• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

İSLAM HUKUKUNA GÖRE VASİYETİN TARİFİ VE ŞARTLARI

Kaf_Dağı

Kayıtlı Üye
Forum Yaşı
11 Yıl 1 Ay
Mesajlar
267
Tepkime puanı
390
İSLAM HUKUKUNA GÖRE VASİYETİN TARİFİ VE ŞARTLARI

Vasiyet; arapça bir kelime olup, "Evsa, yusi'den" masdardır, tavsiye etmek, eklemek ve ısmarlamak gibi manalara gelir. İslami ıstılahta: "Ölümden sonra geçerli olmak üzere; malını (veya bir menfaati) başkasına teberru suretiyle temlik etmeye (Mülk) edindirmeye vasiyet denilir" tarifi esas alınmıştır. Vasiyet; ölüme bağlı olan bir tasarruftur. Bırakılan mal veya menfaat; sadaka hükmündedir. Vasiyet yapana "Musi"; bırakılan şeye "Musabih", bırakılan şahsa "Musa leh", yapılan tasarrufa da "Vasiyet" denilir. Çoğulu "vesaya" gelir. İslam fıkhında "vasiyet"; mirasla ilgili hükümler gelmeden önce "Farz" olan bir tasarruftu. Nitekim Kur'an-ı Kerım'de: "Sizden birinize ölüm gelip çattığı vakit, eğer mal bırakacaksa; anneye, babaya, yakın akrabaya meşru bir surette vasiyette bulunmak takva sahipleri üzerine bir hak olarak farzedildi" hükmü beyan buyurulmuştur. Dikkat edilirse; anne, baba ve yakın akraba için, vasiyet etmenin farz olduğu sarih bir şekilde ortaya konulmaktadır. Yine diğer bir ayet-i Kerime'de: "Sizden zevcelerini geri bırakıp ölecek olanlar; eşlerinin (kendi evlerinden) çıkarılmayarak yılına kadar faidelenmesini (evde oturmasına müsaade edilmesini)vasiyet etsinler" buyurulmuştur. İmam-ı Şafii (rha) bu ayet-i Kerimeleri zikrettikten sonra: "Muhtemeldir ki, şu iki durumdan birisi ortaya konulmaktadır. Birincisi: Miras anne-baba ve yakın akrabaya ait, vasiyet etmek ise kocaya !.. Yine mümkündür ki; miras ile vasiyet bir aradadır. İkincisi: Mirasla ilgili Ayet-i Kerimeler, vasiyetin farziyyetine vakıf kimselerden aldığımız habere göre Resul-i Ekrem (sav) fetih yılında: "Varise; vasiyet etmeye gerek yoktur" buyurmuştur. Bu hadis; mütevatir noktasına çıkmış, ilim ehli üzerinde ittifak etmiştir. Buna dayanarak diyoruz ki; anne, baba ve zevce hakkında yapılan vasiyet; miras Ayetlerinin inzali ile birlikte neshedilmiştir. Bu konuda icma vardır. Yine ulemanın büyük çoğunluğu; akrabaya vasiyyetin hükmünün (Eğer bu akraba varis ise) mensuh olduğuna kail olmuştur. Varis durumunda bulunmayan akrabaya vasiyet etmek de, farz değildir" hükmünü zikreder. Hanefi fukahası; "Vasiyet etmek vacip değil, müstehabtır. Zira insanların vasiyet etmeye ihtiyaçları vardır. Şöyle ki; insanlar dünyevi hırs ve tamaha kapılırlar, salih amelleri gereğince eda edemezler. Bir hastalık veya ansızın gelecek bir bela; ona ölümü ve hesabı hatırlatır. İşte o zaman vasiyet ederek; veremediği sadakalarını, ölümünden sonra verdirmeye çalışır. Bunun ihtiyacıdır" hükmünde ittifak etmiştir.
 
Geri
Üst