Hakaslarda su kültü
Hakaslar günümüzde de Orta Alemin (İnsan Dünyası) ruhları ile ilgili inançlardan kaynaklanan adetler ve törenleri korumaktadırlar. Söz konusu her şeyden önce doğa güçleri ve olaylarının sahip ruhlarına (dağ, su, ateş ruhları) inançlarıdır.
Birçok başka halklar gibi Hakaslar da doğa ve yaşadıkları topraklardan kendilerini asla ayrı tutmazlardı. Ana toprakları ile bağlantıları o kadar güçlüydü ki adetler ve törenler yapılırken Üst (Gökyüzü) ve Alt (Yeraltı) Alemlerin yüce tanrılarından daha çok doğa güçleri tanrılarına dua ederlerdi. Günümüzde de Hakaslarda doğa ve insana dair geleneksel animizm (canlıcılık) inançları yaygındır.
Hakasların geleneksel dini mitolojik sisteminde önemli yer tutan kültlerden biri Sug eezi isimli su sahibi kültüydü. Hakaslar bu ruhun iki anlam taşıdığına inanırlardı. Bir taraftan o genelde su gibi mevcut olan her şeyin başlangıcı, bereketlik, temizlik ve korumanın simgesiydi. Öbür taraftan o düzensizlik ve şekilsizlik anlamını da taşıyordu ve kontrol edilemeyen güç olarak insanlar için bir bakımdan tehlikeli olabilirdi. Su, düzenlenmesi Uzaya dönüştürülmesi gereken kaosun en kapsamlı sembolüydü. Şekilsizliğin içinde gelecek şekiller var, yeni hayat, yeni oluşum yer alıyor. Başka alemin sınırı anlamına gelen nehir aynı anda onun zamansızlığının simgesiydi. O geçmiş, şimdiki zaman ve geleceği birleştiren bir yolun sembolüydü.
Su sahibinin bütün su kaynaklarının yaratıcısına inanıldığı için insanlar ona düzenli olarak kurban verirlerdi. Aynı zamanda başka güçlü ruhlar gibi su sahibi tek anlamda iyi kalpli ya da kötü sayılmazdı. O taşkın düzenleyebilir ya da insanı nehirde boğabilirdi, ama şefalı su ile kaynakları yaratan yine Oydu.
Su karakterinin evrenselliği onun Hakasların modern mitolojisinde başlıca yer tutmasının sebebidir. Mesela Hakasların ruh ve su ile ilgili modern mitolojik inançları su şeklinde betimlenen halkın ruhu fikrinde yansıtıldı.
Hakaslar günümüzde de Orta Alemin (İnsan Dünyası) ruhları ile ilgili inançlardan kaynaklanan adetler ve törenleri korumaktadırlar. Söz konusu her şeyden önce doğa güçleri ve olaylarının sahip ruhlarına (dağ, su, ateş ruhları) inançlarıdır.
Birçok başka halklar gibi Hakaslar da doğa ve yaşadıkları topraklardan kendilerini asla ayrı tutmazlardı. Ana toprakları ile bağlantıları o kadar güçlüydü ki adetler ve törenler yapılırken Üst (Gökyüzü) ve Alt (Yeraltı) Alemlerin yüce tanrılarından daha çok doğa güçleri tanrılarına dua ederlerdi. Günümüzde de Hakaslarda doğa ve insana dair geleneksel animizm (canlıcılık) inançları yaygındır.
Hakasların geleneksel dini mitolojik sisteminde önemli yer tutan kültlerden biri Sug eezi isimli su sahibi kültüydü. Hakaslar bu ruhun iki anlam taşıdığına inanırlardı. Bir taraftan o genelde su gibi mevcut olan her şeyin başlangıcı, bereketlik, temizlik ve korumanın simgesiydi. Öbür taraftan o düzensizlik ve şekilsizlik anlamını da taşıyordu ve kontrol edilemeyen güç olarak insanlar için bir bakımdan tehlikeli olabilirdi. Su, düzenlenmesi Uzaya dönüştürülmesi gereken kaosun en kapsamlı sembolüydü. Şekilsizliğin içinde gelecek şekiller var, yeni hayat, yeni oluşum yer alıyor. Başka alemin sınırı anlamına gelen nehir aynı anda onun zamansızlığının simgesiydi. O geçmiş, şimdiki zaman ve geleceği birleştiren bir yolun sembolüydü.
Su sahibinin bütün su kaynaklarının yaratıcısına inanıldığı için insanlar ona düzenli olarak kurban verirlerdi. Aynı zamanda başka güçlü ruhlar gibi su sahibi tek anlamda iyi kalpli ya da kötü sayılmazdı. O taşkın düzenleyebilir ya da insanı nehirde boğabilirdi, ama şefalı su ile kaynakları yaratan yine Oydu.
Su karakterinin evrenselliği onun Hakasların modern mitolojisinde başlıca yer tutmasının sebebidir. Mesela Hakasların ruh ve su ile ilgili modern mitolojik inançları su şeklinde betimlenen halkın ruhu fikrinde yansıtıldı.