• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Sözümüzde Dururuz

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Ritsa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Ritsa

Bayan Üye
Kayıtlı Üye
Forum Yaşı
13 Yıl 2 Ay
Mesajlar
955
Tepkime puanı
10
Sözümüzde Dururuz

Orta hâlli tüccarlardan birisi, Ni’metullah Geylânî’nin giyecek ve benzeri ihtiyaçlarını temin ederdi. Ni’metullah Geylânî, birgün o tâcirin yanına giderek, ne kadar borcu biriktiğini sordu. Tâcir, elli dirhem borcu olduğunu söyledi.

Ni’metullah Geylânî;

- İstersen, sana o elli dirhemi vereyim, istersen o elli dirhemi benden alma, biz de buna karşılık sana, elli bin dirhem veririz,dedi.

Tüccar;

- Siz bilirsiniz” dedi.

Ni’metullah Geylânî, tâcire;

-Yalnız elli dirhemi benden almamak husûsunda gönlün râzı mı? dedi.

Tâcir;

-Evet, râzı, dedi.

Ni’metullah Geylânî;

-O zaman git, güvendiğin birisi ile bana bu elli dirhemi bağışlayıp bağışlamayacağın husûsunda istişâre et, dedi.

O tüccar da gidip halası ile istişâre etti. Halası onu çok severdi. Halasına, Ni’metullah Geylânî’nin söylediklerini anlattı. Halası o elli dirhemi, Ni'metullah Geylânî'den almamasını tavsiye etti. Sonra tâcir, Ni’metullah Geylânî’nin yanına gelerek;

-Efendim, o elli dirhemi gönül rızâsı ile size bıraktım, dedi.

O zaman Ni’metullah Geylânî tâcire;

- O hâlde git biz sana vâdimizi yerine getiririz, dedi.

Çok geçmeden, tâcir çok para kazandı. Elli bin dirhemden fazlasına sâhip oldu.
 
Geri
Üst