Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Konya'da zihinsel engelli öz kızı 17 yaşındaki E.A.ya tecavüz ettikten sonra doğan bebeği öldürüp dereye atmakla suçlanan Ö.A., ömür boyu hapse mahkum oldu.
Olay, 10 Şubat 2012 tarihinde Merkez Meram İlçesi İnlice Beldesinde meydana geldi. Çobanlık yaparak geçimini sağlayan 2si kız 5 çocuk babası Ö.A., iddiaya göre evde kimsenin olmadığı sırada zihinsel engelli öz kızı E.A.ya tecavüz etti. E.A. babasının tehdidi üzerine durumu kimseye anlatamadı. İddiaya göre olayı öğrenen anne de eşinin baskısıyla durumu gizledi. Durumu çevredekilerden saklamaya çalışan Ö.A. ve zihinsel engelli eşi A.A., kızlarını aylarca dışarıya çıkartmadı ve kendi imkanlarıyla evde doğum yapmasını sağladı. Dünyaya gelen kız bebeğini bir çuvala koyan Ö.A. başını taşla ezerek öldürdü. Daha sonra da cesedi çuvalın içinde, evlerinin yaklaşık 2 kilometre uzağında bir dere yatağına attı. OLAY HASTANEDE ORTAYA ÇIKTI
Doğumdan sonra ağrıları dinmeyen genç kız ailesi tarafından Konya Eğitim Araştırma Hastanesine getirildi. Anne ve baba, doktorlara kızının karnında şiddetli bir ağrı olduğunu öne sürüp, doğum yaptığını gizledi. Fakat doktorlar yaptıkları muayenede E.A.nın yeni doğum yaptığını saptadı. Kızın yaşının küçük olması ve durumdan şüphelenen doktorlar durumu jandarmaya bildirdi. Meram İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri de Ö.A.yı evinde gözaltına aldı. Kızına tecavüz ettiğini, eşiyle birlikte de evde doğum yaptırdığını söylemesi üzerine eşi A.A. da gözaltına alındı. Yapılan sorgulamasının ardından adliyeye sevk edilen Ö.A., tutuklandı. Eşinin zoruyla olay gizlediğini söyleyen ve zihinsel engelli olduğu öğrenilen eşi A.A., ise serbest bırakıldı. CESET BULUNAMADI
Ö.A.nın cesedi çuval içinde dere yatağını attığını belirtmesi üzerine jandarma ekipleri dere yatağında bebeğin cesedi aradı. Yapılan aramada sadece çuval bulunurken vahşi hayvanlarca parçalandığı tahmin edilen bebeğin cesedine ulaşılamadı. Hastanede bulunan E.A. tedavisi tamamlandıktan sonra annesi A.A. ile birlikte Konya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı bir rehabilitasyon merkezine yerleştirildi. BABAYA AĞIR CEZA
Adam öldürme, cinsel istismar ve suç delillerini gizlemek suçlarından ömür boyu hapis cezası ile Konya 2nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan çoban Ö.A., son kez hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları kabul eden Ö.A.yı mahkeme, bebeği öldürmek ve delilleri gizlemekten ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme heyeti, Ö.A.ya öz kızını nitelikli olarak cinsel yönden istismar etmek suçundan 12 yıl ceza verirken, suçun çocuk mağdureye cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi, öz kızına karşı nüfusu ve velayet hakkını kötüye kullanması, kısa zaman aralıklarla mağdureyi birçok kez cinsel istismara uğratarak eyleminin gerçekleşmesi nedeniyle cezasını arttırarak 33 yıl 9 aya çıkardı. (DHA)
Çin'in kuzeybatısındaki Shaanxi Province adlı bölgede, dağdaki bir mağarada yaşayan 54 yaşındaki adamın evi görenleri şaşırtıyor.
İnsanlarla bir arada ve medeniyetin içinde yaşamak istemeyen 54 yaşındaki Feng Mingshan,mağara evine yaklaşık 20 yıl önce taşınmış. Mağara evi yerden 50 metre yükseklikte yer alıyor ve buraya ulaşmak için dik bir tırmanış gerçekleştirmek gerekiyor.
Mağaraya tırmanmak oldukça tehlikeli zira çok dik bir zirvede yer alıyor. Mingshan, sadece bir kapısı olan mağara evine dağın girinti çıkıntıları yardımıyla tırmanarak ulaşıyor.
Mingshan, yaşadığı yer olan Gaoba şehrini 1993 yılında terk ettiğini ve bir daha da dönmediğini belirtiyor. Mağara evinde yaşamaktan memnun olan Mingshan, öyle ki medeniyetin gerektirdiği herşeyden vazgeçmiş durumda. Hatta kıyafet bile giymeyi tercih etmiyor ve ekliyor: "Burayı gençliğimde keşfettim. Küçük bir mağaraydı. Taşınmaya karar verdiğimde içini bir çekiç yardımıyla büyüttüm ve zamanla bu hale getirdim"
Mingshan'ın kardeşi Feng Xueming, kardeşinin garip olduğunu kabul ettiğini belirterek "Kendisi oldum olası insanlarla iletişimde olmaktan hoşlanmazdı" diyor.
Bölge sakinleri Mingshan'ın yalnızca geceleri mağara evinden ayrıldığını belirtiriyor. Mingshan'ın hayatının böyle devam etmemesi gerektiğini düşünen yetkililerse onu bakımevine yerleştirmek istiyor.
Diyarbakırda sağlık ocağında temizlik görevlisi olarak çalışan Şehmus Y.'nin tabancayla başından yaraladığı hemşire Özlem Gözükmez, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Diyarbakırda psikolojik sorunları olan temizlik görevlisi 60 yaşındaki Şehmus Y. iddiaya göre ilişki teklifini kabul etmeyen aynı yerde görevli hemşire 29 yaşındaki Özlem Gözükmezi başından vurarak ağır yaraladıktan sonra, bir yakınının boşanma davasında tanıklık yaptığı gerekçesiyle 6ncı Noterde çalışan katip 40 yaşındaki Özlem Akdağı başına ateş ederek öldürdü. Noterin kapısında aynı silahı intihara kalkışan Şehmus Y. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Şehmus Y.'nin başından ağır yaraladığı hemşire Özlem Gözükmez, tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde bu sabaha yaşamını yitirdi. Böylece noter katibi Özlem Akdağdan sonra hemşire Özlem Gözükmezin de katili olan Şehmus Y.'nin tedavisi ise kaldırıldığı özel hastanede sürüyor.
Şehmus Y.'nin hayati tehlikeyi atlattığı belirtilirken çifte cinayetle ilgili soruşturma sürüyor.
DHA
Niğde Devlet Hastanesinden Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen 67 günlük Mehmet Efe Akdemir, şehirlerarası otobüste annesi Nazirenin kucağında öldü.
Baba Ömer Akdemir, oğlunun ambulansla sevk edilmediği için öldüğünü iddia ederek, ÇocukHastalıkları Uzmanı Dr. A.H.dan şikayetçi oldu.
Kayseri Kocasinan İlçesinde oturan fabrika işçisi Ömer ile ev hanımı Nazire Akdemirin 17 Haziranda dünyaya gelen çocukları Mehmet Efe, annesi Nazirenin düğün için gittiği Niğdenin Çiftlik İlçesinde hastalandı. Kocası Kayseride bulunan anne Nazire Akdemir, oğlunu Niğde Çiftlikteki hastaneye götürdü. Mehmet Efenin durumunun kötü olması nedeniyle, ilçe hastanesinden ambulansla Niğde Devlet Hastanesine sevk edildi. ANNE AMBULANS İSTEDİ, DOKTOR VERMEDİ İDDİASI
Mehmet Efeyle Niğde Devlet Hastanesi Çocuk Polikliniğinde Uzman Dr. A.H. ilgilendi. Dr. A.H., kan tahlili ve akciğer filmi sonucuna göre Safra yolu atnezisi (safra yollarının gelişememesi) tanısı koyduğu Mehmet Efeyi, ileri tetkik ve tedavi için Kayserideki Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Gastroentroloji Hepatoloji bölümüne sevk etti. Anne Nazire Akdemir, oğlunun Niğdeden ERÜ tıp Fakültesine ambulansla götürülmesini istedi. İddiaya göre, Uzman Dr. A.H anneye, sevk için gönderdikleri ambulansların geç geldiğini, bu nedenle bebeği kendi olanaklarıyla Kayseriye götürmesini söyledi. Nazire Akdemir, Kayseride bulunan eşi Ömer Akdemire de bilgi vererek, kucağında hasta oğluyla birlikte şehirlerarası bir otobüsle Kayseriye geldi. YOLDA ÖLDÜ
Servis ile terminalden şehir merkezine yola çıkan Nazire Akdemir, oğlunun fenalaştığını görünce yakında bulunan Hacı Ahmet Özeşsiz Aile Sağlığı Merkezine girdi. Mehmet Efeye burada önce aile hekimi Dr. Mustafa Sevim, daha sonra çağrılan 112 sağlık görevlileri müdahale etti. Yaklaşık 1 saat hayata döndürülmeye çalışılan Mehmet Efenin yolda öldüğü belirlendi. BABANIN İSYANI
Oğlunun acı haberini alan baba Ömer Akdemir, Aile Sağlığı Merkezine koştu. Oğlunun ihmal nedeniyle öldüğünü iddia eden baba Ömer Akdemir, "Oğlum Niğde Devlet Hastanesinden Kayseriye sevk edilmiş. Eşim, doktordan ambulans istemiş ancak doktor eşimi hem Sen geri zekalımısın diye azarlamış, hem de giden ambulans geri gelmiyor diye ambulans vermemiş. Oğlumun yeni doğan sarılığı vardı. Sarılık nedeniyle Kayseride özel hastaneye, Eğitim Araştırma Hastanesi Doğumevi Kliniğine, Emel Mehmet Tarman Çocuk Hastanesine götürdük. Tahlillerinde hiçbir şey çıkmamıştı. Başka da bir rahatsızlığı yoktu" dedi. SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Minik bebeğin cesedi otopsi için Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna götürüldü. Otopside Mehmet Efenin ölüm nedeninin belirlenemediği, alınan örnek parçaların Ankara Adli Tıp Kurumunda yapılacak patolojik incelemeler sonucunda kesinleşeceği belirtildi. Ömer ve Nazire Akdemir, Cumhuriyet Savcısı Mustafa Arslantürke verdikleri ifadelerde Niğde Devlet hastanesindeki Uzman Doktor A.H.dan şikayetçi oldu. Mehmet Efe, otopsinin ardından defnedilmek üzere Niğdenin Çiftlik ilçesine götürüldü. Savcılık, olayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)
Derler ki Bekara Karı boşamak kolay gelir..her yanlıs bir nasihattır..o sebeple yorumsuz kalmak en doğru olanıdır.Çünkü hepimiz insanız ve kim bilir kaç defa hata yapıp bilmeden uçurum dibine düşmekten kurtulmusuzdur.Allah bilir..
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bir genelge yayınlayarak, kimyasal saldırıya karşı alınacak tedbirler konusunda okul yönetimlerini uyardı.
Suriye'de yaşanan iç savaş ve kimyasal silahların kullanılması üzerine Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bir genelge yayınlayarak, kimyasal saldırıya karşı alınacak tedbirler konusunda okul yönetimlerini uyarıp, öğrencilerin bilgilendirilmesini istedi.
Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 17 ilçedeki özel ve resmi tüm okullara gönderilen, 'Alınacak tedbirler' başlıklı yazıda, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın 6 Eylül 2013 tarih ve 126/10 sayılı 2013/6 nolu genelgesine atıfta bulunuldu. Yazıda, Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik konumu ve Suriye Arap Cumhuriyeti'nin içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurularak şöyle denildi:
"Tüm özel ve resmi okul/ kurum müdürlüklerince ilgi A'da belirtilen görev talimatındaki tedbirlerin alınması, Sivil Savunma Planları ve tedbir planlarının gözden geçirilerek eksik ve aksaklıkların giderilmek suretiyle güncelleştirilmesi, özellikle koruyucu hazırlık ve sığınak talimatı bölümlerinin uygulamaya hazır hale getirilmesi, planı olmayan okul-kurum müdürlüklerinin ivedilikle planlarını hazırlamaları ayrıca afet ve acil durum yönetim merkezleri ile ihtiyaç duyulan diğer kuruluşlara ait iletişim bilgilerinin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bu konuda herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi için ilçenizin okul-kurum müdürlüklerine gerekli duyurunun yapılarak yukarıda belirtilen iş ve işlemler üzerinde hassasiyetle durulması önlemlerin alınması hususunda gereğini önemli rica ederim."
'TEDBİR BROŞÜRLERİNİ ACİLEN ALIN'
Milli Eğitim Müdürlüğü yine aynı gün içerisinde ile bağlı 17 ilçedeki tüm okullara bu kez, 'Kimyasal saldırı ve korunma tedbirleri' başlıklı bir yazı daha gönderdi. Yazıda, "Ülkemizin içinde bulunduğu jeopolotik konum göz önünde bulundurularak müdürlüğümüzde bulunan 'Kimyasal saldırı ve korunma tedbirleri' broşürünün acilen müdürlüğümüz sivil savunma şubesinden teslim alınması, broşürlerin ilçenize bağlı tüm özel ve resmi okul - kurum müdürlüklerine dağıtılarak öğretmen ve personellerin bilgilendirilmeleri ve 2013-2014 eğitim yılı başında tüm öğrencilerin konu hakkında açıklayıcı bir şekilde bilgilendirilmesi hususunda gereğini önemli rica ederim" denildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı, sahte dolar konusunda vatandaşları uyardı.
BURSA (CİHAN)- Emniyet açıklamasında, "ABD Doları banknotları ışığa tuttuğumuzda enine dikolarak yerleştirilmiş şekilde üzerinde 100 ve 50 dolar banknotlarda rakamla kupür değeri ve USA' ibaresi yer almaktadır." denildi.
Dolar kurunda hareketli günler yaşanırken polisten önemli uyarı geldi. KOM Daire Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 1967 yılı içinde yapılan ilk önemli tasarım değişikliğinde ABD kağıt parasınınsahteciliğe karşı yeni bir dizi önlem içerecek şekilde yeniden tasarlandığı hatırlatıldı. 1996'da 100 dolarlık, 1997'de 50 dolarlık, 1998'de 20 ve 2000 yılında da 10 ve 5 dolarlık banknotların tedavüle girdiği belirtildi. 2011 yılı Şubat ayı itibariyle güvenlik özellikleri artırılmış yeni tasarım 100 dolarların piyasaya sürülmeye başlandığının vurgulandığı açıklamada, yeni 100 ABD Doları banknotlarda 3D güvenlik özellikleri kullanılmaya başlanıldığı, zaman içerisinde diğer kupürlerde de bu güvenlik özelliklerinin kullanılacağı hatırlatıldı.
Açıklamada, "ABD dolarlarında 1996 öncesinde emniyet şeridi bulunmamaktadır. 1996 yılından sonra tedavüle sürülen banknotlarda emniyet şeridi kullanılmıştır. ABD Doları banknotları ışığa tuttuğumuzda enine dikolarak yerleştirilmiş şekilde üzerinde 100 ve 50 dolar banknotlarda rakamla kupür değeri ve USA' ibaresi yer almaktadır. 20, 10, 5 ve 2 ABD Doları banknotlarda ise kupür değerleri yazı olarak yazılmış olup, yanında USA' ibaresi bulunmaktadır. ABD Doları banknotlar ışığa tutulduğunda ön yüzü sağ tarafında bulunan boşlukta para kağıdının üretimi sırasında kağıdın inceltilmesi yöntemi ilebasılmış banknot üzerinde bulunan resmin filigran olarak bir kopyası yer almaktadır. 2008 yılında tedavüle sürülen 5 dolarlık banknotta iki adet filigran bulunmaktadır. Portrenin sağ tarafında, eski tasarımlı 5 dolarlık banknotlarda bulunan Başkan Lincoln'un filigran portresi yerine büyük 5 rakamı filigranı ile portrenin sol tarafından üç adet küçük 5 rakamından oluşan bir sütun eklenmiştir. ABD doları banknotlarının hiçbirinde hologram güvenlik özelliği kullanılmamıştır. Dolar banknotlarında ön ve arka yüzde bazı bölümlerinde intaglio baskı tekniği ile kabartma baskı yapılmıştır. Banknotlar üzerinde bulunan portreler, bazı yazılar ve seri numaraları intaglio baskı tekniği kullanılarak basılmıştır. Banknot üzerinde bu bölgelerde parmaklarımızı dolaştırdığımızda kabartma baskı ile basılmış yerler hissedilmelidir" ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, 1996 yılında tedavüle sürülen 100 ABD doları banknotların ön yüzünde bulunan portrenin etrafındaki çerçevenin dışında bir çizgi halinde 'The Unıted States Of Amerıca' ibaresi tekrarlanarak mikro yazıldığı vurgulandı. Açıklamada, "2011 yılı baskısında ise, banknotun ön yüzünde bulunan portrenin ceket yakasında 'The Unıted States Of Amerıca' ön yüzün sağ tarafında bulunan portre filigranını içeren boş alanın etrafında 'USA 100' ve ön yüzünde bulunan altın renkli tüy kalem boyunca 'One Hundred USA' ibaresi mikro yazı olarak yer almaktadır. Ayrıca banknotta yer alan şeritlerde küçük 100 rakamı mikro yazı şeklinde yazılmıştır. ABD Dolarlarının tüm baskılarında boyutlar kupür değerine bakılmaksızın aynı boyuttadır" denildi.
Mısır'ın başkenti Kahire'de bir Fransız vatandaşının gözaltındayken öldüğü bildirildi.
Ankara - Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vincent Floreani, Fransız vatandaşının cuma günü gözaltındayken öldüğünü, Fransız yetkililerinMısır lı yöneticilerden konunun ayrıntılarını öğrenmeye çalıştığını belirtti.Floreani, kurbanın Fransa'daki ailesiyle irtibat kurulduğunu kaydetti.Kimliği açıklanmayan Fransız vatandaşının, Mısır'da ikamet ettiği bildirildi.
Hopa ilçesinde yola düşen kaya parçalarının isabet ettiği yolcu minibüsünün kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu 11 kişi yaralandı.
Artvin - Kemalpaşa-Hopa hattında çalışan Osman Lokumcu yönetimindeki 08 M 5056 plakalı yolcu minibüsüne, Esenkıyı köyü tünel mevkisinde yola düşen kaya parçaları çarptı. Kontrolden çıkan araç, deniz kenarındaki kayalıklara devrildi.Kazada, minibüste bulunan 11 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.Yaralılar, Hopa Devlet Hastanesine kaldırıldı.Kayaların yola düşmesi sonucu ulaşıma kapanan Sarp-Hopa karayolunun ulaşıma açılması için Karayolları ekipleri çalışma yapıyor.
ABDdeki üç bankasını kapatıp, milyarlarca dolar vergi borcu ile ortadan kaybolduğu için kırmızı bültenle aranan şeyh Bodrum'da ortaya çıktı.
Suudi Arabistanlı şeyh Ghaith Pharaonun 60 metrelik 'Le Pharaon' adlı lüks yatının 3 gün önce Muğlanın Bodrum İlçesine geldiği ortaya çıktı.
Haremtan Burnu açıklarına demirleyen Panama bayraklı yattan inip, beyaz bir örtü örterek sürat teknesiyle karaya çıkan ve zırhlı bir otomobile binerek ayrılan kişinin Pharaon olduğu iddia edildi.
Enerji, petro kimya, gayrimenkul ve çimento gibi çeşitli sektörlerde Pakistan ve dünyanın diğer bölgelerinde faaliyet gösteren Attock Petrol Limited Şirketi, Attock Çimento Pakistan Limited ve Ulusal Rafineri Limited Yönetim Kurulu Başkanı olan Pharaonun yatı, bu sabah saatlerinde Bodrumdan ayrılarak Rodos Adasına hareket etti. (DHA)
Afyon'da, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde sözlü cinsel taciz ve mobbing iddiaları üzerine, Valilik tarafından soruşturma başlatıldı. Şikayette bulunan 22 personelin ifade verdiği soruşturmada, iki kurum yöneticisi açığa alındı.
İşkur İl Müdürlüğünde çalışan 22 personelin kurumda yaşananları Afyonkarahisar Valiliğine yazılı şikayetle bildirmeleri üzerine ortaya çıkan olayda, kadın çalışanlar kendilerine sözlü cinsel taciz bulunulduğunu iddia etti.
Şikayet üzerine İl Müdürü Erdem Ünlüyalvaç ve kurum yöneticilerinden C.K. ile M.K. hakkında soruşturma başlatıldı. Şikayet dilekçelerinde bir yıldır mobbingin yanı sıra sözlü tacizlere maruz kaldıklarını ifade eden personelin iddialarını araştırmak üzere görevlendirilen Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Sabahattin Yücel, personeli tek tek dinledi.
Personelin ifadesini alan Vali Yardımcısı Yücel, başlatılan idari soruşturma kapsamında C.K. ve M.K.yı açığa aldı. Soruşturma sırasında izinli olduğu öğrenilen İl Müdürü Erdem Ünlüyalvaçın ise personelin ifadesi doğrultusunda görevine devam etmesine karar verildi.
Konunun kendisiyle alakalı olmadığını ifade eden Ünlüyalvaç, hakkında bir şikayet de bulunmadığını açıkladı. Ünlüyalvaç, "Benimle ilgili herhangi bir şikayet yok. Olayı ben de bilmiyorum. Ancak yıllık izinden yeni döndüm. Olaylar ben yokken gelişmiş. Soruşturmanın mahiyeti, kim ne yapmış, kim neyle suçlanıyor ben de bilmiyorum. Ancak benimle ilgili bir şey yok. Şikayet edilen ve şikayet eden arkadaşların ifadeleri alındı" dedi.
SÖZLÜ TACİZ İDDİASI
Afyonkarahisar Valiliğine şikayette bulunan 22 personelden büyük bölümünün sözleşmeli olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında verdikleri ifadelerinde personelin, kurumda kendilerine sürekli sözlü tacizde bulunulduğunu iddia ettikleri kaydedildi. Kurum içinde şikayet ettikleri personelin sürekli küfürlü konuştuğunu öne süren bir kadın personel ifadesinde şunları söyledi:
"Sürekli birbirlerine ve bize belden aşağı şakalar yapıyorlardı. Kurumda sürekli cinsel içerikli sözlü taciz görüyoruz. Bir arkadaşımıza Ne ateşli kadınlarsınız dediklerini bile duydum. Bu konuşmalarını bizlerin yanı sıra vatandaş da duyuyordu."
Afyonkaraihsar Valiliği yetkilileri, 1 hafta içinde tamamlanacak soruşturma dosyasının Vali İrfan Balkanlıoğluna sunulacağını ifade etti.
Teknoloji dünyasında çakma ürünlerle gündeme gelen Çinde yeni bir olay daha yaşandı. Bu seferki olayda iPad mini başrolde.
Muhtemelen internetten alınan bazı ürünlerde kandırmaca yaşandığı haberlerine denk gelmişsinizdir. Satın alınan sabit diskin içinden anahtarlık çıkması, iPhoneun içinde sadece LED ışık bulunması gibi sahtekarlık örnekleri var. Buna benzer yeni bir olay ise Çinde yaşandı. ÇindeiPad mini satın alan bir kullanıcı sahtekarlığın kurbanı oldu.
iPad mini dışarıdan bakıldığında normal gözüküyor. Ama kazın ayağı öyle değil. iPad miniyi bir türlü çalıştıramayan kullanıcı cihazı açtığında ise içinin bomboş olduğunu görüyor. Sonuç ise çöpte bitiyor.
Bu tür olaylara dikkat etmek gerekli. Herhangi bir ürün almadan önce iyice kontrol etmek lazım.