Zeytinburnu İstanbulun Avrupa yakasında, 12 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. 13 mahallesi vardır.
İstanbulu Türklerin eline geçmesinden sonra başlayan ilk yerleşimler, Kazlıçeşme civarlarında Kudüslü Papazlar adı verilen topluluklar tarafından yapılmıştır. Küdüslü papazların yaşadıkları çağlarda bu yerler doğanın binbir rengiyle bezenmiş güzel bir yöre durumuna geldi. İklimin zeytin bile yetiştirilmesine elverişli olduğu bu çağlarda Zeytinburnu yöresi bir gezinti yeriydi. Istanbul kentini kıyıcığında bir eğlenme, dinlenme, gezinme yeri olarak uzun yıllar İstanbul halkının yaşamını etkiledi.
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, II. Beyazit çağından önce bu toprakların Türklerin tapulu yerleri olduğu ortaya cıkmıştır. Bu nedenle Zeytinburnu topraklarının tapu kayıtlarında Kudüslü Papazların yeri olarak gözüken bölümlerden bir çoğu Vakıflar Yönetimine (idaresine) devredilmiştir.
Zeytinburnu, Trakyanın güneydoğusunda, Çatalca yarımadasının, Marmara denizine bakan yamaçlarının, bu denizle birleştiği yerdedir. Tarihi yarımada ile surlarla ayrılmış, E-5 karayoluna sınır ve havalimanına 15-20 dakikalık mesafededir. Bu sebeple İstanbulun dışarı açılan önemli bir penceresidir. Doğusunda Fatih, Kuzeyinde Bayrampaşa, Batısında Güngören, Bakırköy, Güneyinde ise Marmara Deniziyle çevrilidir. 1953 yılına kadar doğusunda bulunan Fatih ile batısında bulunan Bakırköy ilçeleri tarafından yönetilmiş, 1953 yılında belediye olmuş ve 1957 yılında da İstanbulun 14. İlçesi olmuştur.
Zeytinburnu İlçesi toprakları üzerinde yerleşmeyi etkileyici ikinci olay ;
Kazlıçeşmede dericilik sanayisinin kurulmasıdır. Türkiyede dericilik sanayisinin 150 yılı aşkın tarihçesi Kazlıçeşmede başlamıştır denebilir.
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, II. Beyazit çağından önce bu toprakların Türklerin tapulu yerleri olduğu ortaya cıkmıştır. Bu nedenle Zeytinburnu topraklarının tapu kayıtlarında Kudüslü Papazların yeri olarak gözüken bölümlerden bir çoğu Vakıflar Yönetimine (idaresine) devredilmiştir.
Zeytinburnu, Trakyanın güneydoğusunda, Çatalca yarımadasının, Marmara denizine bakan yamaçlarının, bu denizle birleştiği yerdedir. Tarihi yarımada ile surlarla ayrılmış, E-5 karayoluna sınır ve havalimanına 15-20 dakikalık mesafededir. Bu sebeple İstanbulun dışarı açılan önemli bir penceresidir. Doğusunda Fatih, Kuzeyinde Bayrampaşa, Batısında Güngören, Bakırköy, Güneyinde ise Marmara Deniziyle çevrilidir. 1953 yılına kadar doğusunda bulunan Fatih ile batısında bulunan Bakırköy ilçeleri tarafından yönetilmiş, 1953 yılında belediye olmuş ve 1957 yılında da İstanbulun 14. İlçesi olmuştur.
Zeytinburnu İlçesi toprakları üzerinde yerleşmeyi etkileyici ikinci olay ;
Kazlıçeşmede dericilik sanayisinin kurulmasıdır. Türkiyede dericilik sanayisinin 150 yılı aşkın tarihçesi Kazlıçeşmede başlamıştır denebilir.
Tarihi Yapıları: Bizans Surları, Erikli Baba Türbesi, Yenikapı Mevlevihanesi, Kazlıçeşme, Merkezefendi Camii Türbesi Ve Çilehanesi, Dikilitaş, Derya-i Ali Baba Türbesi, Seyit Nizam Camii ve Türbesi, Belediye Hizmet Binası