Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Adana'da kağıt toplayan 2'si ikiz 3 erkek çocuğa döner ısmarlama bahanesiyle kandırıp tecavüz ettiği ileri sürülen sanığa, ikizlere tecavüzden 49 yıl 5 ay hapse mahkum oldu.
Bir çocuğa tecavüzden ise 22 yıl 6 ay hapsi isteniyor. Edinilen bilgiye göre Güven Timleri 15 Temmuz 2010'da devriye gezerken, Sinanpaşa Mahallesi'ndeki köprünün altında belden yukarısı çıplak Sadık A. kollarının arasında yatan 3 erkek çocuğunu görünce yanlarına gitti. Yaşları 12 ile 13 arasındaki H.A. ile ikizi S.A. ve arkadaşları İ.Ç. polislere, Sadık A.'nın kendilerine döner ısmarlayıp tecavüz ettiğini söyledi.
Doktor raporunda çocukların cinsel istismara uğradıklarının saptanması üzerine tutuklanan ve hakkında 2 ayrı dava açılan sanık, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesi'nde, ikiz kardeşlere tecavüz etmekten geçen yıl 49 yıl 5 ay hapis cezasına mahkum edildi. Bu karar Yargıtaya gönderilirken sanık İ.Ç.ye tecavüzden 22 yıl 6 ay hapis cezası istemiyle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamasına devam edildi. Duruşmada, İ.Ç. hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen ruh ve beden sağlığı ile ilgili rapor okundu. Raporda, küçük çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulduğu belirtildi. Sanık savunmasında, alkolün etkisiyle çocukları öpmüş olabileceğini belirterek, Hava sıcak olduğu için elbiselerimin üstünü çıkarmıştım. İ.Ç. benim torunum sayılır, ben torunum saydığım çocuğa nasıl böyle bir şey yapabilirim? Diğer çocuklarla sokakta kalıyordu, karnını doyuruyordum diyerek beraatini istedi. Mahkeme heyeti karar için duruşmayı erteledi. (İHA)
İnternet ortamında kurulan bazı arkadaşlıkların sonu iyi bitmeyebiliyor.
17 yaşındaki Daniel Perrynin kurmak istediği arkadaşlık da gencin sonunu getirdi.
17 yaşındaki İngiliz genç Daniel Perry, Skype üzerinden kurduğu arkadaşlığın ummadığı bir şekilde sonuçlanınca ağır bir bunalıma girdi. Bunun sonucunda kendini köprüden aşağı bırakarak hayatına son verdi.
Karşı tarafta kendisiyle aynı yaşlarda bir kız olduğunu düşünen ve uzunca bir süre muhabbet eden Perry, daha sonra bunun bir tuzak olduğunu anladı. Karşıdaki kişi kız olmadığını ve para vermediği takdirde tüm yapılan konuşmaları yayınlayacağını dile getirdi. Bunun üzerine oldukça sarsılan Daniel Perry, yaşamanın artık hiçbir değeri olmadığı kanısına vardı. Bunun sonucunda ise kendini en yakın köprüden azgın sulara bıraktı. Anında kurtarma çalışmaları başlatılan ve kurtarıldıktan sonra da yaşamaya devam eden Perry, bir süre sonra hayatını kaybetti.
İnternet her ne kadar eğlenceli bir ortam da olsa girilen ortamlara dikkat edilmesi gerekiyor. Artık hayatın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen sosyal ağlar ve mesajlaşma yazılımları kötü niyetli insanların hedef noktası haline gelmiş durumda. Dolayısıyla güvenmediğiniz insanlarla sıkı diyaloglara girmenin başınızı belaya sokabileceğini unutmamanız gerekiyor.
Şanlıurfa'da, öfkeli bir kişi çocuklarına miras bırakmamak için 480 metrekarelik dubleks dairesini balkona astığı ilginç afişle satılığa çıkardı.
'Hain ve şerefsiz evlada miras bırakılmasın diye satılık kelepir 480 metrekare dubleks daire' afişi görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Hamidiye Mahallesi Emniyet Caddesi üzerinde bulunan 5 katlı Koç Apartmanı'nın son katında bulunan dubleks daire adı açıklanmayan ev sahibi tarafından satılığa çıkarıldı. 800 bin liraya satılığa çıkartılan dairenin balkonuna ilginç satılık afişi asıldı. Üzerinde 'Hain ve şerefsiz evlada miras bırakılmasın diye satılık kelepir 480 metrekare dubleks daire' yazılı afişi gören vatandaşlar, şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yoldan geçen vatandaşlar, gördükleri ilginç afişi cep telefonlarının kamerasıyla görüntüledi. İlk defa böyle bir satılık daire ilanı gördüklerini belirten vatandaşlar, "Babanın kıymetini bilmeyen bu evlatlar, demek ki babalarına çok çektirmişler" diye konuştular.Afişte yazılı cep telefonundan ulaşılan dubleks dairenin ismini açıklamayan sahibi ise İstanbul'da olduğunu ve çocuklarına olan öfkesinin sebebini ilerleyen günlerdeŞanlıurfa'ya gelerek açıklayacağını ifade etti. (DHA)
Maltepede, hukuk fakültesi öğrencisi Aslı Ayana çarparak ölümüne neden olan ve 9 yıla kadar Bilinçli taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla yargılanan Eyüp Hakan Yücelin ilk duruşması görüldü.
Anadolu Adalet Sarayı 18. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Eyüp Hakan Yücel ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunmasını yapan Yücel, kaza olayının olduğu yerde trafik ışıklarının olmadığını belirtti. Aslıyı erkek arkadaşıyla kol kola gördüğünü ifade eden Yücel, "Bir anda erkek arkadaşının kolundan kurtularak, hızla karşıya geçmeye çalıştı. Mesafe çok kısaydı. Ben frene dahi basmaya fırsat bulamadan kaza meydana geldi. Aracın sol ön farı maktuleye çarptı. Ön cama ve kaputa çarpıp yere düştü" diye konuştu. Ölen kişinin yakınlarına başsağlığı dilediğini ifade eden Yücel, "Böyle bir olay başıma geldiği için çok üzgünüm. Olay yerinden kaçtığım için de çok pişmanım. Maddi ve manevi olarak affedilmem hususunda elimden geleni yapacağım" dedi. "KORKTUĞUM İÇİN KAÇTIM"
Başına ilk defa böyle bir olayın geldiğini belirten sanık Yücel, "Çok korktum. Çarpmanın etkisiyle maktulenin havaya kalkıp yere düştüğünü görünce o anda kesin ölmüştür diye düşündüm. Yaralı olabileceği aklıma gelmedi. Tam da kendimde değildim. Alıp götürmek aklıma gelmedi. Bu nedenle ilk aklıma geldiği şekilde olay yerinden hızla uzaklaştım. Karşıya geçip sokakta sabahladım. Kendime gelmeye çalıştım. Sabah arkadaşlarım ve ailemle görüştüm. Onlar da teslim olmamı isteyince emniyet birimlerine teslim oldum" diye konuştu. 3,5 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme hakimi Remzi Özdemir, sanığın üzerine atılı suçun niteliği gereği taksirli suçlardan olması, delillerin toplanmış bulunması ve var olan delillerin karartılma ihtimallerinin olmaması nedeniyle sanığın tahliyesine karar verdi. Ayrıca Hakim Özdemir, tutuklamanın tedbir niteliği ve sanığın tutuklu kaldığı süre nedenleriyle, Eyüp Hakan Yücelin 3,5 ay tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Duruşma ertelendi. 9 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
Maltepe Altıntepe Mahallesi Sahil Yolunda, geçtiğimiz Mayıs ayında sabaha karşı meydana gelen kazada, iddialara göre, trafik uygulamasında polisin dur ihtarına uymayan Eyüp Hakan Yücel (24) isimli sürücü, otomobiliyle kaçmaya başladı. Bu sırada, arkadaşı Mehmet Ali Kazan ile birlikte yolun karşısına geçmeye çalışan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Aslı Ayan, Yücelin kullandığı otomobilin çarpması sonucu 33 metre uzağa fırladı. Otomobil sürücüsü Eyüp Hakan Yücel, kazanın ardından olay yerinden hızla uzaklaşırken, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2nci sınıf öğrencisi Aslı Ayan hayatını kaybetti. Olaydan bir gün sonra teslim olan Eyüp Hakan Yücel, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yücel hakkında Bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 4,5 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması istemiyle dava açıldı. (DHA)
Isparta'nın Yalvaç İlçesinde kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü Nurettin Gideri öldüren Nevin Yıldırım hakkında 'ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası' talep edildi
Isparta'nın Yalvaç İlçesinde kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü Nurettin Gideri av tüfeğiyle öldürdükten sonra, başını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım hakkında, Tasarlayarak canavarca hisle kasten adam öldürmek iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası talep edildi.
Yalvaç İlçesine bağlı Koruyaka Köyünde evli ve 2 çocuk annesi 29 yaşındaki Nevin Yıldırım, kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü 2 çocuk babası 35 yaşındaki Nurettin Gideri 28 Ağustos 2012 gecesi tüfekle vurdu, başını kesip bir çuvala koyarak, İşte namusuma uzananın kellesi diyerek köy meydanına attı. Olaydan sonra jandarma tarafından gözaltına alınan Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Isparta E Tipi Kapalı Cezaevine gönderilen Nevin Yıldırım, 17 Kasım 2012de 3.5 kilo ağırlığında kız bebek dünyaya getirdi. Yıldırımın istemediği bebek, Isparta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yurduna yerleştirildi. 3 bakıcı tarafından özenle bakılan bebeğe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın eşi Emine Erdoğan tarafından Elif Sıla adı verildi.
ÖNCEDEN GÖNÜL İLİŞKİSİ İDDİASI
Soruşturmayı sürdüren Yalvaç Cumhuriyet Savcılığı, 11 Şubat 2013te İstanbul Adli Tıp Kurumunun gönderdiği DNA raporunda, Nevin Yıldırımın doğurduğu kız bebeğin babasının Nurettin Gider olduğunun belirlenmesi üzerine iddianame hazırladı. Geniş kapsamlı bir soruşturmanın ardından cumhuriyet savcısı Osman Çabukun olaydan 354 gün sonra hazırladığı 46 sayfalık iddianame Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 32 tanığın ifadesine başvurularak hazırlanan iddianamede, Nurettin Gideri av tüfeğiyle öldürdükten sonra, başını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım hakkında Tasarlayarak, canavarca hisle kasten adam öldürmek iddiasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istedi. Nurettin Giderin eşi Keziban Gider ve annesi Zeynep Giderin müşteki kabul edildiği iddianamede, gerek tanık ifadelerinden gerekse telefon dökümlerinden sanık ile maktul arasında önceden gönül ilişkisi olduğuna, tecavüz olayının gerçekleşmediğine kanaat getirildi.
5 KEZ ATEŞ ETMİŞ
Otopsi raporlarına yer verilen iddianamede, Nurettin Gidere sırt bölgesinden 2, kasık bölgesinden 2 ve çene bölgesinden 1 olmak üzere toplam 5 el ateş edildiği, yaralarının ölümcül olduğu, kafasının ise öldükten sonra kesildiği belirtildi. Nevin Yıldırımın ifadesine de yer verilen iddianamede, Yıldırımın, Nurettin Giderle gönül ilişkisini kabul etmediği kaydedildi. Nurettin Giderin ilk kez 18 Ocak 2012de kendisine tecavüz ettiğini iddia eden Nevin Yıldırımın, ifadesinde şunlar yer aldı:
"Nurettin, elindeki silahı göstererek, Sakın bağırma çocuklarına sıkarım diyerek tecavüzü gerçekleştirdi. Bir müddet oturduktan sonra gitti. 3- 5 gün sonra yeniden gelerek tekrar tecavüz edip gitti. Bu olayın 5- 6 günde bir tekrar etmesi üzerine kapıyı kilitlediğim halde tehdit ederek kapıyı açtırıp devam etti. O dönemde diş ağrısı için antibiyotik kullanıyordum. Adetim kesildiği için hamile kaldığımı anlayamadım. Kürtaj için gittiğimiz doktor ise Eşinin rızası lazım diyerek kürtaj yapmadı."
KIZ OLURSA CEMRE ERKEK OLURSA KUZEY
Nurettin Giderin hamileliği öğrendiğinde çok sevindiğini de ifadesinde belirten Nevin Yıldırım, "Nurettin, televizyondaki Kuzey Güney dizisindeki karakterleri çok seviyordu. Kız olursa Cemre, oğlan olursa Kuzey ismini koyacağım dedi. Ben de kendisini geçiştirmek için Tamam dedim" dedi.
ARTIK İĞRENMEYE BAŞLAMIŞTIM
İddianamede Nevin Yıldırımın cinayeti nasıl işlediğine dair verdiği ifadeye de yer verildi. Nurettin Gideri önce bıçakla öldürmeyi tasarladığını anlatan Yıldırım, ifadesinde şunları söyledi:
"Benden güçlü olduğu için vazgeçtim. Nurettin olay günü saat 22.00 sıralarında eve geldi. İple eve çıkmaya çalışırken kayınpederime ait tüfeği alarak 2 el ateş ettim. Nurettin bana küfür ederek belindeki tabancayı çıkarmaya çalıştı. Ancak silahı yere düşürdü. Yanına gittiğimde küfür etmeye devam etti. Bunun üzerine cinsel bölgesine ateş ettim. Nurettinin öldüğünü düşünerek yanımdaki saplı bıçakla boğazını kestim. Başını yaklaşık 200 metre ileride köy kahvesinin önüne fırlatarak, İşte namusumla oynayanın kellesi, benim arkamdan konuşmayın tarzı laflar ederek eve döndüm. Nurettin sürekli beni, Elimde çıplak fotoğrafların var var diye tehdit ediyordu. Hatta ramazan ayında eve gelen misafirler Nurettinin oğlu senin resimlerini internete verecek, doğru mu? diye sorular sordu. Nurettinle ilişkiye tehdit ve şantajlar nedeniyle girdim."
EV YANGININI NEVİN Mİ İSTEDİ?
İddianamede, Nevin Yıldırım ve kayınpederinin kaldığı evde çıkan yangına da yer verildi. Nevin Yıldırımın cezaevinden telefonla aradığı eşi İsmail Yıldırıma O evde kötü hatıralar var, yak dediği iddia edildi. İsmail Yıldırımın bu iddiaları reddettiği iddianamede yer aldı.
BEBEK İÇİN 50 BİN LİRA İSTEMİŞ
İddianamede yer alan çarpıcı bir iddia ise Nevin Yıldırımın doğan kız çocuğu için 50 bin lira istemesi oldu. Nevin Yıldırımın babası Zekeriya Yıldız ile yaptığı telefon görüşmelerine de iddianamede yer aldı. Görüşmede baba Zekeriya Yıldızın, Maraştan bir aile çocuğu evlat edinmek istiyor, bir miktar para verecekler diyor. Nevin Yıldırımın Kaç para veriyorlar?, 30 bin TL, 50 bin TL verirlerse verelim sözlerine yer verildi.
SENİ SEVİYORUM, CANIM MESAJI
Nevin Yıldırımın, Nurettin Giderle 2010 yılında beri görüştüğüne yer verilen iddianamede, Nevin Yıldırımın, 2010 yılında Nurettin Giderle cep telefonuyla 3 saat 46 dakika 31 saniye, 2011 yılında 42 saat 3 dakika 10 saniye ve 2012 yılında 114 saat 47 dakika 33 saniye görüştüğü belirtildi. Nevin Yıldırımın, Nurettin Gidere telefon konuşmalarında ve attığı mesajlarda, seni seviyorum, canım gibi ifadeler kullandığı kaydedildi.
RIZASIYLA İLİŞKİYE GİRDİ
Nevin Yıldırım ve Nurettin Giderin bu sözlerinin bir kısmının Nurettin Giderin eşi Keziban Gider ve arkadaşları tarafından da duyulduğu vurgulandı. Nurettin Giderin cep telefonunda Nevin Yıldırıma ait gülümserken, poz vererek çekilen fotoğraflar bulunduğunun belirtildiği iddianamede, ikili arasındaki ilişkinin Nurettin Giderin eşi Keziban, annesi Zeynep Gider, kardeşi ve arkadaşları tarafından bilindiği kaydedildi.
Nevin Yıldırımın 2010 yılından beri Nurettin Giderle rızasıyla ilişki yaşadığının yer verildiği iddianamede, şunlar kaydedildi:
"Nevin Yıldırım tecavüze uğramadığından, hamile kaldığını anlayana kadar kimseye bahsetmedi. Karnındaki bebeğin eşinden değil, Nurettin Giderden olduğunu anlaması, ilişkinin köyde konuşulmaya başlaması üzerine zor durumda kalan Nevin Yıldırımın, kendisini topluma ve ailesine karşı tecavüze uğradığına inandırmak için 2010 yılında beri rızasıyla ilişki yaşadığı ve hamile kaldığı Nurettin Gideri, tasarlayarak, canavarca hisle öldürdüğü kanaatine varılmıştır."
Hakkında Türk Ceza Kanununun (TCK) 82/1 maddesi, a ve b bentleri gereğince tasarlayarak, canavarca hisle öldürmek suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenilen Nevin Yıldırımın yargılanmasına 2 Ekimde Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinde başlanılacak. (DHA)
Kartal'da iki arkadaşın sosyal paylaşım sitesi üzerinde başlattıkları tartışma kanlı bitti.
İSTANBUL (CİHAN)- Siteye yüklediği fotoğrafa kötü yorum yapan arkadaşıyla önce internetüzerinde, daha sonra sokakta tartışan Görkem Mete (19) bıçaklanarak öldürüldü. Olayı gerçekleştiren Ozan A. (20) polis tarafından yakalandı. Şüpheli Ozan A., sevk edildiği mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi.
Gülsuyu Esenkent Mahallesi Nadire Caddesi üzerinde önceki gün meydana gelen olayda, iki gencin kavga ettiği ihbarını alan polis olay yerinde 5 yeriden bıçaklanmış halde Görkem Mete ile karşılaştı. Hastaneye kaldırılan Mete, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince başlatılan soruşturmada olayın Görkem Mete'nin arkadaşı Ozan A. tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Ozan A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Soruşturmada, Görkem Mete'nin bir süre önce çektirdiği bir resmini Sosyal Paylaşım Sitesinde paylaştığı, arkadaşı Ozan A.'nın ise bu resmin altına "Kahpe" yorumu yaptığında iki gencin arasında bu yorum sebebiyle tartışma yaşandığı tespit edildi. Yapılan incelemede önce internet üzerinde daha sonra telefonda devam eden tartışmanın ardından iki gencin sokakta buluşarak kavga ettikleri belirlendi.
Poliste ifade veren şüpheli Ozan A.'nın "Sosyal paylaşım sitesine koyduğu resme yaptığım yorum yüzünden tartıştık. Önce internet üzerinden mesaj attı. Daha sonra telefonla kavga ettik. Daha sonra sokakta bu konuyu konuşmak için buluştuk. Sokakta bana saldırınca bıçağımı çekip kendimi korumak için rastgele salladım. Daha sonra oradan kaçtım." dediği öğrenildi.
Şüpheli Ozan A., işlemleri tamamlandıktan sonra sevk edildiği mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi.
Erzincan'ın Geçit beldesinden geçen sulama kanalında 12 Ağustos günü ölü olarak bulunan yaşlı adamın 34 yıldır ölü olarak yaşadığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgiye göre 12 Ağustos günü Geçit beldesi yakınlarında bir sulama kanalı içerisinde bir erkek cesedi bulundu. Şahsın cesedi otopsi yapılmak üzere hastaneye kaldırılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan ilk incelemede, yaşlı adamın sulama kanalına düşerek boğulduğu tespit edildi. Ceset detaylı otopsi için TrabzonAdli Tıp Kurumuna gönderildi.
Olayın ardından Erzincan polisi, şahsın kimlik tespiti için Geçit beldesi başta olmak üzere Erzincan genelinde çalışma başlattı. Şahsın bir gün önce 100 Yıl Atatürk Huzurevinden kaçan 70 yaşındaki Alzheimer hastası Şaban Alpe ait olduğu tespit edildi. Yaklaşık 8 aydır huzurevinde misafir olarak kaldığı öğrenilen yaşlı adamın, daha önce de kaçma teşebbüsünde bulunduğu öğrenilirken, 11 ağustos günü öğle saatlerinde huzur evinin duvarlarından atlayarak kaçan şahıs, görevliler tarafından aranmasına rağmen bulunamayınca durum polise bildirilmesine rağmen cesedi bir gün sonra sulama kanalının içerisinde boğulmuş halde bulundu.
Yapılan kimlik tespit çalışmasında, Şaban Alpin Erzurumun Tortum İlçe Nüfus Müdürlüğü kayıtlarına göre 1979 yılından beri ölü olduğu ortaya çıktı. Yaşlı adamın 8 ay önce bir yakını tarafından Erzincandaki bir hastaneye terk edilmesi üzerine 100 Yıl Atatürk Huzurevine misafir olarak alındığı, yaşadığının tespiti için Erzincan Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından 28 Şubat 2013 tarihinde Erzurum Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi ne davaaçılmasına rağmen, yaşadığına dair belge bulunamadığı ve yakınlarının tespit edilememesi nedeniyle reddedildiği öğrenildi. Kısa süre önce kurum tarafından ikinci kez mahkemeye başvurduğu ve davanın devam ettiği öne sürülürken, düştüğü sulama kanalında hayatını kaybeden yaşlı adam geçtiğimiz Cuma günü toprağa verildi.
ADANA'da bir grup çocuk, yakaladıkları sokak köpeğinin boynuna zincir bağlayıp köprüden sulama kanalına atarak işkence yaptı.
Merkez Seyhan İlçesi'ndeki Gülbahçe Mahallesi'nin Karasu Mevkii'nden sıcaklardan bunalan çocuklar, serinlemek için Devlet Su İşleri'ne ait sulama kanalına geldi. Bu sırada kanal kenarında dolaşan sokak köpeğini yakalayan çocuklar, hayvanın boynuna zincir taktı. Köpeği sürükleyerek kanal kenarına götüren çocuklar, akan suya fırlattı. Akıntıda sürüklenmeye başlayan köpek, suya bata çıka köprünün altından diğer tarafa geçti. Kulaç atarak kıyıya çıkmak isteyen köpeği yakalayan çocuklar aynı işlemi tekrar tekrar yaptı.
Dakikalarca işkence yapılan köpek, yorgunluktan bitkin düştü. Köpeğin can çekişmesine dayanamayan bir çocuk, arkadaşlarının elinden kurtarıp serbest bıraktı.