• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Tevhit (Akrostiş Şiir)

tersinim

Kayıtlı Üye
Forum Yaşı
15 Yıl 9 Ay
Mesajlar
17
Tepkime puanı
0


Lisan-ı ilâhiyle, seslendi Cenab-ı Hak,
Adını tehlil ile, anarken Hakk-ı Mutlak.

İmanın çatkısıdır, nur içre nur-u kelâm,
Lâfız-ı sultandır o, onda felâh, onda selâm.
Asumanlar almaz ama, mümin kalbe sığar nuru,
Haktan gelen o sürûru, inananlar duyar ancak.
Ey İlâhi; bilirim ki, Sen’den başka yoktur ilâh,
İmanın kapısıdır, Lâ İlâhe İllallâh.
Lâ yemutsun ey Kerim, er Rahîmsin ey Rahman,
Lâ mekansın ey Celîl, el Cebbâr-u vel Gufran,
Aşkın ile yandı gönlüm, izin ver tutunayım,
Lütf-u ilâhine erenlerin dâmânına,
Lisan-ı tespih ile, yorulsun dudaklarım,
Adın için öleyim, izin ver katılayım.
Hak yolunda can veren, şehitler kervanına.

Mahşerde aydınlığım, gölgesine sığındığım,
Ufkumda doğan güneş, Sen’inle ısındığım.
Hatem-ül enbiyasın, nebiler sultanısın.
Alemlere inen rahmet, Resul-ü kibriyasın.
Muhammedül eminsin, habib-i nebi Allah
Medet ya Muhammed, medet ya Resulallah,
Enbiya-i nur-u Sultan, şanı büyük yüce resul,
Defterim günah dolu, olamadım iyi bir kul.
Ümidimdir şefaatin, yoksa halim yaman benim,
Ne olur esirgeme, kurtulsun nârdan tenim.

Rahmetini esirgeme Ya Zül Celâl-i Vel İkram,
Esma-i Hüsna’n aşkına, alma bizden intikam.
Sığındık Tevvâb-ü Rahim-i Rahmanına,
Umarız mağfiretini, biz günahkâr kullarına.
Lisan-ı hüsnü kalple söyledim ben bu nâzımı,
Arz ettim içtenlikle hâl-i pür melâlımı,
Lafz-ı Nuru nakşettim şu nâciz mısralara,
Lisan-ı tevhit ile iman etti şiirim,
Arzımı kabul eyle, mağfirete kıl vesile,
Hidayet nasip eyle; Ya, lâ Nazîr-i el Kerim.

Hüdai ÇAKMAK

Not. Şiir akrostiş tarzındadır. İlk harfleri yukardan aşağı okunduğunda LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULALLAH çıkmaktadır.


Sözlük:
Asuman: Gök, sema
Celîl: Büyük ulu
Cenab-ı Hak: Allah
Çatkı: İskelet, dayanak , öz
Dâmân:
Etek
El Cebbâr: Kuvvet ve kudret sahibi, Allah
El Cebbar-u vel gufran: Kuvvet ve kudret sahibi olduğu halde yargılayıp affeden yüce Allah.
Er Rahîm: Koruyan, esirgeyen, merhametli
Er Rahman:Bütün canlılara merhamet eden, esirgeyen
Enbiya-i nur-u Sultan: Peygamberlerin nurlu sultanı
Esma-i Hüsna: Allah’ın 99 ismi
Felâh
: Kurtuluş
Gufran: Yargılayıp affeden
Habib-i nebi Allah: Allah’ın sevgili peygamberi
Hakk-ı Mutlak: Hak olduğundan şüphe edilmeyen
Hal-i pür melâl: Acınacak durum
Hatem-ül Enbiya: Peygamberlerin sonuncusu
Hidayet: Hak yoluna, doğru yola kılavuzlanma
Kerim: Cömert, eli açık, ulu, büyük
Lafız-ı Sultan: Sözlerin sultanı
Lafz-ı nur: Nurlu söz, kelime-i Tevhit
Lâ mekan: Mekansız, yersiz, yere ihtiyacı olmayan
Lâ Nazîr. Eşi benzeri olmayan
Lâ Nazîr-i el Kerim: Eşi benzeri olmayan; cömert, ulu Allah.
Lâ Yemut: Ölmez, bitmez, kaybolmaz
Lisan-ı İlâhi: İlahi lisan, vahiy
Lisan-ı hüsnü kalp:
İçtenlikle, riya karışmadan doğaçlamayla akıp gelen sözler, esin, ilham
Lisan-ı tespih: Zikir
Lisan-ı tevhit: Kelime-i tevhit, La İlahe İllallah sözü ve manası
Lütf-u İlahi: İlahi lütuf, ihsan
Mağfiret:
Allah’ın kullarını bağışlaması, affetmesi
Muhammedül Emin: Emin, doğru sözlü, güvenilir Muhammed (Peygamberimizin lâkabı)
Nâciz: Değersiz, kıymetsiz
Nâr: Ateş, Cehennem
Nâzım: Şiir
Nur içre nur-u kelâm: Nur içindeki nurlu söz, kelime-i Tevhit
Resul-ü Kibriya: Resullerin en büyüğü,
Selâm: Selâmet
Sürûr: Sevinç, mutluluk
Şefaat: Günahların affı için yapılan aracılık
Tevhit: (Allah’ın)Tek’lik, bir’lik
Tevvâb: Kullarının tövbelerini kabul eden, Allah,
Zül Celal-i Vel İkram:Ulu; güç kuvvet sahibi; ikram eden, veren Allah
 
Geri
Üst