• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

Can Sızım

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Realist
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
''Canı yanan sabretsin. Canı yakan, canının yanacağı günü beklesin''

Hz. Muhammed (SAV)
 
Bazen düşünüyorum, ''Acaba beni ona hatırlatan bir şey varmıdır'' diye...​
 
Sonra;
Ne oluyor BİLİYOR' musun?
GEÇİYOR......
Bir ZAMAN' lar;
Uğruna DÜNYA' yı karşına alabileceğin İNSAN,
YABANCI' laşıyor sana..
Adım adım UZAK' laşıyorsun..
KÖR kalsa;
YATALAK olsa,
BACAK' larını kaybetse vazgeçmeyeceğin İNSAN'ın,
Buna hiç değmediğini fark ediyorsun..
Bir an geliyor bir şeyler KIRILIYOR içinde;
Bir şeyler dökülüyor..
Ölmeye gidiyoruz diyerek ellerini tutsa,
TEREDDÜTSÜZ gideceğin İNSAN'ı hayretle izliyorsun..
İzledikçe de,
O bir zamanlar GÖZ' ünde büyüttüğün
Aslında nasıl da KÜÇÜCÜK olduğunu gördükçe ÜZÜLÜYORSUN..
Usul usul AĞLIYORSUN bir yerlerde,
Gidişine değil hak etmeyişine..
Bir an geliyor, dayanamıyorsun,
Sonra ne oluyor BİLİYOR' musun?
İP kopuyor en SAĞLAM yerinden..
En güvendiğin İNSAN'ın bıçak izi kalıyor sırtında..
KELİME' lerle anlatılamayacak kadar sarsılıyor hayallerin,
GRİ' leşiyorsun..
Anlıyorsun..
Korkuyorsun..
Öyle çok YORMUŞ oluyor ki seni,
Ve öyle eksiltmiş,
MASUMİYET' ine ateş edilmiş gibi hissediyorsun..
Kimse O' nu senin kadar sevemez..
Vazgeçerken,
En çok buna ÜZÜLÜYORSUN.........
Sonra, sadece uzaktan İZLİYORSUN....
Senin sevdiğin gibi SEVİLMEDİĞİNİ,
Senin İLGİ' lendiğin gibi İLGİLENİLMEDİĞİNİ,
Senin verdiğin DEĞER gibi DEĞER VERİLMEDİĞİNİ,
Gördükçee...
GEÇİYOR...........
Sen deki GEÇMİYORSA,
Demek ki İZLEMEYİ bilmiyorsun ..!!​
 
Bir garip "BOSLUK"icimde...suskunluklarimi biriktirdim sessizce...ve artiK"MUTLULUK"kokan"
GULUSLERIM"yok yuzumde...bir"YORGUNLUK"
taaa icimde...vazgecmisliklerim var vazgecemesem de
...kaderden bir"BEKLEYIS"olmayacagini bile bile..ama yinede"UMITLENIYOR"insan iste...anlamiyor ki
"YUREK"...soz gecmiyor ne "KALBE"ne "KADER"E.....
 
Bazen bir kelimeyi telaffuz etmek, dünyanın yükünü taşımak kadar zor gelir insana.
Bir kırık camın parçaları dökülür yüreğine. Susarsın...
Bardaktan boşalan yağmur olup, üstüne gelir hüzün.
Ağlamak kesmez içini, seni avutacak her şeyden mahrum kalırsın.
Üstelik; hatır soranı kalmamış bir ihtiyarın, bayram sabahları, perdesi erkenden açılmış,
pencerelerde bir görünüp bir kaybolan komşularına çevirdiği bakışları kadar yalnızsın.
Ne eski fotoğraflardan kalan bir hatıra, ne de çocukluk yıllarının gülümseyen yüzü.
Yanında hiç kimseyi bulamazsın.Bildiğin her yer uzak, tanıdığın herkes yabancı.Yine de ağlarsın...
 
Şimdi seni nasıl özlediğimi yazmaya kalksam kelimelere efendilik eden ben alfabeden harf dilenmeye başlarım. Anla işte çözmeye kalkma akıl sır erdirememektir ....

SENİ ÖZLEMEK...​
 
Sus Gönül
Sabrın son demine kadar sus
Rabbin için sus
İmtihanın için sus
Biliyorum yaşamaktan değil..!!
Yaşayamamaktan yoruldun...
 
Bu Hayatta Şunu Öğrendim; Ne Olursa Olsun Oluruna Bırakacaksın... Fazla Düşünmek, Fazla Sevmek, Fazla Önemsemek Her Zaman Seni ..Yaralar, Yıpratır... Ne Kadar Az Düşünüp, Umursamaz Davranırsan O Kadar Güçlüsün... Ve Duygularını Ne Kadar Az Belli Edersen O Kadar Değerlisin...
 
Çiçek çoktur ama gül başka, insan çoktur ama dost başka...
 
Bazen insan..
sadece birini sevmeyi seviyor
beklemeyi seviyor özlemeyi seviyor hayallerini seviyor imkansiz oldugunu bildi halde seviyor hic bilmedigi kokusunu seviyor sesini seviyor gülüşünü seviyor sahibi olmasada Onu kiskanmayi Seviyor...
nedensiz Seviyor işte ...
 
Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum; nasıl olsa onlar zamanı gelince yaptıklarıyla kendilerini tanıtıyorlar...​
 
Hayat çok sakarsın, bütün hüzünleri yüreğime dökmüşsün...​
 
NEDEN GELMEDİN...?

Beni yedi parçalı beyaz bir örtüye sardılar
Sevenlerim gözyaşları dökerken
Ağıt ve feryatlarla bağrımı yaktılar
Sonra beni tahta bir kutuya koydular
Durun yapmayın dostlar demek istiyordum
O sırada Beni dört dostun omzuna aldılar


Tabutumun çivileri paslı, tahtaları sararmıştı
Belliydi ki benden önce de çok ölü taşımıştı
Feryatlar ruhumu acıtıp bağrımı yakarken
Matemli günümde bile gözlerim sonkes seni aramıştı
Arayıp ta bulamamıştı
Gözlerim ruhen bana, sana ve muradımıza ağlamıştı
Oysaki gözlerim toprakta akmadan önce
Son bakışlarını Sana delice bakmak için saklamıştı

Derken dost omuzlarıyla naaşım kabristana vardı
Yeni kazılmış derin bir mezar vardı
O, derin çukurun etrafında
Çamurlu iki kürek, bir de kazma vardı
Ağlamak istedim, haykırmak istedim
Bu mezar hem çok derin ve dardı
Ne çok sevenim vardı ne çok ağlıyorlardı
Gözlerim mezara girmeden önce
Yine feryatlar arasında
Yine son bir umutla seni arardı

Beni mezara koydular,
Artık toprak altındaydım
Artık dünyaya dahil her şeyden
Çok, ama çok uzaktaydım
Annem, babam ve hatta senden bile


Ah be vicdansız, ah be vicdansız!
Neden gelmedin?
Neden beni sonkez görmedin?
Neden sende benim için
Bu isyankârın ölüsüne yaş dökmedin
Sonkez bu isyankârın
Ölü ve soğuk anlından neden öpmedin

Eğer birgün gelirsen
Mezarımı ziyaret et, bir demet gül ile
Belki kalkıp boynuna sarılmam
Belki dizlerine baş koyup ağlamam
Belki gözlerim seni göremeyecek
Belki kokunu alamayacağım
Ellerimle, ellerine dokunmayacağım
Amma sen yine de susma
Yanımda otur, şiirlerini oku türküler söyle
Çünkü kulaklarım ebediyen sesini unutmayacak
Ölmüş olsam bile...
 
Belkide adam gibi sevenlerin aldığı bir ödüldür, yalnızlık...
 
Sustum...Düşündüm...Durgunlaştım...En çok 'Hüzün' dü adım...
Ama; Elhamdülillah hiç yalnız kalmadım...
Yöneldim sesimi İşiten'e ve bir Ayet düştü dilime...
''Ben kederimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ederim''...
 
Geri
Üst