• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Silsile ve İcâzet

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Asi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Asi

Kayıtlı Üye
Konum
İzmir
Forum Yaşı
13 Yıl
Mesajlar
1,016
Tepkime puanı
710
TASAVVUFTA SİLSİLE VE İCAZET
Tasavvufi yolların hepsinde günümüzdeki mürşidden Rasulullaha kadar ulaşan “manevi zincir” tasavvufî gelenekte “silsile” olarak adlandırılır.
Bu zincirin tarihen sağlıklı oluşu tasavvufi feyz ve bereketin intikalinde çok önemlidir.
Bir tasavvuf yolunun sağlamlığının en büyük delili sahih bir silsileye sahip oluşudur.
Silsilenin tasavvufi önemine uygun olarak bütün tarikatlar yazılı bir belge olan icazetname (veya silsilename) ile kendi yollarındaki ruhani akışı kayıtlara bağlayarak belgelemişler ve -maaalesef günümüzde de örnekleri görülen- istismarları engellemişlerdir.
Tasavvuftaki “Allah’a giden yollar mahlûkatın nefesleri sayısıncadır.” anlayışı sebebiyle tarikat sayısında bir sınırlama -teorik olarak- yoktur.
İtikadi bakımdan kitap ve sünnete bağlı, ehl-i sünnet ve’l-cemaat anlayışını benimseyen, ibâdet ve muâmelâtta İslâm’ın temel esaslarını uygulayan ve manevi bir silsileyi sürdürme yetkisine sahip mürşid-i kamiller tarafından temsil edilen tarikatlar “hak” tarikatlardır.
SİLSİLE-i ALİYYE-i NAKŞBENDİYYE“Tarikat-ı Sıddîkiyye” Tasavvufi yolda “Silsile” günümüzde kendisine biat edilen Mürşid-i Kamil’den Rasulullah (s.a.v.)’e kadar ulaşan bir manevi zincirdir.
Bu zincirin sağlam oluşu tasavvufi feyz ve bereketin intikalinde çok önemli olduğundan intisab edilen tasavvuf yolunun “açık” olmasının ve manevi feyz akışının “aktif” oluşunun en büyük delili
“sahih bir silsile”ye sahip olmasıdır.
 
Geri
Üst