• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Duha Suresi İniş Sebebi

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Asi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Asi

Kayıtlı Üye
Konum
İzmir
Forum Yaşı
13 Yıl
Mesajlar
1,016
Tepkime puanı
710
93- DUHÂ SÛRESİ

Sûrenin tamamı Mekke-i Mükerreme'de, vahy bir süre kesildikten sonra nazil olmuştur ve bunda icma vardır. Nüzul sırası itibariyle Fecr Sûresinden sonradır.[1]

l. Kuşluk vaktine yemin olsun.
2. Ve sükûna erdiğinde geceye yemin olsun ki
3. Rabbın seni ne terketti, ne de darıldı.
4. Ahiret elbette senin için dünyadan daha hayırlıdır.
5. Hiç kuşkusuz Rabbın sana verecek ve sen razı olacaksın
6. O, seni öksüz bulup da barındırmadı mı?
7. Seni şaşırmış bulup da hidayet eylemedi mi?
8. Seni fakir bulup da zenginleştirmedi mi?
9. O halde sakın yetime kahretme.
10. Ve sâili de azarlama
11. Bununla beraber Rabbımn nimetini anlat.
a) Daha önce (İsrâ Sûresinin 85, Meryem Sûresinin 64. âyetlerinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Kureyş müşrikleri içlerinden seçtikleri beş kişiyi "Muhammed'i kitablannda bulup bulmadıkları ve niteliklerini bilip bilmedikle*rini sormak üzere Medine-i Münevvere'deki Yahudilere göndermişlerdi. Bu beş kişi Medine-i Münevvere'ye gelip önce hristiyanlara sordular. Onlar da böyle bir peygamber tanımadıklarını söylediler. Yahudiler ise: "Evet. biz kitabımızda onu buluyoruz ve bu zaman da onun gelmesi zamanıdır. Biz, Yemâme'nin Rahmânı'na (Müseylimetu'l-Kezzâb'ı kastediyorlar) o gelmesi beklenen pey*gamberin bilebileceği üç hasleti sorduk, bilemedi. Bu üç şeyi Muhammed'e so*run. Eğer ikisini bilir, birini bilemezse bilin ki o beklenen peygamberdir, ona tabi olun. Ona "Ashab-ı kehf olan gençleri, Zülkarneyn'i ve ruhu" sorun." dedi*ler.
O beş kişi Mekke-i Mükerreme'ye dönüp geldiler ve Hz. Peygamber (sa)'e yahudilerden öğrendikleri üç şeyi sordular. Efendimiz (sa), onlara nasıl cevap vereceğini bilemedi, daha sonra cevap vereceğini söyledi ve fakat "İnşaallah." demedi. Bir rivayete göre 40 gün, başka bir rivayete göre 15 (Veya 12) gün vahy gelmedi ve bu durum Hz. Peygamber (sa)'e çok zor ve ağır geldi. Müşrikler: "Muhammed'in Rabbı onu terketti," bile dediler. Nihayet Cibrîl gelince Hz. Peygamber (sa): "Ey Cibrîl o kadar gec'iktin ki senin hakkında su-i zanda bu*lundum ve aynı zamanda seni özledim." dedi. Cibrîl: "Ben seni senden daha çok özledim. Fakat ben görevli bir memurum, gönderildiğimde inerim, gönderilme*diğimde gelemem." dedi ve Allah Tealâ: "Biz ancak Rabbının emri ile ineriz." (Meryem, 19/64 âyet-i kerimesini; "Hiçbir şey hakkında "Ben bunu herhalde yarın yapıcıyım, deme." (Kehf, 18/23) âyet-i kertmesini ve bu Duhâ Sûresini indirdi.[2]
b) Müslim'in Cündüb (el-Becelî)'den rivayetine göre Cibrîl'in Rasûlullah (sa)'a gelmesi gecikince müşrikler: "Muhammed terkedildi." dediler de bunun üzerine Allah Tealâ: "Andolsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki Rabbm seni ne terketti. ne de darıldı..."yı indirdi.[3]
Hâkim'in Zeyd ibn Erkam'dan rivayet ettiği bir habere göre ise Rasûlullah (sa) bir kaç gün durmuş ve Cibrîl kendisine gelmemiş. Bunun üzerine Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemîl: "Öyle görüyorum ki arkadaşın seni terketti." de*miş ve bunun üzerine Allah Tealâ bu Sûre-i Celîleyi indirmiştir. [4]
Buhârî ve Müslim'in Cündüb ibn Süfyân'dan rivayetinde o şöyle anlatıyor: Allah'ın Rasûlü (sa) hastalandı ve iki veya üç gece kalkmadı. Bir kadın O'na geldi ve: "Ey Muhammed, şeytanının seni terketmiş olduğunu umarım. Baksana iki üç gecedir sana yaklaştığını görmüyorum." dedi ve işte bunun üzerine Allah Tealâ: "Andolsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki Rabbın seni ne terketti, ne de danldl..."yi indirdi.[5]
İbn Cerîr'in Abdullah ibn Şeddâd'dan rivayetle tahric ettiği bir habere göre Hz. Hadice, Hz. Peygamber (sa)'e: "Öyle sanıyorum ki Rabbın seni terketti." demiş ve bunun üzerine bu Sûre nazil olmuştur. Yine İbn Cerîr'in Urve'den ri*vayetinde Hz. hadice'nin bu sözü neden söylediği de açıklanıyor. Buna göre Cibrîl'in Hz. Peygamber (sa)'e gelmesi gecikince Allah'ın Rasûlü (sa) bundan çok korkmuş da Hz. Hadice: "Senin bu korkunu gördüğü için herhalde Rabbın seni terketti." demiş.
Herhalde hem Ümmü Cemîl, hem de Hz. Hadice Hz. Peygamber (sa)'e: "Rabbın seni terketti." demiş olmalılar. Ancak Ümmü Cemîl, Hz. Peygamber (sa)'e düşmanlığından ve onunla alay etmek için; Hz. Hadice de Rasûlullah (sa)'a olan sevgisi ve ona acımasından böyle söylemiş olmalıdır. [6]
c) Taberânî, Müsned'inde İbn Ebî Şeybe, Vahidî ve başkalarının Hz. Pey*gamber (sa)'e hizmet eden Havle'den rivayetle tahric ettikleri bir hadiste o şöy*le anlatıyor: Bir köpek eniği Hz. Peygamber (sa)'in evine girmiş, sonra yatağın altına girerek orada ölmüş. Hz. Peygamber (sa) dört gün durmuş ve bu günler zarfında kendisine vahy inmemişti. "Ey Havle, Rasûlullah'ın evinde acaba bir şey mi oldu ki Cibrîl bana gelmiyor?" dedi. Ben de kendi kendime: "Evi şöyle bir derleyip toparlasam, hazırlasam." dedim ve bir süpürge alıp evi süpürdüm. Süpürgeyi yatağın altına soktuğumda baktım ki orada bir köpek eniği ölüsü var, alıp çıkardım ve duvarın arkasına attım O sırada Hz. Peygamber (sa) cübbesiyle titreyerek (veya sakalı titreyerek) geldiler. Kendisine vahy geldiğinde onu bir titreme tutardı. Geldi ve bana: "Ey Havle üstümü ört." buyurdu ve işte bunun üzerine Allah Tealâ "Ve sen hoşnut olacaksın."a kadar olmak üzere "Andolsun kuşluk vaktine..."yi indirdi.
Hz. Peygamber (sa)'in hane-i saadetlerinde bir köpek eniğinin girerek öl*mesi üzerine Cibrîl gelmesinin geciktiği kıssası meşhurdur. Ancak bu Duhâ Sû*resinin inmesine sebep olması rivayeti gariptir ve hattâ şazdır ve sahih rivayetler bu rivayeti reddetmektedir.[7]
d) Alûsî, herhangi birine isnad etmeksizin şöyle bir kavil daha zikreder: Hz. Osman, Hz. Peygamber (sa)'e bir salkım üzüm veya bir salkım hurma hediye etmişti. O sırada bir dilenci gelip bunu Hz. Peygamber (sa)'den isteyince Efen*dimiz tutttu o salkımı bu dilenciye verdi. Hz. Osman o dilenciye dönüp salkımı kendisinden satın aldı ve tekrar Hz. Peygamber (sa)'e hediye etti. Aynı dilenci gelip o salkımı yine istedi ve Hz. Peygamber (sa) de yine ona verdi. Hz. Osman da gitti, dilenciden o salkımı tekrar satın aldı ve getirip Hz. Peygamber (sa)'e hediye etti. Dilenci yine gelip isteyince bu üçüncü defasında Hz. Peygamber kızgın olarak değil de bir latife olarak o dilenciye: "Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?" buyurdular. Bundan sonra bir kaç gün vahy gelmeyince Hz. Pey*gamber bir yalnızlık hissetti (vahyin kesilmesinden korktu) ve herhalde o esna*da müşrikler de Hz. Peygamber (sa)'in Rabbı tarafından terkedildiğini söyledi*ler ve bu hadise üzerine bu sûre nazil oldu.[8]

4. Ahiret elbette senin için dünyadan daha hayırlıdır.
Taberânî'nin el-Mu'cemu'1-Evsat'ında İbn Abbâs'tan rivayetine göre Hz. Peygamber (sa) şöyle buyurmuştur: Bana, benden sonra ümmetime fetholunacak yerler arzolundu da bu beni sevindirdi. İşte bunun üzerine Allah Tealâ "Ahiret elbette senin için dünyadan daha hayırlıdır.' âyetini indirdi.'[9]


[1] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/954.
[2] Râzî, Mefâtîhu'1-Ğayb. XXI.238.
[3] Müslim,Cihâd, 114;Tirmizî,Tefsîmi-Kur'ân, Duhâ, 93/1. hadis no: 3345.
[4] Suyûtî, Lubâbun-Nukûl, n, 198-199.
[5] Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, Duhâ, 93/1; Müslim, Cihâd, 115; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV,312-313.
[6] Suyûtî, Lübâbun-Nukûl, 11,200.
[7] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûi, 11,199-200.
[8] Alûsî, age. xxx,i57.
Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/ 954-956.
[9] Suyûtî, Liibâbu'n-Nukûl, 11,200.
Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/956.
 
Geri
Üst