Orta Cağ Astrolojisi

Anafiel

Merkabah'ın baş meleği
MegaForum Üyesi
Profil Bilgileri
Üyelik Tarihi :
4 May 2016
Bulunduğu Yer :
Son Doong
Mesajları :
1,603
Puanları :
2,560
Astronomi gök cisimlerinin bilimi, astroloji ise onların dünya ve insan üzerindeki etkilerini inceleme bilimidir. Ortaçağ'da, astronominin kendi yararına incelenebileceğine inanılmazdı; verileri yalnızca bu dünyadaki etkisi için gerekliydi, başka bir deyişle astrolojiye yardım etmek amaçlı kullanılmaktaydı. Ortaçağ Avrupası'nda astroloji daha da yaygınlaşınca bozuldu, ancak ayrıntılı araştırmaları birkaç seçilmiş kişi ya da ezoterik topluluklar tarafmdan korundu. En çok bilinenen haberciler kuyruklu yıldızlardı. Kuyruklu yıldızlar, kadim zamanlarda olduğu gibi, kral ve önemli kişilerin ölümlerinin ön habercisi olarak görülürdü.

Ancak gerçek astrologlarm daha bilimsel bir sistemleri vardı. Bu üç önemli etken şunlardır:
1. Gökyüzü Evler: Bunlar öncelikle dört yön ele alınarak elde edilirdi:
a.Ascendant (ya da önceki adıyla horoskop) ya da gök cisimlerinin yükselme noktası olan Doğu ufku
b- İmum coeli, ekliptikle (tutulum cçemberi) alt meridyenin kesişimi
c- Descendant ya da ters noktası örnegin, gök cisimlerinin yerletiği görülen eklipteki nokta
d- Medium coeli ya da ekliptikteki üst meridyenle kesişmesinin tam tersi

Dünyanın merkezinden bu dört noktaya çekilen imgesel düzlemler tüm gökleri dört parçaya böler. Her paça üç parçaya daha bölünerek on iki ev elde edilir.

2. Burçlar kuşağı: Bu uzayda, yedi gezegenin hareket ettigi yol ya da kemerdir. Ekliptik ya da güneşin yolu bu yolun tam ortasmdan geçer ve kadimlerin yedi gezegeni, asla her bir yönünden 9 dereceden çok sapmaz, o nedenle en cçok uzaklaşacağı noktanın bu kadar olduğu söylenir. Elbette ki, burçlar kuşağının göklerin diğer evsahibi olan yıldızlarla birlikte yirmidört saatte bir Gök Evlerinin çevresinde döndüğü görülür.

Bir çember olduğu içim, burçlar kuşağının başlangıcı yoktur, ancak yıllık döngünün üst itici gücünü simgeleyen bir nokta seçilmiştir. Bu, ekliptik ekvatoru geçtiğinde ilkbahar noktasında başlar ve günler uzar. Ne var ki, Ekinoksların presesyonu diye bilinen harekete bağlı olarak, bu nokta yüzylllar boyunca birçok derece oynatılmıştır. Bu nedenle Batı astrolojisinde kullanılan burçlar kuşağı (Zodyak) artık adlandırdıları takım yıldızlarıyla uymamaktadır.

Burçlar, burçlar kuşağının oniki eşit bölümüdür. ilkbabar noktasıyla başlayarak böyle Adlandırılmışlardır: Koç , Boğa , ikizler, Yengeç, Aslan, Başak; Terazi; , Akrep, Yay , Oğlak, Kova, Balık. Her burç vücudun bir bölümünü yönetir.

3. Yedi Gezegen: Bu, görüşe göre, yılda bir kez Burçlar kuşağın arasıdan geçen Güneşi ve aynı yolu bir ayda gidip gelen Ay'ı da içerir. Güneş ve Ay'a ışık kaynakları denildi, ancak gezegenlerle aynı biçimde ele alındılar. Doğal olarak Ortaçağ'da, bunlardan yalnızca beş adedi biliniyordu. Bunlar aşağıdaki gibidir:

Burçlar kuşağı arasındaki döngüsünü seksensekiz günde tamamlayarak, en hızlı hareket eden (Ay' dan sonra) Merkür. Merkür, Güneş'ten asla 30 ° 'den çok uzaklaşmaz.

Ardından, döngüsünü 225 günde tamamlayan Venüs gelir; ışık kaynağından asla 470'den çok uzaklaşmaz. Diger gezegenler özgürce Güneş'ten uzaklaşırlar.

Mars, döngüsünü yaklaşık iki yılda tamamlar (687 gün),
Jüpiter, yaklaşık oniki yılda (4,333 günde),
Satürn, yirmidokuz ile otuz yıl arasında (10,759 gün)

Gezegenlerin farklı simgelerle farklı etkileri vardır, ancak kesinlikle temel özelliklerini korurlar. Güneş erkek, kral, sıcak, kuru ve olumludur. Ay, kadın, soğuk, nemli ve olumsuzdur. Merkur, çoğunlukla hermafrodit olarak nitelendirilir ve kolaylıkla simgelerin ve hatta gezegen etkileşimlerinin etkisini üzerine çeker. Venüs, kadın, yararlı, ılık, nemli, verimli ve olumsuzdur. Adını Aşk tanrıçasından almıştır ve astrolojide küçük şans olarak adlandırıldı. Mars erkek, kötü, sıcak, kuru, verimsiz ve olumludur. Adını savaş tanrıçasından almıştır ve ona Küçük şanssızlık denirdi. Jüpiter erkek, yararlı, ılık, verimli ve olumludur. Ona Büyük Şans denirdi. Satürn hadım edilmiş. kötü, soğuk, kuru, verimsiz ve olumsuzdu. Ona büyük şansızlık denirdi. Bu görüşler eski insanlardan gelmiştir.

Her gezegen burçlardan bir ya da ikisini yönetir. Ay Yengeci, güneş Aslanı, Merkür ikizler ve Başağı, Venus Boğa ve Teraziyi, Mars Koç ve Akrebi, Jüpiter Yay ve Boğa, Satürn Koç ve Kovayı yönetir. Ayrıca, başka simgelerle de başka ilişkileri vardır. Gezegenlerin etkisi, büyük ölçüde görünümlerine bağlıydı. Bu, gökteki konumlarına göre birbirleriyle ilişkileriydi. Gezegenler boylamla aynı ya da çok yakın derecedeyse, birleşme olduğu söylenir. Bunun etkisinin ilgili gezegenlere göre değiştiği söylenir. Zıtlık, gezegenler 180 ° aynıyken olur ve bu kötü bir etkidir, Kare 90 °'de çok kötüdür, üçgen 120° 'de çok iyidir ve sextile 60 °'de oldukça iyidir. Yarı-sextile 30° 'de az çok iyi sayılırdı ve yankare 45°'de• oldukça kötüdür. Tum bu görünüşler kadim zamanlardan Ortaçağa ulaşmıştır. Daha sonra başkaları eklenmiştir.

Ortaçağ'daki temel metinler Hipparchus (2. yüzyıl), Ptolemy (2. yüzyıl), Firmicius (4. yüzyıl), Macrobius (4.-5. yüzyıl) ve Chalcidius'un (6. yüzyıl) eserleridir. Batlamyus en önemlisiydi ve göklere ilişkin yer merkezli kuramı, yerini 16. yüzyılda güneş merkezli kuram alana dek bu bilimde önemli rol oynadı.
 
  • Beğen
Tepkiler: ReiS ve Zehir`

ReiS

Baş Harfi Ben!!!
Yönetici
Co Admin
Profil Bilgileri
Üyelik Tarihi :
8 Ara 2012
Mesajları :
16,256
Puanları :
4,060
 
Üst