• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

BİLİNCİN SOSYOLOJİK ANALİZİ

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan diShy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Onursal Üye
Konum
ىαкαяyλ
Forum Yaşı
16 Yıl 6 Ay
Mesajlar
24,120
Tepkime puanı
2,410
Özet

Bilinç kavramı, genelde psişik kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmakta ve psikolojik bir olgu olarak görülmektedir. Oysa, bilincin toplumsal bir boyuta sahip olduğu, toplumsal süreçte oluşan ve toplumsallığa içkin bir farkındalık adası olduğu çoğu zaman göz ardı edilir. Bu yazıda, bilinç olgusunun sosyolojik bir görüngüye sahip olduğuna dikkat çekilmektedir.​
Anahtar kelimeler: bilinç, bireysel bilinç, toplumsal bilinç, modern bilinç​


Giriş

Bilinç, genel olarak, “insanın nesnel dünyayı ve kendi kişisel varlığını anlamasına etkin biçimde katılan zihinsel süreçlerin toplamı (Frolog vd., l997:59) olarak tanımlanır. Bir başka deyişle bilinç, kişinin etrafında olan bitenleri fark etmesini sağlayan, gerçekliğin farkına varma yetisi olarak görülebilir. Bilinç hem bireysel, hem de toplumsal dünyanın gerçeğine vakıf olma, onu hissetme, katılma ve onu değiştirmenin aracıdır.​
Bu yönüyle bilinç, yalnızca insana özgü bir realitedir. Bireyin hem kendisinin hem de dış dünyanın bütünlüklü bilgisine ulaşmasını sağladığından bilincin bireysel (psikolojik) ve toplumsal (sosyolojik) olmak üzere iki temel boyutu bulunmaktadır.​
Mc Dougall’a göre, “her toplumun bir kolektif zihni/bilinci vardır”. Toplum, zihinsel birlik etrafında örgütlenmiş bir yapıdır. Bireyin bilinci, zihinsel ya da amaçlı güçlerin bir arada bulunduğu bir sistemi andırır. Bu sistemi biçimlendiren toplumun ortak zihnidir. Bir başka deyişle, "toplum kişinin zihni, kişinin zihni ise toplumun zihnidir. Bu grup zihni, o gruptaki kişinin zihni dışında veya onun üstünde bir zihniyet değildir. Bu zihinsel birlik sistemi, grubu oluşturan üyelerin sosyalleşmiş zihinleri arasındaki birlikteliktir"(Arkonaç, l993: 4).​
Bilinç kavramının anlam çerçevesinin genişliğinden dolayı farklı disiplinler ve kuramsal yaklaşımlar bu kavrama farklı perspektifler getirmişlerdir. Psikolojide, psikiyatride, tıpta, antropoloji, sosyoloji ve felsefede farklı yaklaşımlara rastlamaktayız.​
Bu yazıda, genelde psişik bir fenomen olarak görülen bilinç kavramının, toplumsal içerimine, toplumsallık eklemli oluşumuna ve toplumsal dünyada bilincin ne tür bir sosyolojik görüngü oluşturduğuna ana hatlarıyla değinilmektedir.​
 
Geri
Üst