- Yönetici
- #1
SouL
Yönetici
- Forum Yaşı
- 13 Yıl 6 Ay
- Mesajlar
- 17,612
- Tepkime puanı
- 26,170
Zeytin Dalı Harekatı'nda bir muhabirin istikamet neresi sorusuna Mehmetçik Kızıl Elma yanıtını verdi. Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için milliyetçiliğin önemli sembollerindendir.
KIZIL ELMA Nedir?
Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşleri simgeleyen bir ifadedir.
Türk milliyetçiliğinin önemli sembollerinden birisi olan Kızıl Elma imgesi, Türk devletleri için bir hedefi ve amacı simgeler. Ulaşılması gereken bir yeri, fethedilmesi gereken bir beldeyi ifade ettiği gibi kimi zaman bir devlet kurma idealini, kimi zaman cihan hakimiyeti idealini, kimi zaman da Türk birliği idealini ifade etmiştir.
Kızıl Elma imgesinin tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte yaygın anlayış, Osmanlı ile birlikte tarihe ve edebiyata mal olduğu, Osmanlılar döneminde özellikle Batı memleketlerine doğru yürütülen cihadın bir sembolü olduğu yönündedir. Kızıl Elma ülküsü özellikle yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve onların savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmış; Ziya Gökalp, bu imgeyi Turan Ülküsü ile birleştirerek ona yeni bir anlam kazandırmıştır.
Kızıl Elma nedir? Kızıl Elma ülküsü ne anlama geliyor?
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ
Kızıl, Türk kültüründe genellikle kıymetli sayılan bir renk; elma ise mistik bir yanı bulunan; bolluk, bereket, şifa kaynağı olarak görülen bir meyvedir. Ancak Kızıl Elma sembolleştirilmesinin elmaya değil, Eski Türklerde Güneş ve Ayı anlatan kızıl topa dayandığı düşünülür. Bu top, muncuk adıyla bayrak ve tuğların tepesini süslemiş ve bazen zaferin işareti, bazen hakimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yeri ifade etmiştir.
Kızıl Elma imgesinin ilk kez Orta Asya Türkleri arasında doğduğu; Ergenekon Destanında Ergenekondan dışarıya çıkma ve kaybedilmiş eski yurdu geri alma idealini simgelediği kabul edilir.. Türkistan'dan Hazar Denizi'nin doğusuna gelen Oğuzların ise Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hakimiyetinin ifadesi olarak bulunan altın topu yani Kızıl Elma'yı ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.
Kızıl Elma efsanesi İstanbulun fethinden sonra yeniçeriler arasında yaygınlaşmıştır. Osmanlı'nın Avrupa‟da fethetmeyi istediği önemli şehirler, Kızıl elma olarak anılmıştır. Çeşitli kaynaklarda, Fatih Sultan Mehmet devrinden başlayarak III. Selim dönemine kadar Türk askerlerinin Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı'nın ötesine, Kızılelmaya dek varırız sözlerini dillerinden düşürmediği ifade edilir. 1521de Belgradın alınması, 1526 yılındaki Mohaç Savaşı ve 1529daki I. Viyana Kuşatmasına dair Osmanlı eserlerinde hep Kanuni Sultan Süleymanın Kızıl Elmayı eline aldığından bahsedilmiştir. Gelibolulu Mustafa Âlînin Kühnül-Ahbar adlı eserinin bir yerinde Kızıl Elma Portekiz ile ilişkilendirilmiş; bir başka yerinde ise Frenklerin ülkesinin en ücra köşesinde büyük bir kilise ile ilişkilendirilmiştir. Edebiyat tarihçisi Orhan Şaik Gökyay, söz konusu kilisenin bazılarına göre Romadaki Saint Pierre Kilisesi olduğunu ifade etmiştir.
KIZIL ELMA Nedir?
Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşleri simgeleyen bir ifadedir.
Türk milliyetçiliğinin önemli sembollerinden birisi olan Kızıl Elma imgesi, Türk devletleri için bir hedefi ve amacı simgeler. Ulaşılması gereken bir yeri, fethedilmesi gereken bir beldeyi ifade ettiği gibi kimi zaman bir devlet kurma idealini, kimi zaman cihan hakimiyeti idealini, kimi zaman da Türk birliği idealini ifade etmiştir.
Kızıl Elma imgesinin tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte yaygın anlayış, Osmanlı ile birlikte tarihe ve edebiyata mal olduğu, Osmanlılar döneminde özellikle Batı memleketlerine doğru yürütülen cihadın bir sembolü olduğu yönündedir. Kızıl Elma ülküsü özellikle yeniçeriler arasında yaygınlaştırılmış ve onların savaşma azmini yüksek tutmak için kullanılmış; Ziya Gökalp, bu imgeyi Turan Ülküsü ile birleştirerek ona yeni bir anlam kazandırmıştır.
Kızıl Elma nedir? Kızıl Elma ülküsü ne anlama geliyor?
KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ
Kızıl, Türk kültüründe genellikle kıymetli sayılan bir renk; elma ise mistik bir yanı bulunan; bolluk, bereket, şifa kaynağı olarak görülen bir meyvedir. Ancak Kızıl Elma sembolleştirilmesinin elmaya değil, Eski Türklerde Güneş ve Ayı anlatan kızıl topa dayandığı düşünülür. Bu top, muncuk adıyla bayrak ve tuğların tepesini süslemiş ve bazen zaferin işareti, bazen hakimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yeri ifade etmiştir.
Kızıl Elma imgesinin ilk kez Orta Asya Türkleri arasında doğduğu; Ergenekon Destanında Ergenekondan dışarıya çıkma ve kaybedilmiş eski yurdu geri alma idealini simgelediği kabul edilir.. Türkistan'dan Hazar Denizi'nin doğusuna gelen Oğuzların ise Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hakimiyetinin ifadesi olarak bulunan altın topu yani Kızıl Elma'yı ele geçirmeyi ülkü edindikleri düşünülür.
Kızıl Elma efsanesi İstanbulun fethinden sonra yeniçeriler arasında yaygınlaşmıştır. Osmanlı'nın Avrupa‟da fethetmeyi istediği önemli şehirler, Kızıl elma olarak anılmıştır. Çeşitli kaynaklarda, Fatih Sultan Mehmet devrinden başlayarak III. Selim dönemine kadar Türk askerlerinin Padişahım, biz senin uğrunda ta Kafdağı'nın ötesine, Kızılelmaya dek varırız sözlerini dillerinden düşürmediği ifade edilir. 1521de Belgradın alınması, 1526 yılındaki Mohaç Savaşı ve 1529daki I. Viyana Kuşatmasına dair Osmanlı eserlerinde hep Kanuni Sultan Süleymanın Kızıl Elmayı eline aldığından bahsedilmiştir. Gelibolulu Mustafa Âlînin Kühnül-Ahbar adlı eserinin bir yerinde Kızıl Elma Portekiz ile ilişkilendirilmiş; bir başka yerinde ise Frenklerin ülkesinin en ücra köşesinde büyük bir kilise ile ilişkilendirilmiştir. Edebiyat tarihçisi Orhan Şaik Gökyay, söz konusu kilisenin bazılarına göre Romadaki Saint Pierre Kilisesi olduğunu ifade etmiştir.
Alıntıdır.