• Web sitemizin içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için Web sitemize kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Web sitemize üye olmak tamamen ücretsizdir.

hi ¿ ·

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Smyrna
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi


Bugünlerde fareli köyün kavalcısı olsam mutsuz insanları uçurumdan aşağı atsam diye düşünmeye başladım. Bunu düşündüren en büyük şey sanırım hayatın ritmini artık yakalayamıyor oluşum ya da rutinleşen dünyada artık kulaklarım müziğin tadını alamıyor olmasından. Bazen insanlar omuzlarının üstünde taşıdıkları sorumlulukların gölgesinde etten bir esaret duvarı örerler. Ve kendilerini içte içe sınırlayan bu duvar ayrılıklar, hüzünler ve de ölümler sayesinde saydamlaşır. Ama bu sınırlar insanlar da hiçbir zaman bırakamadıkları bir bağımlılık halinde kalakalırmış.
*
Bu esareti fark etmem çok uzun zaman önce olmadı. Yağmur isimli yakın bir akrabamızın şirin bir kuşu vardı ve şuan biz bakıyoruz. Bir gün bu kuşun esareti beni rahatsız etmişti. Ve o pek zaman önce unuttuğu özgürlükle tanıştırma istemem gerçekleştirmek için odanın içindeki kafesini açmamla birlikte çıkışın yerini yavaş yavaş bulan o küçük adımlarla dışarı çıktı. Ve sonrasında ilk uçuş denemesi koltuğun kenarına düşmesiyle sonuçlandı. Ve ondan sonra o kuş için özgürlüğün kafasının içindeki sınırlardan ibaret olduğunu doğal yaşamın ölümden başka bir şey olmadığını fark ettim.
*
Aslında hepimiz sorumluluklarımızın gölgesinde pek çok insan gibi yaşadığımız ama farklı olduğumuzu düşündüğümüz bir hayata sahibiz. Sadece kıyafetlerimizin, yemeklerimizin, arabalarımızın, evlerimizin ve çoğaltılabilecek pek çok şeyin fiyatı farklı. Ama başlangıçlarımız hep aynı seçmediğimiz bir ailede tanıştık hayatımızın en değerli insanlarıyla, sonra emekledik yorulduk ama düşsek de yürüdük hepimiz. Özgün olduğunu düşündüğümüz hayatlar işte böyle başlar. Mutluluğun miktarı değişse de her başlangıç en büyük mutluluktur. Ve hayat senfonisinin sol anahtarı BEBEK' ten başka bir şey değildir.



altinti :

 


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
SENİNLE GELEN MUTLULUK SENFONİSİ

11. Ayımız bugün ve hala içimdeki ümitler taptaze..
Aklımı başımdan alıp götürse de o gülüşün,
Yalnızca beynimde kazınan tek şey var;
Ilk ve son aşkım olup, bir sigara misali tozlar içinde olan küllüğüme sönüşün..
Mavi derinliklerinde zavallı bir adamım ben,
Ilıman bir şehirde yalnızca sana yanıp sönen,
Zehiri olsa da sana tapan, senin sevda kazanında büyülenen..


Kara geceler içinde uzunca yükselen duman ve eşliğinde çalan müzik,
Uğultunun ardından beliren iki göz ve sessizlik;
Tepme diyordu, TEPME
Lakin unuttuğu bir şey vardı ki;
Uzakta olsa da o mavi derinlik o içindeki zindanda zaten kollarında kelepçe.


Olmaz zaten, olmaz yani o hep benim diyordu adam.
Laleli, güllü, papatyalı büsbüyük bir düğün yapacaktı güya.
Söz vermişti kendine bir erkek birde kız çocuğu olacaktı ondan,
Uzayıp geçiyordu günler ve mutlu son vardı sanki
Nafile zorluklar deyip almıştı kadını adam.


Mutluluk senfonisi çalmaya başlamıştı o gözlere yazılmış şarkıyı,
Aydınlığa dönüşüyordu karanlık, adam engelleri aşmıştı.
Ve uğultunun ardından gelen iki göz ve sessizlik yine belirdi,
İyi hayraydı sanki bu sefer gelişi;
Şevkini kırmadan sev diyordu, ömrün boyunca SEV.
İzninde söz verdi adam o mavi derinliği sevmeye,
Mutlulukla yaşadılar o günden sonra, kolkola hep elele..
 




Bilmedikleriniz var .
 

Mutluluğum


Mutluluğu birazda benden dinleyin,
Gerekirse eğer bir iki lafta siz söyleyin,
Bu benin duyguların sakın değmeyin,
Mutluluk deryasında bir mavidir o.

Uzun uzun yaşamadım çocukluk dediğin,
Bir iki lokmaydı sabah yediğim,
Çalışmaktı her zaman doğru bildiğim,
Mutluluk deryasında bir öksüzdü o.

Tanımadığım kimseye hiç yüz vermedim,
Doğru bilmediğim yola yalnız gitmedim,
Benden zayıf insanları inan ezmedim,
Mutluluk deryasında bir çocuktu o.

Lafları sindirmeden sakın konuşmam,
Haksızlık dedilermi yerimde duramam,
Güksüzün kafasına yumrukta vuramam,
Mutluluk deryasında bir gençti o.

Ufak sorunları kendime dert etmem,
İftira ve yalanı hayatımda sevmem,
Kurnazlara,çakallara borç para vermem,
Mutluluk deryasında çok hasatsı o,

Laiklik dedilermi işte ben varım,
Dinimi ve milletimi içimde duyarım,
Askerlikte vardır,çoktur hatıralarım
Mutluluk deryasında bir mehmetcikti o.

Uzun uzun yolları aştımda geldim,
Hep doğru,hep doğru,hep doğru bildim,
Çalıştım didindim helaldir terim,
Mutluluk deryasında bir ustadır o.

Kaderin bir yazgısı bu yaşa geldim
İnsanları çok sevdim dostluğu bildim,
Mutluluğu yaşayan değerli bir kuldum
İnsanlık deryasında bir insandı o.



ALINTI
 



"Neden mutsuzsun?" dedi. "Mutsuz değil,
beceriksizim" dedim. Sizin gibi, mutlu olduğumu
sanmayı beceremiyorum. Hepsi bu! »
 

Biri eğer gözlerini senden kaçırıyorsa; emin ol ki o
gözlerde sana ait bir şeyler vardır. »

 


Gün gelir bir kelebek konar yüreğine, Hiç bir ağırlık
vermez, acıtmaz,üşütmez,kırıp dökmez Tam tersine
umutlandırır,şevklendirir,sevgiyi,sevmeyi,
Sevilmeyi,dostluğu,kalple
muhabbeti,ilim,irfan,insanlık ,ahlak Kısacası aklın
 

Herkes geçer diyor, geçer mi Olric? Herkes ne bilir
acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi
yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi
yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o
nefeste boğulmaktan sıkıldım. »

 





Zaman saatler içinden yürüdüğünde, Keşkeler bir
ucundan tutar elini... Aşk diğer ucundan tutar, Ve
yüreğin sökülür. Sen sökersin o karışır, O söker sen
karışırsın. Giremezsin düğümlerden içeri Bir
yorgunluk bırakır sende

 
Nalan ~ Farzet ♡·
 
Insanlar sahte yuzlu , sirin sozlu ama bazen bes para etmeyen
 
Can olacagim sana ,canina yoldas olacagim.​
 
Geri
Üst