• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Örümcek (araneae)

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan diShy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

diShy

~ یơυℓℓεss ..
Onursal Üye
Konum
ىαкαяyλ
Forum Yaşı
16 Yıl 6 Ay
Mesajlar
24,120
Tepkime puanı
2,410
orumcek.jpg


Çokgözeli hayvanlardan eklem bacaklılar dalının gerçek eklem bacaklılar altdalının örümceğimsiler sınıfına giren bir takımıdır.Eklem bacaklı olduklarından böceklerle akrabadırlar, fakat aralarında farklar vardır.Gövde kısımları örümceklerde 2, böceklerde 3, tanedir.böceklerin görev yapan 3, örümceklerin ise 4 çift bacağı vardır, böceklerin petek gözlerine karşılık, örümceklerin sade gözleri bulunur, örümceklerde duyarga bulunmaz, larva ve pupa evreleri yoktur.Örümcekler ve akrabaları olan akrepler, yalancı akrepler, hasat örümcekleri ve keneler hep birlikte örümceğimsiler sınıfını oluştururlar.Bunların sefalotoraks (Başlı göğüs) ya da prosoma adı verilen ön gövde bölümü ile, çok daha büyük olan karın kısımlarını ince bir pedisel birleştirir.Bir ikinci özellikler de karnın arka kısmının üst yanında ipeksi maddenin çıktığı memeciklerdir.Birinci bacak çiftinin ön kısmında bacağa benzeyen bir çift duyarga vardır.Erkek örümcekte duyargaların uçlarında çiftleşme sırasında işe yarayan organlar yer alır.
En eski örümcek taşıllarına Aberdeen'de Devon döneminde oluşan katmanlar içinde rastlanmıştır.Bunların eskiliği 350 milyon yıldan fazladır.Bundan 100 milyon yıl sonra, Karbon dönemi sonlarında, örümcekler çoğalmış ve içlerinden bazıları günümüz örümceklerine çok benzer biçimlere sahip olmuşlardır.Taşılların incelenmesinden çıkan sonuçlara göre eski örümceklerde 12 tane karın bölütü vardır, gövdeleri bodur, bacakları kısa, zehir çengelleri ya da zehirli dişleri yukarı aşağı hareket etme yeteneğindeydi.Bu hayvanlarda 8 tane göz, 2 çift kitap akciğeri ve 4 çift de ağ salgılayıcı memecik vardı.Örümcek ağı ise bu eski devirlerde sadece yumurtaları korumak amacıyla kozalar yapmaya yarardı.Zamanla örümcekler kendilerini iklim ve çevre değiştirmeye alıştırmışlar ve böcekler tarafından giderek geliştirilen hilelere karşı koymayı öğrenmişlerdir.Gerçekten de böcekler evrim sonucu sıçramayı, kayarcasına hareket etmeyi ve uçmayı öğrenmişler, sokucu iğneler, pis kokular, saldırı sırasında kullandıkları zararlı sıvılar ve sert kitinden bir zırh geliştirmişlerdir.Buna karşılık, örümcekler de ağlarını çeşitli tuzaklar oluşturacak biçimde örmeyi öğrenmişler ve avladıkları böceklerle boğuşmadan önce onları bağlamak için de yine ağlarını kullanmışlardır.Bu yeni örümcek soyları, birbirinden farklı alanlarda uzmanlaşmışlardır.Bazıları böceklerin zırhlarındaki yarıklardan girmeyi öğrenmiş, bazıları ise böceklerin zararlı sıvılarına karşı dirençli hale gelmişlerdir.Kendilerini karıncaların kokularına alıştıran bazı örümcekler, birer karınca uzmanı kesilmişlerdir.
--------------------------------------------------------------
ÜREME
Örümceklerin çiftleşmesinde iki ana durum vardır.İlk durumda erkek dişiyi altına alıp, ön kısmı hizasında sıkıştırıyor ve palplerinin ikisini birden sokar.Bu çiftleşme biçimi, ilkel palp organlarını kaybetmemiş familyalarda görülür.Ağ yapıcı örümceklerin çoğu, ipliklerinden aşağı sarkarken bu yöntemi hala kullanırlarsa da, palplerini birbiri ardından sokarlar.Avcı örümceklerden çoğunun başvurdukları ikinci çiftleşme durumunda erkek dişinin üzerine biner ve bir yana doğru eğilirken palplerinden birini, diğer yana doğru eğilirken de ötekini sokar.Sperma, dişinin spermatekası içinde gerekirse uzun süreler depolanmış olarak kalabilir ve sonunda, bir ağdan kap içinde dışarı çıkarılan yumurta kitlesinin içine boşaltılır.Bundan sonra örümceklerin çoğu yumurtalarını ağdan yaptıkları bir keseciğin içine koyarlar.Bu kesecik bazen gizlenir, bazen de açıkca bırakılır.Kimi dişi örümcekler bu yumurta keseciğini keliserleriyle ya da ağ salgılayıcı memeciklerine yapıştırarak taşırlar, Kimileri ise yumurta kesecikleriyle hiç ilgilenmezler.
Örümceklerin bir seferde bıraktıkları yumurta sayısı türden türe çok değişmektedir.Örneğin Oanops cinsi gibi çok küçük bir türde 2, Tarantula gibi iri örümceklerde ise 1.000'i aşkın olabilir.Küçük yapılı örümcekler art arda birkaç kez yumurtlayabilirler.Yumurtadan yeni çıkmış bir örümceğin gövdesinde genellikle ne kıl ne diken ne de tırnak bulunur.Bu yavru, ilk deri değişimini gerçekleştirmeden önce ağ yapamaz ve beslenemez.Böyle yavru örümceklerin bazıları kümelenirler, bazıları ise analarının sırtına tırmanırlar.Kimi türlerin dişileri yumurtalarının üzerinde oturur ve onları korumakla kalmayıp, yavrularının kendi yiyeceklerine ortak olmasına bile razı olurlar.Avrupa'da bulunan Theridion Sisyphium adındaki örümcek, besinini kusarak yavrusunu besler.
Küçük örümcekler ancak 1-2 yıl kadar yaşarlar, tropikal bölgelerin dev örümcekleri ise ancak 10 yılda erişkin hale gelirler ve 15 yıl ya da daha uzun bir süre yaşarlar.Erkeğin ömrü dişininkinden daha kısadır, halk arasında yaygın bir inanışın aksine, dişinin erkeği yemesi sık rastlanan bir olay değildir.Çiftleşme mevsiminden sonra, erkek genellikle, doğal bir ölümle ölür.
 
Geri
Üst