Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Shakespeare Soneleri-William Shakespeare Tüm Soneleri
Eskiden senden yardım dileyen bir bendim de Güzel varlığın yalnız benim şiirimdeydi; Artık yıkım başladı ince dizerimde Hasta perim yer verdi başkalarına şimdi. Tatlı sevgilim doğru: güzelliğini yazan
Kalem hak etmeli bu emekteki değeri; Ne var ki sana böyle övgüler sunan ozan Hep senden çaldığını yine veriyor geri. Sende erdem bulursa o deyimi çalmıştır Senin öz varlığından; sana güzellik verse O güzelliği senin yanağından almıştır; Sırf sende yaşayanı övebilir överse.
Sakın teşekkür etme sana söylediğine Çünkü onun borcunu ödeyen sensin yine.
Seni anlatıp-duran üstadla yarışmak zor: Vargücüyle övüyor senin yaygın ününü Dilimi bağlayarak bana söz bırakmıyor. Sendeki değerlerin o engin ummanında Cılız yelkenliler de güçlüler de yol alır Benim fındık kabuğum hiçtir onun yanında Ama senin utkuna hiç yılmadan açılır. Beni tutup yüzdürür en sığ yardımın bile O senin derin sessiz: dibinde ilerlerken; Ben boraya tutulsam tekneciğim nafile Ama o sapasağlam mağrur dik pupayelken.
Ben atılsam da kalır o dört başı bayındır; En kötüsü: batarak çürümem aşkımdandır
Belki ben sağ kalır da yazarım kitabeni Belki de sen yaşarsın ben çürürken toprakta; Anılardan koparıp alamaz ölüm seni Ben unutulsam bile tüm gözlerden uzakta. Benim yazdıklarımla adın ölümsüz olur; Ben bugün ölsem herkes için ölüyüm yarın Toprağın bana verip vereceği bir çukur Oysa sen hep yaşarsın gözünde insanların. Sevecen dizelerim anıt olacak sana: Henüz doğmamış gözler okuyacak durmadan Yarınki diller övgü sunacak varlığına Bugün soluk alanlar göçse bile dünyadan.
Doğru evli değilsin benim Esin Perimle: Ne çıkar yakınmadan okusan her eseri Kutsamak için o en güzel konuyu dile Getiren yazarların adadığı sözleri? Sen hem görünüşünle hem bilginle güzelsin Benim övgülerimi aşan değerlerin var -
Artık şart oldu: Zaman günü güne düzelsin Sen ondan daha taze izleri ara tekrar. Öyle yap sen istersen onlar abartsın böyle Zorlama yapmacıklı lâflar uyduradursun; Senin gerçek erdemin dosdoğru sözleriyle Övülür doğruluktan hiç şaşmayan dostumun.
Kimin yanağına kan gerekiyorsa ona Sürülsün âdi boya; senin için boşuna.
Resme hiç yeltenmedim seni göstermek için; Gördüm ya da sandım ki gitmişsin ötesine Ozanın borcu olan kısır ödemelerin. İhmalim bu yüzdendir övgünü unuttumsa; Sen de görebilirsin sapasağlam yaşarken: Şu yeni tüy kalemler nasıl kalıyor kısa- Erdemi hele senin erdemini yazarken. Suçluluğuma verdin sessizliğimi iyi Çünkü bu dilsizliğim şan getirecek bana; Susuşum yıpratmamış oluyor güzelliği Başkası can yerine gömüt verirken sana.
O güzel gözlerinin her birindeki canın Gücünü övemez ki senin çifte ozanın.
Daha ne diyebilir en güçlü anlatanlar Sen işte yalnız sensin diye övünce seni; Dünyada kimde bunca birikmiş güzellik var
Kim bulabilir senin örneğini eşini? Biraz ün sağlamazsa anlattığı insana Kalem fukaralıktan bir deri bir kemiktir; Hikâyeni kâğıda geçiren yazar sana Sen işte sensin derse yazdığını yüceltir. Sende ne yazılıysa suret çıkarsın ondan Bozmaksızın doğa’nın ortaya koyduğunu; Bak bu eş nasıl verir onun sanatına şan: Her yerde hayranlıkla izlerler üslûbunu.
Güzel nimetlerine sen leke sürüyorsun: Övgüye çok düşkünsün değer düşürüyorsun.
İlham Perimin dili bağlı bilir haddini; Gel gör ki başkaları övgüne övgü katmış Altın kalemler mutlu günlere saklar seni Periler şiirleri senin için yaratmış. Başkasında parlak söz bende güzel duygu var: Cahil bir çömez gibi yalnız ‘Amin’ derim ben Döküldükçe biçimli ışıl ışıl dualar Kudretli dehâların perdahlı kaleminden. Onlar seni övdükçe ‘Doğru öyledir derim Ve taze övgülerle süslerim övgüleri; O denli güçlüdür ki sessiz düşüncelerim Sevgim aşar hepsini lafta kalsa da geri.
Onun bir kalyon gibi heybetli pupayelken Hazinene yönelen görkemli şiiri mi Düşünceler beynimde fışkırmayı beklerken Onlara mezar yaptı doğacakları rahmi? Vurup canıma kıyan ölümsüzlük katında Yazmayı hortlaklardan öğrenen dehâsı mı? Hayır ne kendi ne de gece karanlığında El uzatan dostları yıpratmaz sanatımı. Ne ozan övünmeli ne de onu her gece Düşünceyle besleyen karagün dostu hortlak Ben yenilmişim gibi sessizliğe düşünce: Onlar gönlüme asla korku saçamayacak:
Gel gör ki cömert yüzün gülmüş öbür ozana Güçsüz kalmış şiirim konu kalmamış bana.
Bana sırt çevirdinse bir kusurum yüzünden Anlatayım suçumun nedir aslı astarı; Bana topalsın dersen aksak yürürüm hemen: Savunmam üstlenirim yüklediğin suçları. Sen sokmak istedin ya beni başka biçime: Sevgilim senin bana vereceğin utancı
Ben katmerli yaparım; arzun doğdu içime Tanışıklığı boğup oldum sana yabancı. Hiç yürümem seninle; dilsiz gibi dururum Canım gibi sevdiğim adını anmam artık Serde küfürbazlık var; belki boş bulunurum Ağzımdan kaçar diye şu eski tanışıklık.
Vuruşurum kendime karşı senin uğruna; Nefret ettiğin kimse sevgi duymam ona.
Hemen nefret et benden nefret etmek istersen Tam şimdi dikilirken dünya benim karşıma; Beni ezmek isteyen talihe destek ol sen. Ben yere yıkıldıktan sonra artık hiç vurma. Ah yapma son bulunca üzüntüsü gönlümün; Üstesinden gelmiştim bıçak vurma yarama Fırtınalı geceyi izleyen yağmurlu gün Gibi üstüme çökme zaferi oyalama. Son bırakan sen olma beni bırakacaksan Kıymadan bana başka nice bücür üzüntü. Sen başlangıçta gel ki tadayım tâ en baştan Şu talihin gücünde her ne varsa en kötü.
Şimdi yaman görünen başka ufacık dertler Senden yoksun kalışım yanında hiçe iner.
Kimi soyla övünür kimi hünerleriyle Kimininki zenginlik kimininki sert pazı
Kiminde giyim kuşam korkunç rüküşse bile Kiminde saf kan atlar kiminde şahin tazı; Her merakın kendine göre bir büyüsü var Hoşlananlar çıkarmaz onu gönüllerinden; Ama beni doyurmaz bölük pörçük meraklar Benim bir sevgim var ki üstündür her birinden. Soylu doğmak nedir ki seni sevmek elverir Parlak urbalardan hoş servetten daha zengin Bana şahinden attan fazla zevk verir; Bende bütün övünçler benim oldukça sevgin.
Derdim şu ki hepsini bir gün alır kaçarsın Yoksun kalan gönlüme sonsuz dertler saçarsın.
Kendini çalmak için yap elinden geleni Yine de sen benimsin sonuna kadar ömrün; Hayatım sürer ancak gönlüm sevdikçe seni Yaşamak sona erer bu sevgi bittiği gün . Artık korkutmaz beni en korkunç acı bile Çünkü daha ilk acı benim ölümüm olur; Senin keyfine kalsam ne dert biter ne çile Oysa şimdi varlığım işkenceden kurtulur: Artık kaygım olamaz cayarsın diye belki
Çünkü sen cayar caymaz bitmiş demektir ömrüm; Bahtın bana verdiği fırsat öyle güzel ki Nasıl mutlu sevdimse öyle mutlu ölürüm.
Karanlıktan korkmamak gibi mutluluk var mı? Sen sırt çevirsen bile bunu ruhum duyar mı?
Yaşayıp gideceğim sâdık sanarak seni Boynuzlu koca gibi. Sevginin yüzü hâlâ Bana gerçek görünür olsa bile yepyeni; Kalbin uzaktaysa da benimsin bakışlarınla. Hiçbir nefret yaşatmaz senin gözündeki nur Anlayamam sendeki değişme nasıl nerden. Sahte gönlün tarihi çok gözlerden okunur: Öfkeden çatık ‘kaştan acayip çizgilerden. Bak Tanrı yaratırken şöyle buyurmuş sana: Sevgi senin yüzünde sonsuza dek yaşasın; Duyduğun düşündüğün yaptıkların bir yana
Sadece tatlılıktan söz etsin bakışların.
Güzelliğin gelişir Havva elması gibi Görünüşün değilse erdemlerin sahibi.
Her şeyi yapabilir görünüp yapmayanlar Kaya gibi duranlar başkasını sarsarken Tamaha sırt çevirip haram şey kapmayanlar Tanrı lûtfunun helâl mirasçısıdır hepsi Doğa nimetlerini yok olmaktan esirger Hepsi kendi yüzünün sahibi efendisi; Bu yetkin erdemlere herkes bekçilik eder Mevsime güzellikler getiren yaz çiçeği Yaşar kendi belirli ömrünü ölür sonra; Ama kötü bir illet bozar bozma çiçeği Şanı makara olur en değersiz otlara.
En tatlı şeyler ekşir kötü işler yaparak: Ottan çok daha iğrenç kokar çürüyen zambak
Ne tatlar ne sevgiler verirsin sen utanca O bir kemirgen gibi yerken mis kokan gülü Sende koncalar açan güzelliğe konunca! Ah günahların nice hoş şeylerle örtülü! Çapkınca geçirdiğin günleri anlatan dil Şırfıntılık kondursa sana acı sözlerle
Vergileri yine de övgüden farklı değil: Utancı kutsal yapar adını anmak bile. O düşkünlükler seni seçip barınmışlar da Ah varlığın hepsine eşsiz bir saray olmuş; Güzelliğin peçesi leke komamış orda Göze görünen her şey güzelliklerle dolmuş.
Varım yoğum bu cömert armağana iyi bak; Kötü kullanılırsa körlenir en sert bıçak.