Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Avrupalı Yahudileri Nazi baskısından kurtarmak gibi bir amaçları olmadığını
Filistin’e yalnızca “kalifiye” Yahudileri götürmek istediklerini açıkça söylüyordu.
Önceki sayfalarda Naziler'in antisemit uygulamalarının Siyonistler tarafından büyük bir sempatiyle karşılandığına değindik. Bunun mantığı ise basitti: Avrupa'daki yaşamları ne kadar baskı ve sıkıntı altında geçerse
Yahudiler Filistin'e göçe o kadar kolay ikna olacaklardı. Savaş sonrasında Siyonistler antisemitizmi başka türlü kullandılar ve Yahudi halkının bu büyük tehlikeden güvenlikte olmasının tek yolunun kendine ait bir devlet sahibi olması gerektiğini dünya kamuoyuna empoze ettiler. Zaten daha sonraki dönemde de İsrail devleti
bir tür "mazlumlar ülkesi" olarak tanıtıldı; antisemitizmin korkunç kıskacından kaçan zavallı Yahudiler için bir sığınak olarak gösterildi. Oysa İsrail'in mazlum Yahudiler için bir sığınak olarak tanıtılması
samimiyetsiz bir propagandadan başka bir şey değildi. Böyle söylememizin nedeni
Siyonizmin seçicilik politikasıdır.
Seçicilik özetle şuydu: Siyonistler belki tüm Avrupa Yahudilerine etki edecek bir antisemitizmi körüklüyorlardı ama bu Yahudilerin yalnızca bir kısmını Filistin'e götürmeyi düşünüyorlardı. Filistin'de gereksiz "kalabalık" oluşmasını istemiyorlardı. Götürmek istedikleri Yahudiler
orada işe yarayacak Yahudilerdi. Yani zengin
eğitimli
genç ve ideolojik yönden bilinçli Yahudiler. Buna karşın alt kültür gruplarına bağlı
eğitimsiz ve özellikle de yaşlı Yahudilerin Filistin'e göç etmesini hiç mi hiç istemiyorlardı. WZO tarafından "no Nalevki" (Nalevki'ye Hayır) olarak bilinen bir prensip uygulanıyordu. Nalevki
Varşova'daki büyük Yahudi gettosuydu ve büyük ölçüde eğitimsiz
bakımsız
yaşlı ve güçsüz Polonya Yahudilerinden oluşuyordu. WZO liderleri Filistin'de yeni bir Nalevki yaratmak istemediklerini söylüyorlardı. Peki Nalevki'nin Yahudileri ya da onlara benzeyen diğer "vasıfsız" Yahudiler ne olacaktı? Siyonistlerin desteği ile kendilerine baskı uygulayan Naziler'in elinde daha çok ezilecek
daha çok acı çekeceklerdi elbette. Siyonistler kendi soydaşlarının bir kısmını göç ettirebilmek için diğerlerinin baskı ve taciz altında yaşatabiliyorlardı kolaylıkla. Brenner Zionism in the Age of Dictators'da şöyle diyor:
Siyonistlerin Yahudi kitlelerden yüz çevirmelerinin nedeni
'No Nalevki' politikasıydı. Bu kitleler
Filistin'de gerekli olan yetenek ve kaynaklara sahip değildiler ve dolayısıyla Siyonizm hiçbir şekilde onlarla uğraşamazdı. Göçmenler Siyon'un ihtiyaçlarına göre çok katı bir kritere göre seçilecekti. WZO
bununla kalmayarak
Filistin'deki işsiz Yahudilerin de geriye göç ettirilmesine karar verdi... Naziler'in Mart 1933'teki zaferinin ardından Yahudilere karşı sokak terörü patlak vermiş ve bunun sonucunda da Yahudiler Berlin'deki Filistin'e göç merkezi önünde uzun kuyruklar oluşturmuşlardı. Ama Siyonistlerin Filistin'i bir mülteci sığınağı haline getirmeye niyetleri yoktu. Göç
yalnızca Siyonizmin ihtiyaçlarına göre düzenlenecekti. Yalnızca genç
sağlıklı
kaliteli ve bilinçli Yahudiler isteniyordu. Siyonist gençlik örgütü HaChalutz
Filistin'e kontrolsüz bir Yahudi göçüne izin vermenin 'Siyonist bir suç' olacağını açıklamıştı.(1)
WZO'nun lideri Chaim Weizmann
seçicilik politikasının önde gelen mimarıydı. 1934 yılında bu konuda bir rapor hazırlamış ve göçmenleri seçmek için gerekli standartları belirlemişti. Buna göre
30 yaşını aşmış
maddi varlığı olmayan ve herhangi bir kalifiye özellik taşımayan Yahudiler Filistin'e alınmayacaktı. Alman Yahudilerinin çoğu da bu tanıma göre Filistin için uygun değildiler. Ya çok yaşlıydılar
ya ülkenin gerektirdiği mesleki özelliklere sahip değildiler
İbranice bilmiyorlardı ve ideolojik olarak da bilinçlendirilmiş değildiler. Bu nedenle de Naziler'in baskı politikası boyunca ancak çok az sayıdaki "seçilmiş" Yahudi Filistin'e götürüldü. Weizmann
1937 yılındaki Siyonist Kongre'de şöyle diyordu:
Avrupa'daki 6 milyon Yahudinin umutları göçte. Bana sordular: '6 milyon Yahudiyi Filistin'e götürebilir miyiz' diye. Cevabım: 'Hayır' oldu. Filistin'e götürmek için kurtarmak istediklerim genç insanlar. Yaşlılar gelip geçicidir. Yazgılarına katlanacaklar ya da katlanamayacaklar. Hayatta kalacak olan sadece genç dallardır. Bunu böyle kabullenmek zorundalar.(2)
Bu bakış açısı hiç değişmedi. Siyonist liderler tarafından
sözde Avrupa Yahudilerinin durumunu incelemek üzere kurulan "Yahudi Kurtarma Komitesi"nin Başkanı olan Yitzhak Gruenbaum 1943 yılında yaptığı bir konuşmada
şöyle diyecekti: "Bize iki değişik planla gelseler ve deseler ki
göçmen kağıdı alabilmek için başvuran Alman Yahudilerinin üçte ikisini gerekli vasıflara sahip olmadıkları için geri çevirdi... Siyonist
Davar gazetesinin editör
Berel Katznelson
bu Yahudilerin geri çevrilmesinin nedenlerini ise şöyle sıralıyordu: "Alman Yahudileri Filistin'de çocuk doğuramayacak kadar yaşlıydılar
Siyonist bir sömürge oluşturmaya yetecek kadar mesleki bilgileri yoktu
İbranice bilmiyorlardı ve Siyonist değillerdi."
Kısacası Filistin kapıları Siyonistlerin beğenmedikleri Alman Yahudilerine kapalıydı. Onlar da her geçen gün daha da artan Nazi baskısı karşısında başka ülkelere göç etmek istediler. Amerika'ya ya da İngiltere'ye göç ederek antisemitizm belasından kurtulabileceklerini düşünmüşlerdi. Oysa yanılıyorlardı. Siyonistler
yalnızca Filistin'in değil
Amerika'nın
İngiltere'nin ya da başka herhangi güvenli bir ülkenin de kapılarını kapatmışlardı çünkü. Bu
tarihte liderlerinin bir halka yaptığı en büyük ihanetlerden biriydi.
Yahudilerin Kaçışının Siyonistlerce Engellenişi
Lenni Brenner Zionism in the Age of Dictators'da şöyle diyor: "Alman Yahudilerinin önemli bir bölümünü Filistin'e istemediklerine göre
Siyonistlerin bu kardeşleri için başka güvenli sığınaklar buldukları sanılabilir. Ama hiç te öyle olmamıştır." (4) Gerçekten de Siyonistler Alman Yahudilerinin Nazi baskısından kurtulması için hiçbir şey yapmamışlardır. Yahudi soykırımının iyice açığa çıktığı dönemlerde bile Siyonistlerin tavrında hiçbir değişiklik olmamıştır.
Ünlü Yahudi yazar Elie Wiesel de
David Wyman'ın L'Abandon des Juifs (Yahudilerin Terkedilişi) isimli kitabı için yazdığı önsözde
Siyonist liderlerin Yahudi halkı kurtarmamasından dolayı
"galeyana gelenler"dendir: "Yahudiler terkedilmişti... Üzücü ve insanı galeyana getirecek başka bir sonuç daha vardı: Büyük Yahudi organizasyonları
Yahudi cemaatinin önemli şahsiyetleri bir kurtarma cephesi kurmayı istememişlerdi."
David S. Wyman da
Elie Wiesel'in görüşlerini kitabının ilerleyen sayfalarında tasdik eder: "Amerikan Yahudi cemaatlerinin hiçbiri Avrupa'daki Yahudileri kurtarmak için bir operasyondan bahsetmediler. Hiçbiri
Yahudilerin kurtarılması yolunda yapılan tüm propagandaların
Filistin'de Yahudi Devleti kurulması yolunda bir propagandaya dönüştürülmesini istedi..."
1938 yılında WZO'nun Weizmann'dan sonraki ikinci adamı (ve sonradan İsrail'in ilk başbakanı olacak olan) David Ben Gurion
İngiltere'deki "Sosyalist İşçiler Toplantısı"nda yaptığı konuşmada
Siyonist mantığı şöyle açıklar: "Bilsem ki
Almanya'daki bütün Yahudi çocuklarını kurtarmak için
ya hepsi İngiltere'ye nakledilecek
ya da yarısı İsrail'e götürülecek; ben ikinci şıkkı seçerim." (5)
Aslında işin en ilginç yanı Siyonistlerin Yahudileri kurtarmak için bir şey yapmamış olmaları değildir. Bunun belli bir açıklaması olabilir çünkü; tüm Yahudi enerjisini Filistin'de yoğunlaştırmak istedikleri söylenebilir. Asıl ilginç olan şey
Siyonistlerin Yahudilerin Almanya'dan Filistin harici üçüncü ülkelere göç etmelerini engellemiş olmalarıdır.
1943 yılında
Alman Yahudilerinin kurtuluşunu engellemek için ünlü bir Siyonist ortaya atılır: Haham Stephen Wise. Siyonizmin Amerika'daki baş sözcüsü olan Wise
Birleşik Devletler Kongresinde
"Avrupa'da ölümle karşı karşıya kalan Yahudileri kurtarma tasarısı"nın aleyhinde bir konuşma yapar. Yine aynı Haham Stephen Wise
1938 yılında
Amerikan Yahudi Kongresi'nin (AJC) lideri olarak yazdığı bir mektupta
Yahudi halka Amerika'ya göç hakkı tanınmamasını savunur. Wise
"Yahudilere Amerika'da sığınma hakkı tanıyacak" herhangi bir yasa değişikliğine karşı olduğunu şöyle ifade eder: "Birkaç hafta önce gelen tüm Yahudi örgütlerinin liderlerinin katıldığı toplantıda alınan karara göre
hiçbir Yahudi örgütü
şu aşamada
göçmen yasalarını herhangi bir şekilde değiştirecek bir tasarıya destek vermeyecektir."
Aynı Amerika gibi İngiltere'nin kapıları da yine Siyonistler tarafından Alman Yahudilerine kapanır:
Zor durumda olan Yahudilere
Britanya topraklarında sığınma hakkı sağlanması için
İngiliz Parlamentosu'nun 227 üyesi kendi hükümetlerine bir çağrıda bulundular. Ne var ki
Yahudi olmayanların
Yahudileri kurtarmak isteği ile yaptığı bu teklif
Siyonist liderlerin hışmına uğradı: 27 Haziran 1943 yılında
İngiliz Parlamentosu'ndaki yüzü aşkın Hıristiyan parlamenter
Yahudileri kurtarmak için neler yapabileceklerini tartışırken
bir Siyonist sözcü kalkıp bu önergeye esasta karşı olduklarını
çünkü önergenin Filistin'in sömürgeleştirilebilmesi için
gereken hazırlıkları içermediğini söyleyebilmişti.(6)
Aslında Siyonistlerin Yahudilerin Naziler'den kaçışını engellemelerinin basit bir mantığı vardır. Eğer Amerika ya da İngiltere kapıları Yahudilere açılsa
Siyonistlerin istemedikleri vasıfsız Alman Yahudileri yanında
Filistin'e göç ettirmeye çalıştıkları vasıflı Yahudiler de büyük olasılıkla bu ülkelere yöneleceklerdir. Bu nedenle hedef kitleyi Filistin'e götürebilmek için
diğer Alman Yahudilerini Nazi baskısı altında yaşamaya mahkum ederler.
Ve kuşkusuz bu hareket kendi halklarına karşı işledikleri bir ihanettir. Bunu görenlerden birisi
Slovakyalı Haham Dov Michael Weissmandel
bu konuda önemli yorumlar yapmıştır. Weissmandel
savaş dönemi boyunca Yahudilerin Nazi baskısından kurtarılması için çabalar ama çabaları Siyonistler tarafından baltalanır. Bunun üzerine
1944 yılının Temmuzunda Siyonist liderlere yazdığı mektupta şöyle isyan eder:
Neden şu ana kadar hiçbir şey yapmadınız? Bu korkunç ihmalin sorumlusu kim? Siz değil misiniz? Yahudi kardeşlerimiz! Sizler olanları böylesine soğukkanlı bir suskunlukla seyredebildiğinize göre
insan değilsiniz ve sizler de katilsiniz
çünkü Yahudi insanlarının yok edilmesini şu an
şu saat durdurabilecek
ya da geciktirebilecek iken kollarınızı bağlamış oturuyor ve hiçbirşey yapmıyorsunuz. Sizler kardeşlerimiz
Weissmandel'in sezgileri güçlüydü. Gerçekten de Siyonistler "paralarını katillere saklıyor"
yani önceki sayfalarda incelediğimiz gibi Naziler'e büyük finansal destekler veriyorlardı. Bir Yahudi devleti kurabilmek için Yahudi düşmanlarıyla işbirliği yapmanın
onların Yahudiler üzerinde uyguladıkları baskıları desteklemenin gerektiğine inanıyorlardı. Kendi soydaşlarına baskı yapsınlar diye Naziler'e kolaylıkla para verebiliyorlardı. Bu baskı
savaş yıllarında ise korkunç bir soykırıma dönüşecek