• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Atatürk’ün Manevi Mirası

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan diShy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Onursal Üye
Konum
ىαкαяyλ
Forum Yaşı
16 Yıl 6 Ay
Mesajlar
24,120
Tepkime puanı
2,410
Atatürk, çağdaş bir ulus ve devlet olabilmenin tek yolunun, akıl ve bilimin ışığında gerçekleşecek yenilik ve çalışmalardan geçtiğini bir çok kez ifade ederek, bu konuyla alakalı yol gösterici açıklamalarda bulunmuştur.

Atatürk, Türk milletinin çağdaş uluslar ile yarışabilmesi için, ilim ve fende ileri bir yol izlemesinin gerekliliği üzerinde durarak, bırakmış olduğu manevi mirasını, dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in sorusuna vermiş olduğu yanıtla şu şekilde açıklamıştır: “Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların. Kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”

Görüldüğü üzere Büyük Önder Atatürk, Türk milletine yapmış olduğu eşsiz hizmetlerinin yanında, yol gösterici özelliği ile de, Türk milletine akıl ve bilimin izinden bir an bile olsa ayrılmaması gerektiğini tavsiye etmiştir.



 
Geri
Üst