Kureyş kabilesinden
Mısırda vali iken öldü: (43/663).
Amr ibni As
müslümanlara karşı yapılan bütün kötülüklerde bu aile başta geliyordu.
Mekke devrinin yedinci yılı (616 M.)
As oğlu Amr idi: (Mekke devri kronolojisinin 6 ncı maddesine bakınız.)
Habeş hükümdarı müslümanlar! himaye etmiş
Kureyşin resmî isteklerini'reddederek Kureyş heyetini geri çevirmişti.
Hendek Gazasında
müslümanlara karşı gelenlerden ayrıldı. Kendisine muhalefet edenlere:
- Siz aldanıyorsunuz! Onlar ki
Müsned).
Mekke fethinden altı ay evvel
Amr ibni Âs'da oraya vali oldu. Rasûl-i Ekremin vefatına kadar orada kaldı.
Ebûbekrin halifeliği zamanında
dinden ayrılma hareketlerinde Amr'in de başarısı görüldü. Suriye fetihlerinde Filistin'e gönderilen askerî birliğin kumandanı bulunuyordu. Lût Gölü yanında Bizanslılarla yapılan Ecnâdeyn savaşında bulundu.
Halife Ömer devrinde de-Bizans ordularına karşı
kan dökülmeden Kudüse girdi.
Kudüsün fethinden sonra
Mısır ordusu kumandanı Amr'e şöyle bir mektup yazmış:
- "Yâ Amr: Mektubum geldiği zaman
Suriye hududunda isen geri dön! Mısır hududuna qirmiş isen ileri yürü! Allah yardımcın olsun!" demişti.
Amr mektubu aldığı zaman
halifenin mektubunu açmamıştı. Amr Mısıra girdi: (19/640). iskenderiye'yi de aldı: (20/640). Kendisine Mısır valiliği verildi.
Güya
iskenderiye'de Batlamyüslerden kalma kitaplık ile bu kitaplığın içinde bulunan yediyüzbin cild kitabı yakmış imiş!...
Tarihî hakikate asla uymayan bu rezilâne iftirayı
Medeniyyet-i İslâmiyye Tarihi sahibi Corci Zeydan da yazmaktadır. Halbuki;
Batlamyüslerin bu kitaphanesinin
Ebülferecten evvel gelen hıristiyan ve Mısırlı tarihçilerden hiçbirinin bu mevhum meseleden bahsetmemiş olmalarıydı.
Halife Hazreti Osman zamanında
aralarında anlaşma hâsıl oldu.
Halife Ali ile"vâli Muâviye arasında kanlı savaşlar oluyordu. Muâviye ordusu her tarafta çevrilmeye başlamıştı. Hattâ
Şam ordusunda bozgunluğu gördü. Muâviyeye şunları söyledi:
- "Hemen askere emret! Kur'ân'ı yukarı kaldırsınlar!" dedi. Muâviye askerleri
Ebû Mûsâyı istemiyordu.
iki hakem
Medine'ye onbeş günlüktü.)
Amr
Ebû Mûsâya karşı:
- "Ey Ebû Musa! Sen de bilirsin ki
Ebû Mûsânın cevabı şu oldu:
- "Ey Amr! Allahdan kork! Halifelik makamına geçecek zat
yine onu halifeliğe seçemem. Allah için yaptığım hakemlik işinde rüşvet kabul edemem!" dedi ve sözüne şunları ilâve etti:
- "Ey Âs'ın oğlu Amr! Halk bizi bu işe bıraktı. Fitnenin tekrar canlanmasına sebep olmıyalım. Müslümanları yine harbe sürüklemek doğru olmaz. İnsafa da sığmaz!" deyince
Amr:
- O halde
ne düşünüyorsun? diye sordu.
Ebû Mûsâdan:
- "Ali'yi de
işi şûraya bırakalım." cevabını alan Amr:
- "İşte
en kuvvetli rey budur!" dedi ve Ebû Mûsânın bu reyini kabul etti.
iki hakem
Ebû Mûsâyı ileri sürdü. Yaşça ve faziletçe kendisinden üstün olduğunu söyledi. Ebû Musa'da minbere çıktı. Hamd ü senadan sonra sözüne şöyle başladı:
- "Ey Nâs! Biz Amrle en doğru yol üzerinde
Amr çıktı.
- "Ey Nâs! Ebû Mûsânın sözlerini duydunuz. Kendisi
mescidin içi birdenbire karıştı. Yalnız aklı başında olanlar araya girdi. Kan dökülmesi önlendi. Ebû Musa son derece mahcup oldu. Herkes semtine döndü. Amr de sahte siyasî zaferinin verdiği gururla Şama gitti. Muâviyenin halifeliğini tebrik etti. Hazreti Ali ise son derece üzülmüştü.
As oğlu Amr
bunu da hiçe indirdi. Harb usulüne dönüldü. Halife Ali ile vali Muâviye arasında kanlı mücadele tekrar başladı.
Muâviye
vali Ebûbekr oğlu Muhammed yakalanmıştı. Muhammed ibni Ebûbekrin başı kesildi. Şama gönderildi. Vücudu da yakıldı.
Ancak
fakat islâm âlemi ikiye ayrılarak birliğini kaybetmiş oldu.
Hazreti Ali
Bekroğ-lu Amr):
- "islâm dünyasının bütün çektikleri üç kişi yüzündendi. Biz bunları temizliydim.'Müslümanlar rahat etsin!" diye karar vermişlerdi
Ramazanın 17 sini seçmişlerdi.
Bekroğlu Mısır'a
Hazreti Aliyi şehîd etti. (40/661).
Muâviye
bazı şartlarla Amr ibni Âsi Mı-sır'a vâlî yaptı. Amr ölünceye kadar Mısır valiliğinde kaldı.
Amr ibni As
Mısır'da "Cebeli Mukattam"a gömüldü. Pek çok servet bırakmıştı. Kendisinden otuzdo-kuz hadîs rivayet olunmuştu.
As oğlu Amri
düşüncesiz birini gördüğü zaman:
"Ey Allahım: Bunu da sen yarattın. Amri de!" der
Allahın hükmüne hayret ederdi.
Mekke devrinin yedinci yılı (616 M.)
Habeş hükümdarı müslümanlar! himaye etmiş
Hendek Gazasında
- Siz aldanıyorsunuz! Onlar ki
Mekke fethinden altı ay evvel
Ebûbekrin halifeliği zamanında
Halife Ömer devrinde de-Bizans ordularına karşı
Kudüsün fethinden sonra
- "Yâ Amr: Mektubum geldiği zaman
Amr mektubu aldığı zaman
Güya
Tarihî hakikate asla uymayan bu rezilâne iftirayı
Batlamyüslerin bu kitaphanesinin
Halife Hazreti Osman zamanında
Halife Ali ile"vâli Muâviye arasında kanlı savaşlar oluyordu. Muâviye ordusu her tarafta çevrilmeye başlamıştı. Hattâ
- "Hemen askere emret! Kur'ân'ı yukarı kaldırsınlar!" dedi. Muâviye askerleri
iki hakem
Amr
- "Ey Ebû Musa! Sen de bilirsin ki
- "Ey Amr! Allahdan kork! Halifelik makamına geçecek zat
- "Ey Âs'ın oğlu Amr! Halk bizi bu işe bıraktı. Fitnenin tekrar canlanmasına sebep olmıyalım. Müslümanları yine harbe sürüklemek doğru olmaz. İnsafa da sığmaz!" deyince
- O halde
Ebû Mûsâdan:
- "Ali'yi de
- "İşte
iki hakem
- "Ey Nâs! Biz Amrle en doğru yol üzerinde
- "Ey Nâs! Ebû Mûsânın sözlerini duydunuz. Kendisi
As oğlu Amr
Muâviye
Ancak
Hazreti Ali
- "islâm dünyasının bütün çektikleri üç kişi yüzündendi. Biz bunları temizliydim.'Müslümanlar rahat etsin!" diye karar vermişlerdi
Bekroğlu Mısır'a
Muâviye
Amr ibni As
As oğlu Amri
"Ey Allahım: Bunu da sen yarattın. Amri de!" der