evlenmişler ve özel bir eve ayrılmışlardı. [/FONT]
[FONT="]Fahr-i Kâinat Efendimiz (s.a.v), sevgili kızı Fâtıma (r.anha) ile damadı Hz. Ali'yi (r.a) sabah namazına kaldırmak için evlerine kadar bizzat teşrif buyuruyor, zahmete giriyor, kendilerine şefkatle seslenerek,[/FONT]
[FONT="]"Allah size rahmet etsin, haydin namaza!diye çağırıyordu. Buna altı ay devam etti.[7][/FONT]
[FONT="]Anne ve babalar bu konuda çok hassas olmalıdır. Uyku halindeki bir kimseyi ibadet gibi gönül huzuru isteyen bir işe çağırırken, çok tatlı ifadeler kullanmalıdırlar.[/FONT]
[FONT="] Sert davranışlar ve hakaret içeren sözlerle ibadete çağrılmaz. Çocuklarımızı ibadete çağırırken gerekirse ciddi olmalı, fakat asla nefret ettirmemelidir. Buna özellikle sabah namazında daha çok dikkat edilmelidir. [/FONT]
[FONT="]Din konusunda baba ve anneye düşen en önemli iş, çocuklarından yapmasını istedikleri güzel şeyleri önce kendilerinin yapmaları ve buna devam etmeleridir. [/FONT]