Meyhanenin birine -bir akşam sakladılar Cezmi'yi
Filanca yerde filanca kişilere borçlanmış,
Filanca sebeplerden dolayı Cezmi.
Balıklar miskin miskin, gözüne bakmışlar-
Ölüler birdenbire hortlamışlar.
Sevişen de yokmuş ışıklar söneli beri.
Üç dört yıl oluyormuş Cezmi'nin cepleri dolmayalı;
O da ay ışığını biriktirirmiş; ne var ki, kadehi kırık…
Bir gün falanca kişiye tutulmuş Cezmi,
Kalbin çarpmasını iyice öğrenmiş…
Dilin susmasını da reddetmiş…
Cezmi bu kesin ve kararlı;
Limanda durup bir sigara yakmış,
Kayıkların içine doluşmuş bu kez ay ışığı…
Eyvah demiş, tüm servetim de buydu;
Güneşi kim kaybetmiş de ona sarılaydım…
Ay ışığım belli belirsiz hiç yoktan benimdi demiş Cezmi
Ama işte o da içten içe- fısıldamış gecenin karanlığına doğru:
Benim miydi bu, yerinde olup konuştuğum en uygun zaman,
Bütün ihanetleriyle,sahtelikleriyle, ne kadar sarhoş varsa ben onları tanıdım.
Hani aşık filan da değillerdi benim gibi,
Öyle tanıdım onları…
Kaybolmuşsam -saklamışlarsa bugün beni
Ay ışığım tamamen bahanemdi…