• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

ALLAH’IN RAHMETi VE CENNET’E EN SON GİRENİN HALİ

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Asi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Asi

Kayıtlı Üye
Konum
İzmir
Forum Yaşı
13 Yıl
Mesajlar
1,016
Tepkime puanı
710
Hz. Muğire bin Şu’be anlatıyor; Rasulullah (Ona Binler Selam) buyurdu ki: “Hz. Musa (ALLAH’ın Selamı Üzerine) Rabbine sordu:
‘Derece itibariyle Cennet halkının en düşüğü nasıldır?’ Yüce Rabb buyurdu:
‘O, bütün Cennet halkı Cennet’e girdikten sonra gelecek biridir ki kendisine: ‘Cennet’e gir!’ denilir. O kişi:
‘Ey Rabbim nasıl gireyim? Herkes yerlerine yerleşti, bütün Cennet tutuldu!’ der. Ona şu cevap verilir:
‘Sana dünya hükümdarlarından birinin mülkü kadar mülk verilmesine razı mısın?’ O:
‘Rabbim razıyım!’ der. Yüce Rabb:
‘Bu sana verilmiştir. Ve onun da bir katı ve onun da bir katı ve onun da bir katı ve onun da bir katı…’ O kişi beşinci de:
‘Ey Rabbim razı oldum (yeter)!’ der. Yüce Rabb:
‘Bunlarla beraber daha on katı da sana verildi. Ayrıca gönlün her ne isterse, gözün neden zevk alırsa… Hepsi sana verilmiştir!’ buyurur. O kişi:
‘Rabbim razı oldum (yeter)!’ der. (Ve Hz. Musa tekrar sordu):
‘Ya derecesi en üstün olan?’ (ALLAH cevap verdi):
‘İşte irade ettiklerim bunlardı. Onların keramet fidanlarını kendi elimle diktim ve üzerlerine mühür vurdum. Onlara hazırladığımı, ne bir göz görmüş ne bir kulak işitmiştir. Hiçbir insanın kalbine de o şeylerle ilgili bir bilgi gelmemiştir.” (Müslim, İman, 312)

Hz. Abdullah bin Mes’ud anlatıyor; Rasulullah (Ona Binler Selam) buyurdu ki: “Cennet’e en son giren kimse bazen yürür, bazen ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennem’i tamamen geçince dönüp ona bir bakar ve:
‘Beni senden kurtaran ALLAH münezzehtir! Yüce ALLAH bana hiç kimseye vermediği şeyi verdi’ der. Derken ona bir ağaç gösterilir. O:

‘Ya Rabbi’ der, ‘beni şu ağaca yaklaştır da altında gölgeleneyim, suyundan içeyim!’ Yüce ALLAH:
‘Ey Ademoğlu! Dilediğini versem Benden başka bir şey istemezsin değil mi?’ der. O kişi:
‘Ey Rabbim! Bundan başka bir şey istemeyeceğim!’ der ve başka bir şey istemeyeceğine söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. çünkü o sabredemeyeceği şeyi görmüştür. Onu ağaca yaklaştırır. Kişi, ağacın gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona öncekinden de daha güzel bir ağaç gösterilir. Dayanamayıp:
‘Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artık Senden başka bir şey istemeyeceğim!’ der. Yüce ALLAH:
‘Ey Ademoğlu! Bana öncekinden başkasını istememeye söz vermemiş miydin? Ben seni ona yaklaştıracak olsam başka şeyler de isteyeceksin!’ der. O kişi artık başka bir şey istemeyeceğine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyeceği şeyi görmüştür. ALLAH kişiyi o ağaca da yaklaştırır. Ve kişi onun gölgesinde de gölgelenir, suyundan içer.
Sonra ona Cennet’in kapısının yanında bir ağaç yükseltilir. Bu ağaç, diğer ikisinden daha güzeldir. O kişi yine:
‘Ey Rabbim! Beni şuna yaklaştır da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, Senden başka bir şey istemiyorum!’ der. Yüce Rabb:
‘Ey Ademoğlu! Sen öncekinden başka bir şey istemeyeceğine de Bana söz vermemiş miydin?’ der. O kişi:
‘Evet Rabbim! Senden başka bir şey istemeyeceğim’ der. Rabbi onun özrünü kabul eder. çünkü o sabredemeyeceği bir şey görmüştür. Onu bu ağaca da yaklaştırır. Kişi o ağaca yaklaştırılınca Cennet halkının seslerini duyar. (Dayanamayıp):

‘Ey Rabbim! Beni Cennet’e sok!’ der. Yüce Rabb:
‘Ey Ademoğlu’ Beni senden kurtaracak şey nedir! Sana dünya kadarını ve beraberinde bir o kadarını daha versem razı olur musun!’ der. O kişi:
‘Ey Rabbim! Benimle alay mı ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbi’sin!’ der.

(Hadisi rivayet eden) Abdullah bin Mes’ud, bu noktada güldü ve:
‘Niye güldüğümü sormuyor musunuz?’ dedi. İnsanlar:
‘Niye güldün söyle?’ dediler. O:
‘Rasulullah da (Ona Binler Selam) böyle gülmüştü. ‘Niye güldünüz?’ diye sorulduğunda da’:
‘Alemlerin Rabbi’nin, o kişi: ‘Sen ki Alemlerin Rabbi’sin, benimle alay mı ediyorsun?’ deyince gülmesine gülüyorum!’ dedi. Yüce ALLAH:
‘Ben, seninle alay etmiyorum. Fakat Ben, Şanı Yüce Olan’ım. Dilediğimi yapmaya gücü yetenim.’ buyurdu.” (Müslim, İman, 310)
 
Geri
Üst