The Punisher
Kayıtlı Üye
- Forum Yaşı
- 11 Yıl
- Mesajlar
- 578
- Tepkime puanı
- 220
seni seviyorum... yazmıştır mesajında daha 15 gün önce. bir de üç nokta koymuştur sonuna, lise edebiyat derslerinde öğrendiklerimizi hatırlatır gibi, üç nokta devamlılık ifadesidir, hani hiç bitmeyecek sevgisi sanırsınız.
oysa sizi kırmamak için yapıyordur o sırada, sevgisi çoktan bitmiştir de, saygısı devam etmektedir kendince.
sonra nasıl etsem de söylesem der kendi kendine, bir anda duvarlar örmeye başlar etrafına. sizin yüzünüze gülüyordur da sahteden, cümlelere dökemiyordur hislerini.
aman da sevgilim bana naz yapıyor diye düşünürsünüz siz saf saf. hani onu çok seviyor, ona çok değer veriyorsunuz ya, hani siz çok anlayışlısınız ya.
gerçekleri duyduğunuzda inanmak istemezsiniz önce, arkadaşlarıyla beraber hazırladığı büyük bir şaka diye düşünürsünüz. kalp anlamıştır yavaştan olan biteni ama, beyin kabul etmek istemez. benim gibi bir insanı nasıl terk etmek ister?
çok güçlüdür o anda terk eden. onun siz olmadan yapabileceğini anlamışsınızdır, siz onsuz yapamayacağınızı düşünürken. soğukkanlı katil gibidir o sırada karşınızdaki, tüm o şirinlikleri yapan kişi gitmiş, yerine profesyonel terk ediş konuşmacısı gelmiştir. bir anda çıkıverir tüm sebepleri ortaya, onlar size havadan sudan sebepler gelirken. başka biri var diye düşünürsünüz, ama yoktur işte, kabul et gerçeği artık dersiniz. olan olmuştur.
baş ağrısı olur başta, biraz da mide bulanması. anlam vermek zorlaşır tüm olanlara. yaşadığınız herşey geçer gözünüzün önünden. boşver lan, o kaybetmiş der arkadaşlarınız. sizin sorumluluğunuz yoktur aslında, kararı alan odur, uygulayan da. kendinizde bir suç bulamazsınız. giden kaybedermiş dersiniz. başını taşlara vuracak ilerde.
sonra birkaç gün geçer. hayat devam etmektedir. tekrar başa dönersiniz...
böyle birşeydir terkedilmek. terketmekten farklı değildir aslında.
ikisinde de konusu kalmayan karşılıklar kalmıştır elinizde,
yavaş yavaş biriktirdiğiniz.
hayat işte...
oysa sizi kırmamak için yapıyordur o sırada, sevgisi çoktan bitmiştir de, saygısı devam etmektedir kendince.
sonra nasıl etsem de söylesem der kendi kendine, bir anda duvarlar örmeye başlar etrafına. sizin yüzünüze gülüyordur da sahteden, cümlelere dökemiyordur hislerini.
aman da sevgilim bana naz yapıyor diye düşünürsünüz siz saf saf. hani onu çok seviyor, ona çok değer veriyorsunuz ya, hani siz çok anlayışlısınız ya.
gerçekleri duyduğunuzda inanmak istemezsiniz önce, arkadaşlarıyla beraber hazırladığı büyük bir şaka diye düşünürsünüz. kalp anlamıştır yavaştan olan biteni ama, beyin kabul etmek istemez. benim gibi bir insanı nasıl terk etmek ister?
çok güçlüdür o anda terk eden. onun siz olmadan yapabileceğini anlamışsınızdır, siz onsuz yapamayacağınızı düşünürken. soğukkanlı katil gibidir o sırada karşınızdaki, tüm o şirinlikleri yapan kişi gitmiş, yerine profesyonel terk ediş konuşmacısı gelmiştir. bir anda çıkıverir tüm sebepleri ortaya, onlar size havadan sudan sebepler gelirken. başka biri var diye düşünürsünüz, ama yoktur işte, kabul et gerçeği artık dersiniz. olan olmuştur.
baş ağrısı olur başta, biraz da mide bulanması. anlam vermek zorlaşır tüm olanlara. yaşadığınız herşey geçer gözünüzün önünden. boşver lan, o kaybetmiş der arkadaşlarınız. sizin sorumluluğunuz yoktur aslında, kararı alan odur, uygulayan da. kendinizde bir suç bulamazsınız. giden kaybedermiş dersiniz. başını taşlara vuracak ilerde.
sonra birkaç gün geçer. hayat devam etmektedir. tekrar başa dönersiniz...
böyle birşeydir terkedilmek. terketmekten farklı değildir aslında.
ikisinde de konusu kalmayan karşılıklar kalmıştır elinizde,
yavaş yavaş biriktirdiğiniz.
hayat işte...