• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Anlatamıyor musunuz yoksa anlamıyor mu?

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan İlksu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

İlksu

Sanırım artık insan, tutunamıyor insana..
Kayıtlı Üye
Konum
~ Huzura Kavustuğum Bir Yerden ~
Forum Yaşı
8 Yıl 10 Ay
Mesajlar
1,593
Tepkime puanı
30
İş yada sosyal yaşamımızda hepimiz bazı zamanlar iletişim sorunu yaşarız. "Defalarda anlattığım halde anlamıyor" diyip sorunu karşı tarafta ararız. Peki ya düşüncelerimizi doğru bir şekilde aktaramıyorsak?



İş yaşamında etkili iletişim teknikleri: İletişim problemlerini ortadan kaldırabilmek için karşınızdakinin anlayabileceği dilden konuşun

“Göz yalnızca zihnin kavramaya hazır olduğu şeyleri görür.”

Henri Bergson

Acaba kaçımız bunu fark ediyor? Kaçımız karşımızdakinin kendisini anlamamasından şikayet ediyor? Göremediğimiz neler var? Hiç düşündünüz mü?

İletişim kurarken hepimiz sorunlar yaşıyoruz. Bazen işyerinde çalışma arkadaşlarımızla, bazen ailemizle, bazen dostlarımızla, bazen bir görevliyle, bazen sokaktaki herhangi biriyle…

En sık karşılaştığım şikayetlerden bazıları da şöyle; ‘

’…defalarca anlattım, değişik açılardan yaklaştım, sürekli söylüyorum, bir türlü anlamıyor, anladı sanıyordum, geçen sefer söylemiştim, bilmiyor mu hala, kaçıncı konuşmamız ama hala aynı şeyi yapıyor…’’

Eminim içinde size ait cümleler de var. Bana ait olanı da var. Defalarca anlatmak, söylemek yeterli olmuyor bazen. Buradaki sihirli cümle: “Karşınızdakinin anlayacağı şekilde konuşmak.”

Bununla ilgili çok güzel bir hikaye anlatılır:

Profesör, konferans vermek üzere salona girmiş. Salonda, sadece ön sırada oturan seyis dışında hiç kimse yokmuş. Boş koltukları görünce, konuşup konuşmama konusunda tereddüte düşen profesör sonunda seyise sormuş: “Buradaki tek kişi sensin. Kararı sen ver. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?” Seyis cevap vermiş: “Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan hiç anlamam. O yüzden bana hiç sorma. Ama ben ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim”. Bu sözler karşısında seyise hak veren profesör, kararını vermiş ve konferansa başlamış. Konuşmuş, konuşmuş… İki saatin üzerinde konuşmuş, anlatmış, yazmış durmuş. Sonunda sözlerini tamamlayan profesör, kendini çok mutlu hissetmiş ve görevini yerine getirmenin hazzı ve tatlı yorgunluğuyla seyise dönmüş. Aslında amacı, tek dinleyicisi tarafından konferansın çok iyi geçtiğinin onaylanmasını duymakmış. “Konuşmayı nasıl buldun?” diye sormuş. Seyis cevap vermiş: “Hocam, ben sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Yine de, eğer ahıra girdiğimde, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım”.

İnsanlara; hazır oldukları zaman, anlayabilecekleri şekilde söylemek istediklerimizi anlatırsak, bizi duymalarını ve gerçekten anlamalarını sağlayabiliriz.

Yazar: Saygı Günenç​
 
Bende anlatamadığı mi düşünüyorum ve kimsenin anlamadığını

GM 5 d cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Kişiye göre benim anlatamadığım veya karşı tarafın anlamadığı değişir. Hep karşı taraf anlamıyor da değil ''anlatan hariç herkes anlama özürlü heralde''.
 
Bence bu da mantıklı anlama özürlü ,bakar kor insanlar da çok aramızda
Mesela benim nicki hep gülenadam diye okuyorlar 

GM 5 d cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
gülenadam maşallah yani anlam değişiyor ki böyle olunca :)
Sorma ya sen de de oldu mu bu aslında o kadar da duyulmamış bir nick değil
Haluk Levent in şarkısı var yani düşün

GM 5 d cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
İnsanlara; hazır oldukları zaman, anlayabilecekleri şekilde söylemek istediklerimizi anlatırsak, bizi duymalarını ve gerçekten anlamalarını sağlayabiliriz.


Yav her he...
Bir insana bir şey anlatacağız diye havada fil uçuralım birde. Anlayan anlar, anlamayan da anlasaymış.
Valla ben beyni olan anlardı deyip bir müddet sonra uraşmıyorum.
Yok hazır olmasını bekliycen, yok hazırlanmasını sağlayacan, yok anlayabildiği gibi anlatcan.
 
Geri
Üst