Masanın üzerinde bıraktığın,hala saçının sıcaklığını taşıyan o küçük tokana,
olur da bir erkek gelir elini sürer, onu masanın diğer kenarına koymak maksadıyla...
saçının kokusu parmaklarına siner..
parmaklarına sinmiş kokun ile bilmeden elini dudağına götürür..
kokun dudağına,saçın ağzından düşen nefese,değer..
...
ve bana neden öldürdün adamı derler,anlatırım gülerler..
kokunu hiç bilmezler..