Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Lüks transatlantik yatı Savarona, dönemin lider deniz mühendisi olan Amerikalı William Francis Gibbs tarafından tasarlanmış ve 1931 yılında Bayan Emily Roebling için 4 Milyon Dolara inşa edilmiştir.
Bayan Cadwallader, 19. yüzyılın mühendislik harikalarında Brooklyn KöGoogle Page Rankingüsünün mimarı olan John Augustus Roeblingin torunuydu. Sahip olduğu miras göz önüne alındığında Emily Cadwalladerın daha sonraları Afrika Kuğusu adını verdiği zamanının en büyük ve hızlı yatına sahip olması hiç de şaşırtıcı değil.
Savarona, yedi yıl boyunca Atlantik Okyanusu ve Akdeniz sularında süzüldükten sonra 1938de Türk Hükümeti tarafından satın alındı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürke tahsis edildi. Atatürk bu alışverişten çok keyif aldı ve tıpkı bir çocuk gibi İstanbula varışını heyecanla bekledi. Atatürk Savaronada geçirdiği altı hafta boyunca kabine toplantıları düzenlendi, Romanya Kralı Carol da dahil olmak üzere önemli konuklar ve devlet başkanlarını ağırlandı. Böylece Savarona tarihteki yerini almış oldu.
Atatürkün vefatından sonra Savarona Türkiye Denizcilik İşletmelerine devredildi. II. Dünya Savaşı sonrasında Türk Deniz Kuvvetlerinin onu eğitim gemisi olarak kullanmasına kadar bir daha yelken açmadı. 1989 yılında Savaronayı hurdaya çıkarma kararı alındı. Ancak aynı yıl Kahraman Sadıkoğlu tarafından 49 yıllığına kiralandı. O sırada kötü durumda olan yat için Kahraman Sadıkoğlu iddialı bir projeye imza attı ve 425 uzman zanaatkar ile restorasyon çalışmalarına başladı.
İç mekan tasarımı Donald Starkey tarafından yapıldı ve hiçbir masraftan kaçınılmadı. Örneğin yatta 65 tonu hamamda olmak üzere toplam 260 ton cilalı mermer kullanıldı. Atatürkün anısına, özel suiti özel eşyalarının bulunduğu bir müze olarak restore edildi.
Dünya denizlerinde seyahat eden Savarona, misafiri olma şansına sahip olanlara çok şık ve lüks bir deneyim yaşatıyor. Şimdiye kadar Savaronanın VIP misafirleri arasında Prens Rainer, Prens Charles, Brunei Sultanı, İspanya Kralı Juan Carlos, Prenses Diana, Modacı Valentino, Claudia Schiffer, Nicole Kidman, Elizabeth Hurley, Sharon Stone, Hugh Grant, Tom Cruise ve Gerard Depardieu bulunuyor.
Savarona, Hindistanda yaşayan kuğu benzeri siyah bir mitolojik kuşun adıdır. Meşhur Brooklyn KöGoogle Page Rankingüsü mühendisinin torunu ve bir bankacının eşi olan Mrs. Emily Cadwalader-Roebling kendisine 10,4 milyon dolara mal olan yata bu ismi takmıştı. (Altının onsu 30 dolar iken) Savarona 29 Temmuz 1930 günü Hamburgta Blohm&Woss tezgâhlarında kızağa verildi. 28 Şubat 1931 günü denize indirildi. Merasim günü gelenek üzere kırılan şampanya şişesinin bir parçası geminin salonunda sahibesinin resmi altına asıldı.
Şöminesi için alınan şato
Beş katlı yüzen saray, 136 m. uzunluk, 16 m. genişlik ve 6310 ton ağırlığı ile dünyanın en büyük yatı idi. Safrası cıvalı olduğu için 90 derece yatmadıkça batmayacak şekilde inşa edilmişti. Gemiyi dünya çapında tanınmış gemi mühendisi William Gibbs planlamıştı. Gösteriş meraklısı milyarder kadın yat için hiçbir masraftan kaçınmamıştı. Fransa Kralı XVI. Louisye ait bir çift karyolayı servet ödeyerek satın alıp yata koydurmuştu. Portekizde bir şatoda görüp beğendiği bir şömine için şatoyu o zamanın parasıyla 500 bin dolara satın almış; şömineyi söktürüp yatına taktırmıştı. Gemi bacasıyla bağlantılı olduğu için bu şöminede odun yakılabiliyordu. O sıralarda Amerikada içki yasağı olduğundan, gizli ve döner barlar yaptırmıştı. Güzel bir kütüphanesi, müzik seti ve geniş klasik plak koleksiyonu vardı.
Geminin ön tarafı personele aitti. Personel kamaraları bile maun dolaplı, banyolu idi. Bunların üzerinde muazzam yemek salonu vardı. Ortada 20 kişilik bir masa bulunuyordu. Misafirleri hayran bırakan Bohemya kristalinden bardakları, açık yeşil yaldız işlemeli porselen tabakları ve beyaz keten örtüleri vardı. İki mutfak ve fırınında aynı anda 300 kişiye yemek hazırlanabilirdi. Alttaki soğuk hava deposu et, balık, yumurta ve sebze için ayrı kısımlara ayrılmıştı. 10 ton et, 2 ton balık aylarca saklanabilirdi. İçerde biri kalırsa haber verebilmesi için bu depoda bir imdat düdüğü emre amade idi. Geminin kıç tarafı misafirlere mahsustu. Her kamara halısından fayansına kadar ayrı renkte döşenmişti. En meşhuru siyah mermer banyolu olanı idi. Geminin sahibesi bunu kullanırdı. Sonraları yatta misafir edilen devlet adamları bu kamarada kalmıştır. Kamaranın ayrı bir kısmında üzeri halı kaplı bakılınca koridor zannedilen yerde bir kapak vardı. Bu kapak açılınca içindeki gizli merdiven alt kısımdaki kamaraların koridoruna çıkardı. Buradan herkesin görmemesi gereken misafirler girip çıkardı.
Amerikan Hükûmeti malî kriz sırasında yurt dışında yapılmasına kızarak yata mâliyetine yakın bir vergi koydu ve ödenmedikçe yatın Amerikan sularına sokulmasını yasakladı. Yeni oyuncağını New York sosyetesine gösteremeyen zengin sahibe, bununla iki defa dünya turu yaptı. Birkaç sene Panama bandırasıyla gezip hevesini aldı. Sonra da İngilterenin Southampton limanına çekip satışa çıkardı. Hitler yata talip oldu; üzerine de haciz koydurdu. Tam bu sırada gemiye Ankara da talip çıktı. Sıhhati giderek bozulan Atatürk, istirahatı için bir yat almayı düşünüyordu. Savarona en uygun namzet idi. Gerçi Gülcemal ve Ege Vapuru ile Ertuğrul Yatı kendisine tahsis edilmişti. Ama daha modern bir yata ihtiyaç duyuldu. Amerikan Hükûmeti Savaronayı Hitler yerine Atatürkün almasına taraftardı. Savarona karşılığında bir Alman transatlantiğini haczedeceğini bildirince Hitler haczi kaldırttı. Gazeteler bu hâdiseyi günlerce manşete taşıdılar. Gemiye Denizlerin Uğursuz Perisi adını takmışlardı.
Benim mezarım olacak!
Savaronanın Ankaraya maliyetini bilen yoktur. Almanyadan krom ihracatı sebebiyle 17 milyon liralık alacağa mahsup edildiği söylenir. (O sıralar Türkiyenin dış borcu 102 milyon liraydı.)24 Mart 1938 günü Türk bayrağı çekilip Hamburgda bakımı yapıldıktan sonra İstanbula getirildi. 1 Haziran 1938de Dolmabahçe önüne demirledi. Acar motoruyla yata çıkan Atatürk yatı çok beğendi. O günden itibaren burada kalmaya karar verdi. Boğaz ve Marmarada gezintiler yaptı. Resmî misafirler burada kabul olundu. Romanyanın çapkın kralı II. Karol, meşhur sevgilisi Madam Lupescu ile gizlice İstanbula geldi ve yatta ağırlandı. Bakanlar Kurulu bile yatta toplandı. Yatta 54 gün kalan Büyük Misafirin hastalığı ağırlaşınca O kadar beklediğim bu yat benim mezarım olacak dedi. Sedyeyle Dolmabahçe Sarayına nakledildi ve bir müddet sonra burada vefat etti.
Harb sırasında silahlandırılan Savarona 1951den itibaren bahriye talebesi için mektep gemisi olarak kullanıldı. Mezun olan her subay ilk açık deniz tatbikatını burada yapardı. Yabancı misafirler yine burada ağırlandı. İran Şahı Rıza ve Şahbânu Süreyya, Yunan Kralı Paulus, Irak Meliki II. Faysal bunların en meşhurları idi. Reisicumhur Celâl Bayar Savarona ile Pakistanı ziyaret etti. 3 Ekim 1979 sabaha karşı gemide çıkan ve 24 saat süren yangın neticesinde gemiden geriye sadece teknesi kaldı. Atatürke ait eşyaların bazısı denize atılarak kurtarıldı ise de, tüm salon ve kamaraları değerli eşyasıyla beraber kül oldu. İhmal dendi, sabotaj dendi, ama sebep anlaşılamadı. Savarona artık sıradan bir gemiydi. Ertesi sene tamir edilip denize indirildi. 1989da 49 yıllığına işadamı Kahraman Sadıkoğluna 20 milyon dolara ihâle olundu. 425 işçi 24 saat mesai ile 2,5 sene içinde Savaronayı restore etti. Harap vaziyetteki gemiden 3,5 ton fare atıldığı söylendi.
Sırlarla dolu, ihtişamlı öyküsüyle Savarona yatı, Atatürk ve Cumhuriyet tarihi için büyük önem taşıyor. Zira, Atatürk'ün hastalandığı dönemde doktorların tavsiyesi üzerine alındı bu yat...
Atatürk'ün yatı Savarona
Atatürk, doktorlarının tavsiyesi üzerine alınan Savarona yatına 1 Haziran 1938'de geçti.
Atatürk'ün yatı Savarona
Büyük Önder'in hastalığının ilerlemesi üzerine doktorları, deniz havası ve deniz gezileri ile hava değişiminin iyi gelebileceği düşüncesiyle böyle bir öneride bulunmuşlardı.
Atatürk'ün yatı Savarona
SAVARONA'NIN DOĞUŞU...
Adını Hint Okyanusunda yaşayan bir Afrika kuğu türünden alan Savarona, Brooklyn KöGoogle Page Rankingüsüânü inşa eden mühendis John Roeblingâin kızı Emily Roebling Cadwallader tarafından hizmete sokuldu.
Atatürk'ün yatı Savarona
Bayan Cadwallader Savaronaâyı 1931âde Hamburgâda Blohm ve Voss tersanelerinde 4 milyon dolara mal etti.
Atatürk'ün yatı Savarona
YÜKSEK VERGİ YÜZÜNDEN ABD'YE GİREMEDİ
28 Mart 1931'de denize indirilen Savarona, Atlantik, Akdeniz ve Kuzey Afrika sularını geçti fakat Cadwallader onu yüksek dışalım vergisinden dolayı Amerika Birleşik Devletleriâne sokamadı.
Atatürk'ün yatı Savarona
ATATÜRK: "KEŞKE BİRKAÇ SENE ÖNCE ELİMİZE GELSEYDİ"
Atatürk, incelemede bulunduğu Savarona'yı çok beğendi ve ''Ne olurdu bu güzel gemi elimize birkaç sene önce gelmiş olsaydı...'' demekten kendisini alamadı.
Mustafa Kemal Atatürk, 25 Temmuz 1938'e kadar 54 gün kaldığı Savarona'da ilk toplantısını 2 Haziranda yaptı.
Atatürk'ün yatı Savarona
Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ'ı kabul eden Atatürk, İstanbul imar projesini de ele aldı. Atatürk, aynı gün Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu kol başkanlarıyla da görüştü.
Atatürk'ün yatı Savarona
Savarona, 1 milyon 250 bin dolara Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alındı.
İngiltere'nin Southampton Limanı'nda 24 Mart 1938'de törenle Türk Bayrağı çekilen Savarona, Hamburg'ta bakımdan geçirildi. Buradan 22 Mayıs'ta yola çıkan Savarona, 1 Haziran'da İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı
BAKANLAR KURULUNU TOPLUYOR
Atatürk, Savarona'da iken Başbakan Celal Bayar'ı dört kez kabul etti ve bu kabullerde bazı bakanlar da bulundu. Atatürk, Savarona'da iki kez Bakanlar Kurulu'nu topladı.
20 Haziran 1938 tarihindeki ilk toplantıda Hatay sorununu ele aldı. 4,5 saat süren ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın da katıldığı bu toplantıda, Fransa'nın uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi durumunda izlenecek yöntem görüşüldü. Mustafa Kemal Atatürk, Türk askerinin 5 Temmuz 1938'de Hatay'a girmesi sevincini de Savarona yatında yaşadı
Atatürk'ün yatı Savarona
Yatta ikinci Bakanlar Kurulu toplantısı ise 9 Temmuz günü yapıldı. Savarona yatıyla Boğaz'da kısa geziler dışında Erdek ve Karadeniz Ereğlisi'ne geziler düzenleyen Atatürk, Savarona yatında Romanya Kralı II. Carol'u da 19 Haziran 1938'de ağırladı.
Atatürk'ün yatı Savarona
Atatürk, Savarona yatında Prof. Dr. Fiessinger'e iki kez muayene oldu. Dr. Fiessinger, çağrı üzerine Paris'ten ikinci kez gelişinde 8 Haziranda yaptığı muayenede, Türk doktorlarının ''Siroz'' teşhisine katıldı. 10 Temmuzda zatürre başlangıcı teşhisi konulması ve durumunun ağırlaşması üzerine Paris'ten yeniden gelen Fiessinger, 16 Temmuzda Atatürk'ü bir kez daha muayene etti.
Atatürk'ün yatı Savarona
Ulu Önder, 24-25 Temmuz gecesi saat 01.00'de, Savarona yatından Acar motoruyla Dolmabahçe Sarayı'na geçti.
Atatürk'ün yatı Savarona
SAVARONA: "ALIŞKANLIKLARI YIKMIŞ BİR YAT" Savarona üretildiği zaman bütün alışkanlıkları yıkmış bir yattır. Çünkü o güne dek yapılmış bütün yatlar İngiliz Kraliyetine aitti ve Savarona kraliyete ait olmayan ilk büyük yattı.
Atatürk'ün yatı Savarona
Toplam uzunluğu 136 metre, direği 16 metre, iskeleti 6.1 metre ve en yüksek hızı 18 deniz mili, gezinti hızı ise 16 deniz milidir.
Atatürk'ün yatı Savarona
Ana süitin yanı sıra 17 lüks süitin alanı ortalama 50 metre karedir.
ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN YELKEN AÇMADI Atatürk'ün ölümünün ardından Savarona, II. Dünya Savaşı sonrasında Türk Deniz Kuvvetleriânin onu eğitim gemisi olarak kullanmasına kadar bir daha yelken açmadı.
Atatürk'ün yatı Savarona
Savarona, 27 Mayıs Darbesinden sonra Yassıada Yargılamaları sırasında Yassıada hapishanesi komutanı olan Albay Tarık Güryay'a tahsis edildiği sırada kaza geçirerek karaya oturdu
Atatürk'ün yatı Savarona
1979 yılında Heybeliada'da Deniz Harp Akademisi önündeyken yanan Savarona, 1989 yılında hurdaya çıkarılma kararı alındı; ancak Kahraman Sadıkoğlu son dakika kararıyla yatı 49 yıllığına kiraladı.
Atatürk'ün yatı Savarona
Sadıkoğlu Savaronaâyı önceki görkeminden daha iyi bir hale kavuşturmak için çok çaba isteyen yeniden döşeme işine başladı. İçi Donald Starkey tarafından tasarlanan yatı yenilemek için 425 işçi yaklaşık üç yıl çalıştı.