Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Frank Wedekind

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Emektar Yönetici
  • Üyelik Tarihi
    27 Kas 2009
  • Mesajlar
    24,083
  • MFC Puanı
    329
  • MFC Seviyesi

Dramlarında burjuvanın ahlak kavramına karşı çıkarak cinsel dürtünün insanın asıl doğası olduğunu vurgulayan Frank Wedekind, 24 Temmuz 1864'te Benjamin Franklin Wedekind Hannover adıyla dünyaya geldi. Bismarck karşıtı olan babası tıp doktoru olduğu halde gazetecilik yapıyordu. Sekiz kişilik aileleri 1871'de İsviçre'nin Aargau kantonuna göç etti. Wedekind okul yıllarında yazarlığa başlamış ve piyeslerde sergilenmek üzere kısa şiirler yazlıştı. 1884'ün Mayıs ayında Lozan'da Alman ve Fransız filolojisine yazılan Wedekind, yıl sonunda Münih'e geçerek burada hukuk eğitimi almaya başladı.

Wedekind 1886 yılında kendini tamamen yazarlığa adamaya karar verdi. Geçimini güvence altına almak için Maggi firmasının basın bürosunun yöneticiliğini üstlendi. Bu görevinden bir yıl sonra istifa etti. Seyahat etmeyi çok seven Frank Wedekind, Zürih, Münih, Berlin, Paris ve Londra arasında gidip gelirken oyuncularla tanıştı. 1889'da bütün zaman ve moda akımlarından bağımsız olan ilk dramını yazdı. "Çocuklar ve Soytarılar" adını taşıyan bu oyununda kadın hareketlerine ve başta Gerhart Hauptmann olmak üzere bütün natüralistlere karşı çıktı. 1891'de yayınladığı gençlerin ergenlik sorunlarını işleyen "Bahar Uyanışı", o zamana kadar tabu olan bir konuyu ele aldı. Uyanmakta olan aşk duygularına hiç şans tanımayan burjuvanın ahlak anlayışını eleştirdi. Bahar Uyanışı'nda, Wendla adlı bir kız öğrencinin hamile kalmasını, annesinin ısrarı üzerine çocuğunu aldırmasını ve kürtaj masasında hayatını kaybetmesi anlatılır. Wendla'yı hamile bırakan ve onunla aynı sınıfta okuyan Melchior'dan bu olay üzerine gözaltına alınarak ıslahevine gönderilir. Melchior, ıslahevinden kaçar ve canına kıyar... Yazar, "Bahar Uyanışı"nda ve bundan sonraki oyunlarında klasik dram yapısından büyük ölçüde uzaklaşarak birbirleriyle pek sıkı olmayan bir biçimde bağlantılı olmayan açık sahne dizilerini kullandı.

Bu oyununu izleyen yapıtlarında, insanın dürtüsel yapısını öne çıkartarak bu yaratılışı suçlayanlara karşı çıkan Frank Wedekind, çağdaş erdemlilik taslamalarının karşısına 'Ahlaksızlığın Ahlakı'nı koydu. Bunun belirgin örneklerini Toprağın Ruhu adlı oyununda açık biçimde ortaya koydu. Bu oyununda sembolik figürlerle, olayları örnek alarak insanın seksüel dürtülerine olan bağımlılığını gözler önüne serdi. Oyunun odak noktasına yerleştirdiği Lulu, salt cinsellik dürtüsünü temsil eden ve burjuva ahlak anlayışı karşısında yıkılan bir tiplemedir. Tüm ahlak kavramlarını çiğnediği ya da onları hiçe saydığı halde, erkekler ondan etkilenir. Böyle bir kişilik sergilemesinde Lulu'yu, 12 yaşında küçük bir kızken, sokaklardan kurtarıp kendine metres yapan akıl hocası Dr. Schön'ün de suçu vardır. Toplum içindeki itibarını zedelememek için önceleri Lulu ile evlenmek istemeyen Dr. Schön, sonradan onun üçüncü kocası olmayı başarır ama Lulu'nun salt içgüdülerine göre sürdürdüğü yaşantısıyla başa çıkamayınca onu intihar etmeye zorlar. Ancak Lulu, kendini değil onu bu duruma getiren insanı yani Dr. Schön'ü vurur. Bu eserin devamı niteliği taşıyan Pandora'nın Kutusu adlı oyunda Lulu sonunda ******liğe kadar düşer ve cinsel bir sapık tarafından öldürülür. 1890'lı yılların başında Simplicissimus adlı yer dergisinin çalışanları arasında yer alan yazar, 1898'ye yayınladığı Kudüs Gezisi adlı şiiriyle İmparator II. Wilhelm'i çok sert biçimde eleştirdiği için 'imparatora hakaret' suçlamasıyla yedi ay boyunca kale bentliğe mahkum edildi. 1899'da Keith Markisi adlı oyunu çıkardı. Bu oyunda yeniden suç işlemeye kadar varan hayatın sefasıyla ahlak anlayışı bağdaşamayacak bir biçimde karşı karşıya gelir. Sonunda hem Keith adlı dolandırıcı hem de Scholz adlı idealist başarısızlığa uğrar. Ama Keith başarısızlığı kabul etmeyip şansını yeniden denerken, idealist olan Scholz uğradığı düş kırıklığının etkisiyle her şeyden vazgeçer. Wedekind 1901'de genç kızların beden eğitimine ilişkin taşlamalı bir yapıt olan Mine-Haha adlı tek romanını yazdı. Bir yıl sonra tamamladığı Kral Nicolo oyununda ise sanat, devlet ve halk arasındaki ilişkileri irdeledi.

"On Bir Cellat" adlı kaberede kendi şarkılarını, balat ve melodramlarını sunduğu Überbrett'de sahneye çıktı. Max Reinhardt 1906'da yazarın Frühlings Erwachen adlı oyununu sahneye koydu. Bu oyun ilk sahnelenişinin hemen ardından yasaklandıysa da Wedekind'in dram yazarı olarak tanımlanmasına neden oldu. Tiyatro eleştirmeni Harwarth Walden, Wedekind'in oyunlarının sahnelenmesine savundu, Karl Kraus bu oyunların bazılarını sahneye koydu.

Frank Wedekind, "Pandora'nın Kutusu"nun ilk sahnelenişinde, Lulu rolünde oynayan Mathilde Newes ile 1906 yılında evlendi. Berlin'deki Alman Tiyatrosu (Deutsches Theater), 1912 yılında yazarın yapıtları arasından seçtiği bir dizi oyunu sergiledi. Ancak Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla bütün yapıtları yeniden yasaklandı. Alman tiyatrosunun gelişiminde son derece önemli yere sahip olan Frank Wedekind, 9 Mart 1958'de yaşamını yitirdi.

Eserleri:
Roman: Mine-Haha (1901)
Oyunlar: Çocuklar ve Soytarılar (Kinder und Nurren, 1889), Baharın Uyanışı (Frühlings Erwachen, 1891), Toprağın Ruhu (Erdgeist, 1895), Keith Markisi (Der Marquis von Keith, 1899), On Bir Cellat (Die elf Scharfrichter, 1901), Pandora'nın Kutusu (Die Büchse der Pandora, 1902), Kral Nicolo (König Nicolo, 1902)
 
Üst Alt