80’lerin Romanya’sı… Medya susturulur, radyolar kapatılır, sadece bir televizyon kanalı, günde 2 saat yayın yapıyor. Yayının içeriğini zaten tahmin edebilirsiniz. Evde daktilo bulundurmak bile ölümle cezalandırılan bir suç. Her 30 kişiden 1’inin gizli rejim polisi olduğu sıkılıkta bir yönetim, insanların kendi annelerinden korktukları müthiş bir sindirilme ortamı. Ülkede 100,000’lerce annesi tarafından terk edilmiş çocuk var. Neden mi? Rejimin gebelik müffettişlerinin zoruyla çocuk sahibi olmaya mecbur bırakılan kadınlar yavrulamaktan bıkıp, çocuklarını bırakıp başka yerlere gitmeye başladılar.
Çavuşesku’nun büyük kabahatleri olmuş ama batı da sütten çıkmış ak kaşık hiç değil. Çavuşesku’nun Sovyetler’e sırtını dönmesini fırsat bilen batı hemen Romanya’ya borç vermeyi teklif eder. Bunun kötü bir şey olduğunu fark etmeyen Çavuşesku, 1968’de 13 milyar dolar borç alır.
1980’e gelindiğinde ülkenin ekonomisinden kocaman bir delik vardır ve beklenenin aksine ülke fakirleşmiştir. Bunu düzeltmek isteyen ve Romanya’nın dış borcunu silen lider olarak tarihe geçmek isteyen Çavuşesku çok hırslı bir projeye soyunur.
Tarıma yüklenilir. Halk, çalışma kamplarında çalıştırılıp, bolca üretim yapılır. Bu üretimin tamamını dışarıya satarak borcu ödemeyi planlarlar.
Ülkede dev bir üretim varken, halk kendi elleriyle ürettiklerinden mahrum edilir. Vatandaşlar temel besin kaynaklarını bile karneyle almak zorunda bırakılarak emeklerinin karşılığında açlığa terk edilir. Bunu elektrik ve gaz kesintileri takip eder.
Sonunda halkın git gide biriken öfkesi onu ölüme götürmüş.
25 Aralık 1989'da Çavuşesku ve eşi Elena bir saatlik bir yargılamanın ardından ikisi de kurşuna dizilerek infaz edildi. Geride ise bin 100 ölü ile son bulan bir komünist rejim bıraktı.

Çavuşesku’nun büyük kabahatleri olmuş ama batı da sütten çıkmış ak kaşık hiç değil. Çavuşesku’nun Sovyetler’e sırtını dönmesini fırsat bilen batı hemen Romanya’ya borç vermeyi teklif eder. Bunun kötü bir şey olduğunu fark etmeyen Çavuşesku, 1968’de 13 milyar dolar borç alır.
1980’e gelindiğinde ülkenin ekonomisinden kocaman bir delik vardır ve beklenenin aksine ülke fakirleşmiştir. Bunu düzeltmek isteyen ve Romanya’nın dış borcunu silen lider olarak tarihe geçmek isteyen Çavuşesku çok hırslı bir projeye soyunur.
Tarıma yüklenilir. Halk, çalışma kamplarında çalıştırılıp, bolca üretim yapılır. Bu üretimin tamamını dışarıya satarak borcu ödemeyi planlarlar.
Ülkede dev bir üretim varken, halk kendi elleriyle ürettiklerinden mahrum edilir. Vatandaşlar temel besin kaynaklarını bile karneyle almak zorunda bırakılarak emeklerinin karşılığında açlığa terk edilir. Bunu elektrik ve gaz kesintileri takip eder.
Sonunda halkın git gide biriken öfkesi onu ölüme götürmüş.
25 Aralık 1989'da Çavuşesku ve eşi Elena bir saatlik bir yargılamanın ardından ikisi de kurşuna dizilerek infaz edildi. Geride ise bin 100 ölü ile son bulan bir komünist rejim bıraktı.
