Mustafa Kemal Paşanın bu ülkeye, bu millete kazandırmış olduğu en büyük eserlerden biri de Kayseride kurmuş olduğu uçak fabrikasıdır. Paşa, çöp olarak görülen ve eskimiş olan teknolojilerin, özellikle ekonomik olarak zor zamanlarda, büyük paralar vererek ülkeye getirilmesine karşı çıkmış ve yerli sanayinin gelişmesi için birçok adım atmıştır. Bunlardan biri ve en büyüklerinden biri de Kayseri Uçak Fabrikasıdır.
Mustafa Kemal Atatürk havacılığa büyük önem verirdi. Cumhuriyetten hemen sonra havacılık gelişmelerini incelemek ve araştırmak için Avrupa ülkelerine heyet gönderdi. Altı uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürkuş idi.Vecihi Hürkuş geziden döndükten hemen sonra projelerini gözden geçirmiş ve ilk Türk uçağını inşa etmeyi başarmıştır. İlk uçağın adını VECİHİ K-6 koymuştur Bu uçakların devamı da gelmiştir.
Kayseri Uçak Fabrikası
Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda devletin bütçesine göre büyük maliyeti olduğu için ilk olarak Alman firma Jun*kers ile ser*ma*ye tu*ta*rı yak*la*şık 3,5 mil*yon TL olan bir anlaşma yapılmıştı. Ancak firma ile daha ilk başlarda sorunlar çıkmaya başlamış ve firmanın iflasa sürüklenmesiyle, ortaklığın ismi Tay*ya*re ve Mo*tor Türk Ano*nim Şir*ke*ti yani TOMTAŞ olarak değiştirilmiştir. Kurumun siyasi tartışmalara ve müdahalelere açık olması sebebiyle TOMTAŞ bir süre sonra kapanmış ve Türk Tay*ya*re Ce*mi*ye*tine dev*re*dil*miş*tir. Ancak devredilen fabrika Milli Savunma Bakanlığı tarafından tekrar açılmıştır. İlk müdürü Hv. Bnb. Mu*rat Ba*şa*ran olan fabrika, Amerika ile lisans anlaşmaları yaparak uçak üretimine başlamış ve zamanla piyasada söz sahibi olmuştur.
1931 yılında tamamen Milli Savunma Bakanlığına devredilen fabrika, 1935 yılına kadar üç farklı tipte 50 adet planör Türkkuşu üretilmiştir. Zamanla Alman ve Polonyalı firmalarla lisans anlaşması yapan fabrika, Alman Gotha 145 uçaklarından 45 adet, Polonya PZL-24A-24C tipi 20 adet uçak üretmiştir ve fabrika ayda 4 uçak üretebilecek kapasiteye erişmiştir. Atatürk öldükten sonra da fabrika hızını ve kapasitesini artırarak üretime devam etmiş ve 1939 yılında Türk Hava Kuvvetlerinin idaresine geçmiştir. 1926dan itibaren fabrikanın yaptığı uçak sayısı 150yi geçmiş ve sadece yurtiçinde kullanılmamış, diğer ülkelere de gönderilmiştir. Hatta Hollanda gibi bazı Avrupa ülkeleri sipariş vermektedir.
Kayseri Uçak Fabrikasının Kapanması ve Teoriler
Uçak fabrikasının kapasitesinin ve piyasadaki yerinin hızla büyümesi devam ederken 2. Dünya Savaşından sonra Amerikan Marshall yardımları ile ülkeye bol miktarda uçak girmiş ve yerli üretilen uçağa ilgi azalmıştır veya azaltılmıştır. Bundan sonra Türkiye üretmekten çok hazır olarak almaya yönelmiştir ve Gazi Mustafa Kemal Atatürkün büyük bir istek ve önemle kurmuş olduğu, devam etmesi halinde Cumhuriyet sanayisinin en büyük kalelerinden biri olacak olan Kayseri Uçak Fabrikasında üretimler durdurulmuş ve tesisler Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi ismini alarak uçak bakım ve onarım tesisi olmuştur.
Fabrikanın kapatılmasının sebepleri arasında, dönemin önde gelen siyasi düşünceleri yer almaktadır. Sonuç olarak Gazi Paşanın bu ülkeye bırakmış olduğu en büyük eserlerden biri olan Kayseri Uçak Fabrikasının kapatılması, o dönem için kıyaslandığında böylesine büyük bir girişimin ve başarının engellenmesi büyük bir kayıp ve başarısızlıktır.
Sonuç:
Türklerin kendi uçaklarını kendilerinin yapması belli başlı uçak fabrikalarını endişelendiriyordu. İngiliz ve Almanlara göre Amerikanın endişeleri daha büyüktü.Ancak Atatürk öldükten sonra bu alana ilgi azalmış devlet desteğini çekmiştir.1939da THK, sipariş ettiği 65 adet uçak zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Ne gariptir ki THK nın almadığı bu uçaklar 16.000 uçuş yapar, senelerce uçar ve bir tek kaza dahi olmaz.
İkinci Dünya Savaşının ardından başlayan Amerikan Marshall yardımları kapsamında Türkiyeye bol miktarda ABD uçağı girmesi ile birlikte Türkiye üretmek yerine satın almayı benimseyince fabrikada artık üretim yapılmaz. Hazıra alıştırılan Türkiyenin uçak üretimi konusunda kazandığı deneyimler de bir çırpıda heba edilir. Kayseri Tayyare Fabrikasının tesisleri, uçak bakım ve onarımı amacıyla 1950de Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi olur.
Oysa Türkiyeden hemen önce Sovyetler Birliğinde Junkers tarafından kurulan fabrika heba edilmemiş, Ruslar bu fabrikayı daha da geliştirerek Sovyet hava sanayinin temelini atmışlardır. Kubishevde kurulan bu fabrika, Mig ve Tupolev gibi havacılık tarihinin efsanelerin doğum yeri olacak, Junkers mühendislerinin geliştirdiği jet motorları Sovyet/Rus teknolojisinin temelini oluşturacaktı.
1949 Hava Kuvvetleri Komutanı ise şu vahim sözleri söyler:
Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.
1920li ve 1930lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkan ve kabiliyetleri kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950de ki kanunla kapatılmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk havacılığa büyük önem verirdi. Cumhuriyetten hemen sonra havacılık gelişmelerini incelemek ve araştırmak için Avrupa ülkelerine heyet gönderdi. Altı uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürkuş idi.Vecihi Hürkuş geziden döndükten hemen sonra projelerini gözden geçirmiş ve ilk Türk uçağını inşa etmeyi başarmıştır. İlk uçağın adını VECİHİ K-6 koymuştur Bu uçakların devamı da gelmiştir.
Kayseri Uçak Fabrikası
Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda devletin bütçesine göre büyük maliyeti olduğu için ilk olarak Alman firma Jun*kers ile ser*ma*ye tu*ta*rı yak*la*şık 3,5 mil*yon TL olan bir anlaşma yapılmıştı. Ancak firma ile daha ilk başlarda sorunlar çıkmaya başlamış ve firmanın iflasa sürüklenmesiyle, ortaklığın ismi Tay*ya*re ve Mo*tor Türk Ano*nim Şir*ke*ti yani TOMTAŞ olarak değiştirilmiştir. Kurumun siyasi tartışmalara ve müdahalelere açık olması sebebiyle TOMTAŞ bir süre sonra kapanmış ve Türk Tay*ya*re Ce*mi*ye*tine dev*re*dil*miş*tir. Ancak devredilen fabrika Milli Savunma Bakanlığı tarafından tekrar açılmıştır. İlk müdürü Hv. Bnb. Mu*rat Ba*şa*ran olan fabrika, Amerika ile lisans anlaşmaları yaparak uçak üretimine başlamış ve zamanla piyasada söz sahibi olmuştur.
1931 yılında tamamen Milli Savunma Bakanlığına devredilen fabrika, 1935 yılına kadar üç farklı tipte 50 adet planör Türkkuşu üretilmiştir. Zamanla Alman ve Polonyalı firmalarla lisans anlaşması yapan fabrika, Alman Gotha 145 uçaklarından 45 adet, Polonya PZL-24A-24C tipi 20 adet uçak üretmiştir ve fabrika ayda 4 uçak üretebilecek kapasiteye erişmiştir. Atatürk öldükten sonra da fabrika hızını ve kapasitesini artırarak üretime devam etmiş ve 1939 yılında Türk Hava Kuvvetlerinin idaresine geçmiştir. 1926dan itibaren fabrikanın yaptığı uçak sayısı 150yi geçmiş ve sadece yurtiçinde kullanılmamış, diğer ülkelere de gönderilmiştir. Hatta Hollanda gibi bazı Avrupa ülkeleri sipariş vermektedir.
Kayseri Uçak Fabrikasının Kapanması ve Teoriler
Uçak fabrikasının kapasitesinin ve piyasadaki yerinin hızla büyümesi devam ederken 2. Dünya Savaşından sonra Amerikan Marshall yardımları ile ülkeye bol miktarda uçak girmiş ve yerli üretilen uçağa ilgi azalmıştır veya azaltılmıştır. Bundan sonra Türkiye üretmekten çok hazır olarak almaya yönelmiştir ve Gazi Mustafa Kemal Atatürkün büyük bir istek ve önemle kurmuş olduğu, devam etmesi halinde Cumhuriyet sanayisinin en büyük kalelerinden biri olacak olan Kayseri Uçak Fabrikasında üretimler durdurulmuş ve tesisler Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi ismini alarak uçak bakım ve onarım tesisi olmuştur.
Fabrikanın kapatılmasının sebepleri arasında, dönemin önde gelen siyasi düşünceleri yer almaktadır. Sonuç olarak Gazi Paşanın bu ülkeye bırakmış olduğu en büyük eserlerden biri olan Kayseri Uçak Fabrikasının kapatılması, o dönem için kıyaslandığında böylesine büyük bir girişimin ve başarının engellenmesi büyük bir kayıp ve başarısızlıktır.
Sonuç:
Türklerin kendi uçaklarını kendilerinin yapması belli başlı uçak fabrikalarını endişelendiriyordu. İngiliz ve Almanlara göre Amerikanın endişeleri daha büyüktü.Ancak Atatürk öldükten sonra bu alana ilgi azalmış devlet desteğini çekmiştir.1939da THK, sipariş ettiği 65 adet uçak zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Ne gariptir ki THK nın almadığı bu uçaklar 16.000 uçuş yapar, senelerce uçar ve bir tek kaza dahi olmaz.
İkinci Dünya Savaşının ardından başlayan Amerikan Marshall yardımları kapsamında Türkiyeye bol miktarda ABD uçağı girmesi ile birlikte Türkiye üretmek yerine satın almayı benimseyince fabrikada artık üretim yapılmaz. Hazıra alıştırılan Türkiyenin uçak üretimi konusunda kazandığı deneyimler de bir çırpıda heba edilir. Kayseri Tayyare Fabrikasının tesisleri, uçak bakım ve onarımı amacıyla 1950de Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi olur.
Oysa Türkiyeden hemen önce Sovyetler Birliğinde Junkers tarafından kurulan fabrika heba edilmemiş, Ruslar bu fabrikayı daha da geliştirerek Sovyet hava sanayinin temelini atmışlardır. Kubishevde kurulan bu fabrika, Mig ve Tupolev gibi havacılık tarihinin efsanelerin doğum yeri olacak, Junkers mühendislerinin geliştirdiği jet motorları Sovyet/Rus teknolojisinin temelini oluşturacaktı.
1949 Hava Kuvvetleri Komutanı ise şu vahim sözleri söyler:
Amerikan yardımından bedava uçak almak dururken uçak fabrikanıza sipariş verirsem yarın bu millet beni asar.
1920li ve 1930lu yıllarda büyük fedakârlıklarla elde edilen savunma sanayi imkan ve kabiliyetleri kaybedilmeye başlanmış ve yurtiçi siparişleri azalmış ve tüm bunlardan dolayı askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950de ki kanunla kapatılmıştır.