ÇALIKUŞU
Çalıkuşu,Reşat Nuri Güntekinin Türk Tarihi ve edebiyatı açsından çok önemli bir eseridir.Bu romanı okurken harp yıllarında çekilen zorluklar ve insanların hayat tarzları,düşüce biçimleri,ve inançları hakkında önemli bilgiler edinebiliyoruz.Reşat Nuri Güntekinin üslubundaki yalınlık,sadelik ve akıcılık kitabın önemini daha fazla arttırıyor çünkü Reşat Nuri o dönemin birçok edebiyatçısından farklı olarak dilin sadeleşmesinde çok önemli katkıları olan yazarlarımızdandır. Çalıkuşu gerçekten zevkle okunabilecek,sürükleyici,ve her insanın değişik yerlerde kendini bulabileceği bir roman.Sinemaya uyarlanması,buna ek olarak dizi filminin çekilmesi bence romanın önemini kanıtlayan en önemli faktörlerdir.Reşat Nuri Güntekin Türk edebiyatına mükemmel denilebilecek bir yapıt kazandırmıştır.Kendisine çok teşekkür ediyorum.
Çalıkuşu özellikle Feride karakterinin üzerinde yoğunlaşmış bir romandır.Feride daha iki buçuk yaşındayken,babası,askerlik mesleğinden dolayı Musulda bulunuyordu.Babasının devamlı uzakta olması buna ek olarak annesinin ağır sağlık sorunları nedeniyle Feride,hizmetçileri Fatma ve emireri Hüseyin gibi kişilerle zamanını geçirmektedir.Annesi hastalığına yenik düşer ve vefat eder.Bunun üzerine babası Ferideyi İstanbula babaannesinin ve teyzesinin yanına gönderir.Fakat Feride burada da mutluluğu yakalayamaz.Babaannesi,Feride henüz dokuz yaşındayken vefat eder.Bunun üzerine,Feridenin teyzesinin yanında,besleme gibi yaşamasını engellemek için Onu yatılı bir Fransız okuluna gönderir.Çünkü o zamanlarda uluslararası dil fransızca idi ve fransızca bilmek insana çok büyük bir ayrıcalık kazandıryordu.
Feride çok sevimli bir çocuktur.Fakat bunun yanında aşırı hareketli ve yaramaz bir mizaca sahip olması hocalarının ve arkadaşlarının On dan sıkılmalarına ve ÇALIKUŞU ismi takmalarına sebep olur.Bu arada Feride on iki yaşına bastığında babasın kaybeder.
Bu kadar üstüste sevdiklerini kaybetmek,Feridenin güçlü kişiliğine hiçbir zarar verememişti.
Yazları Besime Teyzesinin köşküne gider ve orda çok iyi vakit geçirirdi.Feride,teyzesinin uslu kızı Necmiye ve kendinden oldukça büyük olan teyzesinin oğlu Kamuran ile anlaşmak ta güçlük çekiyordu.Çünkü çok yaramazdı ve köşkün altını üstüne getiriyordu.Ancak asıl anlaşamadığı kişi Kamuran idi.O,Ferideye bir erkek için fazlasıyla nazik ve kırılgan geliyordu,bunun için de sürekli Kamuran ile dalga geçiyordu.Fakat daha o zamanlarda Feride ile Kamuran arasında duygusal bir yakınlaşma oluşmuştu.Bu yakınlaşma daha çok Feridenin yaz tatilleri sırasında oluşmuştu.
Feride,ondört_onbeş yaşlarına geldiğinde,erkek arkadaş edinme konusunda yaşına göre fazlasıyla ciddi düşünceleri vardı.Fakat kişilik yapısından kaynaklanan bir şey Onun bu gibi düşünceleri ertelemesine yol açıyordu.Kamuran ise bu sıralarda,Feridenin okuluna çok sık uğramaya başlamıştı.Ferideyi görmeden fazla uzun süre dayanamıyordu.Feride,bu durumu çok iyi kullanıyor ve abartarak arkadaşlarına anlatıyordu.Bütün arkadaşları doğal olarak Kamuran ile dalga geçiyorlardı.Feride ile Kamuranın karışık gibi görünen ilşkileri,ev halkı tarafından değişik yorumlara maruz kalmıştır.
Feridenin Tekirdağda oturan bir başka teyzesi daha vardı.Feride,yaz tatillerinden birinde oraya gitmeye karar verdi.çünkü teyzesinin kızı Müjgan ile çok iyi anlaşıyordu.Müjgan,Ferideden Kamuran ile ilgili hikayalari dinleyince,Tekirdağa sadece Ferideyi görmek amacıyla gelen Kamurana ilk fırsatta bunları açar.Bunun üzerine Kamuran Ferideye evlenme teklif eder ve nişanlanırlar.Sonra hep beraber,Müjgan ve annesi dahil olmak üzere İstanbula dönerler.Feride,kişiliğindeki inatçılık ve toplumdaki klasikleşmiş nişanlı kızpozlarından hoşlanmadığı için,yaramazlıklarına devem ediyordu,bunun sonucunda da Kamuran ile araları sürekli bozuluyordu.
Tam bu sıralarda,Feridenin okulu açılmıştı.Ancak,Kamuranın bir iş seyahati dolayısıyla Avrupaya gitmesi söz konusu olunca,Feride bir yolunu bulur ve köşke gider.Burada Kamuran ile aralarındaki sorunları çözerler ve Kamuranın gelmesiyle düğünün yapılacağı kararı verilerek Kamuran Avrupa seyahatine gider.
Aradan dört sene geçer.Bu sürenin sonunda,Kamuran,Avrupadan dönmüş,Feride,okulunu bitirip diplomasını almış,düğün hazırlıkları başlamıştır.Fakat,Feridenin yaramazlıkları tüm hızıyla devam etmekte ve Kamuran ile sürekli tartişmaktadırlar.Birgün yine bu tartışmalardan birinin sonunda barışmak için bahçe de buluşmak üzere sözleştiler.Feride,önce gider ve KamuranI beklerken kendisini arayan bir kadın gelir.Feride,kadını bahçeye davet eder,ve bir bankın üzerine oturup konuşmaya başlarlar.Bu kadın,Ferideye Kamuranın başka bir kadınla ilşkisi olduğunu,bu kadının hasta olduğunu,ve eğer aradan çekilirse kadının hayatının kurtulacağını söyler.Kanıt olarak ta Kamuranın el yazısı ile bu kadına yazılmış güzel sözlerle dolu olan mektubu gösterir.Feride bu duyduklarından dolayı çok üzülmüştür.Fakat çok kısa bir zaman sonra bu üzüntüsü,kızgınlığa dönüşür ve ağır laflar içeren bir mektup bırakarak köşkten habersizce ayrılır.Sütninesinin yanına Sahraicedide gider.Burada,amacı uğradığı ihaneti unutabilmek,acılarını dindirebilmek ve elindeki diploma ile Anadoluda öğretmenlik yaparak hayatını kazanmaktı.
Daha sonra Feride,annesinin dadısı,Gülmisal Kalfanın yanına Eyüp Sultana gider ve orada kaldığı süre içinde Maarif Nezaretine başvurarak öğretmrnlik talebinde bulunur.Feride,hemen kabul edimez.Çalışmadığı süre içersinde,bol bol düşünme imkanı bulur ve uğradığı ihaneti haketmediğine karar verir.Kamuran affetmeyi ise hiç aklından bile geçirmemektedir
Bir süre sonra işe kabul edilen Feride,görevine coğrafya ve resim öğretmeni olarak başlar.Deniz yoluyla işe kabul edildiği yere ulaştıktan sonra bir otala yerleşir.Oteldeki Hacı Kalfa ismindeki şahıs kendisine çok yardımcı olur.
Feride,anılarını işte bu otel odasında yazmaya başlar.Feridenin şanssızlığı devam etmektedir.İşe başladığı ilk gün,yerine başka birinin bir hafta önce getirildiğini öğrenir.Yerine gelen kişi,aslında Ferideden çok daha az kültürlü ve bu işi yapacak yeteneğe sahip olmadığı halde Feride hakkında çıkardığı asılsız suçlamalar sebebiyle görevi kendi eline geçirebilmiştir.Fakat,Feridenin bu işi kaybetmesinde yatan asıl etken,aydın bir kişilik olması ve gittiği yerdeki insanların bilgiden ve yeni şeyler öğrenmekten korkmalarıydı.İşte bu tüzden kabul etmediler Ferideyi.
Feride, oradaki görevinden istifasını verir ve Zeyniler Köyü diye bilinen yere gitmeyi kabul ettiğini gösteren imzalı bir mektup yazar ve oraya bir araba ile ulaşır.Fakat,burada dini eğitim bile almamış olan,sadece kulaktan dolma hurafeleri çocuklara öğreten Hatice Hanım vardır.Hatice Hanım ilk zamanlarda,kazancına mani olur düşüncesiyle Ferideyi kabule yanaşmamıştır.Fakat maaşını almaya devam edince,Ferideye karşı davranışları birden değişir.Feride bu köyde mutluluğu yakalayabilmişti.Çünkü,öğrencilerini çok seviyor fakat özellikle Munise adlı bir kız çocuğuna daha farklı bir ilgisi vardı.Çünkü bu kız babası ile üvey annesinin yanında yaşıyor ve ve bir sürü eziyete maruz kalıyordu.Gerçek annesi ise kötü yola düşmüş olmasından dolayı,toplum tarafından dışlanmış bir insan olarak,kızına hiçbir yardımda bulunamıyordu.Anne_kız,ancak gizlice görüşebiliyorlardı.Feride,Muhtar ve Hatice Hanım ile görüşerek,Muniseyi evlat edinmek istediğini bildirdi.Muniseninde bu olayı çok istemesi üzerine babası da razı edildi va artık Munise,Feridenin kızı olmuştu Feride,Munisede,kendi çocukluğunu görüyordu.Kendisi de anne_baba sevgisinden uzak büyüdüğü için Munisenin duygularını çok iyi anlıyordu.
.Bu arada,Feride,Kamurandan gelen mektupları hiç okumadan ateşe atıp yakıyordu.Fakat,tesadüfen birini yanmamış kısmıyla okudu.
Köye yakın bir yerde jandarma ile soyguncular arsında çıkan çatışma da yaralanan bir asker köye getirilir.Köy halkı o kadar cahildir ki doktor Hayrullah Bey bile pansumanlar için Ferideyi çağırır,bu esnada tanışırlar.Doktor Feride gibi birinin böyle bir yerde yaşamasına şaşırır ve isterse taininde yardımcı olmayı teklif eder.Bu arada okula müfettişler gelir ve okulu kapatmaya karar verirler.Müfettişlerden biri Ferideye kendisini görmesini söyler.Bunun üzerine Feride,Munise ile birlikte,Hacı Kalfanın oteline yeniden yerleşir ve ve kandisini görmesini söyleyen müfettişi görmeye gider.Fakat müfettiş kendisine kötü davranır.Tam bu sırada içeriye Feridenin okul arkadaşı girer ve aralarında Fransızca konuşmaya başlarlar.Bunun üzerine müfettiş,Ferideye haksızlık yaptığını düşünür ve kendisini Darülmaullimatına vekil tayin eder.Feride buradaki kızlarla çok iyi geçinir.Okulun müzik öğretmeni Hafız Yusuf Efendi de Ferideye ilgi duymaktadır.Yusuf Efendi,kızkardeşinin ağır hastalığı nedeniyle buraya gelmiş bir öğretmen olmanın dışında aynı zamanda da tanınmış ve çok sevilen bir bestakardır.
İzmirdeki öğretmenlik sınavına giren Ferideye kazanamadığı söylenir.Bunun üzerine bölgenin ileri gelenlerinden Reşit Bey kendisine özel öğretmenlik yapmayı teklif eder.Özel öğretmenlik kendi prensiplerinin dışında olduğu halde parası bitmek üzere olduğundan kabul eder.Reşit Beyin köşkünde iki kızının yanısıra birde Cemil adında oğlu vardır.Cemilin yaptığı bir terbiyesizlikten sonra köşkten ayrılmak ister ama hemen ayrılamaz.Bu arada evin kızlarının yanında ve onlarla beraber oturmaya gittiğinde,kızlarının teyzesinin,Kamuranın eşi olduğunu öğrenir.Bu arada Kuşadasına tayini çıkar.Bunu tam köşke söyleyecek iken,köşkün kalfası Ferideye Reşit Beyin ona eş olarak uygun olduğunu söyleyerek ağzını arar.Bu Feridenin sınavı neden kazanamadığını açıklıyordu.Bunun üzerine Feride,köşkten ayrılarak Kuşadasına gitti.
Kuşadasında göreve başladıktan kısa bir süre sonra harp başlar.Yaralılar,fazla olduğundan okul kapatılıp hastahane olarak kullanılmaya başlanacaktır.Bu sırada hastahane başhekiminin Zeyniler Köyünden tanıdığı Hayrullah Bey olduğunu öğrenir.Doktor,Ferideye hastahanede çalışmayı teklif eder ve bundan sonra Feride ile Doktor arasında bir baba_kız ilişkisi gelişir.Doktor,Feridenin evden ayrılış nedeninin bir kısmını öğrenir,her türlü sorununda yardımcı ve destek olmaya çalışır.Feride,hastahane de çalışırken,getirilen bir ağır yaralının İhsan Bey olduğu ortaya çıkar.Doktorun,KamuranI unutamadığını sürekli yüzüne vurması üzerine Feride çok sıkılır ve İhsan Beye isterse kendisiyle evlenebileceğini söyler.Fakat İhsan Bey kendi yüzündeki yanık izlerini de düşünerek reddeder çünkü aralarındaki ilişkinin yürüyemeyeceğini önceden görebilmektedir.Bunun üzerine İhsan Bey çıkınca yeni görevine başlar.
Beş yıl sonra okul yeniden faaliyete geçer ve kendinden daha kıdemli kişiler varken Feride müdire hanım olarak göreve başlar.
Bu arada Munise on dört yaşına basmıştır.Doktorun uzakta olduğu bir sırada Munise rahatsızlanır ve doktorun gelmesini beklerken daha da kötüleşir.Doktor Hayrullah ve diğer hekimler çok uğraşırlar fakat Muniseyi kurtaramazlar.Feride,bunun üzerine bir beyin humması geçirir ve kendini bilmedfen on yedi gün uyur.Doktor Hayrullah Ferideyi kendi evine alır ve orada bakar.Feride,kendine geldikten sonra bile sık sık ağlama krizleri geçirir.Bir süre sonra iyileştiğini düşünüp gitmek ister ancak doktorun kızması üzerine bu kararını ertyelemek durumunda kalır.Feride yatarken kızı gömülmüştür ve Hayrullah Bey mezar taşına Feridenin kızı Munise diye yazdırmıştır.
Doktor Ferideye bir baba gibi davranmaktadır ve ruhsal durumu iyi oluncaya kadar Ona kendi çiftliğinde çok iyi bakmıştır.Bir süre sonra tekrar gitmt isteğini bildirir fakat ısrar üzerine gitmekten vazgeçer.Bu arada Feridenin terfisini çekemeyip,hakkında,Doktorla evlilik dışı ilişki yaşıyor diya dedikodu çıkartanlarda vardı.Doktor isterse Feridenin kendisi ile evlenip maddi yönden rahat edebileceğini söyler.Feride,İzmire ilk geldiği günlerde açlıktan dolayı geçirdiği baygınlık krizini düşününce bu teklifi kabul eder.Feride,buraya kadar başından geçenleri anlatırken defterin son sayfalarına gelmiştir.
Bu sırada Kamuranın rahatsızlığı ve eşinin ölümü ardından Ayşe Teyzenin yanına davet edilir.Enişte Aziz Bey ile Kamuran arasında geçen konuşma da Kamuran,eşi ile sırf hastalığı sebebiyle evlendiğini,Feridenin arkasından gitmemesinin sebebinin de Onu fazla kızdırmamak olduğunu söyler.Kamuran,Ferdenin öğretmenlik yaptığı yere gidip Onu bulmak ister fakat rahatsızlığı ve duyduğu dedikodulardan etkilenerek vazgeçer.Şu anda ise Feridenin zengin,yaşlı bir doktor ile evli olduğunu ve Kuşadasında bir kimsesiz çocuklar okulu işlettiğini söyler.Bütün bu bilgileri maarifteki bir dostundan almıştır.Bütün bunlar Feridenin İstanbulu unuttuğunun kanıtıdır der ve eniştenin yanından ayrılarak yalnız yürümeye devam eder.Eve geldiğinde ise bir sürprizle karşılaşır,Feride eve gelmiştir
Feride,işleri için geldiği İstanbulda gelmişken akrabalarını ziyaret etmek için uğradığını söyler.Kamurana da karısından dolayı başsağlığı diler ve çocuğunun çok tatlı olduğumu söyler.
Feridenin çevredeki arkadaşları Onu hiç yalnız bırakmadılar ve dolayısıyla Kamuran ile görüşemediler.Feride gidiş tarihini son anda haber verir dolayısıyla ev halkı ve arkadaşları çok üzülmüştür.
Feride,gitmeden önceki gece,Müjganın odasına gider ve Doktor ile olan ilşkisinin baba_kız ilşkisi olduğunu,evlenme amacını anlatır.Ölmek üzere olan vasiyeti olarak bir paketi Kamurana gönderdiğini fakat kendisinin gitmesinden sonra açmasını istedi.Fakat,Müjgan hemen Kamuranın yanına gider ve olanları anlatır.Paketi açarlar,içinden bir mektup ve Feridenin günlüğü çıkar.Mektup ta Feride ile Doktorun ilişkisinin içeriği ve bazı önemli noktalar anlatılmıştır.Ertesi sabah,gitme vakti geldiğinde,ev halkı Ferideyi bırakmaz ve Kamuran ile Çalıkuşu evlenirler.
Çalıkuşu,Reşat Nuri Güntekinin Türk Tarihi ve edebiyatı açsından çok önemli bir eseridir.Bu romanı okurken harp yıllarında çekilen zorluklar ve insanların hayat tarzları,düşüce biçimleri,ve inançları hakkında önemli bilgiler edinebiliyoruz.Reşat Nuri Güntekinin üslubundaki yalınlık,sadelik ve akıcılık kitabın önemini daha fazla arttırıyor çünkü Reşat Nuri o dönemin birçok edebiyatçısından farklı olarak dilin sadeleşmesinde çok önemli katkıları olan yazarlarımızdandır. Çalıkuşu gerçekten zevkle okunabilecek,sürükleyici,ve her insanın değişik yerlerde kendini bulabileceği bir roman.Sinemaya uyarlanması,buna ek olarak dizi filminin çekilmesi bence romanın önemini kanıtlayan en önemli faktörlerdir.Reşat Nuri Güntekin Türk edebiyatına mükemmel denilebilecek bir yapıt kazandırmıştır.Kendisine çok teşekkür ediyorum.
Çalıkuşu özellikle Feride karakterinin üzerinde yoğunlaşmış bir romandır.Feride daha iki buçuk yaşındayken,babası,askerlik mesleğinden dolayı Musulda bulunuyordu.Babasının devamlı uzakta olması buna ek olarak annesinin ağır sağlık sorunları nedeniyle Feride,hizmetçileri Fatma ve emireri Hüseyin gibi kişilerle zamanını geçirmektedir.Annesi hastalığına yenik düşer ve vefat eder.Bunun üzerine babası Ferideyi İstanbula babaannesinin ve teyzesinin yanına gönderir.Fakat Feride burada da mutluluğu yakalayamaz.Babaannesi,Feride henüz dokuz yaşındayken vefat eder.Bunun üzerine,Feridenin teyzesinin yanında,besleme gibi yaşamasını engellemek için Onu yatılı bir Fransız okuluna gönderir.Çünkü o zamanlarda uluslararası dil fransızca idi ve fransızca bilmek insana çok büyük bir ayrıcalık kazandıryordu.
Feride çok sevimli bir çocuktur.Fakat bunun yanında aşırı hareketli ve yaramaz bir mizaca sahip olması hocalarının ve arkadaşlarının On dan sıkılmalarına ve ÇALIKUŞU ismi takmalarına sebep olur.Bu arada Feride on iki yaşına bastığında babasın kaybeder.
Bu kadar üstüste sevdiklerini kaybetmek,Feridenin güçlü kişiliğine hiçbir zarar verememişti.
Yazları Besime Teyzesinin köşküne gider ve orda çok iyi vakit geçirirdi.Feride,teyzesinin uslu kızı Necmiye ve kendinden oldukça büyük olan teyzesinin oğlu Kamuran ile anlaşmak ta güçlük çekiyordu.Çünkü çok yaramazdı ve köşkün altını üstüne getiriyordu.Ancak asıl anlaşamadığı kişi Kamuran idi.O,Ferideye bir erkek için fazlasıyla nazik ve kırılgan geliyordu,bunun için de sürekli Kamuran ile dalga geçiyordu.Fakat daha o zamanlarda Feride ile Kamuran arasında duygusal bir yakınlaşma oluşmuştu.Bu yakınlaşma daha çok Feridenin yaz tatilleri sırasında oluşmuştu.
Feride,ondört_onbeş yaşlarına geldiğinde,erkek arkadaş edinme konusunda yaşına göre fazlasıyla ciddi düşünceleri vardı.Fakat kişilik yapısından kaynaklanan bir şey Onun bu gibi düşünceleri ertelemesine yol açıyordu.Kamuran ise bu sıralarda,Feridenin okuluna çok sık uğramaya başlamıştı.Ferideyi görmeden fazla uzun süre dayanamıyordu.Feride,bu durumu çok iyi kullanıyor ve abartarak arkadaşlarına anlatıyordu.Bütün arkadaşları doğal olarak Kamuran ile dalga geçiyorlardı.Feride ile Kamuranın karışık gibi görünen ilşkileri,ev halkı tarafından değişik yorumlara maruz kalmıştır.
Feridenin Tekirdağda oturan bir başka teyzesi daha vardı.Feride,yaz tatillerinden birinde oraya gitmeye karar verdi.çünkü teyzesinin kızı Müjgan ile çok iyi anlaşıyordu.Müjgan,Ferideden Kamuran ile ilgili hikayalari dinleyince,Tekirdağa sadece Ferideyi görmek amacıyla gelen Kamurana ilk fırsatta bunları açar.Bunun üzerine Kamuran Ferideye evlenme teklif eder ve nişanlanırlar.Sonra hep beraber,Müjgan ve annesi dahil olmak üzere İstanbula dönerler.Feride,kişiliğindeki inatçılık ve toplumdaki klasikleşmiş nişanlı kızpozlarından hoşlanmadığı için,yaramazlıklarına devem ediyordu,bunun sonucunda da Kamuran ile araları sürekli bozuluyordu.
Tam bu sıralarda,Feridenin okulu açılmıştı.Ancak,Kamuranın bir iş seyahati dolayısıyla Avrupaya gitmesi söz konusu olunca,Feride bir yolunu bulur ve köşke gider.Burada Kamuran ile aralarındaki sorunları çözerler ve Kamuranın gelmesiyle düğünün yapılacağı kararı verilerek Kamuran Avrupa seyahatine gider.
Aradan dört sene geçer.Bu sürenin sonunda,Kamuran,Avrupadan dönmüş,Feride,okulunu bitirip diplomasını almış,düğün hazırlıkları başlamıştır.Fakat,Feridenin yaramazlıkları tüm hızıyla devam etmekte ve Kamuran ile sürekli tartişmaktadırlar.Birgün yine bu tartışmalardan birinin sonunda barışmak için bahçe de buluşmak üzere sözleştiler.Feride,önce gider ve KamuranI beklerken kendisini arayan bir kadın gelir.Feride,kadını bahçeye davet eder,ve bir bankın üzerine oturup konuşmaya başlarlar.Bu kadın,Ferideye Kamuranın başka bir kadınla ilşkisi olduğunu,bu kadının hasta olduğunu,ve eğer aradan çekilirse kadının hayatının kurtulacağını söyler.Kanıt olarak ta Kamuranın el yazısı ile bu kadına yazılmış güzel sözlerle dolu olan mektubu gösterir.Feride bu duyduklarından dolayı çok üzülmüştür.Fakat çok kısa bir zaman sonra bu üzüntüsü,kızgınlığa dönüşür ve ağır laflar içeren bir mektup bırakarak köşkten habersizce ayrılır.Sütninesinin yanına Sahraicedide gider.Burada,amacı uğradığı ihaneti unutabilmek,acılarını dindirebilmek ve elindeki diploma ile Anadoluda öğretmenlik yaparak hayatını kazanmaktı.
Daha sonra Feride,annesinin dadısı,Gülmisal Kalfanın yanına Eyüp Sultana gider ve orada kaldığı süre içinde Maarif Nezaretine başvurarak öğretmrnlik talebinde bulunur.Feride,hemen kabul edimez.Çalışmadığı süre içersinde,bol bol düşünme imkanı bulur ve uğradığı ihaneti haketmediğine karar verir.Kamuran affetmeyi ise hiç aklından bile geçirmemektedir
Bir süre sonra işe kabul edilen Feride,görevine coğrafya ve resim öğretmeni olarak başlar.Deniz yoluyla işe kabul edildiği yere ulaştıktan sonra bir otala yerleşir.Oteldeki Hacı Kalfa ismindeki şahıs kendisine çok yardımcı olur.
Feride,anılarını işte bu otel odasında yazmaya başlar.Feridenin şanssızlığı devam etmektedir.İşe başladığı ilk gün,yerine başka birinin bir hafta önce getirildiğini öğrenir.Yerine gelen kişi,aslında Ferideden çok daha az kültürlü ve bu işi yapacak yeteneğe sahip olmadığı halde Feride hakkında çıkardığı asılsız suçlamalar sebebiyle görevi kendi eline geçirebilmiştir.Fakat,Feridenin bu işi kaybetmesinde yatan asıl etken,aydın bir kişilik olması ve gittiği yerdeki insanların bilgiden ve yeni şeyler öğrenmekten korkmalarıydı.İşte bu tüzden kabul etmediler Ferideyi.
Feride, oradaki görevinden istifasını verir ve Zeyniler Köyü diye bilinen yere gitmeyi kabul ettiğini gösteren imzalı bir mektup yazar ve oraya bir araba ile ulaşır.Fakat,burada dini eğitim bile almamış olan,sadece kulaktan dolma hurafeleri çocuklara öğreten Hatice Hanım vardır.Hatice Hanım ilk zamanlarda,kazancına mani olur düşüncesiyle Ferideyi kabule yanaşmamıştır.Fakat maaşını almaya devam edince,Ferideye karşı davranışları birden değişir.Feride bu köyde mutluluğu yakalayabilmişti.Çünkü,öğrencilerini çok seviyor fakat özellikle Munise adlı bir kız çocuğuna daha farklı bir ilgisi vardı.Çünkü bu kız babası ile üvey annesinin yanında yaşıyor ve ve bir sürü eziyete maruz kalıyordu.Gerçek annesi ise kötü yola düşmüş olmasından dolayı,toplum tarafından dışlanmış bir insan olarak,kızına hiçbir yardımda bulunamıyordu.Anne_kız,ancak gizlice görüşebiliyorlardı.Feride,Muhtar ve Hatice Hanım ile görüşerek,Muniseyi evlat edinmek istediğini bildirdi.Muniseninde bu olayı çok istemesi üzerine babası da razı edildi va artık Munise,Feridenin kızı olmuştu Feride,Munisede,kendi çocukluğunu görüyordu.Kendisi de anne_baba sevgisinden uzak büyüdüğü için Munisenin duygularını çok iyi anlıyordu.
.Bu arada,Feride,Kamurandan gelen mektupları hiç okumadan ateşe atıp yakıyordu.Fakat,tesadüfen birini yanmamış kısmıyla okudu.
Köye yakın bir yerde jandarma ile soyguncular arsında çıkan çatışma da yaralanan bir asker köye getirilir.Köy halkı o kadar cahildir ki doktor Hayrullah Bey bile pansumanlar için Ferideyi çağırır,bu esnada tanışırlar.Doktor Feride gibi birinin böyle bir yerde yaşamasına şaşırır ve isterse taininde yardımcı olmayı teklif eder.Bu arada okula müfettişler gelir ve okulu kapatmaya karar verirler.Müfettişlerden biri Ferideye kendisini görmesini söyler.Bunun üzerine Feride,Munise ile birlikte,Hacı Kalfanın oteline yeniden yerleşir ve ve kandisini görmesini söyleyen müfettişi görmeye gider.Fakat müfettiş kendisine kötü davranır.Tam bu sırada içeriye Feridenin okul arkadaşı girer ve aralarında Fransızca konuşmaya başlarlar.Bunun üzerine müfettiş,Ferideye haksızlık yaptığını düşünür ve kendisini Darülmaullimatına vekil tayin eder.Feride buradaki kızlarla çok iyi geçinir.Okulun müzik öğretmeni Hafız Yusuf Efendi de Ferideye ilgi duymaktadır.Yusuf Efendi,kızkardeşinin ağır hastalığı nedeniyle buraya gelmiş bir öğretmen olmanın dışında aynı zamanda da tanınmış ve çok sevilen bir bestakardır.
İzmirdeki öğretmenlik sınavına giren Ferideye kazanamadığı söylenir.Bunun üzerine bölgenin ileri gelenlerinden Reşit Bey kendisine özel öğretmenlik yapmayı teklif eder.Özel öğretmenlik kendi prensiplerinin dışında olduğu halde parası bitmek üzere olduğundan kabul eder.Reşit Beyin köşkünde iki kızının yanısıra birde Cemil adında oğlu vardır.Cemilin yaptığı bir terbiyesizlikten sonra köşkten ayrılmak ister ama hemen ayrılamaz.Bu arada evin kızlarının yanında ve onlarla beraber oturmaya gittiğinde,kızlarının teyzesinin,Kamuranın eşi olduğunu öğrenir.Bu arada Kuşadasına tayini çıkar.Bunu tam köşke söyleyecek iken,köşkün kalfası Ferideye Reşit Beyin ona eş olarak uygun olduğunu söyleyerek ağzını arar.Bu Feridenin sınavı neden kazanamadığını açıklıyordu.Bunun üzerine Feride,köşkten ayrılarak Kuşadasına gitti.
Kuşadasında göreve başladıktan kısa bir süre sonra harp başlar.Yaralılar,fazla olduğundan okul kapatılıp hastahane olarak kullanılmaya başlanacaktır.Bu sırada hastahane başhekiminin Zeyniler Köyünden tanıdığı Hayrullah Bey olduğunu öğrenir.Doktor,Ferideye hastahanede çalışmayı teklif eder ve bundan sonra Feride ile Doktor arasında bir baba_kız ilişkisi gelişir.Doktor,Feridenin evden ayrılış nedeninin bir kısmını öğrenir,her türlü sorununda yardımcı ve destek olmaya çalışır.Feride,hastahane de çalışırken,getirilen bir ağır yaralının İhsan Bey olduğu ortaya çıkar.Doktorun,KamuranI unutamadığını sürekli yüzüne vurması üzerine Feride çok sıkılır ve İhsan Beye isterse kendisiyle evlenebileceğini söyler.Fakat İhsan Bey kendi yüzündeki yanık izlerini de düşünerek reddeder çünkü aralarındaki ilişkinin yürüyemeyeceğini önceden görebilmektedir.Bunun üzerine İhsan Bey çıkınca yeni görevine başlar.
Beş yıl sonra okul yeniden faaliyete geçer ve kendinden daha kıdemli kişiler varken Feride müdire hanım olarak göreve başlar.
Bu arada Munise on dört yaşına basmıştır.Doktorun uzakta olduğu bir sırada Munise rahatsızlanır ve doktorun gelmesini beklerken daha da kötüleşir.Doktor Hayrullah ve diğer hekimler çok uğraşırlar fakat Muniseyi kurtaramazlar.Feride,bunun üzerine bir beyin humması geçirir ve kendini bilmedfen on yedi gün uyur.Doktor Hayrullah Ferideyi kendi evine alır ve orada bakar.Feride,kendine geldikten sonra bile sık sık ağlama krizleri geçirir.Bir süre sonra iyileştiğini düşünüp gitmek ister ancak doktorun kızması üzerine bu kararını ertyelemek durumunda kalır.Feride yatarken kızı gömülmüştür ve Hayrullah Bey mezar taşına Feridenin kızı Munise diye yazdırmıştır.
Doktor Ferideye bir baba gibi davranmaktadır ve ruhsal durumu iyi oluncaya kadar Ona kendi çiftliğinde çok iyi bakmıştır.Bir süre sonra tekrar gitmt isteğini bildirir fakat ısrar üzerine gitmekten vazgeçer.Bu arada Feridenin terfisini çekemeyip,hakkında,Doktorla evlilik dışı ilişki yaşıyor diya dedikodu çıkartanlarda vardı.Doktor isterse Feridenin kendisi ile evlenip maddi yönden rahat edebileceğini söyler.Feride,İzmire ilk geldiği günlerde açlıktan dolayı geçirdiği baygınlık krizini düşününce bu teklifi kabul eder.Feride,buraya kadar başından geçenleri anlatırken defterin son sayfalarına gelmiştir.
Bu sırada Kamuranın rahatsızlığı ve eşinin ölümü ardından Ayşe Teyzenin yanına davet edilir.Enişte Aziz Bey ile Kamuran arasında geçen konuşma da Kamuran,eşi ile sırf hastalığı sebebiyle evlendiğini,Feridenin arkasından gitmemesinin sebebinin de Onu fazla kızdırmamak olduğunu söyler.Kamuran,Ferdenin öğretmenlik yaptığı yere gidip Onu bulmak ister fakat rahatsızlığı ve duyduğu dedikodulardan etkilenerek vazgeçer.Şu anda ise Feridenin zengin,yaşlı bir doktor ile evli olduğunu ve Kuşadasında bir kimsesiz çocuklar okulu işlettiğini söyler.Bütün bu bilgileri maarifteki bir dostundan almıştır.Bütün bunlar Feridenin İstanbulu unuttuğunun kanıtıdır der ve eniştenin yanından ayrılarak yalnız yürümeye devam eder.Eve geldiğinde ise bir sürprizle karşılaşır,Feride eve gelmiştir
Feride,işleri için geldiği İstanbulda gelmişken akrabalarını ziyaret etmek için uğradığını söyler.Kamurana da karısından dolayı başsağlığı diler ve çocuğunun çok tatlı olduğumu söyler.
Feridenin çevredeki arkadaşları Onu hiç yalnız bırakmadılar ve dolayısıyla Kamuran ile görüşemediler.Feride gidiş tarihini son anda haber verir dolayısıyla ev halkı ve arkadaşları çok üzülmüştür.
Feride,gitmeden önceki gece,Müjganın odasına gider ve Doktor ile olan ilşkisinin baba_kız ilşkisi olduğunu,evlenme amacını anlatır.Ölmek üzere olan vasiyeti olarak bir paketi Kamurana gönderdiğini fakat kendisinin gitmesinden sonra açmasını istedi.Fakat,Müjgan hemen Kamuranın yanına gider ve olanları anlatır.Paketi açarlar,içinden bir mektup ve Feridenin günlüğü çıkar.Mektup ta Feride ile Doktorun ilişkisinin içeriği ve bazı önemli noktalar anlatılmıştır.Ertesi sabah,gitme vakti geldiğinde,ev halkı Ferideyi bırakmaz ve Kamuran ile Çalıkuşu evlenirler.