• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Pamukşeker*

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Estela
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Ben düşünmüyorum artık. Eskiden uzun uzun cümleler kurardım ya hani yüksek sesle anlatmaya çalışırdım. Artık anlatmaya tenezzül bile etmiyorum. Kendimle gurur duymaya başlıyorum, baksana kocaman adam oldun diyorum. Küçüklük fotoğrafıma bakarak gülümsüyorum salonda görünce. Çabuk sıkılıyorum. Dondurma yediğimde çok susuyorum, bu yüzden kendime kızıyorum. Bu arada özenmiyorum ben mesela artık o dizideki iki karaktere ikimizi koymuyorum. Artık seni yakıştıramıyorum “buraya”. Özlemek de nerden çıkmış? Hiç aklıma getirmiyorum. Canım sıkılıyor. Ama bitiriyorum. Hem de yavaş yavaş değil, en zor anımda senin için; “keşke burda olsaydı” vari cümleleri kurmamaya çalışarak bitiriyorum. Bir kere demiştim ya, “kokunu sen yokken burda hissediyorum” diye, artık hissetmiyorum. Artık kokunu burda hissetmek istemiyorum. En kötüsü de bu ya, seni rüyalarımda görebilmek uğruna gözlerimi tavana dimdik dikerek, dua etmiyorum artık. Artık bazı şeyleri de sen düşün istiyorum. Şarkıyı başlattığımda bambaşka şeyleri düşünüyorum, fatura düşünüyorum en alakasızından. “Acaba ne zaman şarjım biter?” diyorum bazen de. Şarjım da hiç bitmiyor mesela , “yalnız mıyım ben?” diyorum. Sonra kahkaha atıyorum. Çok gülüyorum. “Yaşa be hayatını” diyorum. Kulaklığımın o kordonu mudur, -adını tam bilmiyorum- orasını canım sıkılınca yiyorum. Sonra, şuan olduğu gibi kendime gülüyorum. Biriyle konuşurken, onun anlattığı konu ilgimi çekmediğinde ilerde çok mutlu olup çocuğuma doğum gününde alacağım hediyeyi seçemeyip kararsız kaldığımı düşlüyorum. Anlıyor musun? Bilemiyorum. Belki de en güzeli bu ya, anlamanı bile beklemiyorum. Bilmek de istemiyorum. Zaten yerini bile doldurmaya üşeniyorum. Boş bırakıyorum. Bak şimdi hatırlıyorum da, o verdiğin küçük resmi bile öpmüyorum. Bir yerde otururken, yanımda biri oturmasa bile, artık “keşke gelse de buraya otursa” demiyorum. Diyorum ya işte be, yalnız hissetmiyorum. Korkmuyorum da artık, güçlü biri olmaya çalışıyorum. Yenilmemeye çalışıyorum. Sabahları güneş açınca o kadar mutlu oluyorum ki, güneşi öpmek istiyorum. Aşık olmak istiyorum bazen ama sevecek insan bulamıyorum. Üşeniyorum artık. Bazen, “ne de güzel sevmişti beni” diyorum. Bazense tam tersini, “ne de güzel sevmiştim onu” diyorum. Sana küfretmiyorum. . Hala seni savunuyorum. Tam da şuan bunları düşünürken hiçbir şey yapamıyorum. Ama sen anlamazsın. Zaten bak diyorum ya; ben böyle uzun cümleleri artık sana kurmuyorum. Düşünüyorum. Sadece düşünüyorum. Korkma, sadece büyüyorum. Artık hiç korkma, ben sadece kayboluyorum.

Sadece kayboluyorum...
 
Seninle ilgili ne kaldıysa aklımda, olur olmadık zamanda hatırlamaktan korkuyorum. Alıştım derken herhangi bir yer ya da olayda seninde içinde bulunduğun bir mutluluk canımı son derece fazla yakabiliyor. Beni yanlış anlama, senden nefret etmem söz konusu olamaz, ama hala seviyor olmak da canımı çok acıtıyor. Ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok.Şimdilik sadece zamanın bana iyi gelmesini umuyorum. Bunu yaparken seni özlememek için elimden geleni yapıyorum, olmuyor.. Bazen yüzüne bakıp, senden seni böylesi aptalca sevdiğim için özür dilemek düşüncesine kapılıyorum..
"Birşey değil" dersin diye vazgeçip, susuyorum..
 
Sen yine de bana, "nasılsın?" diye sorma.. "iyiyim" desem yalan olur; "kötüyüm" desem inancıma dokunur... En güzeli, şükre vurayım dilimi; belki o zaman kalbim kurtulur...
 
" Kadınları mutlu etmek zor değildir aslında, yeter ki samimi olun onlara.

Çiçek almayı unuttum değil; param yoktu diyin mesela. Patron mesaiye bıraktı değil, arkadaşlarla çıkacağız diyin onlara. Arkadaşlarınızla çıkmanıza kızıp, dudak düşürüyorlarsa da; sizle daha çok vakit geçirmek içindir o tafralar da. Yoksa turşunuzu kurmayacaklar; emin olun, hiç bir zaman asla. Aldığınız çiçekler değildir onları mutlu eden, duygularınızı somutlaştırıp kalbinizi ellerine bırakıvermenizdir; yüzlerindeki çocukça tebessümü ettiren.
Ve kalbinizin çiçeklere dönüşmüş halidir onları güldüren.

Bu yüzden vazgeçemez kadınlar çiçeklerden, o çiçekleri kalbinize benzettiklerinden. Yoksa çiçek çok da önemli değildir, zira ben hiç görmedim kadınlardan çiçek yiyen.

Sahiplenilmeyi sever kadınlar; "kendi ayakları üstünde durma" felsefeleri güçlü görünme kaygısından.

Hesap sorar gibi değil, tebessümle "nerdeydin" dediğiniz zaman; size tüm günü anlatıverirler o an. Ama sıkıldığınızı belli etmeyin; otobüste birkaç durak ayakta gittikten sonra, biraz oturup tekrar yaşlı teyzeye yer vermek zorunda kaldığını da anlattığı zaman.
Dinlenilmeyi sever kadınlar; düşüncelerine değer verildiğinde eşsiz bir huzura kavuşurlar.

Düşüncelerine değer verdiğiniz an, yine karlı çıkan siz olursunuz o zaman, sizi yere göğe sığdıramazlar; o kadar büyürtürler ki taşırırlar sizi odalardan sokaktan.

Çocuktur aslında bütün kadınlar; bu yüzdendir o nazlanmalar; elinde değildir ki; hala içindedir elinde pamuk şekeri, saçında kurdelayla koşturan küçük kızlar.

Ve annedir bütün kadınlar; bu yüzden her zaman sizden bir adım ötede yaşarlar; çünkü geleceğinizi onlar kurarlar. "
 
Çok güzel bir hayatımız olabilirdi. Çok paramız olmazdı belki, ama çok neşeli olabilirdik çoğu zaman. Oturup her akşam pek kimsenin bilmediği güzel filmler izlerdik, tatil günlerinde gidip rakı içerken dinleyeceğimiz plaklar seçerdik eski eşyalar satan dükkânlardan, kışları dışarıda kar yağarken ışıkları söndürüp evimizin perdelerini açardık sonuna kadar, Türk kahvesi yapardım ikimiz için. Hiç konuşmadan kahvelerimizi yudumlar, radyo tiyatrosu dinlerdik kar yağışını izlerken. Tiyatro ve kahveler bittiğinde filmlerden konuşurduk, kitaplardan, sanattan, memleket meselelerinden, İkinci Yeni şairlerinden falan. Sonra ben birkaç dize okurdum ona Cemal Süreya'dan. O da çok sever çünkü Cemalettin Seber'i. Sevdiğimiz şeylerden bahsederdik işte hep. Ben en çok onu anlatırdım, ondan bahsederdim yüzüne karşı. Sonra usulca çekilip köşeme ben öldükten sonra saklaması için bırakacağım mektuplardan bir tane daha yazardım. Dedikodusunu bile yapardık 17 numarada oturan komşumuzun. Uyuma vakti geldiğinde ise ben saçlarına bir öpücük kondurup öyle dalardım cennet gibi düşlere. Zaten ona sarıldığım bir gecenin içinde cehennemin işi ne ki?

Ama gitti işte...

Gitti.

Bilinmezliğe falan değil. Öyle tanıdık, öyle de bildiğim yerlere gitti ki damarlarımda dolaşan yüzlerce paslı çivi etkisi...
 
Ne olacak biliyor musunuz ? Koca bir hiç. Ne kadar severseniz sevin, gerektiği kadar sevilmeyeceksiniz. Ne kadar fedakar olursanız olun, ne kadar koysanızda yüreğinizi ortaya, asla mutlu olamayacaksınız. Evet, bunu kabullenmek zor ve acımasızca ama söyler misiniz, sizi sizden iyi kim anlar, hayatınıza kim girerse girsin bir çift çoraptan fazla ısıtamayacak içinizi aşkınızın kışında. Bazen sadece "siktir be"diyorum. Ya da boş ver deyip geçiştiriyorum kendimi..de, nereye kadar? Denir ya, dönerse her zaman yüreğimde yeri var, hayır efendim yeri yok artık , Ebesinin nikahına kadar yolu var.

Saygılar.
 
Matkapla göğsünün ortasına açılmış bir pencere düşün..Perdeyi aralayip kendi yarandan bakiyorsun dünyaya.. Eskisi gibi acımıyor ve de asıl bu acıtıyor..!
 
602960_409138119174735_1472607553_n.jpg
 
Bi Süre Telefonuma Bakmayacağım,
Kapalı Kalsın. Çünkü Senden Mesaj Gelmeyecek, Aramayacaksın. Arkadaşlarımdan Gelen Teselli Mesajları. Geneli ' Sevse Gitmezdi ' Olan Mesajlar.
En İyisi Telefona Bakmamak ..

Bi Süre Dışarı Çıkmayacağım,
Çünkü Artık Karşılaşmayacağız, Karşılaşsakta Kaçacaksın Benden Hızlı Adımlarla. Ve Henüz Vadesi Dolmayan İlişkiler Göreceğim. El Ele Gezecekler, Onlara İmreneceğim Canım Yanacak.
En İyisi Dışarı Çıkmamak ..

Bi Süre Konuşmayacağım Kimseyle,
Çünkü 2 Laflarından Biri ' Sen ' Olacak. Seni Soracaklar ' O ' Nasıl Diyecekler Yada ' Onla ' Nasıl Gidiyor ? Diye Soracaklar. Yine Canım Yanacak Titreyen Bir Ses Tonuyla ' Bitti ' Diyeceğim.
En İyisi Kimseyle Konuşmamak ..

Bi Süre Yemek Yemeyeceğim,
Çünkü Biliyorum Ki Hepsi Boğazıma Düğümlenecek. Sensiz Günlerimde Yediğim Yemeğin Dahi Tadı Olmayacak. Annem 'in Yaptığı O En Lezzetli Yemekler Bile Lezzetsiz Gelecek. Canım Sıkılacak, Moralim Bozulacak.
En İyisi Yemek Yememek ..

Bi Süre Televizyonu Açmayacağım,
Çünkü Elbet Müzik Kanallarına Denk Geleceğim İzlerken. Ayrılık Şarkıları Çalacak, Bizi Anlatan. Duygulanacağım Falan Aklıma Geleceksin. Özleyeceğim.
En İyisi Televizyonu Açmamak ..

Uzatmaya Değmez Aslında.
Kısaca, Hayattan ( Ki Bu Hayatsa ) Tat Almayacağım.
Bunu Oku ve Dön.
Dön Baştan Başlayalım Lütfen,
Ne Bileyim Tekrar Aşık Ol Bana, Bende Sana.
Tekrar Gitmeyeceğine Dair Sözler Ver ama Bu Sefer Farklı Olsun.

Gitme
noktakrmz.gif
 
Affet Babacigim!

Senden baska bir adama güvendim... Senden baska bir adam daha sevdim... Senin oksamaya kiyamadigin saçlarimi, sevgisine süpürge ettim... Affet ne olursun beni..! Senin incitmeye kiyamadigin, hazine gibi korudugun yüregimi ona parçaladim... Bakmaya doyamadigin gözlerimi onun için aglattim... Üzülme sen babacigim... O senin gibi sevemedi beni... Sende ki yürek, el oglunda ne gezer ki..!
 
Geri
Üst