• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

MF Karalama Defteri

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Deep
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Kadın dedi ki "ben hazanım, bilir misin sen beni?"
Adam gülümsedi ve cevapladı "ben doğduğumdan beri seni yazanım... Okudun mu hiç beni..?
 
Uzun satırlar yazdım acılar üstüne, kısa satırlarda kaldı mutluluk, onu da parantezlere bıraktık, noktalar koymadık virgüllerle anlatamadıklarımızı ünlemle bitirdik. Yazdıklarımızı soru işaretlerimize bıraktık, mesela dedik, kurduğumuz hayallere umut dedik.
 
"Şimdi bunca karanlığın üstüne,
Oturup bir mektup yazmalı.

İlkbahara ve yaza,
“Hadi renklerini topla da gel ” demeli..."
 
Gözleri iltihaptan kapalı bir kedi görürseniz korkup acıyıp uzaklaşmayın, yardım edin. Veterine götürün ya da müdehale etmeyi biliyorsanız yardım edin. Hiç bir şey bilmiyorsanız yardım çağırın ?
 
Gel yaralarımızı beraber saralım bebeğim, canım pisiğim ?
 
"Bazen iyileşmek istemiyoruz çünkü sızlayan
yara kaybettiklerimizin son hatırasıdır."
 
Gölge gibi takip et beni
Bilinmeyen diyarlarda yaşat
Sev öyle çok sev ki görenler kıskansın
Yüreğinin sıcaklığını hissettir
Dalgasız denizim ol
Bitmek bilmeyen enerjim
Söylenmeyen sözlerim
Gidilmemiş bir kentim
Duyulmamış şarkım ol
Sevdikçe kısalsın tüm mesafeler
En güzel anlamım
Noktasız cümlelerim ol
Sen ben değil biz olalım..

Pozi?
 
hiç ettiklerimize;
bir de hiç olmasına izin verdiklerimize mi içmeliyiz hep?
neden hiçliğin boşluğu bizi bu kadar boğuyor ki?
boşluk lan bu!
boğmaktan ziyade daha geniş bir alan sunduğundan ferahlatmalıyken
neden boğuluyoruz en amansız ve olabildiğince geniş hiçliklerde?
yoksa hiçlik adını koyduğumuz şeyler mi dolduruyor o boşluğu da biz çakır-keyf oluyoruz?
-
boğulmak demişken,
kara bu kadar yakın ve kulaç atacak gücümüz varken
nefessiz kalmanın bir anlamı yok.
HayaL et.
belki gerçekleşir..

***
 
parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. kimilerinin ruhu, kiminin beyni ve birçoğunun da kalbi yok.
 
Parmağım balon gibi şişti ?
 
Seninle konuşmayı, beni anlamanı, bana kendini içinden geldiği gibi sonrasını düşünmeden tutkusuzca anlatmanı özledim ...
Yüzümde tebessüm oluşturmanı özledim...
Varlığını hissetmeyi özledim...
 
Kelimeler, sizin onlara yüklemek istediğiniz anlamları taşıyamıyor bazen. Sana en çok bunu anlatmaya çalıştım. Kelimeler dedim, taşıyamıyor insanları, ya biz ağır geliyoruz, ya da onlara haksızlık ediyoruz, bilmiyorum. Ya ben hakikaten kendi aklımdakileri ve unutmadıklarımı ve unutamadıklarımı ve çoğalttıklarımı ya da büyüttüklerimi sığdıracak kelimeler bulma konusunda hakikaten başarısızım, ya da ciddi manada kullandığımız dille alakalı ciddi sıkıntılarım var. Mesela, ellerime elin değdiğinde, avucumda avucunu hissettiğimde veya ilk sarıldığımızda kokunu içime çektiğimde yaşadığım ve başımın dönmesine sebep olan ve gözlerimi kapattığımda Allah’a inancımı sorgulatan duyguya kısaca ‘özlem’ demek, bana hislere yapılan bir haksızlık olarak geliyor. O yoğunluğu bir kelimeye yüklemek haksızlık değil mi? Hem duyguya hem de cümle neferine? Bu sebeple yeni arayışlara giriyorum sana olan duygularımı açabilmek için, bulduğumda haberin olamayacak diye üzülüyorum bir yandan da.
 
Geri
Üst