Bursa
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Nüfus ve Sosyal Hayat
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Nüfus ve Sosyal Hayat
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
1990 sayımına göre toplam nüfûsu 1.603.137 olup, 1.157.805i şehirlerde, 445.332si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 11.043 km2 olup, nüfus kesâfeti 145tir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Örf ve Âdetler: Bursa 14. asrın başından bu yana Türkiyenin başta gelen bir kültür ve eğitim merkezi olmuştur. Türkler, birinci asır başından beri Bursa bölgesine yerleşmişlerdir. Haçlı seferleri sebebiyle bir ara Türklerin elinden çıkmışsa da, kısa zaman sonra tekrar alınmıştır. Bursada Türk İslâm kültürü hâkim olmuştur. Târih boyunca Bursa bölgesinde yaşayan Hititler, Bitinyalılar, Traklar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılardan bâzı antik eser ve harâbeler kalmışsa da, bu milletlerin örf ve âdetleri unutulup gitmiştir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Örf ve âdetlerde, folklorda ve her çeşit sosyal düşüncede Türk İslâm kültürü hâkim olmuştur. Bursa bölgesinde kadın ve erkeklerin giyim ve kuşamları çok güzeldi. Bugün yalnız düğün ve gösterilerde giyilmektedir. Orhan Gâzi zamânında her gün ikindi vakti "nevbet" denilen davul çalınırdı. Zamanla bu davula kös, tabıl, zurna, nakkare ve nefes çalgıları katılmıştır. Mehter olarak bilinen bu takım, Osmanlıların savaş ve barışta millî sembolü hâline gelmiştir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Bursada dînî bayramlar coşkunlukla kutlanırdı. Türbe ve kabirler, âile mezarlıkları ziyâret edilirdi. Bayram ve Ramazân-ı şerîf mânileri çoktur. Bursa türkülerinin çoğu "sekme" denilen dört buçuk tempolu oyun havalarıyla söylenir. Setbaşı, efe ve yemeni, keklik, turna, Bursanın ufak tefek taşları meşhurlarıdır. Oyun havaları ve halk müziğinde gurbet ve hasret duyguları ağır basar. Başlıca oyun havaları, yüksek oyun, kırık oyun, Cezâyir ve Köroğludur. 8-10 kişi ile yapılan kılıç-kalkan oyunu yiğitliğin sembolüdür. Orhan Gâzi zamânında askerlerin eğitimiydi. Türk gölge oyununun meşhur kahramanları olan Karagöz (demirci ustası) ile Hacıvat (Baş Mîmâr Hacı İvaz Ağa)Bursada yaşamıştır. Orhan Gâzinin emri ile Şeyh Küşteri, Hacıvat ve Karagözü eski bir Türk oyunu olan gölge tiyatrosu ile devâm ettirmiştir. Bursanın meşhur yemekleri:İskender kebabı, enginar dolması, kestâne şekeri ve gülvaraktır. İspanya Barcelona Gıdâ Fuarında, Bursa kestâne şekeri dünyâ birincisi seçilmiştir. Bursa çinicilik, seramikçilik, ipek ve kadife dokumacılığı, bıçakçılık, saraççılık, oya işleri gibi el sanatlarında çok gelişmiştir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Bursa divan ve halk edebiyatında çok sayıda ve meşhur şâirlerin yetiştiği bir ildir. Vesilet-ün Necât (Mevlid) eseri ile en meşhuru Süleymân Çelebidir. Sevgili Peygamber efendimizin doğumunu, mîracını, hayâtını, üstünlüklerini ve fazîletlerini anlatan bu eser asırlardır, câmi, mescid, ev ve her yerde okunan bir Türkçe eserdir. Ahmed Paşa (1496), Mehmed Gazâlî (1466-1535), Lâmi-i Çelebi (1472-1532), Cenânî (1595), Eşref Paşa, Halil Edib Bey ve Semih Efendi başlıca şâirlerdir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Atıcılık için ilk ok meydanı Bursada yapıldı. Atıcılık, kış sporları, güreş ve diğer spor ileridir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Eğitim: Okur-yazar nisbeti % 80dir. Okulsuz köy kalmamıştır. Bursada 135 ilkokul, 80 ortaokul, 25 lise, 50 meslek ve teknik lise, Uludağ Üniversitesi ve buna bağlı tıp fakültesi ve diğer fakülteler ile okul ve öğretmen bakımından en iyi illerden biridir. Bursa kütüphâneleri eski ve el yazma eserlerle doludur.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Yetişen meşhurlar: Bursada yetişen devlete, ilme ve dîne hizmet edenlerin sayısı çok fazladır: 1) Lala Şahin Paşa: Filibe, Edirne ve Bulgaristan fethinde çok büyük hizmeti olmuştur. Türbesi M. Kemâlpaşadadır. 2) Karacabey (Dayı): Fâtih devrinin büyük komutanlarındandır. 3) İnegöllü İshak Paşa:İstanbul fethinde Kara Kuvvetleri Komutanı idi. 4) Duğlu Baba: Bursa fethinde askerlere ayran dağıtan bir velîdir. Türbesi Kirazlı Yayladadır. 5) Geyikli Baba: Bursa fethine geyik üzerinde katılmış bir velîdir. Horasandan gelmiştir. 6) Mûsâ Baba: Bursa fethine katılmıştır. Câmi ve türbesi tâmir edilmiştir. Işıklar semtindedir. Horasandan gelmiştir. 7) Abdal Murad: Bursa fethinde hizmeti geçen bir velîdir.Kabri Uludağ yolu üzerindedir. 8) Alaca Hırsa: Alaca Hırsa Câmii bu zât için yapılmıştır. Gerçek ismi belli değildir. Bursa fethi için Buhârâdan gelen bir velîdir. 9) Ali bin Yûsuf Bali: Molla Fenârî hazretlerinin torunudur. Aritmetik hakkında ve Arapça gramer hakkında eser yazmıştır. 10) Beliğ İsmâil Efendi: 1729da vefât etmiştir. Güldeste-i Riyâz-ı İrfan isimli Bursada yetişen meşhurları anlatan eseri meşhurdur. 11) Bursalı Mehmed Tâhir: 1926da İstanbulda vefât etmiştir. Osmanlı Müellifleri eseri meşhurdur. Basılmış 10, basılmamış 7 eseri vardır. 12) Cenânî: 1559da vefât etmiştir, fen bilgisine âit çeşitli kitapları vardır. 13) Eşrefoğlu Rûmî: Büyük âlim ve velîlerden. Hacı Bayrâm Velî hazretlerinin dâmâdıdır. 1479da vefât etmiştir. Türbesi İzniktedir. Başlıca eserleri Müzekkin-Nüfus, Tarîkatnâme ve Divandır. 14) Ferâizcizâde Mehmed Said: Gülşen-i Maarifin yazarıdır. Bunun birinci cildi genel târih, ikinci cildi ise Birinci Abdülhamîde kadar olan hâdiseleri nakleder. 15) Gâzi AhmedMuhtar Paşa: 1839da doğmuş, Bursada Katırcıoğlu âilesindendir. Paşa olmuş, sadrâzamlık yapmıştır. Dârüşşafaka Lisesini açmıştır. Islâh-ut-Takvim Riyâd-ül-Muhtâr, 1294 Anadolu Rus Muhârebesi ve Takvim-i Mâlî eserlerini yazmıştır (Bkz. Ahmed Muhtar Paşa). 16) Hacı İvaz Paşa: Vezir olmuştur. Tîmûr ve Karamanlıların kuşatmasında Bursanın Hisar kapılarını kapatarak Bursayı alınmaktan kurtarmıştır. Yeşil Câmi ve Türbesinin mîmârıdır. 1429da vefât etmiştir. Türbesi Pınarbaşındadır.17) İsmâil Hakkı Bursevî: Tasavvufî eserleri ve Rûh-ul-Beyân adlı meşhur bir tefsiri vardır. El yazma eserleri Orhan Câmii Kütüphânesinde saklıdır. 18)Kara Çelebizâde Abdülazîz: Bursa müftülüğü ve şeyhülislâmlık yapmıştır. Bursaya su getirmiş ve 300 çeşme yaptırmıştır. Ravzat-ül-Ebrâr, Mirât-ı Safâ, Süleymânnâme isimli eserleri vardır. 1642de vefât etmiştir. 19) Lâmii Çelebi Mahmud bin Osman: Yeşil Külliyesi nakkaşı. Nakkaş Alinin torunudur. Çekirgede câmisi bulunur. Türbesi de dedesi yanında Hisardadır. 1531de vefât etmiştir. Çok sayıda eserleri vardır. 20) Mehmed bin Abdullah: Molla Fenârî hazretlerinin torunudur. 1531de vefât etmiştir. Düstûr-ül-Hesab ve Kaside-i Bürde eserleri meşhurdur. 21) İnegöllü Mustafa: 1716da vefât etmiştir. Lügat hakkında Câmi-ül-Fürs kitabı vardır. Osmanlı târihinin ilk devirleri için üç ana kaynaktan biridir. Diğerleri Âşıkpaşazâde Târihi, Bitlisînin Heşt Behişt Târihidir.Kabri, Çekirge semtinde Süleymân Çelebi kabristanındadır. 22) Ömer Şifâî:Meşhur bir doktordur. Tıp târihinde yer almıştır. Reis-ül-etıbba (başhekim) olmuştur. 23) Şehzâde Korkut (İkinci Bâyezîd Hanın oğlu) 1513te vefât etmiştir. Ahlâk ve fetvâ kitapları yazmıştır. 24) Şeyh Muhyiddîn Halvetî, şâirdir. Dîvânı vardır. Üçkazlar şeyhidir. Hüsrevnâme, İbretnâme kitapları vardır. 1682de vefât etmiştir. 25) Üftâde Mehmed Muhyiddîn (Celvetî): Büyük bir mutasavvıftır. Dîvânçesi ve Vâkıât isimli eserleri vardır. Evi, türbesi, mescid ve câmisi mevcuttur. Çocuklarından da çok âlim kişiler yetişmiştir. 26) Vani Mehmed Efendi: Kestelde yerleşmiş, medrese ve hamam yaptırmış ve çok çeşitli kitaplar yazmıştır. 27) Yahyâ bin Han Mustafa, Türkçe Envârul Kulûb manzum eseri, Hulefâ-i Râşidin ile Ehl-i Beyt hakkında eseri vardır. 1516da vefât etmiştir. 28) Ulubatlı Hasan: İstanbul fethinde surlara Türk bayrağını ilk diken ve şehitlerden biridir.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Bursa ile ilgili rivâyetler: Bir rivâyete göre hazret-i Süleymânın cin vezirlerinden biri, "Can" kavminin güzel bir dağın eteğinde şehir kurduğunu, "Cin" kavminin bin sene savaş etmekle şehri aldığını ve bir tufan ile bu şehrin göl altında kaldığını söyler. Hazret-i Süleymânın emri ile su perileri göller altındaki şehri çıkarırlar. Vezirlerden birisi "Cennet burası" der, ağır işiten diğer bir veziri bu sözü "Cennet Bursa" anlar. Dağ perileri Uludağdan mermerler getirip saray yaparlar; hazret-i Süleymân hükümdarlığı esnâsında senede bir gün Bursaya zevcesi hazret-i Belkıs ile gidermiş.
[FONT=Tahoma, Verdana][/FONT]
Karagöz efsânesi: Demirci ustası olan Karagöz Batı Trakyadan Kırklareline, İstanbul, Konya ve sonra Bursaya gelir. Hoş sohbet olan Karagöz, Orhan Câmii mîmârı Hacı İvaz (Hacıvat)Ağa ile şakalaşırken, işçiler gülmekten iş yapamazlar.Karagöz îdâm edilince halk üzülür. Karagözün hâtırasını devâm ettirmek için Karagöz-Hacıvat oyunu, Şeyh Küşteri vâsıtasıyla sahneye konur.