• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama..

Şüphe Bacadan Girer, Kadın Kapıdan Çıkar

Seni usulca bıraktım.
Tarif edemeyeceğim kadar anlamsız,
Üzerini örtemeyeceğim kadar gerçek,
Ve hiç tahmin edemeyeceğim kadar acıydı.

Uzun bir yoldan gelip, bavulumu bırakır gibi.
Ellerimdeki çiçekleri vazonun içine bırakır gibi.
Bir ayrılık mektubunu posta kutusuna bırakır gibi.
En çokta bir annenin yavrusunu bırakması gibi bıraktım ben seni.

Uyuyordun.
Usulca kalkmıştım yanından.
Sanki seni öldürmüştüm ve kaçmak zorunda olan bir katildim
Gidişim hakkında tek bir delil bile bırakmıyordum.

Şimdi son kez sarıl bana, öyle mutlu sanayım ki bizi
İlk kez inanayım bu yalana.
Şimdi öyle bir dokun ki tenime,
Seni 3.şahsın gözlerine sessizce bıraktığımı bile hissetme.

Şüphe bacadan girer, kadın kapıdan çıkar.
Unutma!
Bazı aşklar, sırf unutulmasın diye insanı tam sırtından bıçaklar.

Elçin Gelir​
 
Şimdilik Sus Acını

Yüreğimsen şimdilik sus acını. İçten gözler bulana dek ertele. Hele çekilsin şu sırtlan sürüsü. Çıkarsız sözler duyana dek bekle. Gideriz bir gün başka iklimlere. Sen kederini oralara sakla.

Bu kadar suskunluğunun diyetini. Umarsızca haykır çığlık çığlığa . Hakkındır bol bol harca dertlerini. Bir tane bırakmadan hesapsızca.

Yüzünü güneşe dön mutluluktan. Ama şimdi değil vakit var daha.

Yüreğimsen şimdilik sus acını . Ele güne karşı unutmuş görün . Dağılsın göğünden leş kargaları . Gözlerinde göremesinler hüzün . Oluruz gün gelir o suskun kentte . Sen gözyaşını oralara sakla . Derin sessizliğinin sonrasını .. Dağa taşa bağır yana yakıla . Serin sularla söndür yangınını .

Yarını düşünmeden kaygısızca . Papatyalar topla yeşilliklerden . Ama şimdi değil vakit var daha ...
 
Sen Kime Sordunda Gidiyorsun !



Gidiyorsun he..Gidiyorsun..
Kime sordun..Kime sordunda giidyorsun..
Sordun mu bana yapabilirmisin yaşayabilirmisn bensiz buralarda diye..
Ağlamadan durabilirmisin içkiyi bırakabilirmisin diye sordun mu..
Üşüdüğünde soğuğuna dayanabilirmisin buraların diye sordun mu !
Özlediğinde anılara sarılıpta uykulara dalabilirmisin diye sordun mu !
Söylesene sen bana beni unutabilirmisin diye sordun mu !
Ben sensiz buralarda ne yaparım..Yağmurlarında nasıl ıslanır güneşinde nasıl ısınırım..
Söylesene yar sahi sensiz buralarda nasıl yaşanır...
Yol bilmem iz bilmem..Sana gitmede diyemem..
Nasıl özlerim seni bir bilsen !...
Sorsana bana bir yar beni özlermisin diye bir sorsana..
Gitme yalvarırım gitme..
Hem nasıl bırakır gidersin beni ben senin için gelmedim mi buralara nasıl susupta bakmadan yüzüme gidersin..
Yürek dayanırmı göz ağlamadan durabilirmi..
Nereye gidiyorsun bensiz..Hayır izin vermiyorum gidemezsin !
Hem Sordun mu sen bana gidebilirmiyim diye..Hayır işte gidemezsin !
Dursana hala yürüyorsun ! Duymuyormusun yoksa gitme diyorum dur..Sakın atma bir adım daha sakın gitme..
Uzaklaşıyorsun kayboluyorsun yavaş yavaş karanlığa karışıyorsun..
Gidiyorsun..Son bir kez duymadan sesini ve dokunmadan tenine sanırım sen gerçekten gidiyorsun..
Ve ölüyor aşk kollarımın arasında ayrılık vuruyor tam kalbinden bu aşkı...

Aslı Karadağ
 
Ellerim Çok Kirli Bana Yaklaşma Sevgili!

Usul usul yaklaşıyorsun yanıma elinde umut çiçekleri var görüyorum. Görmezden geliyorum! Daha önce yaşamadıklarıma benziyor diye kafamı çeviriyorum.
Bizler yani önce kötü adamları sevmiş kadınlar iyiyi tanırız. İlk anda fark ederiz bir erkek ne kadar adamdır gözünden anlarız. Bir an içimiz gider böyle bir adamla yaşamanın huzuru üstüne düşler kurarız.
Bizler yani aşkın en zor sınavlarını erken yaşta geçenler sevginin değerini anlarız. Aşk kuyumculuğu yaparız biraz ama sattıklarımızı boynumuza takamayız. Geçmiştir üstümüzden onca yaşanmışlığın kiri tozlarını silkelemekle meşgulken başkalarını kirletmekten korkarız.
Bizler yani hayatın merdivenlerini birkaç kez inip çıkmış olanlar yüreğimizi dağlamayı biliriz. Hangi kelimede parçalanır ilişkiler ve nasıl kolay çıkılır yanındakini uyandırmadan yataktan öğrenmişizdir. Birileri süzülerek kalkmıştır yanımızdan bir gece yarısıuyanmışızdır ama kafamızı kaldırmak işimize gelmemiştir. Yüzleşmeye korkmuşuzdur kendimizle o yüzden şimdi yalnız uyumayı alışkanlık haline getirmişizdir yatağımızda.
Bizler yani diğerlerine göre daha güçlü duran kadınlar sevdayı herkesten fazla çekmişizdir. Gözyaşı yerine kan akıtmışızdır akşam saatlerinde yastık üstlerine ve kimse çığlıklarımızı duymamıştır. Hatta ellerimizi geçirip kanattığımız avuçlarımız olmasaağladığımızı bile bilmemişlerdir. Bir erkeği sevmeyi önce biz öğrenmişizdir. Kırgınlıklarımızdan ördüğümüz duvarları bir türlü göremeyen gözleri geçirmeyiz artık yüreğimize ama ne fayda? Biz artık bizde tükenmişizdir.
Bizler yani aşkın en zorunu kavganın en sertini gören kadınlar en iyi biz biliriz yaşamı çünkü tırnaklarımızı geçirirken hayatın sırtına mutlaka defalarca düşmüşüzdür. Üstelik kimse de yanımızda olmamıştır sırtımızı sıvazlayıp başımızı okşayacak. Hep tek başına kalkmayı dik durmayı öğrenmişizdir.
Bize sert diyenlere göstermiyorsak içine düştüğümüz kuyuları erdemimizdendir.Şimdi senelinde bahar çiçekleri yavaş yavaş sokuluyorsun yanıma ya görüyorum! Bakmıyorsam bil kiseni sevme ihtimalimdendir. Yalnız sevdiklerimi değil sevmeye değer olacağına inandıklarımı da korumak istediğimden. Bizler yani yüreği bir gece kadar ağır olan ama içinde kadınlığını en temiz haliyle taşıyanlar incitmekten korkarız bize benzemeyenleri! O yüzden git uzak dur benden ki sevmeyeyim seni çünkü korkarım karanlığım üstüne bulaşıp kirletir diye yüreği temiz kalmış son erkeği..​
 
Kalbim Duy Artık Sesimi




Ne söylersem tersini yapıyor. İbret olsun diye, Taksim Meydanı’nda sallandıracaksın bunun gibi kalpleri, bak bir daha yapıyorlar mı? Sakın sevme diye üstüne basa basa söylediğim kim varsa, hep gidip onlara aşık oldu.






Gözlerim görüyor, gördüğünü yorumlasın diye aklıma ulaştırıyor. Akıl süzgecinden çıkan düşünce, ruhumu uyarıyor: “Dikkat! Bu adam (kadın) senin kalemin, aman uzak dur, çarpılırsın!” Ruhum da bunu kalbime yolluyor. Buraya kadar sorun yok, anarşi yüreğimde başlıyor. Sanki ona demişler ki, git kollarına atıl! Nasıl bir hızlı çarpmaktır, nasıl bir heyecandır sormayın gitsin. Engellemeye çalışıyorum ama tutabilene aşk olsun! Tutamayınca zaten aşk oluyor.




İşin kötüsü, sevme dediğim adamların(kadınların) tarzları da aynı, en azından önceki yaşadıklarından ders al değil mi? Ama nerede? Hayır, neyine güveniyorsun ki? Sen, eni konu 250 gramlık bir et parçasısın. Yemek diye koysam karın doyurmazsın. Küçücük halinle kime kafa tutuyorsun? Ayrıca çabuk kırılırsın, nazlısın, incinirsin. Parklarda köpeklerini gezdirenleri izlediniz mi hiç? O küçük köpekler ne çaçaron olurlar, boyuna posuna bakmadan, kocaman sokak köpeklerine havlayıp, kafa tutarlar. Büyük köpek de şöyle bir bakar, içinden “üflesem düşersin, hadi git, başımı belaya sokma” der. İşte kalbimin yaptığı tam olarak budur. Boyundan büyük işlere girer, o koca sokak köpeklerine diklenir. Sonrasını tahmin edersiniz. Acaba, köpek eğitim merkezi gibi, kalp eğitim merkezi kurulsa; bu yüreklere beyinden gelen emirlere itaat etmeyi öğretebilirler mi?





Bazen içimden, elimle göğsümü yırtarak açıp, şu kalbi söküp atmak geliyor. Ayrıca ona sevme diyen yok ki, doğru dürüst adamları(kadınları) seç, onları sev diyorum. Yok! Nerede rahatsız, sorunlu tip var, gider bulur. Dünyayı o kurtaracak ya! Sonra onu kim kurtaracak, orası muamma, sorsanız ne olacak der?




Aşk için her şeye değer, her acı çekilir der. Sanki acıyı tek başına çekiyor. Sen sadece ağrıyorsun,, mantıklı karar alamıyor. Ruh desen depresyonda, bünye çöküyor. Dilde bile tat alma duygusu kayboluyor. Hayatın bütün bağları kopuyor. Sonra toparla bakalım toparlayabilirsen. Zaman geçiyor bu arada, günler, aylar, mevsimler su gibi akıyor. Dışarıda yaşam durup seni beklemiyor ki bu arada bütün vücut seninle beraber kahrediyor. Burnun direği sızlıyor. Gözlerden kanayana kadar yaş akıyor. Akıl fonksiyonlarını kaybediyor. Doğru düşünüp!





Ne desem olmuyor. Ne söylesem kar etmiyor. Bu kalp işi çok zor. Gönül gideceği yolu kendi seçiyor. Akıl, fikir, el, ayak, ne varsa peşinden sürükleniyor. Hepimiz harap oluyoruz anlayacağınız. Zaten bu son şansı, umarım bu defa doğru kişiyi seçmiştir. Yemin ediyorum, yine aynı yangına tutulursa; durdururum bu kalbi bir gece yarısı içimde!
 
- Ben Gülünce Suçluyum ; Öyle Sanarsın ..

- Ve Sen Gidince Kustuğum Bu Nefretimden Utandım . .!
 
"Hatunum" diye bir kelime varken, diğerleri çöp bence.
 
+ Kız; artık sevgilin olmak istemiyorum
- Erkek; bencede artık eşim ol ♥
 
+ Aşkım annen mi ben mi?
- Tabiki annem
+ Peki ben ne olucam?
- Annemin gelini ..

ßöyle erkeğe kurban olunur ♥
 
tumblr_mrxlek6sdJ1rkzm23o1_500.gif
 
Bir soluk kadar yakın yıldızlar kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin yetişirsin dokunamazsın dokunursun vazgeçemezsin vazgeçersin ama unutamazsın.
 
“ Nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilmeyin! Olmadı bir sigara yakar, mutluluklar dileriz. ”
 
SaNa YüRüYoRuM

Suç delisi bir aşkı avutuyorum şimdi. Tırnak içine aldığım olmazlarına olur dedikten sonra başka hiçbir şeyi kalmadı heyecanın tükendiçok şeyi susarak anlatıyordu gözlerin ve yatağımda bileklerinden kestim nefesimi şimdi uykuya dalan kanama molalarında sana ulaşabiliyorsamne olur bağışla; ellerin yasadışı bir sevdanın mirasıdır kelepçelerime.

Biliyorsunrengi mavi aşkımın mahşere yemin eden gözleridir sensizlik... Bağışla çöle dil olmuş bir gece indi denizimin üstüneyığılıp kaldım yazgıma dur diyemedim bıçak sırtı kaderime bağışla; esişinden asıyorum rüzgarı boynuna son kez birazdan boğazlanacak bir aşk var çünkü alnımda...

Aynada bıraktığım hükümsüz yüzümdü korkma...

Adıma küstüm yatağımda yorgunum emsalsiz bir yabancılık var benimle aramda çığlık atıyorum galiba içimde duymuyorum kimse duymasın diye de kapıyorum sıkıca ağzımı. Lal karanlığında sesim ama en çok seni buluyor yattığım yerden yüzümün çehresi pencerenden bakıyor boşluğunaandığım anların izleri gönlünün duvarlarında tozlanmış eski bir resim gibi asılı duruyor bak gücüm yetmiyor ecelden kaçıp gelmiş çocukluğumu anlatmaya kapı eşiğinde unutulmuş cılız bir yarın gibi duruyorum ve sen içimde küfürbaz katillerle pazarlık yapıyorsun.

Söyle hadi notaları silinmiş hüzzam bir şarkının ilk hecesini vur öldüremediğin aşkına... Söyle sesinde intihar etmek bile bana şereftir gülüşün için...

Sana yürüyorum ardımdan adımlarımı topla...


Birikinti - Siyah beyaz öyküler "sana yürüyorum.."

alıntı
 
Şşşt !
Kesin sesinizi sevgiyle atan kalpler !

Kalbi/Olan var, olmayan var...
 

Penceremin önünden geçmesen olmaz mı ?
Arasına hüzün sürülmüş keyifler tattırmasan
 
Geri
Üst