• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kuşkuculuk (Şüphecilik, Septisizm) Nedir?

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan diShy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Onursal Üye
Konum
ىαкαяyλ
Forum Yaşı
16 Yıl 6 Ay
Mesajlar
24,120
Tepkime puanı
2,410
Şüpheci filozoflar felsefe tarihinde, bilginin imkanından şüphe ederek önemli bir yer almışlardır. Bu şüphe, farklı sebeplerden kaynaklanmıştır. Mesela gündelik deneylerimiz, duyularımızın sık sık yanılgıya düştüğünü göstermiştir. Yine geçmişte kabul edilen bazı bilgilerin, bugün apaçık bir biçimde reddedildiği ve çürütüldüğü de bilinmektedir. Yine bilim tarihi, insanların geçmişte doğru olarak kabul ettikleri birçok bilimsel görüşün, bugün artık doğru kabul edilmediğini göstermektedir.

Pascal, "Pirenelerin öte yanında (İspanya'da) doğru olan, bu yanında (Fransa'da) yanlıştır" derken bir başka şüphecilik kaynağına, farklı topluluk veya kültürlerin farklı "doğru" görüşlerine sahip olduğuna işaret etmiştir.

İşte bütün bunlar, insanın bilgiye sahip olduğu iddiasının karşısına çıkan ve felsefe dilinde şüphecilik veya septiklik diye adlandırılan bir akımın doğmasına sebep olmuştur.

Felsefenin kendisinde her zaman bizzat yapısından kaynaklanan ve "bir tavır olarak şüphecilik" diye adlandırabileceğimiz şüpheciliğin yanında, "yöntem olarak şüphecilik", "deney dışı bilgiye ilişkin şüphecilik" ve "aşırı şüphecilik" diye ayırt edebileceğimiz şüphecilik türleri de vardır.

Bir Tavır Olarak Şüphecilik Nedir?

Felsefenin en önemli niteliklerinden birisi, eleştirici olmasıdır. Felsefe, tarihsel olarak Yunan dünyasında daha önceden mevcut olan dinsel-mitolojik dünya görüşünün bir eleştirisi olarak başladığı gibi her filozofun da kendinden önceki bilgi birikimini sorgulamak ve eleştirmekle işe başladığı bir gerçektir.

Bu anlamda şüphe, bir tavır olarak felsefenin ruhunda mevcuttur. Böylelikle her filozofun felsefi bir tavır olarak şüpheci olduğunu söylemek mümkündür. Kant bu tavrı, "gerekçeleri, temelleri olmadığı sürece herhangi bir görüşü, iddiayı kabul etmeme tavrı" olarak tanımlamaktadır.
 
Geri
Üst