Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

İsmailiyye Makale Listesi

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

İsmailiyye Makale Listesi



C. ü. İ/ah iyat Fakültesi DergisiXIII/2 - 2009, 267-287Erken Dönem İsmaililiğinde Şeriatın Neshi Sorunu ÜzerineDr. Ali Avcu


ÖzetMuhalif kaynaklar İsmaililer'in İslam şeriatını iptal ettiği iddiasını sıksık dile getirmişlerdir. Ancak konuyla ilgili İsmaili ve İsmaili olmayankaynakların dikkatli bir incelemesi erken dönem İsmaililiği'nde bölgedenbölge-ye farkı uygulamaların olduğunu göstermektedir. 286/899yılında gerçekleşen Fatımi-Karmatl bölünmesinden önceki İlkİsmaililik'te İslam şeriatının nesh edilmediğini görmekteyiz. Bölünmedensonra ise Fatımiier İslam· şeriatma bağlı kalmaya devam etmişlerdir.Ancak Karmatl çevrelerde bölünmeden sonra İslam şeriatının yü-rürlüğüne genel olarak son verilmiştir. Bununla birlikte Karmatl çevreleriçerisinde de İslam şeriatma bağlı kalmaya devam eden bazı gruplarınvarlığına rastlamaktayız. Karmatller'in şeriatı nesh etmelerinintemel dayanağı Mehdi'nin çağı olan yedinci devrin başlamış olduğunudüşünmeleridir. Onlara göre Mehdi Muhammed b. İsmail'in ortadankaybolması ile Hz. Muhammed'in şeriatının hükmü sona ermiş ve şeriatsızlıkdönemi olan yedinci devir başlamıştır. Bahreyn Karmatılerive Nesefı'nin öncülük ettiği Horasan-Maveraünnehir Karmatileri bufikrin savunuculuğunu yapmıştır. Ancak Ebu Hatim'in başını çektiğiKarmatl grup Hz. Muhammed'in şeriatma uymaya devam etmiştir.Dolayısıyla erken dönem İsmailileri arasında İslam şeriatının neshikonusunda ortak bir tavırdan söz edebilmek mümkün değildir.Anahtar Kelimeler: İsmai111ik, Karmatilik, Şeriat, NeshAbstractAnti-Ismaili works frequently argued that the Ismailites abrogated theIslamic Law/Shariat. But a closer examination of Ismailite and nonIsmailiteworks about this subject will indicate that early Ismailitepractice varied from region to region. We noticed that in the earliestIsmailism before the Fatimid-Qarmati schism in 286/899 the Shariatwasn't abrogated. After the schism most Qarmati groups seem tohave cancelled the Shariat, while the Fatimids continued to obey tothe Shariat. However, it may also be said that there were somegroups in Qarmatis which didn't caneel the Shariat, but kept to obeyit. The main reason lying in the abrogation of the Shariat by theQarmatis was their belief that the seventh epoch in which the Mahdiwould appear now inaugurated. According to them, with the disappearanceof Muhammad b. ısmail, as the Qaim and Mahdi, theShariat had come to an end and thus starting the seventh and last

period during which the Shariat would no langer be in force. This ideawas held particularly by the Qrmati groups in Bahrain and Khurasanand Transoxania whose one of the most prominent leader was aiNasafı(ca. 343/954). Nevertheless, same other groups for examplethose were led t;ıy AbO Hatim al-Razi (d. 322/934-35) continued toadhere to the Shariat. Accordingly, it will not be true to claim that allthe Qarmati groups cancelled the Shariat.Key Words: Ismailism, Qarmatism, Islamic Law, Abrogation
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

Giriş ;
İsmaililiğin kökenini hicri II. asrın ortalarına kadar götürmekmümkündür. Günümüzde de varlığını devam ettiren bu mezhebin .Fatımiier önces~ dönemi ile Fatımiier ve Karmatller dönemleri genelolarak erken dönem İsmaililiği olarak ele alınmaktadır. İlk İsmail!kavramı ile ise hareketin Fatımi öncesi gizli davet dönemi kastedilmektedir.1 Biz bu makalemizde hicrl V. yüzyıla kadarki erkendönem İsmailileri'nin şeriatın neshi ile ilgili iddialarını tespit etmeyeçalışacağız.A. İsmaililiğin Gizli Davet Döneminde Şeriatın NeshiMuhalif kaynakların pek çoğu İlk İsmaililik ya da FatımiKarmatiayrımına dikkat etmeksizin İsmaililer'ig şeriatı nesh ettikleriniiddia etmektedir. Bu yazarlardan birisi olan Kadı Abdülcebbar(415/1020) Bahreyn Karmatlleri'nin, Mansur ei-Yemen'in, Ali b.Fadl'ın ve Ebu Yezid el-Harici ayaklanmadan önce Fatımller'in şeriatıinkar ettiklerini belirtmektedir. 2 Hammad! (V./XI. asrın ortaları)ise İsmailller'in dokuz aşamalı davet sistemini anlatırken, müridinbu aşamaları geçerken İslam şeriatını kademe kademe inkarettiğini öne sürmektedir. 3 Bağdadl'ye ( 429/1037) göre iseBatıniyye, ibadetin anlamını bilen kişiden farzların kalkacağını iddiaetmiştir. 4 Benzer iddiaların Abbasiler tarafından 402/1011 yılındaBatıniler, aleyhine düzenlenen beyannarnede de dile getirildiğinigörmekteyiz. Bu beyannameye göre Batıniier bütün şerl yasaklarıihla.l ederek içki içmeyi ve kan dökmeyi helal sayan maddeciDehrilerdir. 5 .1 İlk İsmaililiğin anlamı ve İlk İsmaililik'le ilgili geniş bilgi için bkz. Muzaffer Tan,İsmaililiğin TeşekkOI Süreci, Basılmamış Doktora Tezi, AÜSBE, Ankara, 2005,10-63. 2 Kadı Abdülcebbar b. Ahmed ei-Hemedani (415/1020); Tesbitü Delaili'n-Nübüvve,Thk. Abdülkerim Osman, Beyrut, Trz. II, 107. 3 Muhammed b. Malik el-Yemeni ei-Hammadi (V./XI. asrın ortaları), Batmiliğin veKarmatiliğin İçyOzü, Çev. İ. Hatib Erzen, Ankara, 1948: ss. 40-47. 4 Ebu MansOr Abdulkahir ei-Bağdadi (429/1037), Mezhepler Arasmdaki Farklar, Çev.Ethem Ruhi Fığlalı, TDVY, Ankara, 1991, 229. 5 Mesela bkz. Alaaddin Ata Melik Cüveyni (681/1283), Tarih-i Cihan Güşa, Çev.Mürsel Öztürk, KBY, Ankara, 1988, III, 106-107. Erken Dönem İsmai/7/iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 269Yukarıda örnekler verdiğimiz muhalif kaynaklardan hareketleerken dönem İsmailileri'nin şeriatı nesh ve inkar etmiş olduklarısonucuna rahatlıkla ulaşabiliriz. Ancak biz şeriatın neshi konusundaİsmaili harekete bir bütün olarak yaklaşma~ yerine, farklı bölgelerdekive dönemlerdeki hareketlerin müstakil olarak değerlendirilmesigerektiği kanısındayız. Pek çok muhalif kaynak Fatımi-Karmatiayrımı yapmaksızın herhangi bir lokal İsmaili grupla ilgili iddiayıtüm İsmaill çevrelere teşmil etmiş gözükmektedir. Oysa özellikleKarmatilik söz konusu olduğunda, lokal yapıların önemi son dereceartmiilktadır. Zira 286/899 yılında gerçekleşen Fatımi-Karmati bö-lünmesi sonrası Karmatller merkezi bir önderden yoksun olduklarıiçin bölgeden bölgeye ciddi farklılıklar gösterebilmişlerdir. 6III./IX. asrın ikinci yarısında vefat eden EhO Muhsin'inİsmaililik'le ilgili rivayetlerinin önemli bir kısmı Kitabu'I-Belağ adlıİsmail1 kaynağa dayanmaktadır. EhO Muhsin'in bizzat görerek okuduğunubelirttiği bu eserin içeriğinden gizli davet dönemine ait olduğusonucunu çıkarabiliriz. EhO Muhsin bu eserden yapmış olduğualıntıda İsmail11er'in dokuz aşamalı bir davet sürecini uyguladıkları*nı belirterek bu aşamaların içeriğini detaylı bir şekilde aktarmıştır.O, sadece beşinci davet aşamasından itibaren şeriatın hafife alındı*ğına vurgu yapmaktadır. 7 Ancak eserde İsmaililerce şeriatın neshedildiğine ya da kaldırıldığına dair herhangi açık bir ifade yoktur.Fakat sonraki kaynaklarda, muhtemelen EhO Muhsin rivayetindenhareketle, Kitabu'I-Belağ'ın yazarının son aşamada şeriatı iptal ettiğivurgulanmaktadır. 8Sonraki rivayetlerin EhO Muhsin rivayetine yapılmış bir ilavedenibaret olduğunu, bölünme öncesi İlk İsmaililer'in İslam şeriatınınesh etmediklerini düşünmekteyiz. Nitekim bölünme öncesi yazıldığınıdüşündüğümüz gizli davet dönemine ait kaynaklarda şeriatınzahirinin iptal edilmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 9 Gizli davet dö-nemine ait günümüze ulaşmış İsmaili metinler oldukça sınırlıdır.Onlardan birisi olan ve muhtemelen III./IX. asrın ikinci yarısında,286/899 yılındaki bölünme öncesinde yazılan Kitabu'I-Aiim ve'lGu/**'agöre hadierin ilki kitabın zahirini ve şeriatını ikame etmek6 Karmatller'de lokal yapının önemini görmek için bkz. Ali Avcu, Karmatl/er'in Doğu*şu ve Gelişim Süreci, Yayınlanmamış Doktora Tezi, AÜSBE, Ankara, 2009, 184-282. 7 Ahmed b. Abdilvehhab ei-.Nuveyrl (733/1332), Nihayetü'I-Ereb fi Fününi'I-Edeb,Thk. Muhammed Cabir Abdül'al ei-Hini, Kahire, 1984, XXV, 207. 8 örnek olarak bkz. Muhammed b. Hasan ed-Deyleml (VIII./XIV. asrın başları),Beyanu Mezahibi'I-Batmiyye ve Butlanihi, Kavaidu 'Akaidi Ali Muhammed içinde,Thk. R. Strothmann, Riyad, Trz., 81. 9 KrŞ. Farhad Daftary, A Short History of the Ismailis, Edinburg, 1998, 52.
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

ve bunlarla bildiğin kadar amel etmektir. 10 Yazara göre batın Allah'ındinidir, zahir ise dinin şeriatları ve meselleridir. Din, yanibatın şeriatın nefsi ve ruhudur. Şeriatlar da dinin cismi ve delilidir.Cisim ancak ruh ile kıvama kavuşur. Çünkü ruh onun hayatıdır. 11Satın olmadan zahir fayda vermeyeceği gibi zahir olmadan da batınkişiyi kurtuluşa erdiremez. 12 Görüldüğü gibi eserde "batın" d ininhakikati olarak görülürken, zahir de o hakikate götüren bir gerçekolarak kabul edilmektedir. Eserin yazarı oldukça açık bir şekildeİslam şeriatının zahirini kabul etmektedir.İsmaililik'le ilgili en erken kaynaklardan olan Kummi(300/912) ve Nevbahtl'nin (302/915'1i yıllar) eserlerinde aktarılanbilgiler de bizim bu kanaatimizi doğrular niteliktedir. Her iki yazarda Mübarekiyye fırkasından ayrılan Karamıta'nın İslam şeriatınınneshini savunduğunu öne sürmektedir. 13 Karmatiler'in kendilerindenayrıldığı Mübarekiyye fırkası, muhtemelen gizli davet dönemindekiİlk İsmailller için Kummi ve Nevbahtl'nin kullandığı isimlendirmeyitemsil etmektedir. Her iki yazar da, diğer bazı hususlarınyanında, şeriatın neshi konusunu da Karmatiler'inMübarekiyye'den ayrıldıktan sonraki muhalif görüşleri olarak vermektedir.14Dolayısıyla bu rivayetin mefhum-u muhalifınden,Karmatiler'in kendilerinden ayrıldıkları Mübarekiyye'nin İslam şeriatınınesh etmedikleri, yani Fatımi-Karmatl bölünmesi öncesi İlkİsmailller'in İslam şeriatma uymaya devam ettikleri sonucunu çıkarabiliriz.Yine bu rivayet bize İslam şeriatının neshinin FatımiKarmatibölünmesi sonrası Karmatl çevreler için söz konusu oldu-. ğu nu göstermektedir.·Farklı coğrafyalara gizli davet döneminde gönderilen ilkdallerle ilgili aktarılanlar da İlk İsmailller'in şeriatı nesh etmediklerinigöstermektedir. Gizli davet döneminde Yemen daisi MansOr elYementarafından Kuzey Afrika'ya gönderilen Ebu Abdullah eş*ŞTI'nin şeriata bağlı kaldığını görmekteyiz. Onun Kuzey Afrika'yagiderken· SOcemar'da sabah namazını kıldığı rivayet edilir. Ona katılanlarda namazlarını kılıyor, oruçlarını tutuyor, kötülüklerdenuzak duruyorlardı. 15 Onun meclisinde bulunan İbnü'I-Heysem'in1° Ca'fer b. Mansur el-Yemen (350-360/960-970 civarı), Kitfıbu'I-'Aiim ve'I-Gulfım,Thk. James W. Morris, London, 2001, 12. 11 Ca'fer b. Mansur, Kitabu'I-Aiim ve'I-Gulfım, 17. 12 Ca'fer b. Mansur, Kitfıbu'I-Aiim ve'I-Gulfım, 34-35. 13 Sa'd b. Abdiilah ei-Eş'ari ei-Kummi (300/912)- Hasan b. Musa en-Nevbahti(302/915'1i yıllar), Şii F1rkalar Kitfıbu'I-Makfılfıt ve'I-Flrak-Flraku'ş-Şia, Çev. HasanOnat-5. Hizmetli-5. Kutlu-Ramazan Şimşek, Ankara Okulu Yay., Ankara,2004, 203-204. 14 Kummi-Nevbahti, Şi1 F1rkalar, 201-202. 15 Kadı Nu'man b. Muhammed (363/974), İftitahu'd-Da've, Thk. Vedat ei-Kadi,Beyrut, 1970, 70-76. Erken Dönem İsmai/11iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 271
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

(350/961 civarı) belirttiğine göre EbO Abdullah imanı "ilim ve amel"olarak tanımlamıştır. 16 İbnü'I-Heysem, Ebu Abdullah'ın kardeşiEbu'I-Abbas ile birlikte ikindi namazını kıldıklarını belirtir. 17 EbuAbdullah, 296/908 yılı Ramazan ayında teravih namazının cemaat,-le kılınmasını Hz. Ömer'in başlattığı bir bidat olduğu gerekçesiyleyasaklamıştır. 18 Yine o, Rakkade'yi ele geçirince burada içki içilmesini men etmiştir. 19 Tüm bunlar ortadayken Kuzey Afrika'nın yerelyöneticisi Ziyadetullah'ın, camilerde Ebu Abdullah aleyhinde okuttuğuhutbelerde onun İslam şeriatının dışında bir şeriat geliştirdiğini,f!lz. Muhammed'in sünnetinden başka bir sünnete uyduğunu,gerçek dinini gizlediğini iddia etmesi20 muhaliflerin İsmaililer'e dö-nük iddialarının akli temellerini göstermesi açısından dikkat çekicidir.Onun Ebu Abdullah'ı kötülemek için kullandığı temel argümanEbu Abdullah'ın davetini gizlice yürütüyor olmasıdır. O, gizli sürdü-rülen davetin İslam'dan başka bir şey olduğu şüphesini uyandırmayaçalışmıştır. Oysa Ziyadetullah'ın, Ebu Abdullah'ın İslam şeriatınındışında bir şeriat getirdiği yönündeki iddiaları yukarıdaki rivayetlerleaçıkça çelişmektedir ve aralarındaki siyasi husumetin birsonucu olarak değerlendirilebilir.Gizli davet döneminde Yemen'e dal olarak giden MansOr eiYemen'inşeriatın zahirini yerine getirdiğine dair pek çok delil vardır.O, Yemen'e dal olarak gidişini anlatırken Sana mescidine gitti-ğini ve iki rekat namaz kıldığını belirtirY Yine Cened'e geldiğindeöğle, ikindi ve akşam namazlarını şehrin Cuma camisinde kılmış-tır.22 ·Mansur ei-Yemenle ilgili bu ve benzer rivayetler ortada ikenbaşta Ehu Muhsin olmak üzere muhalif yazarlar onun şeriatı iptalettiği kanısındadır. EhO Muhsin, MansOr ei-Yemen'in yardımcısıolarak Yemen'e gelen ve bir süre sonra Mansur'dan ayrılarak İslamşeriatını nesh etmiş olan Ali b. Fadl ile MansOr el-Yemen rivayetlerinibilinçli ya da bilinçsiz olarak birleştirmiştir. Ona göre kendisinekatılan Ali b. Fadl ile birlikte MansOr "Daru's-Safved" adlı bir evinşa etmiş, bu evde kadınlarla erkekleri bir arada toplamış, kimkimi tutarsa onunla birlikte olmuştur. Bu gecede hamile kalan kadınlarınçocuklarının kimden olduğu belli olmuyor, bu nedenle bu16 EbG Abdullah Ca'fer b. Ahmed b. Esved İbnü'I-Heysem (350/961 civarı), Kitabu'IMünazarat,Ed. Wilferd Madelung-Paul Walker, London, 2001, 78. 17 İbnü'I-Heysem, Kitabu'I-Münazarat, 103. 18 İbnü'I-Heysem, Kitabu'I-Münazarat, 65-66. 19 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 215. 2° Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 172. 21 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 48. 22 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 50. 272 * Ali AVCUçocuklara "Evladu Safved" adı veriliyorduY Benzer iddialarıHammad! de MansOr el-Yemen' e isnat etmiştir. 24 Muhalif yazarlarınbu rivayetleri MansOr'un Yemen'e geldikten sonra şeriatı nesh etmişolabileceğini düşündürmektedir. Ancak mevcut veriler ışığındabunu mümkün görmemekteyiz. Zira MansOr el-Yemen bir an olsunFatımiler'e bağlılıktan uzaklaşmamıştır. Fatımiier ise, daha sonragöreceğimiz gibi, asla şeriatın zahirini iptal etmemişlerdir. Dolayı*sıyla onun şeriatı iptal etmiş olduğu yönündeki iddialar gerçeğiyansıtmamaktadır. Muhalif yazarlar AU b. Fadl'ın şeriatı nesh etmişolmasından hareketle onun da Ali b. Fadl ile birlikte şeriatı iptalettiği sonucuna varmışlardır. Oysa Ali b. Fadl Yemen'e geldikten birsüre sonra Mansur'a karşı çıkarak kendi başına bağımsız bir İsmaillhareket kurmuş, hatta Mansur'la savaş bile yapmıştır. 25 Aynı durumFatımi-Karmatl bölünmesi öncesi Karmatller'in ilk önderleriolan Hüseyin ei-Ehvazl ve Hamdan Karmat için de söz konusudur.Onlar da İsmail! davetin birer dalsi olarak bölünmeye kadar İslamşeriatının yürürlüğünü sürdürmeye devam etmişlerdir. 26Sonuç olarak mevcut deliller gizli davet dönemindeki İsmaillhareketin İslam şeriatının zahirine uymaya deVam ettiğini göstermektedir.Bu dönemde herhangi bir bölgede İslam şeriatının neshedildiğine dair ciddi bir delil yoktur.B. Bölünme Sonrası Dönemde Şeriatın NeshiŞeriatın nesh edildiğine yönelik iddiaların 286/899 yılında ger-çekleşen Fatımi-Karmatl bölünmesinden sonra27 ilk defa Karmatlçevrelerde gündeme getirilmeye başlandığını görmekteyiz. En erkenkaynaklardan olan Kumml ve Nevbahtl'nin eserlerindeKarmatller'in Mübarekiyye'den ayrıldıkları ve bu ayrılığın ardından23 EI-Nuveyri, Nihayetü'I-Ereb, XXV, 245. 24 EI-Hammadi, Batmiliğin ve Karmatiliğin İçyüzü, 65. 25 EI-Hammadi, Batmiliğin ve Karmatiliğin İçyüzü, 79-80; Ali b. Hasan ei-Hazreci(812/1409), Asecedü'I-MesbOk, Thk. Süheyl Zekkar, Ahbaru'/-Karam1ta içerisinde,Riyad, 1989, 625. 26 Gizli davet döneminde Hüseyin ei-Ehvazi'nin şeriatı nesh etmediğini, aksine ellivakit namazı farz kıldığını görmekteyiz. (Bkz. Ebu Ca'fer Muhammed b. Cerir etTaberi,(310/922), Tarihu'I-Ümem ve'I-Mü/Ok, Thk. Muhammed Ebu'I-Fadl İbrahim,Beyrut, Trz. X, 24-25; Sabit b. Sinan es-Sabii (365/973), Tarihu Ahbari'IKaramlta,Nşr. Süheyl Zekkar, Ahbaru'/-Karam1ta içerisinde, Riyad, 1989, 188-189; EbG'I-Feth Abdurrahman b. Ali İbnü'I-Cevzi (597/1200), ei-Muntazam tiTavarfhi'I-Mü/Ok ve'I-Ümem, Thk. Süheyl Zekkar, Beyrut, 1995, VII, 233-235;Ebü'I-Hasen Ali b. Muhammed (630/1223), el-Kamil ti't-Tarih, Çev. AhmetAğırakça, Bahar Yay., istanbul, Trz., VII, 372-374.) Ehvazi'nin elli vakit namazınafile olarak tavsiye etmiş olmasının muhtemel olduğunu düşünmekteyiz. Herhalükarda rivayet, Irak'taki ismiiili hareketin bölünme öncesi dönemde şeriatıiptal etmediğini göstermektedir. 27 Fatımi-Karmati bölünmesiyle ilgili geniş bilgi için bkz. EI-Nuveyri, Nihayetü'I-Ereb,XXV, 216-228; Avcu, Karmatiler'in Doğuşu ve Gelişim Süreci, 163-172. Erken Dönem İsmai!iliğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 273diğer bazı iddialarının yanında şeriatın neshini de savundukları belirtilinektedir.28Rivayet açıkça şeriatın neshiyle ilgili iddianın,İsmaililer'in ana gövdesini temsil eden Mübarekiyye'den29 ayrıldıktansonra, Karmatller tarafından gündeme getirildiğine işaret etmektedir.Gizli davet döneminde şeriatın uygulanmaya devam etti-ğine yönelik diğer rivayetleri de göz önünde bulundurduğumuzdaİsmaili çevrelerde İslam şeriatının ilk kez Karmatiler tarafından286/899 yılındaki Fatımi-Karmatibölünmesi sonrası gündeme getirildiğiniöne sürebiliriz. Gerçi erken dönem kaynaklardan birisi olanEhu Muhsin, daha bölünme gerçekleşmeden Hamdan Karmat'ınşeriatı nesh ettiği kanısındadır. Ona göre Hamdan, kendisine davetettikleri Mehdi'yi bilmenin şeriatın yükümlülüklerinden kurtulmakiçin yeterli olduğu tezini savunmuştur. 30 Biz Ehu Muhsin'in buradabölünme sonrası Karmati çevrelerde gündeme geldiğini düşündü*ğümüz şeriatın neshi iddiasını Karmat1Ier'in öncüsü olan Hamdan'ave bölünme öncesine kadar götürerek tarihi geriye doğru işlettiğinidüşünmekteyiz. Zira 286/899 yılındaki bölünme öncesinde HamdanKarmat İsmaililer'in Kufe Sevadı civarındaki baş daisiydi. OnunUbeydullah ei-Mehdi'nin İsmaili davetin başına geçip imametle ilgilibirtakım yeni iddialar öne sürmesine kadar merkezi yönetime karşıçıktığına dair hiçbir işaret yoktur. Aksine tüm rivayetler onunUbeydullah'tan önceki önderin sadık bir taraftarı olduğunu göstermektedir.31Bu nedenle gizli davet dönemindeki diğer daller gibiHamdan Karmat'ın da bu dönemde İslam şeriatma sadık kalmışolması son derece makul gözükmektedir.Erken dönem Fatımi kaynaklar da Karmatller'in şeriatı nesh ettiklerikanısındadır. Kadı Nu'man (363/974) başlangıçta Mehdi'nin(Ubeydullah) ashabından olup salih amel işleyen ve davette üstmertebeler edinen bazı dailerin daha sonra büyük günah işlediklerini;haramları helal, helalleri haram saydıklarını belirtmektedir.32Onun burada bahsettiği kişiler Ubeydullah'a muhalefet edenKarmati daller olmalıdır. Zira Ubeydullah el-Mehdi döneminde da-28 Kummi-Nevbahti, ŞJ1 FJrkalar, 203-204. 29 Mübarekiyye kavramının bölünme öncesindeki İlk İsmail1 gruba verilen bir adolduğu yönündeki tezimizle ilgili geniş bilgi için bkz. Avcu, Karmatiler'in Doğuşuve Gelişim Süreci, 128-133. 30 Nuveyri, Nihayetü'I-Ereb, XXV, 195; Ahmed b. Ali ei-Makrizi (845/1442), İtti'azu'/-Hunefabi Zikri Eimmeti'I-Hulefa, Thk. Cemaluddin eş-Şeyyal, Kahire,1948, 212. 31 Hamdan Karmat'ın Ubeydullah ei-Mehdi'ye karşı çıkarak onun kendisinden öncekilidere muhalif bazı iddialarını reddedip davetten ayrılması onun daha öncekimerkezi lidere sadakatini gösferen en önemli delildir. Onun Ubeydullah el-Mehdive davetin ana merkezine karşı çıkışının nedenleri ve önceki davete sadakatiyleilgili olarak bkz. EI-Nuveyri, Nihfıyetü'I-Ereb, XXV, 229-230. 32 Bkz. Kadı Nu'man b. Muhammed (363/974), De'aimü'I-İslam, Thk. Ali Asğar Feyzi,Kahire, 1951, 54. 274 *Ali AVCUvetin ana bünyesinden ayrılmış olan ayrılıkçı grup muhalif kaynaklarcaKarmatller olarak adlandırılmıştır. Yazar davetten ayrılanKarmatiler'in bölünmeden önce salih amel sahibi, yani şeriata tabikişiler olduklarını; davetten ayrıldıktan sonra ise şeriatı bozdukları*nı belirtmektedir. Fatımi taraftarı olan İdrisl (872/1467) deKarmatller'in ayırt edici vasfını "İslam şeriatını terk etmek" olarakbelirtmektedir. 33 Her iki rivayet de İsmaill çevrelerde şeriatın neshininaıia bünyeden ayrılan Karmatller tarafından ilk kez gündemegetirildiği yönündeki Kummi ve Nevbahti'nin rivayetlerini desteklermahiyettedir.
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

1. Yemen İsmaililiği'nde Şeriatın Neshi?.li b. Fadl'la ilgili elimizdeki en erken kaynaklardan birisi olan5/retü'/-Had/ ile'I-Hak, Ali b. Fadl'ın Müzeyhira'da 297/909 yılında 34İslam şeriatını kaldırdığını belirtmektedir. O, anneler ve kız kardeş*lerle nikahlanmayı, içki içmeyi emretmiş; helalleri haram, haramlarıhelal saymıştır. Kendisini "Aiemlerin Rabbi" olarak adlandırmıştı.Cuma gecesi erkeklerle kadınları bir eve deldurarak kim kime denkgelirse onunla ilişkiye girmesini emretti. Kim bunu yapmaktan ka-çınırsa onu öldürdü. 35 Erken dönem Fatımi yazarlarından birisi olanKadı Nu'man (363/974), Ali b. Fadl'ın, Ubeydullah'ın baş daisiFlruz'un onu kışkırtması ile Ubeydullah'a olan bağlılığını sonlandırdığınıbelirtmektedir. Ona göre Ali, sadece Ubeydullah'a karşı çıkmaklakalmamış, haramları helal kılarak zahiri inkar etmiştir. Tümbunlara şahit olan Flruz, onun yaptıklarından hoşlanmayarak ondanteberri etmiştir. 36 Fatımi yazarı İdrisl (872/1467) ise onun nübüvvetiddia ederek şerl arnelleri iptal ettiğini, bu nedenle Ehl-iHak'tan (Fatımller) uzaklaştığını belirtmektedir. Çünkü Ehl-i Hakşerl .amelleri inkar etmemiştir.37 Maarrl ( 449/1057)/8 Yemeni veHammad! (VI./XII. Asrın ortaları) gibi muhalif yazarlar da Ali'nin33 Bkz.· İdris b. 'İmaduddin b. Hasan b. Abdullah el-idrisi (872/1467), 'UyCmu'IAhbar,Thk. Mustafa Galib, Daru'I-Endelüs, Beyrut, 1986, V, 90 .. 34 Ancak Ali'nin Ubeydullah'a bağlılığını 299/911 yılında soniandırdığı ve aynı yılMansur ei-Yemen'e saldırdığı belirtilir. Bu nedenle onun bu yıl içerisinde şeriatıiptal etmiş olması daha mantıklı gözükmektedir. (Bkz. Hazreci, Asecedü'IMesbCık,625. Krş. Kadı Abdülcebbar, Tesb/tü Delai/i'n-Nübüvve, II, 377-378; Alib. Muhammed b. U beydullah el-Alevi (327 /938'den sonra), 5/retü'I-Hfıd/ ile'IHakkYahya b. Hüseyin, Thk. Süheyl Zekkar, Beyrut, 1972, 398.) NitekimHammadi, onun Mansur ei-Yemen'i kuşattıktan sonra Müzeyhira'da şeriatı neshettiğini belirtir. Bkz. Hammadi, Batmfliğin ve Karmatiliğin İçyüzü, 80. 35 Ali b. Muhammed, Siretü'/-Hadi ile'I-Hakk, 394. 36 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, ıso. 37 İdrisi, UyCınu'I-Ahbfır, V, 40. 38 Maarrf'nin anlattığı rivayet Ali b. Fadl'la ilgili rivayettir. Ancak o bu rivayeti yanlış*lıkla Mansur ei-Yemen'e atfederek anlatmıştır. Bkz. Ebu'l-A'la ei-Ma'ari( 449/1057), Risa/etü'I-Gufran, Thk. Bintü'ş-Şatıi, Daru'I-Mearif, Mısır, 1950,373. Erken Dönem İsmail1!iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 275şeriatı nesh ettiğini doğrularlar. 39 Hatta onun şairlerinin İslam şeriatınınkaldırıldığına dair bir şiir okudukları rivayet edilmiştir. 40Şu halde Ali b. Fadl'ın, Ubeydullah ei-Mehdi'ye itaati sonlandırdıktansonra İslam şeriatını kaldırdığı hususu tüm kaynaklarınortak kanaatidir. Dolayısıyla onun İslam şeriatını soniandırdığı bilgisitarihi bir gerçek olarak gözükmektedir. O, sadece şeriatı neshetmekle kalmamış, birtakım yeni hükümler de getirmiştir. 41 Rivayetleronun kendisini Rab, Nebi ve benzeri olarak gördüğünü belirtsede -onun İsmaili geçmişini göz önüne aldığımızda kendisini yedincidevrin sahibi ve İslam şeriatını ortadan kaldıracak olan Kaimel-Mehdi olarak gördüğünü söyleyebiliriz. Yemeni'nin, onun kendisiniMehdi olarak gördüğünü ve Hz. Muhammed'in nübüvvetininesh etme yetkisine sahip olduğunu iddia ettiğini belirtmesi42 bizimbu kanaatimizi doğrulamaktadır. Yemeni'nin rivayetini esas alırsako, İslam şeriatını ortadan kaldırıp, gelmiş geçmiş tüm şeriatlarıniçerisindeki gizli hakikatleri açıklayacak olan kıyamet sahibidir.43Sonuç olarak Ali b. Fadl, kendisini gaybette olan ve yedincidevrin sahibi, kıyameti ilan edecek olan Mehdi Muhammed b. İsmail'inyerine koyarak İslam şeriatını kaldıran ilk İsmailf kişidir.MansOr el-Yemen onun iddialarının tamamen karşısında olmasınave. onunla savaşmasına rağmen muhalif kaynaklar onu da Ali b.Fadl'la birlikte değerlendirmeyi uygun bulmuşlardır. Ali b. Fadl'ıngayr-ı meşru ilişkilere izin verdiği, kız kardeş ve anne ile evlenmeyicaiz gördüğü gibi aşırı iddialar onun İslam şeriatını kaldırmış olmasındandolayı gündeme getirilmiş olmalıdır. Buradaki temel mantı*ğın, şeriatsızlığın insanı kız kardeş ve anneyle cinsel ilişki dahil hertürlü aşırılığı mübah görmeye sevk edeceği vurgusu olduğunu söyleyebiliriz.2. Bahreyn İsmaililiği'nde Şeriatın NeshiBahreyn Karmatileri'nin daha EbO Said ei-Cennabi dönemindeİslam şeriatını uygulamaktan vazgeçtiklerini görmekteyiz. NasırHüsrev (481/1088) onlara İslam şeriatına uymayı yasaklayanın39; Hammad!, Batıniiiğin ve Karmatiliğin İçyüzü, 80; Ebu Muhammed el-Yemen!(VI./XII. asrın ortaları), 'Akaidü's-Selase ve's-Seb'lne F~rka, Thk. Muhammed b.Abdullah ei-Gamidl, Medine, 1993, 708-709. 40 Şiirin metni için bkz. Hammad!, Batıniiiğin ve Karmatiliğin İçyüzü, 72-73; MaarrtRisaletü'I-Gufran, 373. 41 Haccın Herf'e, umrenin Sani'ye yapılmasını emretmesi gibi. Bkz. Hammad!, Batiniliğinve Karmatiliğin İçyüzü, 75. 42 Yemen!, 'Akaidü's-Selase ve's-Seb'ine F1rka, 708-709. Krş. Wilferd Madelung,"Karmatl", The Encyclopaedia of Islam, (New Edition), Ed. Van Donzei-B. LewisCh.Pellet, C. IV, E. J. Brill, 1978, 661, Sabri Hizmetli, "Karmatiler", DİA, C. 24,.İst., 2001, 511. 43 Krş. Süheyl Zekkar, Ahbaru'I-Karam1ta, Daru'I-Kevser, Riyad, 1989, 74. 27€ *Ali AVCUEbu Said olduğunu belirtmektedir. 44 Yemeni de onun haramlarımübah kıldığına işaret eder. 45 Sabit b. Sinan daha da ileri giderekEbu Said'in, kendi karısını şehirdeki diğer İsmaili daisi Yahya'yasunduğunu öne sürmektedir.46 Adı geçen Yahya gizli davet dönemindeMansur el-Yemen tarafından gönderilmiş ve bölünmedenhemen sonra Ebu Said tarafından öldürülmüştür. 47 Yahya ve EbuSaid ile ilgili bu rivayet bölünmeden önce gizli davet dönemiyleilgili olarak öne sürülmüştür. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi gizli davetdöneminde İsmailller İslam şeriatını uygulamaya devam etmiş*lerdir. Dolayısıyla bu rivayet Bahreyn'deki muhaliflerin onlarla ilgiliöne sürdüğü asılsız iddialardan birisi olmalıdır. Nitekim Abbasi veziriAli b. İsa'nın Ebu Said'e gönderdiği mektuba cevap veren oğluSaid, Bahreyn halkının kendilerine kadınları ortak kullandıkları vebenzeri iftiralar attıklarını belirtir. Ona göre bunun sebebi davetlerininbaşlangıçta gizlice sürdürülmüş olmasıdır.48 Gizli davet dönemindedavetin gizli yürütülüyor olmasının muhalif halk kitleleri arasındadedikoduya sebebiyet verdiği ve insanların onlarla ilgili iddialarıgayrı meşru ilişkide bulundukları noktasına kadar götürdüklerianlaşılmaktadır.Diğer yandan Abbas! veziri Ali b. İsa'nın yazdığı mektuptanEbu Said'in kendisini Mehdi'nin elçisi olarak gördüğünü ve İslamşeriatını uygulamaktan vazgeçmiş olduğunu anlamaktayız. 49 O,286/899 yılındaki bölünmeden önce davetin merkezine bağlılığınısürdürdüğüne göre oriun şeriatın zahirini uygulamaktan vazgeçmesibölünmenin ardından kendi başına hareket etmeye başlamasındansonra olmalıdır. Ancak onun Ali b. Fadl gibi kendisini Mehdiolarak görüp İslam şeriatma alternatif hükümler koyduğuna dairhiçbir delil yoktur. Aksine o, kendisini Mehdi'nin elçisi olarak görmekteydi.Dolayısıyla Ebu Said sadece İslam şeriatının yürürlüğü*nün kalktığını öne sürmektedir. Ancak şeriatların batıni hakikatleriniaçıklayacak ve insanlığı kurtuluşa erdirerek kıyameti ilan edeceksalahiyeti kendisinde görmemektedir. Bunları gerçekleştirecek olankişi yedinci devrin sahibi olan ve kendisine davet ettiği Kaim el-44 Nasır Hüsrev, (481/1088), Sefername, Çev. Abdülvehhab Terzi, MEB, İst., 1985,128. 45 EI-Yemeni, 'Akaidü's-Selase ve's-Seb'ine Ftrka, 714. 46 Sabit b. Sinan, Ahbaru'J-Karamtta, 193. İbn-i Fadlallah da benzer bir iddiayı dilegetirir. Bkz. Ahmed b. Yahya İbn-i Fadlallah ei-'Umeri (749/1348), Mesalikü'IEbsarfi Memaliki'I-Emsar, Thk. Bessam Muhammed BarGd, y. y., Trz. XXIV,155. 47 EI-Nuveyri, Nihfıyetü'I-Ereb, XXV, 233. 48 İbnü'I-Cevzl, ei-Muntazam, VII, 440; Kadı Abdülcebbar, Tesbitü Delai/i'nNübüvve,II, 380. 49 İbnü'I-Cevzi, ei-Muntazam, VII, 439.:..440; Kadı Abdülcebbar, Tesbitü Delai/i'nNübüvve,II, 380. Erken Dönem İsmaili!iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 277Mehdi'dir. Ali b. Fadl ise kendisini Kaim el-Mehdi ve kıyametin sahibiolarak görmüş ve 'bu noktada EbCı Said'den ayrılmıştır.EbCı Said'in İslam şeriatını uygulamaktan vazgeçmesinin temelleriniİsmaili Mehdi anlayışında bulmaktayız. Erken dönemİsmaili anlayışında Mehdi Muhammed b. İsmail zuhur edecek veİslam şeriatını kaldırarak tüm şeriatların gizli ve batıni hakikatleriniaçıklayacaktır. 50 Bölünmeden sonra EbCı Said ve İslam şeriatınıuygulamaktan vazgeçen diğer Karmatiler'e göre Muhammed b.İsmail Uk zuhuru ile yedinci devir olan şeriatsızlık dönemini başlatmıştır.Ancak o, tüm şeriatların gizli hakikatlerini açıklayarak kıyametiilan etmeden, zıtların korkusuyla gaybete girmiştir. İkinci zuhurundao, kıyameti ilan etmek için gelecektir. Ancak o zuhur edenekadarki bu ara dönem şeriatsızlık dönemidir. Mehdi'nin biranevvel zuhur etmesi İslam şeriatının yürürlükten kalkmasına bağlı*dır. Nitekim EbCı Tahir'in Bağdad'ı almaya ve haccı engellemeyedönük eylemleri 316/928 yılında zuhuru beklenen Mehdi'nin biranevvel ortaya çıkmasını sağlamak içindir.51 Bu anlayış, biraz sonragöreceğimiz gibi, IV./X. yüzyılın başlarından itibaren HorasanMaveraünnehirKarmatileri tarafından felsefi bir temele oturtulmuş*tur.EbCı Said'in ölümünden sonra yerine geçen oğlu Said'in kısa birsüre İslam şeriatına dönmüş olması muhtemeldir.52 Ancak bu,mezhep taraftarlarınca kabul görmemiş olmalı ki kısa süre sonraEbCı Tahir, Said'e karşı gelerek başa geçmiş ve EbCı Said'in anlayı*şını devam ettirmiştir. Ancak EbCı Tahir döneminde 319/931 yılındaAli b. Fadl olayına benzer bir durumla karşılaşmaktayız. EbCı Tahir,Zekeriya ei-Isfahani isimli bir Farslıyı bekledikleri Mehdi zannederekdavetin başına geçirmiştir. Bu olay 319/931 yılından muhtemelenhemen sonra yazmış olan İbn Rizarn başta olmak üzere pekçok erken döneme ait kaynakta ele alınmıştır. 53 Başa geçirilenZekeriya ei-Isfahani'nin bekledikleri Mehdi olmadığını anlayan B~h-50 Hamdan Karmat'ın gönderdiği Abdan'ın Ubeydullah el-Mehdi ile yaptığı tartışmadabu nokta açıkça vurgulanmaktadır. (Bkz. EI-Nuveyri, Nihflyetü'I-Ereb, XXV, 229-230.) Ubeydullah'ın Yemen'e gönderdiği mektupta da bu hususa işaret edilmiş*tir. (Bkz. Ca'fer b. Mansur el-Yemen, Kitabu'/-Feraiz ve HudOdu'd-Din, Thk. Hü-seyin Hamdani, R Nesebi'I-Hulefai'J-Fatımiyyin içerisinde, Kahire, 1958, 10.) AyrıcaBkz. Hüseyin b. Hevşeb b. Zazan ei-Kufı Mansur el-Yemen (302/914),Kitabu'r-Rüşd ve'I-Hidaye, Ed. Kamil Hüseyin, Collectanea içerisinde, Leiden,1947, 198-199. 51 Bkz. Kadı Abdülcebbar, Tesbitü Delaili'n-Nübüvve, II, 383. 52 Krş. Kadı Abdülcebbar, Tesbitü DeJaili'n-Nübüvve, II, 380. 53 Ebu Abdiilah Şemsüddin Muhammed ez-Zehebi (478/1347), Tarihu'/-İslam, Thk.Ömer Abdusselam Tedmüri, Beyrut, 1993, XXV, 14-15. 278 * Ali AVCUreyn Karmatileri çok geçmeden onu öldürmüşlerdir. 54 Isfahani'denbeklenen, İslam şeriatını kaldırarak önceki şeriatların batıni hakikatleriniaçığa çıkarmasıydı. Bu sayede Karmatller dünya hapishanesindenkurtulmaları için gerekli olan ilahi bilgilere ulaşacaklar vekurtuluşa ererek ilahi yurtlarına geri döneceklerdi. Ancak yedinciNatık zannettikleri kişinin Mecuslliğin ilkelerini ihya edip Karmatiönderleri tek tek öldürterek devletin mutlak sahibi olmak istemesiyleyaptıkları hatayı aniayarak onu öldürmek zprunda · kalmışlardır.Isfahani olayından sonra Bahreyn Karmatileri derin bir bunalı*mın içine düşmüşlerse de Isfahani öncesi eski itikatlarına geri dö-nerek İslam şeriatını uygulamaya karşı çıkmayı sürdürdüler. Onlarınbu dönemde İslam şeriatma döndüklerine dair hiçbir bilgi yoktur.Nasır Hüsrev 443/1051 yılında Ahsa'yı ziyaret ettiğinde şehirdecuma Camisi yoktu. Hutbe okunmuyor ve namaz kılınmıyordu.Ancak muhaliflerden birisi şehre gelen hacılar için bir cami yaptırmıştı.55Kendileri namaz kılmıyorlar ve asla şarap içmiyorlardı. islamşeriatında eti yenmesi uygun görülmeyen kedi, köpek, eşekgibi hayvanların etlerini de yiyorlardı. 56.Sonuç olarak Bahreyn Karmatileri bölünmeden itibaren, Mehdi'nindevri olan yedinci devirde yaşadıklarını, Hz. Muhammed'indevri olan altıncı devrin sona ermiş olduğunu, bu nedenle İslamşeriatının yürürlüğünün kalkması gerektiğini düşünerek İslam şeriatınınyükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir. Ancak bu, onlarınher türlü ahlaksızlığı mübah gördükleri ve işledikleri anlamınagelmez. Onlar başta içki içmernek olmak üzere toplumsal huzurlarınıgeliştirecek bazı kurallara sadık kalmaya devam etmişlerdir.3. Irak İsmaililiği'nde Şeriatın NeshiBölünmeden sonra Irak belki de parçalanmanın en yoğun ya-şandığı bölgelerden birisiydi. EhCı Muhsin, Hamdan'ın dallerindenBCıranl ve Velid'in şeriatı nesh ettiklerini ve kadınları ortak kullandıklarınıbelirtmiştir. 57 EhCı Muhsin, Bakliye isimli Karmatl grubunkendisine nispet edildiği Ebu Hatim ez-Zutti'nin de şeriatı nesh ettiğineişaret eder. 58 Muhtemelen bunların hiç birisi kendilerini Meh-54 Ebu'I-Hasen Ali b. Hüseyin b. Ali (346/957), et-Tenbih ve'I-İşrfıf, Beyrut, 1981,355. ss Sıbtu İbni'I-Cevzi'nin aniattıklarından bu caminin 400/1009 yılından sonraki birdönemde yapıldığını anl~maktayız. Bkz. Sıbtu İbni'I-Cevzi (653/1257), Mir'fıtu'zZamfın,Ahbfıru'/-Karfımtta içerisinde, Nşr. Süheyl Zekkilr, Riyad, 1989, 244-247. 56 Nasır Hüsrev, Sefername, 129-130.s7 Ebu Bekr b. Abdullah b. Aybek İbnü'd-Devadari (713/1313), Kenzü'd-Dürer, Thk.Salahaddin ei-Müneccid, Kahite, 1961, VI, 51. 58 Nuveyri, Nihfıyetü'I-Ereb, XXV, 275. Erken Dönem İsmaili!iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 279di olarak görmemişler, sadece yedinci devir olan Kaim ei-Mehdl'nindevrinde yaşadıklarını düşünerek Hz. Muhammed/in şeriatınınhükmünün kalktığını düşünmüşlerdir. Zira bölünmeden sonra IrakKarmatileri/nin başlangıçta daha çok Bahreyn Karmatlleri 1nin etkisindekaldıklarını görmekteyiz.59 Ancak bu rivayetler Iraktaki tümKarmatl gruplar arasında İslam şeriatının yürürlüğünün kaldırıldığıanlamına gelmemektedir. Nitekim Abdan/ın yeğeni İsa b. Musa/nın316/928 yılında Irak/ta zuhuru yaklaşan MehdiVe davet etmek içinordusuyla Ayn Temr/den harekete geçerek KOfe önlerine geldiğirivayet edilir. EhO Muhsin/e göre İsa/nın ordusu burada hep birlikteCuma namazı kılmıştır. 60 Bu rivayet İsa b. Musa ve ona tabi olanlarınhenüz İslam şeriatını uygulamaya devam ettiklerini göstermektedir.Ancak bu, onların İslam şeriatının kalkması gerektiği düşüncelerineengel değildi. Zira İsa b. Musa/nın, adamlarıyla birlikteharekete geçmesinin nedeni İslam şeriatını ortadan kaldırmaktı. 61Muhtemelen onlar İslam şeriatının hala yürürlükte olduğunu kabulediyorlar ancak Mehdi1nin zuhur edebilmesi için de İslam şeriatınınyürürlüğünün sona ermesi gerektiğine inanıyorlardı.Irakta İslam şeriatına uyan Karmatiler/in varlığına dair tek delilimizEhO Muhsin/in bu rivayeti değildir. Diğer bir rivayete göre313/925 yılında Bağdad daki Barasa camiinde Karmatller/in toplandığınıve sahabeye kötü söz söylediklerini haber alan Muktedir,onları tutuklaması için Nazik1i gönderdi. Nazik camide Cuma namazıkılan otuz kişiyle karşılaştı ve onları tutukladı. Yapılan aramalardaonların yanlarında beyaz çamurdan yapılmış mühürler bulundu.Dalleri Ka1kl bu mühürlerin üzerine şöyle yazdırmıştı: "Muhammed.b. İsmail el-İmam el-Mehdi Allah/ın vellsi. 1162 Mühürlerin üzerindeMuhammed b. İsmaWin adının yazılması ve onun İmam ve Mehdiolduğunun vurgulanması bunların eski öğretiyi savunan Karmati birgrup olduğunu göstermektedir. Bölünmeden sonra gerçekleşen buolay Irak1taki bütün Karmatiler/in şeriatı nesh etmediklerinin açıkbir kanıtıdır.Şu halde Irak/taki Karmatller pek çok konuda olduğu gibi bukonuda da dağınık bir yapı arz etmektedir. Bazı gruplar Hz. Muhammed/indöneminin sona erdiğini düşünerek İslam şeriatınıuygulamazken, diğet bazıları İslam şeriatını uygulamaya devametmişlerdir. Diğer yandan bölgeden, kendisini Mehdi olarak önesürüp İslam şeriatını kaldıran birisi çıkmamıştır.59 Geniş bilgi için bkz. Avcu, Karmatl/er'in Doğuşu ve Gelişim Süreci1 184-194. 60 Nuveyri, Nihfıyetü'I-Ereb, XXV, 294. 61 Kadı Abdülcebbik, Tesb/tü Delfıili'n-Nübüvve, II, 383. 62 İbnü'I-Cevzi, ei-Muntazam, VIII, 65.
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

4. Suriye İsmiHiiliği'nde Şeriatm NeshiSuriye İsmaililiği bölünme sonrasında Zikreveyh ve oğulları tarafındantemsil edilmiştir. Onlar bölünme sonrasında Ubeydullah'abağlı kalmaya devam ederken, ilerleyen dönemlerde Ubeydullah'laaniaşamayarak müstakil bir hareket başlatmışlardır. Onların şeriatınesh edip etmediklerine dair elimizde net bir bilgi mevcut değildir.Ancak Ubeydullah'a bağlılığı sürdürdükleri börünme sonrasındaki ilkyıllarda şeriata bağlı kalmaya devam ettiklerini varsayabiliriz. FakatUbeydullah'la bağları kopardıktan sonra Zikreveyh'in Hacılarasaldırma5!ı 63 ve KGfe'ye Bayram namazı vaktinde girilmesi64 onlarınşeriatı nesh etmiş olabileceklerini düşündürmektedir. Onun hacılarasaldırmasının sadece ekonomik nedenlere dayanıyor olması muhtemeldir.Ancak özellikle Bahreyn Karmatileri'nde olduğu gibi, bunuİslam şeriatının yürürlüğünü kaldırmak ve Mehdi'nin gelişini çabuklaştırmakiçin yapmış olması da olası gözükmektedir. AncakZikreveyh, Irak ve Bahreyn'deki Karmatiler gibi Mehdi'ye kuvvetlibir vurgu yapmaz. Bunun yerine'o, kendisini Muhammed b. İsmail'insoyundan gelen birisi olarak göstermeye çalışır. Dolayısıyla o,Irak ve Bahreyn ·Karmatileri'nden ziyade Ubeydullah'ın yolunu takipetmiş gözükmektedir. Tıpkı Ubeydullah gibi, kendisini Hz. Peygambersoyundan gelen birisi olarak gösterip bir devlet kurmaya çalış*mıştır. Ancak Ali b. Fadl ve Düzmece Mehdi olaylarında yaşandığıgibi herhangi bir Mehdilik iddiasında bulunmamıştır.s. Horasan-Maveraünnehir İsmaililiği'nde Şeriatm NeshiHorasan-Maveraünnehir bölgesinde şeriatın neshi ile ilgili tartışmalaroldukça şiddetli bir yapı arz etmiş ve konu felsefi bir dilletartışılmıştır. Aslında bu tartışmalar Karmati toplumun bu konudakikafa karışıklığını göstermesi açısından dikkat çekicidir. MuhtemelenHorasan-Maveraünnehir Karmatileri içerisinde İslqm çağının sonaerdiğini ve yedinci devrin başladığını ilk iddia eden kişi Nesefı'dir.O, IV./'f.,. asrın başlarında Kitabu'I-MahsCıl adlı bir eser yazarak, bueserde Kaim ei-Mehdi'nin devri olan yedinci devrin başladığı veİslam şeriatının .yürürlüğünün sona erdiği iddiasına yer vermiştir.Ona göre yedinci devir tıpkı Hz. Adem'in devri gibi şeriatsız bir dö-nemdir.65 Onun bu eseri günümüze ulaşmamıştır. Ancak Nesefı'nin63 Et-Taberi, Tarih, x, 130-131; Sabit b. Sinan, Tarihu Ahbiıri'I-Karamlta, 206-207;Arib b. Sa'd ei-Kurtubi (331/942), S!latu Tarihi't-Taberi, Tarihu't-Taberi içerisinde,Thk. Muhammed EbO'l-Fa,dl İbrahim, Kahire, 1967, XI, 23. 64 Taberi, Tarih, X, 125-127; Sabit b. Sinan, Tarihu Ahbiıri'I-Karamlta, 205; Arib eiKurtubi,S1latu Tarihi't-Taberi, XI, 20. 65 Ebu Hatim Ahmed b. Hamdan er-Razi (322/934), Kitabu'I-Islah, Thk. HasanMinOçehr-Mehdi Muhakkik, Tahran, 2004, 56; Krş. Mcıdelung, "Karmati", 662;Farhad Daftary, İsmaili/er Tarih ve Kuram, Çev. Ercüment Öz,kaya, RastlantıYay., Ankara, 2001, 269; A Short History of the Ismailis, 55. Erken Dönem İsmai/1/iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 281bu eserine reddiye yazan Ebu Hatim'in (322/934) Kitabu'I-Islah'ıve Kirmanl'nin bu tartışmaya yer verdiği Kitabu'r-Riyad'ı Nesefı'ninyukarıdaki fikirleri savunduğu na işaret etmektedir. 66Ebu Hatim, Nesefı'nin İslam çağının sona erdiği ve şeriatsızlıkdöneminin başladığı yönündeki iddialarına şiddetle karşı çıkmış veKitabu'I-Islah adlı bir eser yazarak Mahsul'de kendince hatalı gördüğühususları düzeltmiştir. Ebu Hatim'e göre hikmetin ya da insanıkurtuluşa erdirecek ilmin elde edilmesi ilim ve arnelin birlikteyerinfiı getirilmesi ile mümkün olur. 67 Diğer yandan dünya işlerinindüzeninin sağlanabilmesi için şeriatın devam etmesi şarttır. Bu ·nedenle Hz. Muhammed'in şeriatı nesh edilmeden kıyamete kadardevam edecektir. 68 O, Hz. Muhammed'in şeriatının yürürlüğününsona erdiğini delillendirmek için Hz. Adem'in şeriatının olmadığı veonun döneminin şeriatsızlık dönemi olduğu yönünde Nesefı tarafındanöne sürülen iddiaya da karşı çıkar. Ona göre Hz. Adem'in şeriatınınolmadığının iddia edilmesi hatadır. Yine Hz. Adem'inAshabu'I-Azaim'den birisi olarak kabul edilmesi de hatadır. ÇünküAshabu'I-Azaim, şeriat nesh etmek ya da başka bir yenilik getirmekleolunur. Hz. Adem'in zahiri bir şeriatının olmadığını iddia etmekonun tevile de sahip olmadığını öne sürmek demektir. Çünkütevil zahirden hareketle elde edilir. 69 Nesefı'nin buradaki temelmantığı birinci devir olan Hz. Adem devri ile sonuncu devir olanKaim ei-Mehdl'nin devrinin şeriatsızlık devirleri olduğudur. Bu dö-nemlerde sadece batıni hakikatlerle amel edilir, zahire gerek yoktur.Nesefı'nin bu iddiasına karşı çıkmak için Ebu Hatim çizgi ve aradelilini getirir. Ona göre bir ara oluşturabilmemiz için en az iki çizgiçizmemiz gerekir. Buradaki iki çizgi birinci ve ikinci Natık olan Ademve Nuh'tur. Ara ise şeriata delalet eder. Bu nedenle bir şeriatıntamamlanabilmesi için diğer Natık'ın zuhurunun gerçekleşmesişarttır. 70 Ebu Hatim'in burada vermek istediği mesaj açıktır. Hz.Adem ve Hz. Nuh arasında Hz. Adem'in şeriatı geçerlidir. Aynı66 Nasır Hüsrev'in bir alıntısının Nesefı'nin şeriatı kabul ettiğine işaret ettiğini deburada vurgulamamız gerekir. Ona göre Nesefı dini iimin arnellerle eğitileceğikanısındadır. (Bkz. Nasır Hüsrev, Hanu'I-İhvan (Dostlar Sofrast), Çev. MehmetKanar, İnsan Yay., İst., 1995, 159.) Ancak Riyad'da ve Islah'ta yapılan alıntılarNesefı'nin Mahsu/'ünde İslam şeriatının yürürlüğünün sona erdiğine dair kuvvetlibilgiler içermektedir. Bu nedenle Nasır Hüsrev'in belirttiği görüşlerin, Nesefi'ninbölünmeden önceki döneme ait fikirleri olduğunu ya cia ilk altı devri kastettiğinifarz edebiliriz. 67 Ebu Hatim Ahmed b. Hamdan er-Razi (322/934), A'lamu'n-Nübüvve, Thk. Salahes-Savi-Gulam Rıza Avani, Tahran, 1977, 113; Hamldüddln Ahmed b. Abdullahei-Kirmani (411/1020), Kitabu'-Riyad, Thk. Arif Tamir, Beyrut, 1960, 177. 68 Ebu Hatim er-Razi, A'lamu'n-Nübüvve, 111, 196, 258. 69 Ebu Hatim er-Razi, Kitabu'I-Islah, 59, 60-61, 67; ei-Kirmani, Kitabu'-Riyad, 176-177. 70 Ebu Hatim er-Razi, Kitabu't-Istah, 136-137; ei-Kirmani, Kitabu'-Riyad, 203. 282 *Ali AVCUmantıktan hareketle Hz. Muhammed'in şeriatının tamamlanmışolması için yedinci Natık'ın zuhurunun gerçekleşmesi gerekir. Ohenüz zuhur etmediğine göre Hz. Muhammed'in şeriatının yürürlü-ğü devam etmektedir. Ancak Ebu Hatim de Hz. Adem'den önce vegaybette olan Kaim'in zuhur etmesinden sonra şeriatın olmayacağıkanısındadır. 71Ebu Hatim'in Nesefı'ye karşı yazdığı Kitabu'I-Islah'a karşıSicistanl (360/970'ten sonra), hacası Nesefı'yi desteklemek içinKitabu'n-Nusra'yı yazmıştır. Ancak onun bu kitabı da günümüzeulaşmamıştır. Sicistan'i'nin şeriatın neshi konusunda iki farklı çizgitakip ettiğini görmekteyiz. O, Fatım'iler'e karşı olup Karmatl çizgidedevam ettiği ilk dönemde Nesefı'nin fikirlerini takip etmiş ve İslamşeriatının hükmü.nün kalktığını savunmuştur. Ancak ikinci dönemindeo, Fatımi halifesi Muiz'in muhalif Karmati İsmailileri kendisaflarına çekme çabaları sonucu Fatım'iler'e katılmıştır. Bu dönemdeo, Fatımi itikadı ile taban tabana zıt olan şeriatın neshi ile ilgilidüşüncesinden vazgeçmiş gözükmektedir.O, ilk devresinde yazdığı Nusra'da Ebu Hatim'e karşı hocasınısavunur. Ona göre Kaim'in zuhur etmesinden sonra yeryüzündeimam kalmamıştır. Ancak onun lahıkiarı ve halifeleri vardır. O daNesefı gibi Hz. Adem ve Kaim'in şeriatının olmadığını belirtir. Onag'öre şeriat sahibi beş Natık vardır. Bunlar Nuh, İbrahim, Musa, İsave Hz. Muhammed'dir. Kaim'den sonra imam olmadığı gibi şeriatda yoktur. Çünkü şeriatın olabilmesi için o Natık'tan önce ve sonraimamların olması gerekir. Oysa· Hz. Adem'den önce ve Kaim'densonra imarnet söz konusu değildir. 72 Bir devirde şeriatın vacip olmasıiçin o devirde hadierin iptal edilmesi ve mahlukatın zıdda(Şeytan'a) tabi olması gerekir. Oysa Hz. Adem'den önceki dönemdeböyle bir şey söz konusu olmamıştır. Bu nedenle onun· dönemindeşeriat yoktur. 73 Sicistani, Ebu Hatim'in amel olmadan tevhideulaşmanın mümkün olamayacağı tezine karşı çıkar. Ona göretevhide ancak arnellerle ulaşılabileceğini iddia eden bir kimse Akl-ıEvvel, Melekler, Ced, Feth ve Hayal'in tevhidi bilmediklerine hükmetmiştir.Çünkü bunların hiçbirisi arnelde bulunmazlar. 74 Yine.Kaim devrinde tüm şeriatlar nesh edileceğine göre bu dönemdekiinsanların tevhide ulaşmadıklarını iddia edebilir miyiz?75'1 Ebu Hatim er-Razi, Kitabu'l-Islah, 60, 62-63, 139, 211; ei-Kirmanl, Kitabu'-Riyad, 203-204. 72 EI-Kirmanl, Kitabu'-Riyad, 204. 73 EI-Kirmanl, Kitabu'-Riyad, 190. 74 EI-Kirmanl, Kitabu'-Riyad, 202. 75 EI-Kirmani, Kitabu'-Riyad, 198. Erken Dönem İsmai/lliğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 283. Görüldüğü gibi Sicistanl, ilk döneminde İslam şeriatının neshedilmiş olduğu yönündeki Nesefı ve Bahreyn Karmatlleri'nin iddialarınıkabul etmiş gözükmektedir. Ancak o, Fatımiler'i benimsediğiikinci devresinde bu fikrinde birtakım düzeltmeler yapmıştır. Buyeni dönemde Sicistanl kurtuluşa ermek için şeriatı gerekli görmeyebaşlamıştır. Ancak o, sadece şeriatı benimseyip batıni hakikatlereeremeyenlerin kurtuluşa eremeyecekleri kanısındadır. 76 Şeriattevile ulaşmak için bir basamaktır. Bu nedenle şeriatı iptal eden birkimsenin tevile ulaşması mümkün değildir. 77 Bunun yanında şeriatauymanın dünyevl işlerin düzene girmesi açısından da pek çok faydalarıvardır. 78 Sicistanl, hayatının bu ikinci döneminde şeriatınzahirinin dünya işleri için gerekli olduğunu, batınının ise ahiret içingerekli olduğunu, bu nedenle şeriatın batıni hakikatlerine ulaşanlariçin zahiri yerine getirmenin gerek olmadığını iddia edenlere dekarşı çıkmaktadır. Çünkü şeriatın zahiri sadece batıni hakikatlerielde etmek ve dünya işlerini düzene koymaktan ibaret değildir.Zahirin üçüncü bir fonksiyonu daha vardır. Buna göre zahire uymaklakişi güzel ahlaka kavuşur ve daha erdemli bir birey halinegelir. Kişinin ulaşmış olduğu batıni hakikatleri ve güzel ahlakı sürdürebilmesiiçin zahire uymaya devam etmesi gerekir. Bu nedenleher halükcırda zahire uymak zorunludur. 79 Yine o, İslam şeriatınınKaim tarafından aşama aşama kaldırılacağı iddiasına da karşı çıkar.Ona göre İslam şeriatı Kaim zuhur edene kadar insanlar tarafındankendiliğinden kaldırılacaktır. Kaim zuhur ederken artık İslam şeriatındanhiçbir şey yürürlükte olmayacaktır. Dolayısıyla Kaim zuhurettiğinde Ehl-i iman mağlup, zıtlar ise hakim halde olacaktır. 80Sicistanl'nin geldiği bu son nokta Bahreyn Karmatlleri'nin tam kar-şısındaki bir düşünceyi temsil etmektedir. Zira belki de ilk kez o,İslam şeriatının yürürlükten kalkmasının istenen, arzulanan bir şeyolduğu ve Kaim ya da onun temsilcileri tarafından gerçekleştirileceğiyönündeki İsmail! düşüneeye karşı çıkmıştır. Bu düşüneeyegöre İslam şeriatını zıtlar ortadan kaldıracağı için, İsmailller'in gö-revi artık bu şeriatın bir an önce yürürlüğünü kaldırmak değil onumümkün olduğunca korumaktır. Yine o, özellikle BahreynKarmatileri için hayati önem arz eden Kaim ei-Mehdi'nin zuhuruylailgili zaman tayinine de karşı çıkmıştır. Ona göre Kaim'in ne zamanzuhur edeceğiyle ilgili her hangi bir alarnet yoktur. O, buna delilolarak "Kıyamet saati mutlaka gelecektir. Ancak ben her nefıs yap-· 76 EbO Ya'kOb İshak b. Ahmed es-Sicistanl (360/970'ten sonra), Kitabu İsbati'nNübOat,Thk. Arif Tamir, Daru'I-Meşrık, Beyrut, 1982, 51. 77 Es-Sicistanl, Kitabu İsbf!Jti'n-NübOat, 52-53. 78 Es-Sicistanl, Kitabu İsbf!Jti'n-Nübüat, 55. 79 Es-Sicistanl, Kitabu İsbf!Jti'n-NübOat, 65 .•80 Es-Sicistanl, Kitabu İsbf!Jti'n-NübOat, 180. 284 * Ali A VCUtığının karşılığını görsün diye onun zamanını neredeyse gizleyece-ğim."81 ayetini getirmiştir. 82 Ona göre Mehdi'nin kendi şeriatı olmadığıiçin o, Hz. Muhammed'in şeriatına tabi olacaktır. 83 EhH Hak(Fatımller) İslam şeriatının helalini helal, haramını haram saymaktadır.84Tüm bunlar Sicistanl'nin, hayatının ikinci döneminde ilk dönemindekifikirlerinden keskin bir dönüş yaptığını ve Karmatl çevrelerdesavunulan fikirlerden uzaklaştığını göstermektedir. YineNesefı ile yakın bir ilişki içerisinde olan ve muhtemelen onun öğ*rencisi olan Şeceratü'I-Yakln'in yazarının, Nesefı'nin aksine arnelieringerekliliğini savunduğunu görmekteyiz.85 Dolayısıyla HorasanMaveraünnehirİsmailileri'nin şeriatın neshi konusunda ortak birkanaat oluşturamadıklarını söyleyebiliriz. Ebu Hatim ve EbuTemmam gibi bazı düşünürler İslam şeriatının devamını ve arnelierinzorunluluğunu savunurken; Nesefı şeriatsızlık dönemini savunmuşgözükmektedir. Sicistanl, başlangıçta Nesefı'yi destekierkendaha sonra Fatımller'e bağlanarak İslam şeriatının gerekliliğini savunmayabaşlamıştır.6. Fatımiler'de Şeriatın NeshiFatımller'in İslam şeriatının zahirini bir an bile terk ettiklerinedair ciddi bir delil yoktur. En erken Fatımi kaynaklara baktığımızda,onların tamamında İslam şeriatının zahirine uymak ve arnelleriyerine getirmek gerektiği açıkça ifade edilir. İlk Fatımi halifeleridöneminde şeriatın uygulandığına dair pek çok delil vardır. İdrisl,Ubeydullah ei-Mehdl'nin Rakkade'ye girdiğinde hadierin yerine getirilmesiniemrettiğini, içki içmeyi ve diğer haramları yasakladığınıbelirtir. 86 Ubeydullah dönemini de idrak eden Kadı Nu'man, EbuAbdullah tarafından Sicilmase'de kurtarıldığında Ubeydullah'ın ak-şam narnazına imamlık yaptığını ve cemaatle namaz kıldıklarınıifade ederY Yine ona göre Ubeydullah, İslam şeriatını uygulamaktanvazgeçen ashabından bazılarını günahları ölçüsünde cezalandırmış,bazılarını öldürmüş, bazılarını hapsetmiştir. 88 Bu noktadaKadı Nu'man'ın İsmaill davetin erken dönemiyle ilgili çok önemli birgerçeği güzel bir şekilde açıkladığını görmekteyiz. Ona göreBl 20fTaha, 1s.Bı Ebü Ya'küb İshak b. Ahmed es-Sicistani (360/970'ten sonra), Kitabu'I-İftihfır,Thk. Mustafa Galib, Daru'I-Endelüs, 1980, 83.B3 Es-Sicistani, Kitabu'I-İftihfır, 121.B4 Es-Sicistani, Kitabu'I-İftihfır, 130.Bs Ebü Temmam (IV./X. yüzyılın ortaları), Kitabu Şecereti'I-Yak'in, Thk. Arif Tamir,Beyrut, 1982, 77.Bs İdrisi, Uyılnu'/-Ahbar, V, 112.B7 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 240.BB Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 276. Erken Dönem İsmiiii/fiğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 285Ub~ydullah el-Mehdi dönemindeki bazı dalierin İslam şeriatınınzahirini ve arnelleri inkar etmesinin temel nedeni davetin batınayaptığı özel vurgudur. Bu durum zahirin ihmal edilmesine vedalierin zahirle ilgili yeterli bilgi sahibi olmamalarına sebebiyetvermiştir. Bu nedenle zamanla zahir küçümsenmiş ve inkar edilmiştir.89Ancak her halükarda ilk halifeler dönemindeki resmi uygulamanınİslam şeriatının yürürlüğünün devamı yönünde olduğunugörmekt~yiz.Fatımiler'in ikinci hafifesi Kaim Biemrillah'ın da zahiri ve arnelleriinkar eden ve kendisiyle ilgili aşırı iddialarda bulunan taraftarIarınaçok üzüldüğünü görmekteyiz. O, oğlu Mansur Billah'ın dahazır bulunduğu bir mecliste taraftarlarının bazılarının kendisiniRab, bazılarının Nebl olarak gördüklerini, bazılarının kendisiningaybı bildiğini iddia ettiklerini, bazılarının da kendisine vahiy geldi-ğini düşündüklerini belirtmiş; kendisiyle ilgili bu tür iddialardanduyduğu rahatsızlıktan dolayı duygulanarak ağlamaya başlamış*tır.90 Kaim döneminde yazılan Kitabu'/-Keşfte ancak zahire uyarakbatına ulaşılabileceği ifade edilmiştir. 91 Yine zahiren Mekke'ye haccıngerekliliği vurgulanmıştır. 92 Yazara göre şeriatın batınını inkareden de, zahirini inkar eden de azaba duçar olur. 93 Ancak o da Kaimzuhur ettiğinde tüm şeriatların kaldırılacağı iddiasını benimsemiştir.94İnsanlığın ilahi afernde sahip olduğu halis nurun arneleihtiyacı yoktur. Ancak Halis ilim nurunun sonuncusu olan Hz. Ademcisimleşmiş mahiCıkatın başlangıcı olduğu için onun amel etmesivacip olmuştur. Onun tekrar amelsiz ilim olan ilk başlangıcına dö-nebilmesi için amel bir vasıtadır. 95Muiz döneminde de İslam şeriatının harfiyen uygulandığına dairpek çok delile sahibiz. Muiz vakit namazlarını kılıyor ve Cumanamaziarına gidiyordu. 96 o, zahiri inkar edip batını yüceltenlerihidayetten sapanlar olarak tanımlamıştır. Ona göre zahiri olmayanbatın, cesedi olmayan ruha benzer. Nasıl ruh ve beden bir bütününparçalarıysa zahir ve batın da bir bütünün parçalarıdır. Zahiri olmayanabatın, batını olmayana da zahir denemez.97 o, az ya da89 Kadı Nu'man, İftitahu'd-Da've, 499. 9° Kadı Nu'man, De'aimü't-İslam, 55. 91 Ca'fer b. Mansür el-Yemen (350-360/960-970 civarı), Kitabu'/-Keşf, Thk. MustafaGalib, Beyrut, 1984, 110. 92 Ca'fer b. Mansür, Kitabu'I-Keşf, lll. 93 Ca'fer b. Mansür, Kitabu'/-Keşf, 114. 94 Ca'fer b. Mansür, Kitabu'I-Keşf, 101. 95 Ca'fer b. Mansür, Kitabu'I-Keşf, 105. 96 Kadı Nu'man b. Muhammed (363/974), Kitabu't-Meca/is ve'I-Müsayerat, Thk.Habib ei-Faki-İbrahim Şebbüh-Muhammed ei-Ya'levi, Tunus, 1978, ss. 121, 126,224, 537. 97 Kadı Nu'man, Kitabu'I-Meca/is ve'I-Müsayerat, 86. 286 *Ali AVCUçok içki içmeyi haram olarak görür98 ve Kabe'ye haccetmeyi Allah'ınbir farzı olarak kabul eder. Muhtemelen BahreynKarmatfleri'ni kastederek Kabe'nin batıni anlamını bilip zahirini kü-çümseyenleri kınayarak onlarla ilgili şöyle der: "(Kabe'yle ilgili)Zahiri küçümseyip batını bilenler helak olmuştur. Allah zahiri kü-çümseyene lanet etmiştir. 99 O, kendilerinin Hz. Muhammed'in şeriatınınesh ettikleri iddiasını öne sürenlere de karşı çıkmıştır. Onagöre Hz. Muhammed'in şeriatını iptal etmek küfrü gerektirir. 100İlk halifeler döneminin önemli simalarından birisi olan KadıNu'man'ın da İslam şeriatını benimsediğine dair pek çok delil vardır.O, De'aimü'I-İslam adlı eserini arnelierin farziyetini ortayakoymak ve onlarla ilgili fıkh'i hükümleri açıklamak için yazmıştır. O,iman tanımına arneli de d~hil etmiştir. Ona göre iman, "dil ile ikrar,uzuvlarla tasdik ve rükünlerle ameldir."101 Bir diğer IV./X. !=!Sir Fatım!da'isi Kirman'i'nin (411/1020) de şeriatın zahirini kabul ettiğinigörmekteyiz. O, kendisine şeriatın gereksiz ve hurafe olduğunuyazan birisine böyle söylemenin küfür olduğunu belirtmiştir. 102 Birbaşka yerde o, batına sarıtıp şeriatın zahirini inkar ettiğini belirttiğibir grubu İslam'dan uzaktaşmış olmakla itharn etmiştir. 103Örn_ekleri çağaltmak mümkündür. Ancak hiçbir erken dönemFatımi eserinde şeriatın zahirinin inkar edildiğine rastlanamaz. On~ların batını hakikat olarak gördükleri ve batına daha çok yer verdikleribir gerçektir. Ancak bu, zahiri inkar ettikleri anlamına gelmez.Dolayısıyla onların şeriatı nesh eden ya da arnelleri iptal edenKarmat'i gruplarla birlikte hareket ettiklerini söylemek mümkündeğildir.Tüm bu rivayetler ortadayken Kadı Abdülcebbar, kendi dönemindeAziz Billah'a bağlı olan dalierin İslam şeriatının zahirini inkarettiklerini, Aziz Billah'ın ilmine bağlanmanın yeterli olduğuna inandıklarınıbelirtir. 104 Yine Bağ d adi, Ubeydullah ei-Mehdi'nin, Ebu TahirSüleyman'a bir mektup yazarak İslam şeriatını kaldırmasını,helalleri haram haramları helal kılmasını, anne ve kız kardeşlerlenikahlanmanın caiz olduğunu öne sürmesini emrettiğini iddia et-98 Kadı Nu'man, Kitabu'/-Mecalis ve'I-Müsayerat, 330. 99 Kadı Nu'man, Kitabu'I-Mecalis ve'I-Müsayerat, 363. 10° Kadı Nu'man, Kitabu'I-Mecalis ve'I-Müsayerat, 415-416. 101 Kadı Nu'man, De'aimü'I-İslam, 3. 102 Ham1düdd1n Ahmed b. Abdullah ei-Kirmani( 411/1020), "er-Risaletü'I-Mevsümebi'I-Vaiza", Mecmu'u Rasaili Kirmani, Thk. M. Galib, Beyrut, 1983, 145. 103 Hamidüddin Ahmed b. Abdullah ei-Kirman1(411/1020), "er-Risaletü'I-MevsOmebi'I-Kfıfiye fı'r-Redd 'ale'I-Har0n1", MecmD'u Rasaili Kirmani, Thk. M. Galib, Beyrut,1983, ıso. 104 Kadı Abdülcebbar, Tesbitü De/aiWn-Nübüvve, II, 596.
 

LeGoLaS

ikra
Emektar Yönetici
Konum
Türkiye
  • Üyelik Tarihi
    1 Ağu 2008
  • Mesajlar
    9,931
  • MFC Puanı
    1,586
  • MFC Seviyesi

Erken Dönem İsmaili!iğinde Şeriatm Neshi Sorunu Üzerine * 287miştir.105 Her iki rivayetin de Fatımi-Karmatl muhalefetinin zirvedeolduğu ve Fatımller'in Abbasller açısından ciddi bir tehlike olarakgörüldüğü bir dönemde ortaya atıldığına dikkat etmemiz gerektiğinidüşünmekteyiz. Her iki yazarın da Fatımiler'in halk nezdindekiitibarını düşürmek için onları bazı Karmati çevreler için söz konusuolan şeriatın neshi ile suçladıklarını görmekteyiz. Aslında her ikiside Fatımi-Karmati bölünmesinin farkındayken, iki hareketi birliktedeğerlendirmeye gayret etmişler, böylece özellikle Fatımller'in itibarını~düşürmeye çalışmışlardır. Çünkü Karmatller'in geniş halkkitleleri nezdinde zaten kötü bir şöhreti vardı ve bu iki eserin yazıldığıdönemde Abbasller için tehlike olmaktan çoktan çıkmışlardıbile.SonuçSonuç olarak İsmaili çevrelerde kendisini yedinci devrin sahibibeklenen Kaim el-Mehdi olarak gören ilk kişinin Ali b. Fadl olduğunuve onun İslam şeriatını tamamen iptal ettiğini söyleyebiliriz.Ondan bir süre sonra Bahreyn'de Zekeriya ei-Isfahanl adlı birisiMehdi zannedilerek başa geçirilmiş, ancak onun Mehdi olmadığıanlaşılınca öldürülmüştür. Bunun dışındaki Karmatl topluluklarınınbazıları bölünmeden sonra İslam şeriatını uygulamaya devam ederken,diğer bazıları Muhammed b. İsmail'in ilk zuhuru ile İslamşeriatının zahiri hükmünün ortadan kalktığını iddia ederek zahireuymaya son vermişlerdir. Fatımi-Karmati bölünmesi öncesindeki ilkİsmaililik'te ve Fatımiler'de İslam şeriatının zahirinin ortadan kaldı*rıldığı ya da İslam şeriatının nesh edildiğine dair hiçbir işaret yoktur.Erken dönem İsmaili çevrelerde şeriatın neshi ilk olarak bö-lünme sonrası Karmatl. çevreler için söz konusudur. Ancak Muhalifyazarlar fokal bir İsmail1 grup için söz konusu olan bir durumuİsmailller'in tamamına teşmil ederek onların tamamını zan altındabırakmayı ve böylece halk nezdindeki itibarlarını düşürmeyi tercihetmiş gözükmektedirler.105 EI-Bağdadi, Mezhepler Arasmdaki Farklar, 22
 
Üst Alt