- Forum Yaşı
- 9 Yıl 2 Ay
- Mesajlar
- 4,578
- Tepkime puanı
- 4,830
Satranç severlerin en çok merak ettiği konulardan birisi şüphesiz yeteneğin satranç başarısındaki önemidir. Satrançta mükemmelleşmek için doğal bir yeteneğe mi sahip olmalı? Yoksa, çok çalışma her sıradan insanı başarıya ulaştırabilir mi? Avustralyalı Psikolog Dr Robert Howard, yaptığı araştırmada merak edilen buna benzer sorulara cevap arıyor. Araştırmaya toplam 581 satranççı katılmış. Ferdi Sert tarafından çevirilen makalenin ilk bölümüne haberin devamından ulaşabilirsiniz.
Geçmişteki Yaklaşımlar
Herkes yeterli pratik ve/veya eğitimle bir uzman olabilir mi? Veya, nihai performans düzeyi kişinin doğal yeteneği ile mi sınırlıdır? Doğal yetenek düşüncesi bazı insanların bir beceriyi diğerlerinden daha hızlı elde etmesi ve/veya ortalamadan çok daha genç bir yaşta daha yüksek bir nihai performansa ulaşması üzerine yapılan müşterek günlük gözlemlerden türemiştir. En azından 19.yüzyıldan beri, bireyler arasındaki doğal yetenek farklılığının, ayrı ve değişmeyen maksimum performans düzeylerini oluşturduğu varsayılmaktaydı. Eğitimle beceri belli bir seviyeye kadar çıkartılabilirdi. Bu, aşikar bir doğal yeteneğe sahip olan insanlarda daha fazla gelişimin gözlemlendiği resmi eğitim ve spor antrenörlüğünde halen yaygın bir düşüncedir.
Uzmanlık alanları üzerindeki farklılığı yaratan doğal yeteneği gerçekte ne gibi şeyler oluşturmaktadır; belki bir takım kabiliyetler ve hatta kısmen irsi olan bir takım kişilik özelliklerin toplamı mıdır? Yaratıcılığın ve motivasyonun performans farklılığı yaratmasının ötesinde, belki büyük bir başarı için kompleks entelektüel alanlarda sadece 120 civarındaki bir eşik IQ yeterlidir. Bilim ve Sanatta, genellikle çok az insan öne çıkmış ve bu kişiler en büyük katkıyı sağlamışlardır. Çalışmalar gösteriyorki bu gibi kişiler aynı kabiliyet ve kişilik özelliklerine sahip olma eğilimindeler; 120 üzeri IQ, yüksek motivasyon ve uyumsuzluk gibi kişilik özellikleri...
Ancak, son yıllarda, doğal yeteneğin önemine ihtilaf eden ve uzmanlığın sadece yoğun bir çalışmanın yansıması olduğu yönünde giderek popülerliği artan bir görüş ortaya çıkmaya başladı. Çok yüksek performans gösterenlerin yüksek doğal yeteneğe sahip olmayıp, sadece daha fazla çalışma yaptıklarını, ve her hangi bir normal, sağlıklı bireyin zamanında başlayıp, yoğun bir çalışmayla elit performans düzeylerine ulaşabileceğidir. İhtiyatlı çalışma özellikle önemli gözükmekte. Bu ihtiyatlı çalışma, ilgili bir becerinin kazanımı üzerine hedeflenen uygun ve zorluyucu çalışmaların icrası olarak tanımlanır. Satrançta, ihtiyatlı çalışma şunları içeriyor olabilir; antrenör tutmak, satranç kitapları okumak, açılış varyantlarına ve oyunsonu pozisyonlarına çalışmak, zirvedeki oyuncuların oyunlarını incelemek, ve kişinin zayıflıklarını öğrenmek için bilgisayar ile çalışmak. Bu görüşe göre yüksek performanslar seviyeleri yakalamanın yanı sıra bu seviyeyi korumakta daha fazla ve doğru bir çalışma ile sağlanabilineceğidir.
Bu görüş çok çalışma ile herşeyin başarılabileceği inançına müracaat etmekte ve uyumluluk göstermektedir. Gerçektende, Doğu Asyada, okul başarısının sadece çok çalışmaya bağlı olduğu düşüncesi hakimdir. Batıda ise, bir çok öğrenciye ne isterse yapabileceği söylenmekte. Ve, gerçeği söylemek gerekirse kimi araştırmalar yüksek performans gösterenlerin daha fazla çalışma yaptıklarını göstermektedir.
Lakin, gerçekte çalışmanın önemli olduğu görüşünü test etmek oldukça zordur. Sorun, motivasyonun, çalışma miktarının, erken gelen başarının, olanağın ve olası doğal yeteneğin birbirleriyle içiçe olmasıdır. Neyde iyi ve başarılı isek onu sevmeye eğilimindeyiz ve bu gibi aktiviteleri sürdürürüz, ve kaçındığımız ve hoşlanmadığımız aktivitelerdede iyi değilizdir. Eğer şampiyon bir boksör olmak istiyor olsaydım ama güç veya hız yetersizliğim varsa ve her zaman ilk rauntta kaybediyorsam, fazla zaman kaybetmeden ilgimi çeken başka şeyler için boksörü bırakıyor olurdum. Kısa zamanda başarılı olmuş bir kişi boksörlüğü ısrarlı bir şekilde devam ettirir çünkü çok daha fazla doğal yeteneğe sahiptir. Bu satrançta da böyle. Bir Fide puanı alacak kadar becerikli insanlar belki kısa zamanda sürekli kaybettiği için satrançı bırakan diğerlerinden basitçe daha fazla doğal yeteneğe sahiptir. Şu büyükusta olanlar belki sadece daha fazla yetenek ile erkenden başarı yakalayıp sebatla devam edenlerdir. Hemen başarı gösterenler aynı zamanda kuvvetle muhtemel ki antrenör tutabilmiş, daha fazla oynama fırsatı yakalamış, belkide bundan para kazanmaya başlayıp, kümülatif bir avantaj sağlamış olabilir.
Geçmişteki Yaklaşımlar
Herkes yeterli pratik ve/veya eğitimle bir uzman olabilir mi? Veya, nihai performans düzeyi kişinin doğal yeteneği ile mi sınırlıdır? Doğal yetenek düşüncesi bazı insanların bir beceriyi diğerlerinden daha hızlı elde etmesi ve/veya ortalamadan çok daha genç bir yaşta daha yüksek bir nihai performansa ulaşması üzerine yapılan müşterek günlük gözlemlerden türemiştir. En azından 19.yüzyıldan beri, bireyler arasındaki doğal yetenek farklılığının, ayrı ve değişmeyen maksimum performans düzeylerini oluşturduğu varsayılmaktaydı. Eğitimle beceri belli bir seviyeye kadar çıkartılabilirdi. Bu, aşikar bir doğal yeteneğe sahip olan insanlarda daha fazla gelişimin gözlemlendiği resmi eğitim ve spor antrenörlüğünde halen yaygın bir düşüncedir.
Uzmanlık alanları üzerindeki farklılığı yaratan doğal yeteneği gerçekte ne gibi şeyler oluşturmaktadır; belki bir takım kabiliyetler ve hatta kısmen irsi olan bir takım kişilik özelliklerin toplamı mıdır? Yaratıcılığın ve motivasyonun performans farklılığı yaratmasının ötesinde, belki büyük bir başarı için kompleks entelektüel alanlarda sadece 120 civarındaki bir eşik IQ yeterlidir. Bilim ve Sanatta, genellikle çok az insan öne çıkmış ve bu kişiler en büyük katkıyı sağlamışlardır. Çalışmalar gösteriyorki bu gibi kişiler aynı kabiliyet ve kişilik özelliklerine sahip olma eğilimindeler; 120 üzeri IQ, yüksek motivasyon ve uyumsuzluk gibi kişilik özellikleri...
Ancak, son yıllarda, doğal yeteneğin önemine ihtilaf eden ve uzmanlığın sadece yoğun bir çalışmanın yansıması olduğu yönünde giderek popülerliği artan bir görüş ortaya çıkmaya başladı. Çok yüksek performans gösterenlerin yüksek doğal yeteneğe sahip olmayıp, sadece daha fazla çalışma yaptıklarını, ve her hangi bir normal, sağlıklı bireyin zamanında başlayıp, yoğun bir çalışmayla elit performans düzeylerine ulaşabileceğidir. İhtiyatlı çalışma özellikle önemli gözükmekte. Bu ihtiyatlı çalışma, ilgili bir becerinin kazanımı üzerine hedeflenen uygun ve zorluyucu çalışmaların icrası olarak tanımlanır. Satrançta, ihtiyatlı çalışma şunları içeriyor olabilir; antrenör tutmak, satranç kitapları okumak, açılış varyantlarına ve oyunsonu pozisyonlarına çalışmak, zirvedeki oyuncuların oyunlarını incelemek, ve kişinin zayıflıklarını öğrenmek için bilgisayar ile çalışmak. Bu görüşe göre yüksek performanslar seviyeleri yakalamanın yanı sıra bu seviyeyi korumakta daha fazla ve doğru bir çalışma ile sağlanabilineceğidir.
Bu görüş çok çalışma ile herşeyin başarılabileceği inançına müracaat etmekte ve uyumluluk göstermektedir. Gerçektende, Doğu Asyada, okul başarısının sadece çok çalışmaya bağlı olduğu düşüncesi hakimdir. Batıda ise, bir çok öğrenciye ne isterse yapabileceği söylenmekte. Ve, gerçeği söylemek gerekirse kimi araştırmalar yüksek performans gösterenlerin daha fazla çalışma yaptıklarını göstermektedir.
Lakin, gerçekte çalışmanın önemli olduğu görüşünü test etmek oldukça zordur. Sorun, motivasyonun, çalışma miktarının, erken gelen başarının, olanağın ve olası doğal yeteneğin birbirleriyle içiçe olmasıdır. Neyde iyi ve başarılı isek onu sevmeye eğilimindeyiz ve bu gibi aktiviteleri sürdürürüz, ve kaçındığımız ve hoşlanmadığımız aktivitelerdede iyi değilizdir. Eğer şampiyon bir boksör olmak istiyor olsaydım ama güç veya hız yetersizliğim varsa ve her zaman ilk rauntta kaybediyorsam, fazla zaman kaybetmeden ilgimi çeken başka şeyler için boksörü bırakıyor olurdum. Kısa zamanda başarılı olmuş bir kişi boksörlüğü ısrarlı bir şekilde devam ettirir çünkü çok daha fazla doğal yeteneğe sahiptir. Bu satrançta da böyle. Bir Fide puanı alacak kadar becerikli insanlar belki kısa zamanda sürekli kaybettiği için satrançı bırakan diğerlerinden basitçe daha fazla doğal yeteneğe sahiptir. Şu büyükusta olanlar belki sadece daha fazla yetenek ile erkenden başarı yakalayıp sebatla devam edenlerdir. Hemen başarı gösterenler aynı zamanda kuvvetle muhtemel ki antrenör tutabilmiş, daha fazla oynama fırsatı yakalamış, belkide bundan para kazanmaya başlayıp, kümülatif bir avantaj sağlamış olabilir.